bugün
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün5
- nev7
- uludağ sözlüğün geldiği durum3
- 200 bin lira borç verir misiniz3
- katatespizartmasi3
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları4
- sabah programları6
- mortal kombat3
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat40
- sarı teker vs sarı tutku2
- çocukluk arkadaşlığı8
- fon vurgunu55
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak2
- 2006'nın 20 sene önce olması3
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- herkes nerde5
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı4
- lüks mekanda fotoğraf çektiren 2 lig futbolcusu2
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- futbol18
- şu an ne isterdin14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- cadılar bayramında cadı kesmek4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı19
- sürpriz yumurta2
- yılmaz erdoğan6
- beşiktaş14
- crystal palace9
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela2
- adana da borçlu oğullarını bagaja koyma olayı2
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- türk erkekleri2
- azrail'in görüldüğü an4
- açım aç9
- avrupa11
- yulaf lapası vs tost11
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- uefa avrupa ligi2
- soner sarıkabadayı3
- engin altan düzyatan3
- dünya4
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- from gold from dust34
Bol reklamlı dizi. bilge iş arkadaşına çekmecede Brownie görmüştüm, hala duruyorsa yiyebilir miyim gibi bir şey demişti. Sonra arkadaşı verdi brownie'yi, bilge de yedi. Vodafone ve samsung reklamları da aynı şekilde seyircinin gözüne soka soka, sığ bir şekilde yapılmış. truman show filminde görmüştüm bu tarz reklam yerleştirme, tabii senaryonun bir parçasıydı o reklamlar, fi'deki gibi sığ ve itici durmuyordu, güldürüyordu. Fi'de senaryoyla alakası olmayan reklam diyalogları çirkin bir şekilde göze çarpıyor. Reklam yapacağız diye diziyi berbat etmişler.
Güzel diziydi ama efsane denemez o kadar da deeel.
Çok başarılı diziydi gerek oyunculuk, gerek müzikler ve gerek yönetmenlik açıdan süperdi. Özlendi.
Azra kohen izin verse de pi'yi de izleyebilsek.
Finali hoştur.
Finali hoştur.
deniz karakteri diziyi izleme sebebidir. highlighter'ı oyunculuğundan parlak olan serenay için olacak değildi heralde.
Popi olan seylere karsi alerji oldugumun ispati, bir bu bir de got. Cok denedim ama izleyemiyorum. Kitaplari daha cekici geliyor en azindan.
Karakterlerin hepsinin aşırı kurgusal olduğunu düşünsem de izlemeye devam ettiğim dizidir. Açıkçası 1. sezonu tahmin edilebilirdi, oyunculuklar çok kaliteli de değildi; ama izledim sözlük. Sardı da, eğlendim de.
Herhalde dizi alanındaki guilty pleasure'ım oluyor kendisi.
Herhalde dizi alanındaki guilty pleasure'ım oluyor kendisi.
gece gece ne alakaysa aklıma düştü, netflixten izliyorum bakalım.
seriyi kısım kısım atlayarak seyrettim. karakterler bir ergenin elinden çıkmış gibiydi. işlenen konularda hızlıca neden-sonuç ilişkisini kurup 10 dakika ile 2 bölüm arasında da aynı gerçekliğe ulaşabiliyorduk. izlerken beyni dışarıda bırakmak gerekiyor keza saçmalığıyla göz kanatan tonla olayı başka türlü rayına oturtamıyorsunuz.
(bkz: daddy issues) göze ilk çarpanlardan. dizideki belki de tek aklı selim karakter, içimizden biri, gazeteci kızın teyzesi. geride kalan herkes ya narsist, ya obsesif ya da depresyonda...
özellikle can manay karakteri oluşturulduğunda tahminim kitap yazarı kişisi ergenlik dönemi ilişkisinden yola çıkmış. çünkü başka türlü bu tarz bir narsist sosyopat kişisini diziye böyle yediremezsin. keza duru da aynı ergenliğe sahip. üstelik elde etmeye çalıştığı şeyleri aşktan gözleri durudan başka hiçbir şeyi görmeyen adamı manipüle ederek alan bir kadın. nasıl mağdur oluyor ben anlamadım gitti.
peki deniz mi mağdur? hayır, o da kahpe. özgüvensiz, iradesiz, silik bir karakter. bunu dizi içerisinde pek çok sahnede görebiliyoruz. bunun insanları manipüle etme şekli de duygusal ayağına yatmak. tam bi enerji emici ergen. her şeyden şikayet eder, her şeyi kafaya takacak bi nokta bulur. insanın ruhunu iliğine dek sömürür.
gazeteci kıza gelince elinde ufak tefek puzzle parçaları var ve bunları nereye koyacağını bilemeyen hırçın, ağlak çocuklar gibi. kendi hatasından başkalarına dem vuruyor. o kadar zeka geriliğiyle habercilik yapabilmesi ayrı bir başarı örneği. zaten dizinin bu kadar uzamasının sebebi yine bunun mallıkları değil mi sevgili dostlar?
işin özü bu dizi 10 üzerinden 4 alır benim nazarımda. dünya defterini kapamaya yakın ötenazi niyetine seyredebilirsiniz.
(bkz: daddy issues) göze ilk çarpanlardan. dizideki belki de tek aklı selim karakter, içimizden biri, gazeteci kızın teyzesi. geride kalan herkes ya narsist, ya obsesif ya da depresyonda...
özellikle can manay karakteri oluşturulduğunda tahminim kitap yazarı kişisi ergenlik dönemi ilişkisinden yola çıkmış. çünkü başka türlü bu tarz bir narsist sosyopat kişisini diziye böyle yediremezsin. keza duru da aynı ergenliğe sahip. üstelik elde etmeye çalıştığı şeyleri aşktan gözleri durudan başka hiçbir şeyi görmeyen adamı manipüle ederek alan bir kadın. nasıl mağdur oluyor ben anlamadım gitti.
peki deniz mi mağdur? hayır, o da kahpe. özgüvensiz, iradesiz, silik bir karakter. bunu dizi içerisinde pek çok sahnede görebiliyoruz. bunun insanları manipüle etme şekli de duygusal ayağına yatmak. tam bi enerji emici ergen. her şeyden şikayet eder, her şeyi kafaya takacak bi nokta bulur. insanın ruhunu iliğine dek sömürür.
gazeteci kıza gelince elinde ufak tefek puzzle parçaları var ve bunları nereye koyacağını bilemeyen hırçın, ağlak çocuklar gibi. kendi hatasından başkalarına dem vuruyor. o kadar zeka geriliğiyle habercilik yapabilmesi ayrı bir başarı örneği. zaten dizinin bu kadar uzamasının sebebi yine bunun mallıkları değil mi sevgili dostlar?
işin özü bu dizi 10 üzerinden 4 alır benim nazarımda. dünya defterini kapamaya yakın ötenazi niyetine seyredebilirsiniz.
Şu salak diziyi ısrar ettiler izleyeyim dedim ama dizideki kadın oyuncuların alayı çöp. Berrak zaten başlı başına süper gereksiz aq.
Ozanın yanına serenay da paylaşılamayan kadın olarak fazlaca abartılmış. Neyse siktir et daha da bir şey yazılmaz buna.
Ozanın yanına serenay da paylaşılamayan kadın olarak fazlaca abartılmış. Neyse siktir et daha da bir şey yazılmaz buna.
yeni izleyip son bölüme geldiğim harika yapım. tekrar izlenesi.
baştan aşağı spoiler içeren bir entry’dir. sonra vay ben duymadım, vay ben görmedim olmasın.
—————————
duru’nun can’dan da problemli olduğu dizi. aslında can’a bilge çok iyi giderdi. ikisi birbirlerini tamamlarlardı.
duru kendisini zaman içinde her şeyden ve herkesten üstün görmeye başladığı için başarısız oldu ama bunu sürekli can’a yıktı. çünkü can ona aşıktı, deliydi, kul kölesiydi ve en yakınında istediği kadar hırpalayanileceği can’dan başka kimse yoktu. deniz varken de deniz’e aynı şeyi yapıyordu. deniz zaman içinde haysiyetsizleşse bile gerçek bu.
haklı sebepleri de olsa ilk gruptaki yerini kaybetti, nevrotik ve narsist tavırlarına özge’nin gazı da eklenince afife’yi de eline yüzüne bulaştırdı. yetmedi, ayağını da zorla kırdırttı, evi kundaklamaya kalktı.
gidecek insan için gitmek hiç zor bir şey değildi. bağıra bağıra değil, sessizce pekala gidebilirdi. o gitmek istemedi, can’ı mahvetmek istedi. karması da kendisine döndü.
çünkü aslında tutkusu olan şey dans falan değildi. insanlarla oynamaktı, isteklerini kabullendirmekti; önemli biri olmaktı ama bunun sürekli tavus kuşu gibi kabararak yapmak istedi. can ona köle olsun, deniz etrafında ona aşık olarak kalsın, her oyunda başrol oynasın, herkes her türlü şımarıklığını istinasız ve şartsız kabul etsin falan. halbuki vermeden almak allah’a mahsus. o güzelliğe ve yeteneğe rağmen sosyal başarısızlıkları her şeyi elde etme hırsı olayları olmadık yerlere getirdi.
oysa ki mutlu olmasına fazlasıyla yetecek şey elindeydi, gene kendi eliyle yıktı.
lafın kısası bu dizinin içten içe en problemli karakteri can manay değil, narsist kişilik bozukluğu olan duru durulay’dır.
—————————
duru’nun can’dan da problemli olduğu dizi. aslında can’a bilge çok iyi giderdi. ikisi birbirlerini tamamlarlardı.
duru kendisini zaman içinde her şeyden ve herkesten üstün görmeye başladığı için başarısız oldu ama bunu sürekli can’a yıktı. çünkü can ona aşıktı, deliydi, kul kölesiydi ve en yakınında istediği kadar hırpalayanileceği can’dan başka kimse yoktu. deniz varken de deniz’e aynı şeyi yapıyordu. deniz zaman içinde haysiyetsizleşse bile gerçek bu.
haklı sebepleri de olsa ilk gruptaki yerini kaybetti, nevrotik ve narsist tavırlarına özge’nin gazı da eklenince afife’yi de eline yüzüne bulaştırdı. yetmedi, ayağını da zorla kırdırttı, evi kundaklamaya kalktı.
gidecek insan için gitmek hiç zor bir şey değildi. bağıra bağıra değil, sessizce pekala gidebilirdi. o gitmek istemedi, can’ı mahvetmek istedi. karması da kendisine döndü.
çünkü aslında tutkusu olan şey dans falan değildi. insanlarla oynamaktı, isteklerini kabullendirmekti; önemli biri olmaktı ama bunun sürekli tavus kuşu gibi kabararak yapmak istedi. can ona köle olsun, deniz etrafında ona aşık olarak kalsın, her oyunda başrol oynasın, herkes her türlü şımarıklığını istinasız ve şartsız kabul etsin falan. halbuki vermeden almak allah’a mahsus. o güzelliğe ve yeteneğe rağmen sosyal başarısızlıkları her şeyi elde etme hırsı olayları olmadık yerlere getirdi.
oysa ki mutlu olmasına fazlasıyla yetecek şey elindeydi, gene kendi eliyle yıktı.
lafın kısası bu dizinin içten içe en problemli karakteri can manay değil, narsist kişilik bozukluğu olan duru durulay’dır.
çook kötü kitap, çooook daha kötü bir dizi.
askerde nizamiye görevlisi iken bitirdim azra kohenin kitabı. zaten askerdeyiz zor durumdayım bir de kitapta seksli sevişmeli olayları betimleyince matbaadaki kadın personelleri arıyordu gözlerim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar