bugün
- çok film izleyen insandan zarar gelmez24
- sözlük kızlarının kombinleri45
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası13
- 45 adet kurabiye11
- son okunan kitap6
- uludede'ye sorulacak sorular8
- ismet gurbuz'e kesik at kafası göndermek5
- yavuz sultan selim3
- kendini türk hisseden arap artığı24
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı13
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- kesik at kafası7
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu5
- manisalı erkekler6
- sonbaharda dinlenecek şarkılar5
- sözlükteki ilişki skandalı37
- firavun haklıydı12
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- göztepe4
- herkesin hemfikir olduğu şeyler4
- starlink sabotajı şüphesiyle iki türk gözaltıda2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- gaydırı gubbak cemilem3
- gammaz sözlük kızları15
- gece yatağın altından el çıkaran cin5
- uludede'nin z kuşağı olması4
- sahte motor yağı8
- hungary2
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- gece sözlükte robdöşambrla gezen uludede görmek4
- gece kapıya dayanan döner bıçaklı at4
- sözlük kızlarının kurabiyeleri5
- betimlemeyi abartan romanların sinir bozması4
- sözlükteki gammaz özelliği11
- gece gardroptan fırlayan halay mendilli cin4
- nervio7
- manisa tarzanı3
- gece vakti tek başına tepedeki binayı korumak3
- içtim şarabı siktim arabı7
- hanginiz yaptı bunu6
- elinizde 1 tane nükleer bomba var4
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- eyüpspor 0 göztepe 42
- audi a8 long w12 6 3 fsi quattro tiptronic4
- dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu iş sektörleri2
bu zatı bir de tarihçi kadir mısıroğlu'nun bakış açısıyla analiz etmekte fayda var.
kadir mısıroğlu'nun gurbet içinde gurbet isimli kitabında fethullah gülen'le ilgili oldukça çarpıcı ifadeler var. üstad mısıroğlu bu ifadeleri birebir tanıkların ağzından aktarıyor. ve elbette bu insanların isimlerini ve nerede yaşadıklarını da yazıyor.
laik devlet rejiminin dine hiçbir şekilde bir dahili olamaz. zira bu, onun usulüne aykırıdır. elbette bu sadece sözde bir gerçeklik taşır ülkemizde. özellikle 80 öncesi devlet türkiye'deki dini eğitimin verildiği kurumlara, cemaatlere müdahale etme ihtiyacı hissetmiş bunun için de bazı aktörlere ihtiyaç duymuştur. amaç, islam dininin muhteviyatını eğip bükerek devletin temel prensiplerine uygun hale getirmektir. bu gayeyle vazifelendirilmiş birçok sözde din adamı faaliyet göstermiştir. bunların kimler olduğunu tahmin etmek zor değil. televizyonlarda yalan yanlış malumatlar veren, islam'ın kesin emirlerini 'olmasa da olur', 'şöyle yapsan da olur' gibi kafa karıştırıcı ifadelerle dini emirlere bağlılık noktasında bir gevşeklik oluşmasına zemin hazırlayanlar.
işbu kitapta gülen'in kendisine verilen görev doğrultusunda 'muamelatsız sapık bir islam muhtevası' ortaya çıkarma gayretinde olduğu dile getiriliyor. ve yine tanıkların ifadeleriyle gülen'in derin devletle olan ilişkisi gözler önüne seriliyor. türkiye'deyken hakkında yakalama emri çıkartılmış olmasına rağmen bir türlü yakalanamamış(!) olması da bu yöndeki şüpheleri doğrularcasına.
kitapta geçen bir hikaye oldukça ilgimi çektiği için burada da aktarma ihitayacı hissettim. s.arabistan'da okul açan gülen cemaati'ni ziyarete giden bir adamla * müdür arasında şöyle bir konuşma geçiyor. adam, burada ne işiniz var diye soruyor. öyle ya burası arabistan, arapça öğretiyoruz desen arapça konuşuyorlar, dini kaideleri öğretiyoruz desen zaten bu ülke şeriatla yönetiliyor. müdürün verdiği cevap ise 'bizim amacımız bu saydıklarınızın hibçiri değil, biz sudan'ın müstakbel idarecileri olacak süper zeki çocukları bulup amerika'ya göndermek için bulunuyoruz. Orada bir üniversitemiz var. Onları yetiştirip tekrar buraya göndereceğiz' şeklinde oluyor.
mısıroğlu'na bu olayı aktaran zat, bu konuşma öncesinde gayri ihtiyari olarak masada duran bir mektubu okuduğunu ve kağıtta; açılan okulun tüm masraflarının unesco tarafından karşılandığının yazılı olduğunu aktarıyor. (s.188)
dileyenler, Üstad Mısıroğlu'nun Geçmiş Günü Elerken ve Gurbet içinde Gurbet kitaplarına göz atabilir.
kadir mısıroğlu'nun gurbet içinde gurbet isimli kitabında fethullah gülen'le ilgili oldukça çarpıcı ifadeler var. üstad mısıroğlu bu ifadeleri birebir tanıkların ağzından aktarıyor. ve elbette bu insanların isimlerini ve nerede yaşadıklarını da yazıyor.
laik devlet rejiminin dine hiçbir şekilde bir dahili olamaz. zira bu, onun usulüne aykırıdır. elbette bu sadece sözde bir gerçeklik taşır ülkemizde. özellikle 80 öncesi devlet türkiye'deki dini eğitimin verildiği kurumlara, cemaatlere müdahale etme ihtiyacı hissetmiş bunun için de bazı aktörlere ihtiyaç duymuştur. amaç, islam dininin muhteviyatını eğip bükerek devletin temel prensiplerine uygun hale getirmektir. bu gayeyle vazifelendirilmiş birçok sözde din adamı faaliyet göstermiştir. bunların kimler olduğunu tahmin etmek zor değil. televizyonlarda yalan yanlış malumatlar veren, islam'ın kesin emirlerini 'olmasa da olur', 'şöyle yapsan da olur' gibi kafa karıştırıcı ifadelerle dini emirlere bağlılık noktasında bir gevşeklik oluşmasına zemin hazırlayanlar.
işbu kitapta gülen'in kendisine verilen görev doğrultusunda 'muamelatsız sapık bir islam muhtevası' ortaya çıkarma gayretinde olduğu dile getiriliyor. ve yine tanıkların ifadeleriyle gülen'in derin devletle olan ilişkisi gözler önüne seriliyor. türkiye'deyken hakkında yakalama emri çıkartılmış olmasına rağmen bir türlü yakalanamamış(!) olması da bu yöndeki şüpheleri doğrularcasına.
kitapta geçen bir hikaye oldukça ilgimi çektiği için burada da aktarma ihitayacı hissettim. s.arabistan'da okul açan gülen cemaati'ni ziyarete giden bir adamla * müdür arasında şöyle bir konuşma geçiyor. adam, burada ne işiniz var diye soruyor. öyle ya burası arabistan, arapça öğretiyoruz desen arapça konuşuyorlar, dini kaideleri öğretiyoruz desen zaten bu ülke şeriatla yönetiliyor. müdürün verdiği cevap ise 'bizim amacımız bu saydıklarınızın hibçiri değil, biz sudan'ın müstakbel idarecileri olacak süper zeki çocukları bulup amerika'ya göndermek için bulunuyoruz. Orada bir üniversitemiz var. Onları yetiştirip tekrar buraya göndereceğiz' şeklinde oluyor.
mısıroğlu'na bu olayı aktaran zat, bu konuşma öncesinde gayri ihtiyari olarak masada duran bir mektubu okuduğunu ve kağıtta; açılan okulun tüm masraflarının unesco tarafından karşılandığının yazılı olduğunu aktarıyor. (s.188)
dileyenler, Üstad Mısıroğlu'nun Geçmiş Günü Elerken ve Gurbet içinde Gurbet kitaplarına göz atabilir.
öldüğünde türkiye de neler olacak merak edilen adam.ilki cemaat bölünecek mi?
soyadına muhalif muhafazakar.
molladır var mı ötesi.
Safsatacıların diline düşmeyecek kadar davasına sadık ve arif biri,
insanları tarayan staline tapın kendi kültürümüzü yaşatan bu adama çamur atın.
Safsatacıların diline düşmeyecek kadar davasına sadık ve arif biri,
insanları tarayan staline tapın kendi kültürümüzü yaşatan bu adama çamur atın.
fethullah gülen reloaded.
kulaktan dolma şeylerle yargıya varıyor bazıları.
bugün fakir fukara bu adamın vesilesiyle okuyor.
bugün fakir fukara bu adamın vesilesiyle okuyor.
tirmizi Allah korkusundan sürekli ağlayarak yaşamış ömrünün son döneminde ağlamaktan gözleri görmez olmuş. aynı zamanda biz kimiz ki insanların niyetlerini okuyup da yalandan ağlıyor diyeceğiz. ne olursa olsun kardeşim ben nurcu değilim ama bu adam iyi iş yapıyor en azından bu topluma bölücü kazandırmıyor.
feci zengindir. pardon kendisi değil dostları.
Bol bol yurt,okul okul yaptırıp,içine kendi gibi düşünen,düşünmüyosada düşündürülecek gençleri yerleştiren,kimilerinin gözünde değerli bir din adamı,kimileri için düzen düşmanı insandır.
o sadece bir imamdı, ta ki abd onu keşfedene kadar.
Ergün Poyraz'ın Amerika'daki imam kitabına konu olan şey.
Papayla arası çok iyidir kendisinin.
chp li yeni parti meclisi üyesi ilahiyatçı muhammet çakmak'ın fenomen olarak değerlendirdiği kanaat önderi,mütefekkir.
muarızlarının sadece soğuk savaştan kalma ucuz yaftalarla, vesile olduğu üstün başarıları izah edebildiği. yüksek ufuklara sahip,kitleleri laf'a değil aksiyon'a sevk eden dinamik öncü kimlik.
enteresan bir kardeşimiz. kel bi de.
paranoyak chplilerin büyüttüğü cemaat lideri. sadece cemaat lideri. bir yeri yönettiği filan yok.
sözünü geçiremediği tek şey gözyaşlarıdır.demek isterdim ama onları o kadar iyi kullanabilmişki peşinden milyonlarca şakirti sürükleyebilmiştir.müslüman olduğu bile şüphelidir belkide.o derece yani.
edit:imam efendinin adamları iş başında efenim. *
edit:imam efendinin adamları iş başında efenim. *
bir insan hakkında yapılan sui zannın, sui zan yapılan kişinin günahlarının azalmasına neden olduğunu sanan din ve dil bilgisi zayıf kişilerin idolü. günahını almak bir deyimdir. günah alınmaz. sadece verilir. ama alınmaz.
alınır alınır.
lan tamam al ya da alma, bana ne. *
alınır alınır.
lan tamam al ya da alma, bana ne. *
işlevinin ne olduğunu hala anlayamadığım, bundan sonra da anlayamayacağım zat. napmış arkadaş bu adam ya?.. okullar mı açmış? o kadar kodaman benim eteklerime yapışsın ben de açarım. dini bugüne kadar anlayamamıştık da onun gözyaşları sayesinde mi anladık ve iman dolduk? madem bu kadar değerli bi şahsiyet, artık ayak basamadığı topraklardaki camilerde vaazları gösterilsin sinevizyon olarak. madem yazdığı kitaplar "islamı" anlatıyor, diyanet işleri camilere dağıtsın bunları da hocalar hutbelerinde paraflar sunsunlar cemaate onun kitaplarından. işlevi ne? manası ne bu insanın? cidden troll olmayanlar anlatsın dinlerim varsa işlevi.
son olarak neden, abd?
edit: yazım
edit2: söylediklerimin gerçekleşmesi yakın gibi gözüküyor son gelişmelerden sonra..
son olarak neden, abd?
edit: yazım
edit2: söylediklerimin gerçekleşmesi yakın gibi gözüküyor son gelişmelerden sonra..
(bkz: Yeşil Kardinal)
hakkında sui zan beslenmemesi gerekenler listesinin sondan 10. kişisi. zira kendisine yönelen eleştiriler siyasi/ekonomik tavrına ve tüzel kişiliğinedir. sui zann gibi bir temiz ahlaki ilkeden, kirli/kirlenmiş siyaset yapanlar faydalanamaz. hele zan üreteci gizlilik/takiye, olur olmaz yerde kişiliğin bariz özelliği haline gelmişse, tümden faydalanamaz. isteyen sui zan etmez, o onun bileceği iştir. ama sui zan gibi bir ahlaki ilkenin ve gıybet etmemek gibi süper bir ahlaki ilkenin amacı o veya bu lideri aklamak, o veya bu abiyi paklamak değildir.
bir ahlaki ilkeyi yanlış yerde kullanmak zulümdür. zulüm nurun karşıt anlamlısıdır. terzi kendi döküğünü sikemezmiş.
bir ahlaki ilkeyi yanlış yerde kullanmak zulümdür. zulüm nurun karşıt anlamlısıdır. terzi kendi döküğünü sikemezmiş.
soyadı gülen ama kendi devamlı ağlayan bir zat-ı muhterem.
cemaat içinde adam tutma ve kadrolaşmayı teşvik eden böylece ehil olan vatan evladının hakettiği yere gelememesinden dolayı kul hakkı yiyen ve ve vebal alan zat..
sevmediğim ve asla sevemeyeceğim insanlar listemde bir numara. lanet, gudubet adam vol.1*
sayesinde şakirtleri ile bol bol taşak geçtiğimiz adam.
fikirlerini(ki bana göre herhangi bir fikri falan yoktur)sevmesem de sırf bu yüzden çok severim kendisini.
evet efendim.
malum geçtiğimiz sene yaşanan mavi marmara olayı sonrası tüm şakirtler heyecanlanmış "vuralım kıralım israil'e savaş açalım" nidalarıyla fikirlerini beyan etmişlerdi.
lakin hocaefendi çıkıp israil'in mavi marmara baskınının meşru olduğuna dair açıklama yapınca dut yemiş bülbüle döndüler.
hatta başbakan bile referandum sonrası çıktı "okyanus ötesine" selamlarını iletti...
unutulmaz günlerdi...
neyse,
şimdi de geçen hafta ilk bölümü yayımlanan show tv dizisi "muhteşem yüzyıl"...
henüz daha fragmanları dönerken şakirtçiklerin hücumuna uğramış, ilk bölümünden sonra da rtük'e yayından kaldırılması için tam 74.000 şikayet dilekçesi ulaştırılmıştı...
haremi kötü gösteriyorlar, padişah içki içiyor(ki içtiği sadece şerbetti), padişah sürekli cinsel münasebette bulunuyor(ki sadece 1 adet yatak sahnesi gördük, ne sevişme ne öpüşme vardı) gibi saçma sapan hezeyanlarla dolup taştı muhteşem yüzyıl hakkındaki tüm başlıklar...
e tabi hocaefendi de boş durmadı.
ta okyanus ötesinden kalkıp bu konuya da açıklık getirdi ve nikah kıyılması halinde padişahların cariyeleri ile yatıp kalkabileceğini belirterek bir mavi marmara dejavusu daha yaşattı şakirtçiklerine...
(bkz: gülen den muhteşem yüzyıl açıklaması/#10468108)
yıllar yıllar önce seyrettiğimiz bir tv dizisi vardı; "görevimiz tehlike" işte ora jim denilen tim liderine görev bildiren bir mini bilgisayar vardı. "bu kaset kendi kendini imha edecek diyordu" işte bizim şakirtçikler de malum böyle hezeyanlara kapılıyorlar, burada yedikleri ayar yetmezmiş gibi bir de hocaefendi'nin kontra açıklamalarına maruz kalıyorlar ya...üzülmüyorum desem yalan söylemiş olurum.
ama mavi ekran vermek yakışıyor bunlara azizim...
fikirlerini(ki bana göre herhangi bir fikri falan yoktur)sevmesem de sırf bu yüzden çok severim kendisini.
evet efendim.
malum geçtiğimiz sene yaşanan mavi marmara olayı sonrası tüm şakirtler heyecanlanmış "vuralım kıralım israil'e savaş açalım" nidalarıyla fikirlerini beyan etmişlerdi.
lakin hocaefendi çıkıp israil'in mavi marmara baskınının meşru olduğuna dair açıklama yapınca dut yemiş bülbüle döndüler.
hatta başbakan bile referandum sonrası çıktı "okyanus ötesine" selamlarını iletti...
unutulmaz günlerdi...
neyse,
şimdi de geçen hafta ilk bölümü yayımlanan show tv dizisi "muhteşem yüzyıl"...
henüz daha fragmanları dönerken şakirtçiklerin hücumuna uğramış, ilk bölümünden sonra da rtük'e yayından kaldırılması için tam 74.000 şikayet dilekçesi ulaştırılmıştı...
haremi kötü gösteriyorlar, padişah içki içiyor(ki içtiği sadece şerbetti), padişah sürekli cinsel münasebette bulunuyor(ki sadece 1 adet yatak sahnesi gördük, ne sevişme ne öpüşme vardı) gibi saçma sapan hezeyanlarla dolup taştı muhteşem yüzyıl hakkındaki tüm başlıklar...
e tabi hocaefendi de boş durmadı.
ta okyanus ötesinden kalkıp bu konuya da açıklık getirdi ve nikah kıyılması halinde padişahların cariyeleri ile yatıp kalkabileceğini belirterek bir mavi marmara dejavusu daha yaşattı şakirtçiklerine...
(bkz: gülen den muhteşem yüzyıl açıklaması/#10468108)
yıllar yıllar önce seyrettiğimiz bir tv dizisi vardı; "görevimiz tehlike" işte ora jim denilen tim liderine görev bildiren bir mini bilgisayar vardı. "bu kaset kendi kendini imha edecek diyordu" işte bizim şakirtçikler de malum böyle hezeyanlara kapılıyorlar, burada yedikleri ayar yetmezmiş gibi bir de hocaefendi'nin kontra açıklamalarına maruz kalıyorlar ya...üzülmüyorum desem yalan söylemiş olurum.
ama mavi ekran vermek yakışıyor bunlara azizim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar