bugün

/790
(bkz: fb ye sorulacak tek soru)
3 kez yanlış şampiyonluk sevinci yaşamış kulüp.
aşk.

edit: ahanda entry yukarıda fenerbahçe ancak böyle anlatılabilir.
ipnelerin saldırısına uğrayan, kendisi her türlü boku yiyip saat belirleyerek şampiyonluk alan takımların, şikenin alasını yapan rengi belli olmayan piçlerin üzerinden pirim yaptığı takım. ligden çekilmeli, o ipneleri kendileriyle başbaşa bırakmalıdır. kendilerini mikecek bir fenerbahçe olmayınca kendi kendilerini mikerler bunlar.
türkiye' nin en olay olan kulübü. çünkü en büyük potansiyele(insanları ilgilendirme baabında) sahip olanı. çünkü en çok aşığı bulunup her hareketi ilgi uyandıranı. bir numara.
badem bıyıklara peşkeş çekmeyecek takımdır. Şöyle bir duyuru yapılmıştır:

Fenerbahçe spor kulübü olarak bayan voleybol takımımızın sponsoru acıbadem sağlık grubu ile yeni sezon için sponsorluk anlaşmasının yenilenmemesi kararı yönetimimiz tarafından alınmıştır.

kamuoyuna duyurulur,

fenerbahçe spor kulübü

bravo yönetim! her zaman gururumuzsun fenerbahçem. istersen sokakta oyna topunu, kaldırımları tribün yaparız biz.
23 yaşımdayım, 23 senedir de galatasaraylıyım. kendimi bildim bileli galatasaray fanatiğiyim, son 3 sene hariç. hayat kavgası, ekmek parası, o bu derken unuttum takımımı.

ilk ağladığım da takımım şampiyon olmuştu, 96'da, sanmayın ki kaybetmekten. sevinç gözyaşlarıydı bizimkisi. gururluyduk. ondan sonraki 97-98-99-00- sezonlarında da aynı duyguları hissettim. hele 2000'de gelen uefa kupası inanılmaz birşeydi, yaşı tutmayanlar çok şey kaybettiler. bir galatasaray'lı olarak ağlamak demek, sevinçten ağlamaktı bizim için. kaybettiğimiz zaman asla ağlamadık. övündük, böyle bir takımdı bizimkisi.

fenerbahçe'ye 10 senedir yeniliyormuşuz, bunun için ağlamamız gerekmiş. bize bunları söylediler rakip takım taraftarı. biz gözyaşlarımızı mağlubiyete değil, zaferlere saklarız taraftarca. aramızdaki farkta bu sanıyorum.

neyse benim gerçekten ağladığım bir diğer maç, 5-1'lik fenerbahçe maçıydı. o maç, gözyaşlarımı sevinçten ve gülerek akıttım.

rakip taraftarla aramızdaki farka bakar mısınız?

şimdi, fener şike yapmış diyorlar. üzülmüyorum. çünkü yıllardır biliyorduk bunun böyle olduğunu. her daim yüzlerine vurduk ve bu ayyuka çıktı.

şimdi allah'ın adaleti meydanda.

şimdi siz üzülün, şimdi siz parçalanın ve ağlayın!

ortada ağlamanız için gerçekten büyük bir sebep var, gönül verdiğiniz takım sizi kandırdı!
bugune kadar yaptığı şikelerin şimdi bir taraflarına girdiği takım . taraftarlarında utanma yoktur.
bir numaralı spor kulübü.
tam anlamıyla adam gibi takımdır. şey değildir afedersin. neydi o.*
varsın olmasın şampiyonlar liginde çokta sikimizde, guiza'yı bile 6 milyon euroya satabildiysek 25 milyon euro kaybetmişiz koymuşum götüne, her sene 1 forma alırdım bu sene 3 alacağım demektir bu kayıp benim nazarımda, iflasın eşiğindeki batak kulüpler düşünsün varsın. kaldı ki suçsuzluğumuz ispatlandığında uefa'nın götünden kan almak suretiyle fazlasıyla tazminatımızı da alırız.

ben seni şampiyonlar liginde sıfır çektiğin zamanda sevmiştim, çeyrek final oynadığın zamanda, ben seni mtk'ya elendiğinde de sevmiştim, sevilla'ya koyduğunda da; varsın bu sene de oynamayalım şampiyonlar liginde benim sana aşkım sevgim azalır mı fenerbahçem! biz bu günleri itinayla not edelim kim bilir belki gün olur devran döner...
klübün hocası Aykut kocaman'ın istifa ettiği söylentisi yayılmaktadır.
(bkz: fenerbahçe nin şampiyonlar liginden men edilmesi/#12913576)
Fenerbahçe; asirlik cinar, turk sporunun oncu kulubu, savas doneminde turk halkinin tek motivasyon kaynagi, turk sporunun en zengin en varlikli kulubu, super ligin en cok sampiyonluga sahip futbol takimi, olimpiyatlara en cok sporcu gonderen kulup, 25 milyon taraftar kitlesine sahip kulup, en cok derbi kazanan superligde en cok mac kazanan en cok gol atan takimi tek kelimeyle turkiye superliginin acik ara lideri. Nice kupa rekor ve dunyanin en buyuk "spor kuluplerinden biri"...

Bugun tff kendini yakmamak adina yukarda saydigim tum degerlere fazlasiyla sahip kulubumu yerle yeksan etmistir dunya kamuoyu onunde sifirr hale getirmistir. Simdi fb yonetiminin aciliyetle karar vermesi gerekmektedir ya ben yokum
Arkadas deyip tum branslarini musabakalardan cekmelidir ya da hepsine aslanlar gibi transferler yapip kimsenin bitiremeyecgi gucunu arkasina alip ben burdayim ve yine butun alanlarda sampiyon olacagim
Demelidir.
kulübün kapısına kilit vurulmalıdır, kapatalım gitsin. 104 yıllık mazi yeterli. bu rezillikleri çekmenin ne gereği var.
bir taraftarı olarak şu sözleri söyleten takımdır: "umarım hakikaten de sağlam kanıtlar vardır, şike yapmışızdır, mahkeme aleyhimize karar verir de hak ettiğimiz gibi küme düşürülürüz.

fakat, eğer suçsuz bulunacak olursak, şu yapılan haksızlığı, ne uefa de ne tff telafi edebilir. 25 milyon euro'luk mali zararı, prestij kaybını ya da alamayacağımız uefa puanlarını geçtim, hayatımda gördüğüm en iyi kadronun dağılmasına yol açacak bu karar. haliyle toparlanmamız yıllar alacak.

taurasi vakasını, iftiraları, elimizden çalınan kadınlar avrupa şampiyonluğunu ve tbf'nin aklandıktan sonraki pişkinliği hala unutamadık ve unutamayacağız.

şu vakada da haklı olduğumuz ortaya çıkarsa, milyonlarca taraftarın hapsedilen umutlarının ve büyük hayalkırıklığının hesabını kim verecek ?" *

son olarak stad konusunda rte'ye tepki gösteren galatasaraylı taraftardan kopya da olsa son sözüm şudur: "sen sokakta oyna fenerim, biz kaldırımları tribün yaparız."
uefanın geri çekil yoksa ben atarım demesine karşın, sen beni atamazsın ben giderim bile diyememiş takım. bunun yerine görürsün seni şikayet edicem gibi bir tutum içine girmiştir. *
50 puanına karşılık trabzonsporun 12 küsürlük puanıyla burdan tebrik etmek istiyorum bütün tslileri. ve (#12914649) umarım şike yapmışızdır, umarım haklı çıkarsınız... yapılan varsa cezası çekilmeli.
umarım...
melisleri sevindiren anlı, şanlı kulübümüz. şimdi ötenlerin götlerine girecek şemsiyelerin siparişi verildi. sabredin hocam son gülen sikerte sikerte gülecek!

edit: başlık altında melislerin dolaşması zamanında yaşamış olduklarından kaynaklanmaktadır. zevkle, osurarak gülebilirsiniz fenerbahçeli kardeşlerim!
daha şike davasıyla ilgili iddianame yazılmamışken yani dava açıllamışken uefa'nın baskısıyla kendisini şampiyonlar ligi'nden men eden tff'ye ve uefa'ya karşı danıştay ve aihm-cas nezdinde dava açacağını resmi sitesinde "türk futbolunu ateşe atıyorlar" başlıklı açıklamada belirten kulüp:

"Hukuk Tanımaz Yaklaşımların Sorumluluğu Bu Kararları Alan ve Aldırtanların Omuzlarındadır"

Türkiye Futbol Federasyonu'nun istinye'deki merkezinde, Kulübümüz yöneticilerinin de iştiraki ile gerçekleştirilen Süper Toto Süper Lig Başkanları toplantısı sonrasında, TFF yetkilileri tarafından saat 16:00 sularında, toplantıya katılım sağlayan yöneticilerimize bir yazı iletilmiştir.

UEFA'dan TFF'ye gönderildiği belirtilen, sayı numarası içermeyip konu kısmında "UEFA Bildirimi Hakkında" ibaresi bulunan yazıda, şike soruşturması çerçevesinde UEFA Şampiyonlar Ligi ile alakalı olarak, 24 Ağustos 2011 saat 12:00'a kadar, Kulübümüzün Şampiyonlar Ligi'ne katılımdan vazgeçtiğini beyan etmesi talep olunmuştur. Aynı yazıda, kulübümüzün bu yönde bir irade beyanı olmaması halinde, Türkiye Futbol Federasyonu'nun devreye girip Kulübümüzü Şampiyonlar Ligi'ne katılımdan men etmesi, bunun federasyon tarafından yapılmaması halinde ise UEFA olarak kendilerinin devreye girip TFF ile ilgili yaptırım uygulayacağı hususları belirtilmiştir.

Yukarıda bahsettiğimiz talebe cevaben, söz konusu yazının tarafımıza tebliğ tarihi ve saatinin 23 Ağustos 2011 saat 16:00 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, böyle önemli bir mevzuda, hemen ertesi gün saat 12:00'ye kadar tanınan şekilde kısa bir süre zarfında, ilgili kurullarımızda konunun karara bağlanması fiilen mümkün olmadığından, şu aşamada herhangi bir yanıt verilebilmesinin söz konusu olamayacağı hususu bir yazı ile TFF'ye bildirilmiştir.

Bu akşamüzeri ise, TFF'nin internet sitesinden yapılan basın açıklaması ile Kulübümüzün Şampiyonlar Ligi'ne katılamayacağı hususu yönündeki TFF Yönetim Kurulu kararı bildirilmiştir.

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak şike ile mücadele konusunda UEFA'nın yasal imkânlarının ve sınırlarının bilincindeyiz. Ne var ki, UEFA'nın sözünü ettiğimiz talebinde hukuki bakımdan muğlâk olan bir takım hususlar bulunmaktadır ve bu hususlara tüm ilgililerin dikkatini çekmek Türk futbol ailesinin önemli bir ferdi olan Kulübümüzün vazifesidir. ilk etapta aklımıza takılan bazı sorulara değinmek ve bazı durumları izah etmek gerekirse:


1) UEFA'nın elinde eğer yeterli derecede kanıt ve belge varsa, neden kendisi Kulübümüz ile ilgili kararı bizzat almamaktadır da bunu ya bizden (tüm yasal haklarımızdan ileriye dönük olarak feragat anlamına gelebilecek) yazılı bir beyanla, yahut da TFF'den almasını istediği bir kararla talep etmektedir ?

2) Acaba UEFA, şu an soruşturma safhasında olan ancak ileride bir kısım yöneticilerimizin yargılanması muhtemel davadan beraat kararı çıkması ve Kulübümüz bakımından şikenin söz konusu olmadığının mahkemelerce kesin olarak tespiti ihtimalini değerlendirdiği için mi Şampiyonlar Ligi'ne katılım konusunda sorumluluğu üzerinden atabileceği böyle bir formül ile TFF'ye başvurmuştur ?

3) Yukarıda yer alan maddeden olmak üzere UEFA, ileride kendisine karşı açılması muhtemel, bedeli çok yüksek olacak maddi ve manevi tazminat taleplerinden kaçınmak adına mı olası men kararını TFF'nin vermesini ve böylece hukuki ve mali sorumluluğu Türkiye Futbol Federasyonu'nun üstlenmesini sağlamaya çalışmaktadır? Böyle bir yaklaşım ne derece hukuki sayılabilinir ?

4) UEFA, Avrupa'da önünü alamadığı şike ve bahis skandalları ile * alakalı mücadele yönündeki noksanlığını, Türk futbolunun kulüpler bazında Avrupa'daki en üst düzey temsilcisi olan Fenerbahçe'yi bir araç olarak kullanarak mı giderme düşüncesi içerisine girmiştir? Acaba bir Türk takımına ceza vermek suretiyle dünya spor kamuoyuna "Ben şike ile en ciddi şekilde mücadele ediyorum" mesajı mı verilmek istenmektedir? Diğer bir deyişle Fenerbahçe ve bir anlamda da Türk futbolu, UEFA'nın şike ve bahis ile mücadelesindeki başarısızlığını örtmesi için günah keçisi mi kılınmıştır?

5) Bunların yanı sıra, 22 Ağustos 2011 tarihinde ülkemizde temaslarda bulunan UEFA Disiplin Baş Müfettişi, soruşturma savcısı ile gerçekleştirdiği 1,5 saatlik görüşme neticesinde, Sayın TFF yetkililerinin ve TFF Etik Kurulu'nun hepsi deneyimli birer hukukçu olan üyelerinin haftalar süren yoğun mesailerine karşılık tespit edemedikleri hangi hususları tespit etmiştir ki UEFA böyle radikal bir çıkış yapabilmiştir ?

Bu soruları çoğaltmak mümkündür, ancak hatırlanacağı üzere, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun 15 Ağustos Pazartesi gerçekleştirdiği toplantısının ardından düzenlenmiş olunan basın toplantısı ile bizzat Başkan Mehmet Ali Aydınlar tarafından açıklanan kararında "Federasyonumuz Yönetim Kurulunca bu aşamada, karar verilmesi için gerekli delillerin tamamına erişilmeden ve savunma hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanımına imkan tanınmadan, vicdani kanaate varılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Bu aşamada bir hüküm verilmesinin doğru, adil ve hakkaniyete uygun olmayacağı kamuoyu takdirlerine sunulur" şeklinde bir irade beyanında bulunmuştur.

Federasyon'un, akla ve hakka dayanan bu kararına rağmen, UEFA tarafından yapılan söz konusu girişim nedeniyle geri adım atmış olması kabul edilemez.TFF tarafından atılmış bu adım apaçık bir hukuk ihlalidir ve TFF'nin bizzat kendi kararını hiçe sayması anlamına gelmektedir. TFF'nin iddianamenin beklenilmesi ve savunma hakkının tanınması yönündeki kararı gerek iç hukukumuza gerekse Avrupa insan Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası metinlerde yer alan genel hukuk normlara uygunken, TFF'nin bunun çiğnenmesine yol açan bu kararına karşı Kulübümüz maddi manevi tüm yasal haklarını ulusal ve uluslar arası tüm kurumlar nezdinde takipçisi olacağız.

Son olarak dikkatinizi, evrensel bir yargı doktrini olan "Masumiyet Karinesi"ne çekmek isteriz. Anayasa'mıza göre "suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" (Ay.m.38/4). Öte yandan, Avrupa insan Hakları Sözleşmesine göre de "bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır" (ÎHAS.m.6/2). Avrupa insan Hakları Mahkemesine göre, suç işlediği şüphesiyle hakkında polis soruşturması başlatılmış veya gözaltına alınmış kimsede bu karineden yararlanacaktır. Dolayısıyla, Masumiyet Karinesi, hüküm giymemiş kimsenin suçlu sayılamayacağı veya suçlu olarak lanse edilemeyeceği anlamına gelmekte olup şu an tutuklu bulunan yöneticilerimiz açısından bu durum gözetilmesi ve riayet edilmesi gereken bir yasal zorunluluktur.

Netice itibarıyla, TFF bu kararıyla, UEFA'nın hukuksuz yaklaşımına boyun eğmiş, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ve kendi yasal süreçlerini kendisinin yürütmeye muktedir konumda bulunduğunu söylemekten aciz kalmıştır. Hukuka dayanmayan bu adıma karşı gerek UEFA'ya gerekse TFF'ye karşı her türlü yasal haklarımızı kullanma yönündeki kanaatimizi Türk spor kamuoyu ile işbu vesileyle paylaşmayı bir borç biliriz.

Saygılarımızla,

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

Bu da açıklamanın bağlantısı: http://www.fenerbahce.org...detay.asp?ContentID=25604
iftar saati,adana'nın sıradan bir lokantasında 4 fanatik fenerbahçeli var masada, yılardır birbirleriyle görüşemeyen, birbirlerinin hasretini çeken 4 fenerbahçeli. lise yıllarında aynı sıralarda oturmuş, sonrasında görüşememiş 4 fenerbahçeli.

herkes birşeyler anlatıyor, nerelerde neler yapılmış ayrıyken. bir ara kafasını çevirim televizyona bakıyor birisi ve kafasını önüne eğiyor. ses yok.

"noldu lan" diyip televizyona bakan sesini kesiyor.

yemeğin tadı yok, iftarın tadı yok, tek teselli sigara artık. ezan okunsa da birer sigara içsek diyor herkes.

kupasına sokayım, ligine koyalım sana birşey olmasın.

sen sokakta oyna fenerbahçem, biz kaldırımları stadyum yaparız.
en büyüktür.
yönetimi genel kurul kararı almadığı için tff tarafından cl'den men edilmiştir. aynı tff'ye sormak lazım trabzon'un soruşturmada adı geçmiyor mu? ya da başkanı neden maçlara gidemeyecek?

her neyse, ligden çekilmesini istediğim takımımdır. saraçoğlu'nda antrenman yapsınlar, bilet alıp gideriz. her gün lisanslı bir ürün alırız, katkı sağlarız. seni asla yalnız bırakmayız.
kabağın başına patladığı spor klübü. öyle ki bu karar da çok ağır bir karardı be yahu. çok ağır para cezaları ve idari cezalar verilmesini isterdim.ama küme düşürülme ve şampiyonlar ligine gidememesi çok ağır olurdu derdim. ve olan oldu da...
şike yapan diğer takımlarda bunun gibi ağır cezalara mahkum edilecekse benim için problem yok. verin cezayı. verin ki bundan sonra adam gibi futbol izleyelim. bir yıl daha bekleriz.
son günlerde bizi fazlasıyla üzen takımımdır. halbuki nasıl heyecanla takip etmiştik bu sezon ikinci yarıda oynadığı maçları. şampiyonluk sevincini yaşamıştık gururla. ne yazık ki bu sevinç uzun sürmedi. 3 temmuzdan beri kursağımızdaydı bugn de kusturdu federasyon. bir de utanmadan fener aklanırsa zararı ödeyecez diyo tff ulan belki finale çıkacaktı fener şampiyonlar liginde o zararı da mı ödeyecen. yaşadığı prestij kaybını nasıl ödeyecen peki. şike varsa da açık açık söyleyin lan. düşürün feneri. zaten artık fener bu ligde oynamaz aklanana kadar. oynamamalı. takım bu pis ligden çekilmeli. yoksa daha çok hakkını yerler fenerin. ama şunu unutmasınlar fenerbahçeyi öyle kolay harcayamazlar. taraftarlara da ricam lig tv abonesi olanlar aboneliklerin iptal etsinler de federasyon görsün kiminle uğraştığını.
© copyright 2005 - 2026