bugün

fenerbahçe

23 yaşımdayım, 23 senedir de galatasaraylıyım. kendimi bildim bileli galatasaray fanatiğiyim, son 3 sene hariç. hayat kavgası, ekmek parası, o bu derken unuttum takımımı.

ilk ağladığım da takımım şampiyon olmuştu, 96'da, sanmayın ki kaybetmekten. sevinç gözyaşlarıydı bizimkisi. gururluyduk. ondan sonraki 97-98-99-00- sezonlarında da aynı duyguları hissettim. hele 2000'de gelen uefa kupası inanılmaz birşeydi, yaşı tutmayanlar çok şey kaybettiler. bir galatasaray'lı olarak ağlamak demek, sevinçten ağlamaktı bizim için. kaybettiğimiz zaman asla ağlamadık. övündük, böyle bir takımdı bizimkisi.

fenerbahçe'ye 10 senedir yeniliyormuşuz, bunun için ağlamamız gerekmiş. bize bunları söylediler rakip takım taraftarı. biz gözyaşlarımızı mağlubiyete değil, zaferlere saklarız taraftarca. aramızdaki farkta bu sanıyorum.

neyse benim gerçekten ağladığım bir diğer maç, 5-1'lik fenerbahçe maçıydı. o maç, gözyaşlarımı sevinçten ve gülerek akıttım.

rakip taraftarla aramızdaki farka bakar mısınız?

şimdi, fener şike yapmış diyorlar. üzülmüyorum. çünkü yıllardır biliyorduk bunun böyle olduğunu. her daim yüzlerine vurduk ve bu ayyuka çıktı.

şimdi allah'ın adaleti meydanda.

şimdi siz üzülün, şimdi siz parçalanın ve ağlayın!

ortada ağlamanız için gerçekten büyük bir sebep var, gönül verdiğiniz takım sizi kandırdı!
© copyright 2005 - 2026