bugün
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- hamburger kırmızı çizgimiz7
- merak ediyorsan yaz6
- kebap vs lahmacun3
- okulda zorunlu kıyafet dayatması3
- nervio20
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek3
- tekneden denize balıklama atlamak3
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- erkeklerin genç kadınlara ilgi duymasının sebebi6
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- siyasal islamcı cahiller3
- galatasaray'ın oyuncularına teklif olmaması3
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- ismet gürbüz'e yazarlardan sorular3
- biraderler fetöcü mü sorusu3
- ekonomisi kötü ülkelerde neler olur2
- velvet45
- başınıza gelen ilginç olaylar4
- türkiye'deki doğum oranının artması için öneriler3
- g'i l d'e d l'i l y16
- tekne alırken dikkat edilecek hususlar2
- uludağ sözlük gazozu9
- tekneyle balık avı2
- cumhuriyet halk partisi12
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- komünistlerin aklını peynir eklmekle yemesi3
- edirnenin en güzel yeri2
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- özgür özel'in meral akşener vakası olacak olması2
- sevgilisini telefona hıdır diye kaydeden erkek5
- sözlük kızlarına bir soru2
- habire1239
- kadınların kendi ayakları üzerinde durma sevdası3
- puura10
- kürt devleti8
- latte macchiato kola ikilisi3
- ctrlx istesin anında nikahı kıyarım8
- psikanaliz2
- gizemli sözlük yazarları6
- birader del biradero2
- true yahudi mi10
- hayatta neden donuzlayamıyoruz sorunsalı2
- yeni parti24
- özgür özel3
- evli erkeklerin çekici olmasının nedeni5
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması18
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- gazdan benzine geçince gelen performans hissi3
- 20 gün çaylaklık cezası3
sanırım sırtımızda taşıdığımız kırbaç, zamanı geldiğinde bizi döven.
ve (bkz: bir kadını mı görmeye gidiyorsun) (#18448082).
ve (bkz: bir kadını mı görmeye gidiyorsun) (#18448082).
kimi sevsem yoktular.
kim sevse yoktum.
kim sevse yoktum.
Sadist bir ilişkidir.
Konuyu çok iyi anlamak için alman filozof Arthur Schopenhauer'ın aşkın metafiziği adlı kitabını okumak gerekir, aşkı bu zamana kadar en iyi anlatan kitaptır kanımca.
Kitaptan birkaç cümle,
Bütün aşklar,istedikleri kadar uçarı,tensellikten,dünyevilikten uzak ayakları yerden kesik görünsünler,sadece cinsel dürtüde temellenirler.Evet,hatta bu aşıklık hali sadece daha yakından belirlenmiş,daha özelleşmiş,hatta sözcüğün en dar anlamıyla bireysellemiş cinsel dürtüdür.
-insanlığın genç kesiminin enerji ve gücüyle birlikte düşüncelerinin yarısını sürekli olarak meşgul ettiği,ara sıra en büyük kafaları bile meşgul ettiği,en önemli meselelerde belirleyici etki olduğu görülür.
-Aşk için çıkarılan bunca gürültü patırtı niye?Niye bunca itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert?Sonuçta amaç,sadece bir Mecnun'un kendi Leylası'nı bulması değil midir?
-Aşkta bütün meselelerin aksine bireysel iyilik,mutluluk ve acıların değil de insan cinsinin gelecekteki varlığının ve kendine özgü yapısının söz konusudur.
-Her aşık olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesinin amaç olarak edinildiği,söz gelimi karşılıklı sevginin değil de,sahip olmanın,yani fiziksel haz ve zevkin asıl tayin edici yan olmasından bellidir.
-Belli bir çocuğun dünyaya getirilmesi,taraflar bilincinde olmasalar da,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzlardan ulaşılacağı için önemsiz yanıdır.
-iki sevenin birbirine gittikçe artan eğilimleri bile bunların meydana getirebilecekleri ve getirmeyi arzu ettikleri bu yeni bireyin yaşama isteğidir.Hatta daha onların özlem dolu bakışlarının buluşması esnasında bile bu bireyin yeni hayatı uyanır ve ahenkli,bileşimi iyi oluşturulmuş gelecekteki bir birey olarak varlığını duyurur.Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yoluyla bundan böyle sadece bu tek varlık olarak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem sonunda içinde her ikisinin de kalıtımsal özelliklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlıkta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir.
-Bir erkekle bir kız arasındaki karşılıklı,kararlı ve değişmez inatçı isteksizlik,antipati,nefret ve soğukluk;bunların birlikte meydana getirebilecekleri "şey"in arızalı,fizyolojik yapısı kötü organize olmuş,kendi içinde uyumsuz,mutsuz bir varlıktan öte birşey olmayacağının göstergesidir.
-Oluşacak birey,babasından iradeyi ve karakteri,annesinden zekayı;beden yapısını ise bu ikisinden alacaktır.
-Yeni bir bireyin ilk ortaya çıkışı,yani hayatının asıl başlangıç noktası olarak anne-babanın birbirlerini sevmeye başladıkları (birbirlerini gözlerinde büyüttükleri*) anı göz önünde tutmak gerekir.
-iki bireyin çeşitli yönlerden birbirine uygunluğu ne kadar fazlaysa,karşılıklı tutkuları da o kadar büyük olacaktır.
-Birey,öteki bireyde özellikle kendisinde yoksun bulduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak,hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır.
-Kendisine uygun güzellikteki bir kadına baktığında onu kıskıvrak yakalayan o kadınla birleşmeyi en yüce iyiymiş gibi gösteren baş döndürücü bir çekicilik erkeği sarar.Bu da oluşturulacak bireyin istenilen niteliklerde o an,o eşle olabileceği düşüncesinden kaynaklanır.
-Erkekliğin ve dişiliğin sayısız düzlem (derece)leri vardır.Erkeğin erkekliğinin belli bir düzleminin kadın dişiliğinin belli bir düzlemine tekabül etmesi gerekir.Buna göre,en erkeksi adam,en dişi kadını arayacaktır.Bu ikisi arasında bu gerekli tekabüliyetin gerçekleşmiş olduğu,aslında onlarca içgüdüsel yoldan sezilir ve bu içgüdüsel sezgi aşıklığın e n yüksek derecelerinin temelinde yer alır.
-Aşıkların heyecanlarında kusursuzluğu bulmuş olmanın ve üretilecek yeni bireyin kusursuz olacağı,insan türünün kusursuzluğa erişmede yeni bir basamağa erişildiği düşüncesinin sevinci yatmaktadır.
-Uzun boylu,iri yapılı bir adamla kısa boylu,tıknaz bir kadının oğulları eğer kısa boylu ise,oğlan büyüdüğünde eş olarak uzun boylu bir kadını seçecektir.Eğer babası da kısa boylu olsaydı uzun boylu kadına yönelmeye yönelik içgüdüsü bu şekilde olmayabilirdi.
Kitaptan birkaç cümle,
Bütün aşklar,istedikleri kadar uçarı,tensellikten,dünyevilikten uzak ayakları yerden kesik görünsünler,sadece cinsel dürtüde temellenirler.Evet,hatta bu aşıklık hali sadece daha yakından belirlenmiş,daha özelleşmiş,hatta sözcüğün en dar anlamıyla bireysellemiş cinsel dürtüdür.
-insanlığın genç kesiminin enerji ve gücüyle birlikte düşüncelerinin yarısını sürekli olarak meşgul ettiği,ara sıra en büyük kafaları bile meşgul ettiği,en önemli meselelerde belirleyici etki olduğu görülür.
-Aşk için çıkarılan bunca gürültü patırtı niye?Niye bunca itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert?Sonuçta amaç,sadece bir Mecnun'un kendi Leylası'nı bulması değil midir?
-Aşkta bütün meselelerin aksine bireysel iyilik,mutluluk ve acıların değil de insan cinsinin gelecekteki varlığının ve kendine özgü yapısının söz konusudur.
-Her aşık olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesinin amaç olarak edinildiği,söz gelimi karşılıklı sevginin değil de,sahip olmanın,yani fiziksel haz ve zevkin asıl tayin edici yan olmasından bellidir.
-Belli bir çocuğun dünyaya getirilmesi,taraflar bilincinde olmasalar da,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzlardan ulaşılacağı için önemsiz yanıdır.
-iki sevenin birbirine gittikçe artan eğilimleri bile bunların meydana getirebilecekleri ve getirmeyi arzu ettikleri bu yeni bireyin yaşama isteğidir.Hatta daha onların özlem dolu bakışlarının buluşması esnasında bile bu bireyin yeni hayatı uyanır ve ahenkli,bileşimi iyi oluşturulmuş gelecekteki bir birey olarak varlığını duyurur.Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yoluyla bundan böyle sadece bu tek varlık olarak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem sonunda içinde her ikisinin de kalıtımsal özelliklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlıkta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir.
-Bir erkekle bir kız arasındaki karşılıklı,kararlı ve değişmez inatçı isteksizlik,antipati,nefret ve soğukluk;bunların birlikte meydana getirebilecekleri "şey"in arızalı,fizyolojik yapısı kötü organize olmuş,kendi içinde uyumsuz,mutsuz bir varlıktan öte birşey olmayacağının göstergesidir.
-Oluşacak birey,babasından iradeyi ve karakteri,annesinden zekayı;beden yapısını ise bu ikisinden alacaktır.
-Yeni bir bireyin ilk ortaya çıkışı,yani hayatının asıl başlangıç noktası olarak anne-babanın birbirlerini sevmeye başladıkları (birbirlerini gözlerinde büyüttükleri*) anı göz önünde tutmak gerekir.
-iki bireyin çeşitli yönlerden birbirine uygunluğu ne kadar fazlaysa,karşılıklı tutkuları da o kadar büyük olacaktır.
-Birey,öteki bireyde özellikle kendisinde yoksun bulduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak,hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır.
-Kendisine uygun güzellikteki bir kadına baktığında onu kıskıvrak yakalayan o kadınla birleşmeyi en yüce iyiymiş gibi gösteren baş döndürücü bir çekicilik erkeği sarar.Bu da oluşturulacak bireyin istenilen niteliklerde o an,o eşle olabileceği düşüncesinden kaynaklanır.
-Erkekliğin ve dişiliğin sayısız düzlem (derece)leri vardır.Erkeğin erkekliğinin belli bir düzleminin kadın dişiliğinin belli bir düzlemine tekabül etmesi gerekir.Buna göre,en erkeksi adam,en dişi kadını arayacaktır.Bu ikisi arasında bu gerekli tekabüliyetin gerçekleşmiş olduğu,aslında onlarca içgüdüsel yoldan sezilir ve bu içgüdüsel sezgi aşıklığın e n yüksek derecelerinin temelinde yer alır.
-Aşıkların heyecanlarında kusursuzluğu bulmuş olmanın ve üretilecek yeni bireyin kusursuz olacağı,insan türünün kusursuzluğa erişmede yeni bir basamağa erişildiği düşüncesinin sevinci yatmaktadır.
-Uzun boylu,iri yapılı bir adamla kısa boylu,tıknaz bir kadının oğulları eğer kısa boylu ise,oğlan büyüdüğünde eş olarak uzun boylu bir kadını seçecektir.Eğer babası da kısa boylu olsaydı uzun boylu kadına yönelmeye yönelik içgüdüsü bu şekilde olmayabilirdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar