bugün
- türk müsün türkiyeli misin12
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı3
- nasıl birisiniz6
- milli muharip uçağı kaan2
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- ayrılık6
- beni özleyenler elime mum diksin15
- anın görüntüsü16
- rüyada nervio yu görmek8
- alin2
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- karadeniz'e neden karadeniz denmiştir2
- yunanistan29
- ispanya daki göçmen krizi8
- ölüm5
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- gecenin rap şarkısı3
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- yazarların ruh hali3
- gecenin şarkısı3
- favori coldplay şarkınız4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- mutlu kalmak için öneriler6
- izmirli kızların met çukuruna düşmesi3
- sırtımı kaşıyan kızlardan hoşlanmam3
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- ilk kez penis gören kız tepkisi2
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- arkadaşlar hangi diziye başlasam4
- tonlu diller2
- türkiyeliyim var mı bir sorun3
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez3
- rte'nin yürüme problemi yaşaması3
- sözlüğün canlanması için gerekenler3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- oyum ak partiye3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- sözlükteki derin yapılanma4
- japonya23
- en son aldığınız iltifat14
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- köfteci yusuf2
Konuyu çok iyi anlamak için alman filozof Arthur Schopenhauer'ın aşkın metafiziği adlı kitabını okumak gerekir, aşkı bu zamana kadar en iyi anlatan kitaptır kanımca.
Kitaptan birkaç cümle,
Bütün aşklar,istedikleri kadar uçarı,tensellikten,dünyevilikten uzak ayakları yerden kesik görünsünler,sadece cinsel dürtüde temellenirler.Evet,hatta bu aşıklık hali sadece daha yakından belirlenmiş,daha özelleşmiş,hatta sözcüğün en dar anlamıyla bireysellemiş cinsel dürtüdür.
-insanlığın genç kesiminin enerji ve gücüyle birlikte düşüncelerinin yarısını sürekli olarak meşgul ettiği,ara sıra en büyük kafaları bile meşgul ettiği,en önemli meselelerde belirleyici etki olduğu görülür.
-Aşk için çıkarılan bunca gürültü patırtı niye?Niye bunca itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert?Sonuçta amaç,sadece bir Mecnun'un kendi Leylası'nı bulması değil midir?
-Aşkta bütün meselelerin aksine bireysel iyilik,mutluluk ve acıların değil de insan cinsinin gelecekteki varlığının ve kendine özgü yapısının söz konusudur.
-Her aşık olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesinin amaç olarak edinildiği,söz gelimi karşılıklı sevginin değil de,sahip olmanın,yani fiziksel haz ve zevkin asıl tayin edici yan olmasından bellidir.
-Belli bir çocuğun dünyaya getirilmesi,taraflar bilincinde olmasalar da,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzlardan ulaşılacağı için önemsiz yanıdır.
-iki sevenin birbirine gittikçe artan eğilimleri bile bunların meydana getirebilecekleri ve getirmeyi arzu ettikleri bu yeni bireyin yaşama isteğidir.Hatta daha onların özlem dolu bakışlarının buluşması esnasında bile bu bireyin yeni hayatı uyanır ve ahenkli,bileşimi iyi oluşturulmuş gelecekteki bir birey olarak varlığını duyurur.Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yoluyla bundan böyle sadece bu tek varlık olarak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem sonunda içinde her ikisinin de kalıtımsal özelliklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlıkta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir.
-Bir erkekle bir kız arasındaki karşılıklı,kararlı ve değişmez inatçı isteksizlik,antipati,nefret ve soğukluk;bunların birlikte meydana getirebilecekleri "şey"in arızalı,fizyolojik yapısı kötü organize olmuş,kendi içinde uyumsuz,mutsuz bir varlıktan öte birşey olmayacağının göstergesidir.
-Oluşacak birey,babasından iradeyi ve karakteri,annesinden zekayı;beden yapısını ise bu ikisinden alacaktır.
-Yeni bir bireyin ilk ortaya çıkışı,yani hayatının asıl başlangıç noktası olarak anne-babanın birbirlerini sevmeye başladıkları (birbirlerini gözlerinde büyüttükleri*) anı göz önünde tutmak gerekir.
-iki bireyin çeşitli yönlerden birbirine uygunluğu ne kadar fazlaysa,karşılıklı tutkuları da o kadar büyük olacaktır.
-Birey,öteki bireyde özellikle kendisinde yoksun bulduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak,hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır.
-Kendisine uygun güzellikteki bir kadına baktığında onu kıskıvrak yakalayan o kadınla birleşmeyi en yüce iyiymiş gibi gösteren baş döndürücü bir çekicilik erkeği sarar.Bu da oluşturulacak bireyin istenilen niteliklerde o an,o eşle olabileceği düşüncesinden kaynaklanır.
-Erkekliğin ve dişiliğin sayısız düzlem (derece)leri vardır.Erkeğin erkekliğinin belli bir düzleminin kadın dişiliğinin belli bir düzlemine tekabül etmesi gerekir.Buna göre,en erkeksi adam,en dişi kadını arayacaktır.Bu ikisi arasında bu gerekli tekabüliyetin gerçekleşmiş olduğu,aslında onlarca içgüdüsel yoldan sezilir ve bu içgüdüsel sezgi aşıklığın e n yüksek derecelerinin temelinde yer alır.
-Aşıkların heyecanlarında kusursuzluğu bulmuş olmanın ve üretilecek yeni bireyin kusursuz olacağı,insan türünün kusursuzluğa erişmede yeni bir basamağa erişildiği düşüncesinin sevinci yatmaktadır.
-Uzun boylu,iri yapılı bir adamla kısa boylu,tıknaz bir kadının oğulları eğer kısa boylu ise,oğlan büyüdüğünde eş olarak uzun boylu bir kadını seçecektir.Eğer babası da kısa boylu olsaydı uzun boylu kadına yönelmeye yönelik içgüdüsü bu şekilde olmayabilirdi.
Kitaptan birkaç cümle,
Bütün aşklar,istedikleri kadar uçarı,tensellikten,dünyevilikten uzak ayakları yerden kesik görünsünler,sadece cinsel dürtüde temellenirler.Evet,hatta bu aşıklık hali sadece daha yakından belirlenmiş,daha özelleşmiş,hatta sözcüğün en dar anlamıyla bireysellemiş cinsel dürtüdür.
-insanlığın genç kesiminin enerji ve gücüyle birlikte düşüncelerinin yarısını sürekli olarak meşgul ettiği,ara sıra en büyük kafaları bile meşgul ettiği,en önemli meselelerde belirleyici etki olduğu görülür.
-Aşk için çıkarılan bunca gürültü patırtı niye?Niye bunca itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert?Sonuçta amaç,sadece bir Mecnun'un kendi Leylası'nı bulması değil midir?
-Aşkta bütün meselelerin aksine bireysel iyilik,mutluluk ve acıların değil de insan cinsinin gelecekteki varlığının ve kendine özgü yapısının söz konusudur.
-Her aşık olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesinin amaç olarak edinildiği,söz gelimi karşılıklı sevginin değil de,sahip olmanın,yani fiziksel haz ve zevkin asıl tayin edici yan olmasından bellidir.
-Belli bir çocuğun dünyaya getirilmesi,taraflar bilincinde olmasalar da,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzlardan ulaşılacağı için önemsiz yanıdır.
-iki sevenin birbirine gittikçe artan eğilimleri bile bunların meydana getirebilecekleri ve getirmeyi arzu ettikleri bu yeni bireyin yaşama isteğidir.Hatta daha onların özlem dolu bakışlarının buluşması esnasında bile bu bireyin yeni hayatı uyanır ve ahenkli,bileşimi iyi oluşturulmuş gelecekteki bir birey olarak varlığını duyurur.Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yoluyla bundan böyle sadece bu tek varlık olarak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem sonunda içinde her ikisinin de kalıtımsal özelliklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlıkta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir.
-Bir erkekle bir kız arasındaki karşılıklı,kararlı ve değişmez inatçı isteksizlik,antipati,nefret ve soğukluk;bunların birlikte meydana getirebilecekleri "şey"in arızalı,fizyolojik yapısı kötü organize olmuş,kendi içinde uyumsuz,mutsuz bir varlıktan öte birşey olmayacağının göstergesidir.
-Oluşacak birey,babasından iradeyi ve karakteri,annesinden zekayı;beden yapısını ise bu ikisinden alacaktır.
-Yeni bir bireyin ilk ortaya çıkışı,yani hayatının asıl başlangıç noktası olarak anne-babanın birbirlerini sevmeye başladıkları (birbirlerini gözlerinde büyüttükleri*) anı göz önünde tutmak gerekir.
-iki bireyin çeşitli yönlerden birbirine uygunluğu ne kadar fazlaysa,karşılıklı tutkuları da o kadar büyük olacaktır.
-Birey,öteki bireyde özellikle kendisinde yoksun bulduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak,hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır.
-Kendisine uygun güzellikteki bir kadına baktığında onu kıskıvrak yakalayan o kadınla birleşmeyi en yüce iyiymiş gibi gösteren baş döndürücü bir çekicilik erkeği sarar.Bu da oluşturulacak bireyin istenilen niteliklerde o an,o eşle olabileceği düşüncesinden kaynaklanır.
-Erkekliğin ve dişiliğin sayısız düzlem (derece)leri vardır.Erkeğin erkekliğinin belli bir düzleminin kadın dişiliğinin belli bir düzlemine tekabül etmesi gerekir.Buna göre,en erkeksi adam,en dişi kadını arayacaktır.Bu ikisi arasında bu gerekli tekabüliyetin gerçekleşmiş olduğu,aslında onlarca içgüdüsel yoldan sezilir ve bu içgüdüsel sezgi aşıklığın e n yüksek derecelerinin temelinde yer alır.
-Aşıkların heyecanlarında kusursuzluğu bulmuş olmanın ve üretilecek yeni bireyin kusursuz olacağı,insan türünün kusursuzluğa erişmede yeni bir basamağa erişildiği düşüncesinin sevinci yatmaktadır.
-Uzun boylu,iri yapılı bir adamla kısa boylu,tıknaz bir kadının oğulları eğer kısa boylu ise,oğlan büyüdüğünde eş olarak uzun boylu bir kadını seçecektir.Eğer babası da kısa boylu olsaydı uzun boylu kadına yönelmeye yönelik içgüdüsü bu şekilde olmayabilirdi.
Sadist bir ilişkidir.
kimi sevsem yoktular.
kim sevse yoktum.
kim sevse yoktum.
sanırım sırtımızda taşıdığımız kırbaç, zamanı geldiğinde bizi döven.
ve (bkz: bir kadını mı görmeye gidiyorsun) (#18448082).
ve (bkz: bir kadını mı görmeye gidiyorsun) (#18448082).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar