bugün
- gammazlık5
- dhalsim8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- gocu27
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak3
- yazar kızdırmak4
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- true nickli namussuz yazar15
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- uysaljakoben15
- lionel messi12
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- ona bir şeyler söyle2
- futbol13
- dünya18
- haluk levent vs serdar ortaç7
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- sütlü buz2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- korku evi2
- slavko vincic4
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- aşk hayatı4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- resim hocaları5
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- le cola'nın 67 tl olması5
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- türklerin ileri olduğu konular21
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- sapık7
- kemal kılıçdaroğlu7
- gocu nerede8
- bir kadının en güzel bölgesi13
- şehir kurma oyunları5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- ilk torun olmak2
- marc cucurella5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- allah varsa beni milli yapsın7
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- muşlettin amca bey birader bey3
sanırım sırtımızda taşıdığımız kırbaç, zamanı geldiğinde bizi döven.
ve (bkz: bir kadını mı görmeye gidiyorsun) (#18448082).
ve (bkz: bir kadını mı görmeye gidiyorsun) (#18448082).
kimi sevsem yoktular.
kim sevse yoktum.
kim sevse yoktum.
Sadist bir ilişkidir.
Konuyu çok iyi anlamak için alman filozof Arthur Schopenhauer'ın aşkın metafiziği adlı kitabını okumak gerekir, aşkı bu zamana kadar en iyi anlatan kitaptır kanımca.
Kitaptan birkaç cümle,
Bütün aşklar,istedikleri kadar uçarı,tensellikten,dünyevilikten uzak ayakları yerden kesik görünsünler,sadece cinsel dürtüde temellenirler.Evet,hatta bu aşıklık hali sadece daha yakından belirlenmiş,daha özelleşmiş,hatta sözcüğün en dar anlamıyla bireysellemiş cinsel dürtüdür.
-insanlığın genç kesiminin enerji ve gücüyle birlikte düşüncelerinin yarısını sürekli olarak meşgul ettiği,ara sıra en büyük kafaları bile meşgul ettiği,en önemli meselelerde belirleyici etki olduğu görülür.
-Aşk için çıkarılan bunca gürültü patırtı niye?Niye bunca itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert?Sonuçta amaç,sadece bir Mecnun'un kendi Leylası'nı bulması değil midir?
-Aşkta bütün meselelerin aksine bireysel iyilik,mutluluk ve acıların değil de insan cinsinin gelecekteki varlığının ve kendine özgü yapısının söz konusudur.
-Her aşık olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesinin amaç olarak edinildiği,söz gelimi karşılıklı sevginin değil de,sahip olmanın,yani fiziksel haz ve zevkin asıl tayin edici yan olmasından bellidir.
-Belli bir çocuğun dünyaya getirilmesi,taraflar bilincinde olmasalar da,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzlardan ulaşılacağı için önemsiz yanıdır.
-iki sevenin birbirine gittikçe artan eğilimleri bile bunların meydana getirebilecekleri ve getirmeyi arzu ettikleri bu yeni bireyin yaşama isteğidir.Hatta daha onların özlem dolu bakışlarının buluşması esnasında bile bu bireyin yeni hayatı uyanır ve ahenkli,bileşimi iyi oluşturulmuş gelecekteki bir birey olarak varlığını duyurur.Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yoluyla bundan böyle sadece bu tek varlık olarak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem sonunda içinde her ikisinin de kalıtımsal özelliklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlıkta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir.
-Bir erkekle bir kız arasındaki karşılıklı,kararlı ve değişmez inatçı isteksizlik,antipati,nefret ve soğukluk;bunların birlikte meydana getirebilecekleri "şey"in arızalı,fizyolojik yapısı kötü organize olmuş,kendi içinde uyumsuz,mutsuz bir varlıktan öte birşey olmayacağının göstergesidir.
-Oluşacak birey,babasından iradeyi ve karakteri,annesinden zekayı;beden yapısını ise bu ikisinden alacaktır.
-Yeni bir bireyin ilk ortaya çıkışı,yani hayatının asıl başlangıç noktası olarak anne-babanın birbirlerini sevmeye başladıkları (birbirlerini gözlerinde büyüttükleri*) anı göz önünde tutmak gerekir.
-iki bireyin çeşitli yönlerden birbirine uygunluğu ne kadar fazlaysa,karşılıklı tutkuları da o kadar büyük olacaktır.
-Birey,öteki bireyde özellikle kendisinde yoksun bulduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak,hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır.
-Kendisine uygun güzellikteki bir kadına baktığında onu kıskıvrak yakalayan o kadınla birleşmeyi en yüce iyiymiş gibi gösteren baş döndürücü bir çekicilik erkeği sarar.Bu da oluşturulacak bireyin istenilen niteliklerde o an,o eşle olabileceği düşüncesinden kaynaklanır.
-Erkekliğin ve dişiliğin sayısız düzlem (derece)leri vardır.Erkeğin erkekliğinin belli bir düzleminin kadın dişiliğinin belli bir düzlemine tekabül etmesi gerekir.Buna göre,en erkeksi adam,en dişi kadını arayacaktır.Bu ikisi arasında bu gerekli tekabüliyetin gerçekleşmiş olduğu,aslında onlarca içgüdüsel yoldan sezilir ve bu içgüdüsel sezgi aşıklığın e n yüksek derecelerinin temelinde yer alır.
-Aşıkların heyecanlarında kusursuzluğu bulmuş olmanın ve üretilecek yeni bireyin kusursuz olacağı,insan türünün kusursuzluğa erişmede yeni bir basamağa erişildiği düşüncesinin sevinci yatmaktadır.
-Uzun boylu,iri yapılı bir adamla kısa boylu,tıknaz bir kadının oğulları eğer kısa boylu ise,oğlan büyüdüğünde eş olarak uzun boylu bir kadını seçecektir.Eğer babası da kısa boylu olsaydı uzun boylu kadına yönelmeye yönelik içgüdüsü bu şekilde olmayabilirdi.
Kitaptan birkaç cümle,
Bütün aşklar,istedikleri kadar uçarı,tensellikten,dünyevilikten uzak ayakları yerden kesik görünsünler,sadece cinsel dürtüde temellenirler.Evet,hatta bu aşıklık hali sadece daha yakından belirlenmiş,daha özelleşmiş,hatta sözcüğün en dar anlamıyla bireysellemiş cinsel dürtüdür.
-insanlığın genç kesiminin enerji ve gücüyle birlikte düşüncelerinin yarısını sürekli olarak meşgul ettiği,ara sıra en büyük kafaları bile meşgul ettiği,en önemli meselelerde belirleyici etki olduğu görülür.
-Aşk için çıkarılan bunca gürültü patırtı niye?Niye bunca itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert?Sonuçta amaç,sadece bir Mecnun'un kendi Leylası'nı bulması değil midir?
-Aşkta bütün meselelerin aksine bireysel iyilik,mutluluk ve acıların değil de insan cinsinin gelecekteki varlığının ve kendine özgü yapısının söz konusudur.
-Her aşık olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesinin amaç olarak edinildiği,söz gelimi karşılıklı sevginin değil de,sahip olmanın,yani fiziksel haz ve zevkin asıl tayin edici yan olmasından bellidir.
-Belli bir çocuğun dünyaya getirilmesi,taraflar bilincinde olmasalar da,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzlardan ulaşılacağı için önemsiz yanıdır.
-iki sevenin birbirine gittikçe artan eğilimleri bile bunların meydana getirebilecekleri ve getirmeyi arzu ettikleri bu yeni bireyin yaşama isteğidir.Hatta daha onların özlem dolu bakışlarının buluşması esnasında bile bu bireyin yeni hayatı uyanır ve ahenkli,bileşimi iyi oluşturulmuş gelecekteki bir birey olarak varlığını duyurur.Sevenler gerçek bir birleşme ve kaynaşma yoluyla bundan böyle sadece bu tek varlık olarak yaşamayı sürdürmek için tek bir varlık olmanın özlemini duyarlar ve bu özlem sonunda içinde her ikisinin de kalıtımsal özelliklerinin kaynaştığı ve birleştiği o tek varlıkta yaşama devam etmeleriyle gerçekleşir.
-Bir erkekle bir kız arasındaki karşılıklı,kararlı ve değişmez inatçı isteksizlik,antipati,nefret ve soğukluk;bunların birlikte meydana getirebilecekleri "şey"in arızalı,fizyolojik yapısı kötü organize olmuş,kendi içinde uyumsuz,mutsuz bir varlıktan öte birşey olmayacağının göstergesidir.
-Oluşacak birey,babasından iradeyi ve karakteri,annesinden zekayı;beden yapısını ise bu ikisinden alacaktır.
-Yeni bir bireyin ilk ortaya çıkışı,yani hayatının asıl başlangıç noktası olarak anne-babanın birbirlerini sevmeye başladıkları (birbirlerini gözlerinde büyüttükleri*) anı göz önünde tutmak gerekir.
-iki bireyin çeşitli yönlerden birbirine uygunluğu ne kadar fazlaysa,karşılıklı tutkuları da o kadar büyük olacaktır.
-Birey,öteki bireyde özellikle kendisinde yoksun bulduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak,hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır.
-Kendisine uygun güzellikteki bir kadına baktığında onu kıskıvrak yakalayan o kadınla birleşmeyi en yüce iyiymiş gibi gösteren baş döndürücü bir çekicilik erkeği sarar.Bu da oluşturulacak bireyin istenilen niteliklerde o an,o eşle olabileceği düşüncesinden kaynaklanır.
-Erkekliğin ve dişiliğin sayısız düzlem (derece)leri vardır.Erkeğin erkekliğinin belli bir düzleminin kadın dişiliğinin belli bir düzlemine tekabül etmesi gerekir.Buna göre,en erkeksi adam,en dişi kadını arayacaktır.Bu ikisi arasında bu gerekli tekabüliyetin gerçekleşmiş olduğu,aslında onlarca içgüdüsel yoldan sezilir ve bu içgüdüsel sezgi aşıklığın e n yüksek derecelerinin temelinde yer alır.
-Aşıkların heyecanlarında kusursuzluğu bulmuş olmanın ve üretilecek yeni bireyin kusursuz olacağı,insan türünün kusursuzluğa erişmede yeni bir basamağa erişildiği düşüncesinin sevinci yatmaktadır.
-Uzun boylu,iri yapılı bir adamla kısa boylu,tıknaz bir kadının oğulları eğer kısa boylu ise,oğlan büyüdüğünde eş olarak uzun boylu bir kadını seçecektir.Eğer babası da kısa boylu olsaydı uzun boylu kadına yönelmeye yönelik içgüdüsü bu şekilde olmayabilirdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar