bugün
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah15
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- bir kadından hoşlanmak3
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- apo'nun villası11
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- zalbert ramstein4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- kürdü sevin21
- 195 kaslı pilot14
- uludağ sözlük evreni8
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- melatonin2
- hasan atilla uğur14
- nervio12
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- para yok huzur var11
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun litresi 101 lira35
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- intihar düşüncesi2
- heyt bea gocu mu5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
felsefe asla cevaplanamayan sorulardan ibarettir, din ise asla sorgulanamayan cevaplardan...
(bkz: işte burda sıçtın troll)
felsefenin temeli sorgulamak ve doğrulara ulaşmaya çalışmaktır. düşünmektir aynı zamanda. ve bir çok felsefeci allaha inanır.
yani felsefe dine ulaşmak için bir araçtır kanaatimce.
şöyle düşünelim ve felsefe yapmayı sadece ben felsefeciyim diyen kişilerin değilde herkesin yapabileceği ve aslında bir şeyleri sorguladığımız zaman felsefe yaptığımızı hatırlayalım.
insanlar akıllara takılan soruları hz.muhammede sorarlardı ve cevaplarını alırlardı. fakat o ölünce işler değişti. insanlar akıllarına geleni kime soracağını şaşırmıştı. sonra din alimleri çıktı ortaya ve insanların merak ettiklerini yorumladılar ve onları insanlara anlattılar. bu yorumların doğrultusundada mezhepler ortaya çıktı. yorum farklılıkarının sebebi ise yaşam tarzıydı örneğin şafi mezhebinde bir erkeğin eline bayan eli değdiğinde abdesti bozulurdu çünki şafilerin yaşadığı yerler geniş yerlerdi ve bir kadınla bir erkeğin çarpışması veya birbirlerine değmeleri çok çok düşük bir ihtimaldi. vebir erkek bir kadına değiyorsa bunda bir artniyet arandığından dolayı abdest bozulur denmişti ve doğru olanda buydu. başka bir örnek ise şafilerde insanın bir yeri kanadığında abdest bozulmaz. sebebi ise yine yaşam tarzıdır çünki o zamanlar insanların tarım alanları* uzaktaydı ve her yerde su bulunmuyordu aynı zamanda kurak yerler olduğu için tabi şimdiki gibi çoraplar adidas ayakkabılar olmadığından ayakalarının altı sürekli çatlardı ve kanardı. alimler ise felsefe yaparak kanın abdesti bozmayacağını söylemişlerdir.*
yani felsefe dine ulaşmak ve dini yaşanılabilir bir hale getirmek için bir araçtır.
yani felsefe dine ulaşmak için bir araçtır kanaatimce.
şöyle düşünelim ve felsefe yapmayı sadece ben felsefeciyim diyen kişilerin değilde herkesin yapabileceği ve aslında bir şeyleri sorguladığımız zaman felsefe yaptığımızı hatırlayalım.
insanlar akıllara takılan soruları hz.muhammede sorarlardı ve cevaplarını alırlardı. fakat o ölünce işler değişti. insanlar akıllarına geleni kime soracağını şaşırmıştı. sonra din alimleri çıktı ortaya ve insanların merak ettiklerini yorumladılar ve onları insanlara anlattılar. bu yorumların doğrultusundada mezhepler ortaya çıktı. yorum farklılıkarının sebebi ise yaşam tarzıydı örneğin şafi mezhebinde bir erkeğin eline bayan eli değdiğinde abdesti bozulurdu çünki şafilerin yaşadığı yerler geniş yerlerdi ve bir kadınla bir erkeğin çarpışması veya birbirlerine değmeleri çok çok düşük bir ihtimaldi. vebir erkek bir kadına değiyorsa bunda bir artniyet arandığından dolayı abdest bozulur denmişti ve doğru olanda buydu. başka bir örnek ise şafilerde insanın bir yeri kanadığında abdest bozulmaz. sebebi ise yine yaşam tarzıdır çünki o zamanlar insanların tarım alanları* uzaktaydı ve her yerde su bulunmuyordu aynı zamanda kurak yerler olduğu için tabi şimdiki gibi çoraplar adidas ayakkabılar olmadığından ayakalarının altı sürekli çatlardı ve kanardı. alimler ise felsefe yaparak kanın abdesti bozmayacağını söylemişlerdir.*
yani felsefe dine ulaşmak ve dini yaşanılabilir bir hale getirmek için bir araçtır.
felsefe sorgulamadır din ise dogmatiktir kabul edersen sorgulamaya hakkın yoktur, sorgulamak istersen kabul etmeyeceksin.
felsefe "gerçek" hayatın ta kendisidir, dinse bu hayatı karartan "yalan"dır.
felsefe ve din aynı grupta yer alamaz,bilim din'i nasıl kabul etmiyorsa felsefe'de kabul etmez. yanılmıyorsam mit'lerden bağımsız hale gelmesi descartes zamanında olmuştur.
felsefecinin papaz öldürdüğü görülmüş şey değildir, oysa papaz epey felsefeci öldürmüştür. denis diderot, 1774.
din gibi saçma ve iğrenç bir şeyin felsefe ile karşılaştırılmasıdır.
en büyük fark elbette ki; düşünmedir. felsefede düşünme aktivitesi vardır, dinde yoktur.
en büyük fark elbette ki; düşünmedir. felsefede düşünme aktivitesi vardır, dinde yoktur.
--spoiler--
imam-ı Gazali , felsefecilerle ilgili bu çalışmalarını El Munkızu min ed dalâl kitabında şöyle anlatmaktadır:
işte şimdi filozofların ilimlerinin hikayesini dinle: Onları birkaç sınıf, ilimlerini de birkaç kısım hâlinde gördüm. Onlara, çokluklarına ve eskileri ile yenileri arasında doğruya yakınlık ve uzaklık farkına rağmen, küfür ve ilhâd damgasını vurmak lazımdır. Filozoflar fırkalarının çokluğuna ve çeşitliliğine rağmen, Dehriyyun, Tabiiyyun ve ilahiyyun olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Dehriyyun sınıfı eski filozoflardan bir zümredir. Yaratıcının varlığını inkâr ederler, bunlar zındıktır. Tabiiyyun; bunlar da ahiretin mevcudiyetini kabul etmediler. Cenneti Cehennemi, kıyameti ve hesabı inkâr ettiler. Bunlar da zındıktır. Üçüncü sınıf olan ilahiyyun, daha sonra gelen filozoflardır. Bunlar ilk iki sınıfı red etmişlerse de kendilerini bid’at ve küfürden kurtaramamışlardır." Üçüncü kısımdan olan bu filozoflar, kendilerinden önce gelenlerin yanlışlarını açık seçik göstermek ve bir yaratıcının olduğunu söylemekle beraber Peygamberlere inanmadıkları için küfürde kalmışlardır. Çünkü küfürden kurtulmak için Peygamberlere ve onların bildirdiklerine inanmak da şarttır.
imam-ı Gazali felsefecilerin görüşlerini çürütmek ve itikadlarına, felsefe karıştıran fırkalara cevap vermek için yaptığı bu çalışmasını kendisinin de bir filozof olduğu şeklinde yoruyanlar olmuştur. Buna karşı çıkanlar ise, diğerlerini felsefe ile tefekkür arasındaki mühim farkı bilmemekle suçlamaktadırlar. Gazali'nin şiddetle karşı durduğu muhalif düsturlar, aklı temel almışlardır. Onlara göre, Allah'ın kullarına bahşettiği en büyük nimet akıldır ve bu nimetten yararlanmayan bir kul en büyük günahkardır. Akıl yürütmek faaliyeti ise felsefeyi beraberinde getirir. Mütefekkirler ise aklı kullanmakla beraber, akıldan önce Peygamberleri ve onların bildirdiği imanı almışlardır.
--spoiler--
imam-ı Gazali , felsefecilerle ilgili bu çalışmalarını El Munkızu min ed dalâl kitabında şöyle anlatmaktadır:
işte şimdi filozofların ilimlerinin hikayesini dinle: Onları birkaç sınıf, ilimlerini de birkaç kısım hâlinde gördüm. Onlara, çokluklarına ve eskileri ile yenileri arasında doğruya yakınlık ve uzaklık farkına rağmen, küfür ve ilhâd damgasını vurmak lazımdır. Filozoflar fırkalarının çokluğuna ve çeşitliliğine rağmen, Dehriyyun, Tabiiyyun ve ilahiyyun olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Dehriyyun sınıfı eski filozoflardan bir zümredir. Yaratıcının varlığını inkâr ederler, bunlar zındıktır. Tabiiyyun; bunlar da ahiretin mevcudiyetini kabul etmediler. Cenneti Cehennemi, kıyameti ve hesabı inkâr ettiler. Bunlar da zındıktır. Üçüncü sınıf olan ilahiyyun, daha sonra gelen filozoflardır. Bunlar ilk iki sınıfı red etmişlerse de kendilerini bid’at ve küfürden kurtaramamışlardır." Üçüncü kısımdan olan bu filozoflar, kendilerinden önce gelenlerin yanlışlarını açık seçik göstermek ve bir yaratıcının olduğunu söylemekle beraber Peygamberlere inanmadıkları için küfürde kalmışlardır. Çünkü küfürden kurtulmak için Peygamberlere ve onların bildirdiklerine inanmak da şarttır.
imam-ı Gazali felsefecilerin görüşlerini çürütmek ve itikadlarına, felsefe karıştıran fırkalara cevap vermek için yaptığı bu çalışmasını kendisinin de bir filozof olduğu şeklinde yoruyanlar olmuştur. Buna karşı çıkanlar ise, diğerlerini felsefe ile tefekkür arasındaki mühim farkı bilmemekle suçlamaktadırlar. Gazali'nin şiddetle karşı durduğu muhalif düsturlar, aklı temel almışlardır. Onlara göre, Allah'ın kullarına bahşettiği en büyük nimet akıldır ve bu nimetten yararlanmayan bir kul en büyük günahkardır. Akıl yürütmek faaliyeti ise felsefeyi beraberinde getirir. Mütefekkirler ise aklı kullanmakla beraber, akıldan önce Peygamberleri ve onların bildirdiği imanı almışlardır.
--spoiler--
felsefe ve din çook uzun yıllardır içiçe olan zaman zaman birbiriyle karıştırıldığına inandığım iki etkinlik.din felsefesi yapılabilir kanımca ama bunu ucunu kaçırmamak ikisinin çok ayrı şeyler olduğunu bilmek gerekir.din biter bi yerde..felsefe ise hep yoldadır..
felsefe insanı insan yapan en temel kavramdır.
insan felsefe yapmaya hayatı sorgulamaya yani düşünmeye başladığı ilk anda başlamıştır.
din de insanın felsefe yapması ve yaptığı felsefeyi bir sisteme oturtması ile teşkilatlanmış bir yapının adı oluyor.
din dediğimizde iki farklı kavramı birbirine karıştırmamamız gerekir.
din felesefesi kesinlikle bir dinin kendisi değildir.
dinin nasıl meydana geldiğini mantık çerçevesinde yukarıda açıkladık.
din, insanın felsefe yapmasının bir ürünüdür.
bu konunun inançlarla bağımsız tutulması gerekir.
din, felsefeden önce vardı diyenler, tanrıyı düşündükleri, ölüm sonrasını kavramaya çalıştıkları her an, aslında felsefe yaptıklarını unutmasınlar lütfen.
ilahi bir vahiy sonucu vücut bulmuş kutsal kitaplar ve bu kitapları tebliğle görevli peygamberler, eğer objektif bir şekilde analiz edilirse, zamanla yapılanan dinler boyutunda inançlarını sistemleştirmedikleri, onları klavuz edinen, tanıyam bireyler tarafından din felsefesi yapılarak dinlerin sistemleştirildiği görülecektir.
sonuç olarak felsefe ve din ayrılmaz kavramlardır ve kaynakları aynıdır.
aynı kaynaktan beslenen ve birbirini besleyen kavramlardan söz ettiğimizi iyi anlamamız gerekir.
insan felsefe yapmaya hayatı sorgulamaya yani düşünmeye başladığı ilk anda başlamıştır.
din de insanın felsefe yapması ve yaptığı felsefeyi bir sisteme oturtması ile teşkilatlanmış bir yapının adı oluyor.
din dediğimizde iki farklı kavramı birbirine karıştırmamamız gerekir.
din felesefesi kesinlikle bir dinin kendisi değildir.
dinin nasıl meydana geldiğini mantık çerçevesinde yukarıda açıkladık.
din, insanın felsefe yapmasının bir ürünüdür.
bu konunun inançlarla bağımsız tutulması gerekir.
din, felsefeden önce vardı diyenler, tanrıyı düşündükleri, ölüm sonrasını kavramaya çalıştıkları her an, aslında felsefe yaptıklarını unutmasınlar lütfen.
ilahi bir vahiy sonucu vücut bulmuş kutsal kitaplar ve bu kitapları tebliğle görevli peygamberler, eğer objektif bir şekilde analiz edilirse, zamanla yapılanan dinler boyutunda inançlarını sistemleştirmedikleri, onları klavuz edinen, tanıyam bireyler tarafından din felsefesi yapılarak dinlerin sistemleştirildiği görülecektir.
sonuç olarak felsefe ve din ayrılmaz kavramlardır ve kaynakları aynıdır.
aynı kaynaktan beslenen ve birbirini besleyen kavramlardan söz ettiğimizi iyi anlamamız gerekir.
avrupalılar bu ikisini bağdaştırmayı başardıkları halde, bizim medeniyetimiz bu konuda epey güdüktür.
felsefe refleksiftir dusunce uzerine dusunme vardir herkes kendi gorusunu belirtebilir fakat din dogmatif oldugu icin kurallar bellidir degismez ve belirli kurallar disinda kural ve gorus kabul edilemez.
öncelikle felsefe nedir, sonrasında ise din nedir, diye kavramlarını açıklamakla konuşmaya başlanılması gereken başlıktır.
kavramları açıklamadan bu konuyu konuşmak, gerçeği aramak değil, entelektüel bir sohbet olur.
kavramları açıklamadan bu konuyu konuşmak, gerçeği aramak değil, entelektüel bir sohbet olur.
felsefe içerisinde dini barındırır. (bkz: din felsefesi)
ama din kendinden başka hiçbir ilkeyi kabul etmez ve bünyesinde yer vermez.
ama din kendinden başka hiçbir ilkeyi kabul etmez ve bünyesinde yer vermez.
Dinin, diğer dinleri ve görüşleri çürütmesi, onlara galip gelmesi için olmazsa olmazdır felsefe.
" biz hakkı batılın üzerine öyle fırlatırız ki onu paramparça ettiğini görürsün "
Bu da felsefe ve mantıkla olur.
" biz hakkı batılın üzerine öyle fırlatırız ki onu paramparça ettiğini görürsün "
Bu da felsefe ve mantıkla olur.
din belli bir şey değildir. aynı şekilde dinlerin tanrıları da farklıdır.
Einstein bir habercinin tanrıya inanıyor musunuz sorusu üzerine tanrıyı nasıl tanımladığınıza göre değişir cevabını vermiş.
yani herkese göre farklı bir tanrı farklı bir din var.
ve hepsinin kaynağı yine kendi tanrıları ve kendi dinleri. sorunlu kısım burası.
felsefe de evrensel yargılara ulaşmaz ama sabit değildir düşünce barındırır.
Einstein bir habercinin tanrıya inanıyor musunuz sorusu üzerine tanrıyı nasıl tanımladığınıza göre değişir cevabını vermiş.
yani herkese göre farklı bir tanrı farklı bir din var.
ve hepsinin kaynağı yine kendi tanrıları ve kendi dinleri. sorunlu kısım burası.
felsefe de evrensel yargılara ulaşmaz ama sabit değildir düşünce barındırır.
biri sorgulamak üzerinedir öbürü sorgulanmaz.
bertrand russell şöyle demiş*: " felsefe benim sözcükten anladığım şekiyle, teoloji ile bilim arasında bir şeydir. Teoloji, gibi hangi kesin bilginin şimdiye kadar aslı öğrenilemez olduğuna ilişkin konularda spekülasyonlardan oluşur; ama bilim gibi, geleneğin ya da vahyin otoritesine değil, daha çok insan aklına başvurur..."
*Devamı ve kaynak için bkz: batı felsefesi tarihi, cilt 1 sayfa 10. Alfa/felsefe.
*Devamı ve kaynak için bkz: batı felsefesi tarihi, cilt 1 sayfa 10. Alfa/felsefe.
Din felsefenin gölgesinde kalır.
Biri "neden?" sorusuna, diğeri "niçin?" sorusunu cevaplar. Ve mis gibi birer tartışma konularıdır. Tabi medenice tartışmasını ve doğru düzgün argümanlar koymasını bilenler için.
Felsefe sonsuz fezada bir iğne arar gibi hakikati arama cehdidir. Bu sebeple felsefe mektepleri hakikatı tam manasıyla bulamazlar bulduklarını sandıkları şey hakikatin kırıntılardır. Tüm felsefe mektepleri birbirlerinin yanlışlarını ortaya çıkarırken birbirlerini çürütürken haklıdır ancak mücerret hakikati kuşatamazlar.
Dinler ise mutlak hakikati bünyesinde barındırdığı iddiasındadır ve başıboş arama cehdi olan felsefeye özünde karşıdır. Bu manada hak din olan islam tüm kainatı kuşatıcı mutlak hakikatin yegane sahibidir ve müslümanlar, felsefe uçurumunda gezinmek yerine islam hikmetlerini teşhis etme gayreti içerisinde olmalıdır.
Ceketlerimizin astarında kaybettiğimiz güneşi bulmamız dileğiyle..
Dinler ise mutlak hakikati bünyesinde barındırdığı iddiasındadır ve başıboş arama cehdi olan felsefeye özünde karşıdır. Bu manada hak din olan islam tüm kainatı kuşatıcı mutlak hakikatin yegane sahibidir ve müslümanlar, felsefe uçurumunda gezinmek yerine islam hikmetlerini teşhis etme gayreti içerisinde olmalıdır.
Ceketlerimizin astarında kaybettiğimiz güneşi bulmamız dileğiyle..
Gazali, farabi, biruni, ibn rüşd, harezmi diye gider islam felsefesini anlatır bu büyük isimler din ile felsefenin düşman gösterilmesini önlemiş olurlar. Mesele felsefenin bir din gibi gösterilmesi burdaki çizgiyi bozmadıktan sonra aklına gelen bütün sorgulamaları, kendince tezatlıkların hepsini rahatlıkla sorabilirsin islamın felsefesine.
Ilgili kitaplari okurken beyniniz yanabilir. Sıkılabilirsiniz. Yinede incelemesi guzel iki seydir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar