bugün
- saraca finch house2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması13
- evliliğin anlamı4
- fenerbahçe9
- günaydın4
- ağlayarak 31 çekmek2
- gençlerbirliği6
- kadın olmanın avantajları16
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- g i l d e d l i l y18
- uludağ sözlük evreni10
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- hayatın kuralları9
- yaşamak istenilen şeyler10
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- asimilasyon harika bir şey2
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- türkiye'ye geldim11
- geceye bir şarkı bırak10
- kurtar bizi müsavat16
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- penisi seks objesi olarak görmek7
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- okan buruk10
- yazarların sevmediği insan türleri2
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- anın görüntüsü30
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- iremga31
- ismail kartal4
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- devran dönecek8
- erkeğe ihtiyacım yok diyen kadın2
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- trans kadın çekiciliği5
meftaların arkasından okunan mübarek sure
mealini de yazalım tam olsun:
rahmân (ve) rahîm (olan) allah'ın adıyla
hamd (övme ve övülme), âlemlerin rabbi allah'a mahsustur.
o, rahmândır ve rahîmdir.
ceza gününün mâlikidir.
(rabbimiz!) ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
bize doğru yolu göster.
kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu
değil!
rahmân (ve) rahîm (olan) allah'ın adıyla
hamd (övme ve övülme), âlemlerin rabbi allah'a mahsustur.
o, rahmândır ve rahîmdir.
ceza gününün mâlikidir.
(rabbimiz!) ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
bize doğru yolu göster.
kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu
değil!
hacminin 100 kati kadar tefsiri olan Kuran-i Kerimin ilk suresi..
Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur'an-ı Kerim'in ilk sûresi olduğu için "başlangıç" anlamına "Fâtiha" adını almıştır. Sûrenin ayrıca, "Ümmü'l-Kitab" (Kitab'ın özü) "es-Seb'ul-Mesânî" (Tekrarlanan yedi âyet)1, "el-Esâs", "el-Vâfiye", "el-Kâfiye", "el-Kenz", "eş-Şifâ", "eş-Şükr" ve "es-Salât"2 gibi başka adları da vardır. Kuran'ın içerdiği esaslar öz olarak Fâtiha'da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye layık bir tek Allah'ın varlığı, onun hakimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak ona yapılıp ondan yardım isteneceği, bu sûrede özlü bir şekilde ifade edilir. Fâtiha sûresi aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır.
1. Bismillahirrahmânirrahîm
2, 3, 4. Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
5. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6, 7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
2, 3, 4. Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
5. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6, 7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
"ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız" kısmının veya tamamının yurt genelindeki bütün türbeler , dilek ağacları vesayirelere tabela olarak asılmasını istediğim sure. Allah haric her bi seye dua eden necif milletimiz belki okurda bu yanlışından döner diye...
halil inalcık hocamın bana belkide öğrettiği en güzel şeydir fatiha suresinin anlamı. ''Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.'' hala kulaklarımda çınlayan güzel ayettir. *
belki en önemli suredir fakat ilk sure değildir.
süre veya dua olduğu tartışılır. türkçesini okusanız anlarsınız.
genellikle ölülerin ardından okunan sure. ve hastalar için okunabilir. normal şartlarda kendiniz içinde okuyabilirsiniz.
Mekke döneminde nâzil olmuştur. Yedi âyettir. Kur'ân-ı Kerîm'in başlangıç sûresi olduğu için "açan" anlamında Fâtiha şeklinde anılmıştır. Aynı zamanda "Ümmü'l-Kitâb" (Kitab'ın anası/özü), "el-Esâs" gibi adları da vardır.
1. Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla.
2. Hamd(in övme ve övülmenin her türlüsü), âlemlerin (tek) Rabbi(1) olan Allah'adır.
3. (O) Rahmân'dır (dünyada bütün yaratıklara bol merhamet edendir), Rahîm'dir (âhirette yalnız mü'minlere acıyıp, mağfiret edecek olandır).
4. Din gününün (yani hesap gününün) mâliki/hükümrânıdır.
5. (Ey Rabbimiz!) Yalnız sana (ibâdet ve itaatle) kulluk eder ve (her hal ve ihtiyacımızda) ancak senden medet umar/yardım dileriz.(2)
6. Bizi doğru yola (islâm'a) ilet (islâm ile yaşat).
7. Kendilerine (lütfundan) nimet verdiğin (iyi) kimselerin yoluna (ilet); [4/69] (emirlerine âsi olmuş ve) gazaba uğramışların ve sapıtanların değil (Yâ Rabbi).(3) (Âmin...)(4)
Dipnotlar:
1-Rab; bir insan, bir toplum, veya birşey üzerinde otorite iddiasında bulunmadır. Rab aynı zamanda besleyen, büyüten ve varlığı devam ettirme gücüne sahip olandır. Kurumsal olarak kâinatta her türlü otoritenin asıl kaynağı, sahibi ve hayata hükmü geçerli olandır ki, O da ancak Allah'tır. O'nun emrini beğenmemek ve dışlamak Allah'ı Rab olarak tanımamaktır. [bkz. 6/102; 33/36; 41/30; 46/13]
2-Bu âyet inananların Allah'a verdiği bir taahhüttür. Bilmemiz gerekir ki, Allah'a kulluk, yalnız O'na ibadet etmekle değil, hem ibadet hem de emir ve yasaklarına itaatle gerçekleşir. Çünkü Allah, yalnız ibadet ilâhı değildir. Bunun içindir ki islâm "lâ ilâhe illallâh" ile başlar, "iyyâke na'büdü" ile yürürlüğe girer. Kur'an'da birçok yerde Allah'a kulluk emredilir. Çünkü insanları, bütün emirlerine itaatte kul etme hakkı ancak O'nundur. Zaten Allah da insanları bunun için yaratmıştır (51/56). Çünkü Bir'e kul olmayan bine kul olur; Allah'a kullukta yücelik ve hürlük, kula kullukta ise, esaret ve küçülme vardır. Seyyid Kutub, tefsirinde: "Öyle bir zaman gelir ki insanlar, Allah'ı sözde inkâr etmeyebilir, O'na ibadeti de terketmezler, ama, o ibadeti ya birine gösteriş olarak yaparlar, ya helal ve haramı (serbestlik ve yasakları) tayin ve ilanda, başkalarının islâm'a aykırı emirlerine istekle itaat ederler, ya da islâm'a aykırı olarak bir kimseye sığınmak ve ondan bir pâye elde etmek isterler ki (4/139; 35/10), bu durumda onları rab kabul etmiş, onlara tapmış ve kulluk etmiş olurlar (9/31). Böylece 'müslümanım' dedikleri halde -Allah korusun- şirke düşerler" der. islâm öncesi Arap müşrikleri de ideolojileri yönünden Allah'ı inkâr etmiyorlar, fakat O'nun, hayatlarında hükümleri geçerli olan Rab olmasını kabul etmiyorlardı. işte Allah'a Rab, Mâlik (Hükümran) ve tek ilâh olarak (112/1-4) inanmamak şirk olur." (Seyyid Kutub, VIII, 284). [bkz. 2/107, 138; 5/52; 6/102; 12/40, 106; 16/49, 52; 29/25; 39/64, 65; 40/60; 41/30; 43/84; 46/13]
3-Yahudiler, hıristiyanlar ve diğerleri gibi. [bkz. 2/90; 5/77; 58/14] Yahudiler dinlerini merasimleştirdiler, peygamberlerini küçük düşürdüler, devre dışı bıraktılar, hakaret ettiler, hatta bazısını öldürdüler. Hıristiyanlar ise peygamberlerini ilâhlaştırdılar. "Din vicdan işidir" diye onu vicdanlara hapsettiler ve dini dünyevîleştirdiler. Halbuki inancın/dinin, kişinin iç dünyasına ait birşey olduğunu söyleyip, onu vicdanla sınırlı bir alan içine hapsetmek ve kişiyi, dînî yaşamından engellemek yanlış ve geçersizdir. Çünkü vicdanda olan herşey her yerde var demektir. Bu yönden bunu hegemonik/baskıcı usul ve üslupla bastırmak, insan onurunu zedeleyen bir tavır olmuştur.
4-Âmin: "Öyle olsun, kabul eyle" anlamındadır ve âmin demek sünnettir. Sesli namazlarda Hanefîleride imam ve cemaat sessiz, Mâlikîleride yalnız cemaat sesli; Şâfiî ve Hanbelîleride imam ve cemaatin sesli okumaları menduptur. Besmeleler, imam Şâfiî'ye göre, sûreye dahil sayıldığından sesli namazlarda açıktan okunur. imâm-ı Âzam ve Mâlik'e göre yedinci âyet 'gayri'l magdûbi ...' dir.
kaynak : feyz'ül furkan kur'an-ı kerim ve açıklamalı meali, hasan tahsin feyizli, server iletişim.
1. Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla.
2. Hamd(in övme ve övülmenin her türlüsü), âlemlerin (tek) Rabbi(1) olan Allah'adır.
3. (O) Rahmân'dır (dünyada bütün yaratıklara bol merhamet edendir), Rahîm'dir (âhirette yalnız mü'minlere acıyıp, mağfiret edecek olandır).
4. Din gününün (yani hesap gününün) mâliki/hükümrânıdır.
5. (Ey Rabbimiz!) Yalnız sana (ibâdet ve itaatle) kulluk eder ve (her hal ve ihtiyacımızda) ancak senden medet umar/yardım dileriz.(2)
6. Bizi doğru yola (islâm'a) ilet (islâm ile yaşat).
7. Kendilerine (lütfundan) nimet verdiğin (iyi) kimselerin yoluna (ilet); [4/69] (emirlerine âsi olmuş ve) gazaba uğramışların ve sapıtanların değil (Yâ Rabbi).(3) (Âmin...)(4)
Dipnotlar:
1-Rab; bir insan, bir toplum, veya birşey üzerinde otorite iddiasında bulunmadır. Rab aynı zamanda besleyen, büyüten ve varlığı devam ettirme gücüne sahip olandır. Kurumsal olarak kâinatta her türlü otoritenin asıl kaynağı, sahibi ve hayata hükmü geçerli olandır ki, O da ancak Allah'tır. O'nun emrini beğenmemek ve dışlamak Allah'ı Rab olarak tanımamaktır. [bkz. 6/102; 33/36; 41/30; 46/13]
2-Bu âyet inananların Allah'a verdiği bir taahhüttür. Bilmemiz gerekir ki, Allah'a kulluk, yalnız O'na ibadet etmekle değil, hem ibadet hem de emir ve yasaklarına itaatle gerçekleşir. Çünkü Allah, yalnız ibadet ilâhı değildir. Bunun içindir ki islâm "lâ ilâhe illallâh" ile başlar, "iyyâke na'büdü" ile yürürlüğe girer. Kur'an'da birçok yerde Allah'a kulluk emredilir. Çünkü insanları, bütün emirlerine itaatte kul etme hakkı ancak O'nundur. Zaten Allah da insanları bunun için yaratmıştır (51/56). Çünkü Bir'e kul olmayan bine kul olur; Allah'a kullukta yücelik ve hürlük, kula kullukta ise, esaret ve küçülme vardır. Seyyid Kutub, tefsirinde: "Öyle bir zaman gelir ki insanlar, Allah'ı sözde inkâr etmeyebilir, O'na ibadeti de terketmezler, ama, o ibadeti ya birine gösteriş olarak yaparlar, ya helal ve haramı (serbestlik ve yasakları) tayin ve ilanda, başkalarının islâm'a aykırı emirlerine istekle itaat ederler, ya da islâm'a aykırı olarak bir kimseye sığınmak ve ondan bir pâye elde etmek isterler ki (4/139; 35/10), bu durumda onları rab kabul etmiş, onlara tapmış ve kulluk etmiş olurlar (9/31). Böylece 'müslümanım' dedikleri halde -Allah korusun- şirke düşerler" der. islâm öncesi Arap müşrikleri de ideolojileri yönünden Allah'ı inkâr etmiyorlar, fakat O'nun, hayatlarında hükümleri geçerli olan Rab olmasını kabul etmiyorlardı. işte Allah'a Rab, Mâlik (Hükümran) ve tek ilâh olarak (112/1-4) inanmamak şirk olur." (Seyyid Kutub, VIII, 284). [bkz. 2/107, 138; 5/52; 6/102; 12/40, 106; 16/49, 52; 29/25; 39/64, 65; 40/60; 41/30; 43/84; 46/13]
3-Yahudiler, hıristiyanlar ve diğerleri gibi. [bkz. 2/90; 5/77; 58/14] Yahudiler dinlerini merasimleştirdiler, peygamberlerini küçük düşürdüler, devre dışı bıraktılar, hakaret ettiler, hatta bazısını öldürdüler. Hıristiyanlar ise peygamberlerini ilâhlaştırdılar. "Din vicdan işidir" diye onu vicdanlara hapsettiler ve dini dünyevîleştirdiler. Halbuki inancın/dinin, kişinin iç dünyasına ait birşey olduğunu söyleyip, onu vicdanla sınırlı bir alan içine hapsetmek ve kişiyi, dînî yaşamından engellemek yanlış ve geçersizdir. Çünkü vicdanda olan herşey her yerde var demektir. Bu yönden bunu hegemonik/baskıcı usul ve üslupla bastırmak, insan onurunu zedeleyen bir tavır olmuştur.
4-Âmin: "Öyle olsun, kabul eyle" anlamındadır ve âmin demek sünnettir. Sesli namazlarda Hanefîleride imam ve cemaat sessiz, Mâlikîleride yalnız cemaat sesli; Şâfiî ve Hanbelîleride imam ve cemaatin sesli okumaları menduptur. Besmeleler, imam Şâfiî'ye göre, sûreye dahil sayıldığından sesli namazlarda açıktan okunur. imâm-ı Âzam ve Mâlik'e göre yedinci âyet 'gayri'l magdûbi ...' dir.
kaynak : feyz'ül furkan kur'an-ı kerim ve açıklamalı meali, hasan tahsin feyizli, server iletişim.
Kurân-ı Kerimin ilk suresidir.7 ayettir.Mekkede nâzil olmuştur.Kurân-ı Kerimin ilk suresi olduğu için 'başlangıç' anlamında Fâtiha adını almıştır.
inen ilk sure değildir ama kuran-ı kerim de ki ilk suredir.
her öğrenciye ilkokul veya orta okulda beyne kazıma yöntemiyle ezberletilmeye çalışılan suredir. kurtulanlar da vardır bu uygulamadan tabii.
(bkz: ben oluyorum o)
(bkz: ben oluyorum o)
* bismil -lâ-hir- rahmân-ir'rahıym
* el-hamdü lillahi rabbil-âlemiyn. * er'rahmânir-rahiym. * mâliki yevmiddiyn * ıyyâake-nâbüdü ve iyyâakenesteiyn
* ihdinassırâtal-müstekıym * sıraatalleziyne-en'amte aleyhim * gayril mağdubi aleyhim veleddâlliyn * amin.
* el-hamdü lillahi rabbil-âlemiyn. * er'rahmânir-rahiym. * mâliki yevmiddiyn * ıyyâake-nâbüdü ve iyyâakenesteiyn
* ihdinassırâtal-müstekıym * sıraatalleziyne-en'amte aleyhim * gayril mağdubi aleyhim veleddâlliyn * amin.
kuran-ı kerim'in iniş sırasına göre beşinci suresidir. bugün fatihayı her kıldığı namazda okuyan insan, ebediyete gönderdiği her yakınının arkasından fatihayla dua eden insan, maalesef ve maalesef ki tam anlamıyla surenin derin ve coşkun anlamına vakıf değildir.
vakıf olsa idi kula kulluk etmezdi. vakıf olsa idi metayı tanrı edinmezdi.
maun suresinde yaratıcı şöyle buyurur ;
"Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla"
"Gördün mü o, dini yalan sayanı?
işte odur yetimi itip kakan;
Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
Vay haline o namaz kılanların/dua edenlerin ki,
Namazlarından/dualarından gaflet içindedir onlar!
Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.
Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar."
vakıf olsa idi kula kulluk etmezdi. vakıf olsa idi metayı tanrı edinmezdi.
maun suresinde yaratıcı şöyle buyurur ;
"Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla"
"Gördün mü o, dini yalan sayanı?
işte odur yetimi itip kakan;
Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
Vay haline o namaz kılanların/dua edenlerin ki,
Namazlarından/dualarından gaflet içindedir onlar!
Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.
Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar."
tüm müslümanların ezbere bildiğini düşündüğüm sure.
elhamdülillahi rabbil alemin (alemlerin rabbi olan Allaha hamd olsun) ayetiyle ırk ayrımının olmadığını gösteren sure.
(bkz: seb al mesani)
iyyake na budu ve iyyake nestain...
(Allah'ım yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardim dileriz...)
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım paraya kul olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım insanlara kul olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım sefil arzulara kul olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım verdiğin nimetlere şükürsüz olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Alemlerin Rabbi olan Allah'ım yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. sevdiklerimizi koru. sen dilemedikçe biz dileyemeyiz...
(Allah'ım yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardim dileriz...)
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım paraya kul olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım insanlara kul olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım sefil arzulara kul olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Allah'ım verdiğin nimetlere şükürsüz olmadık.
iyyake na budu ve iyyake nestain...
Alemlerin Rabbi olan Allah'ım yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. sevdiklerimizi koru. sen dilemedikçe biz dileyemeyiz...
her namazda okunması farz suredir. inşallah sıratul müstakimdeyizdir.
(okynz:3 kulfu 1 elham)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar