bugün
- nev4
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması14
- 2006'nın 20 sene önce olması3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat40
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı8
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler8
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız10
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- futbol18
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- sürpriz yumurta2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı19
- adana da borçlu oğullarını bagaja koyma olayı2
- beşiktaş14
- crystal palace9
- şu an ne isterdin14
- cadılar bayramında cadı kesmek4
- uefa avrupa ligi2
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı3
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- avrupa11
- çocukluk arkadaşlığı7
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela2
- yılmaz erdoğan6
- dünya4
- türk erkekleri2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- fransa13
- sabah programları3
- azrail'in görüldüğü an4
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- soner sarıkabadayı3
- engin altan düzyatan3
- cep telefonu26
- açım aç9
- tuvalet kağıdını ters takanlar ruh hastası mı2
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- yulaf lapası vs tost11
- istanbul7
- nokia22
- ekonomi6
- süper lig6
- fon vurgunu54
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- kasımpaşa2
- en güzel öpüşme sahnesi2
- herkes nerde4
herşeyi bir kenara atacak olursak, kenan birkan'ın düzenlediği partinin formati süperdi. acaba sözlük aleminde böyle bir parti düzenlesem nasıl olur diye düşünmekteyim.
cansu dere faktörünün olumsuz etkilediği dizi. hatta dizi icabı bile olsa emre'min o kadına kur yaptığını görmek hepten sinir bozucuydu. üstelik laf bile yedi. olmadı be emre.
2 bölümde ömer'i hapse girdiren ve daha sonra çıkartıp ameliyat ettiren dizi gitmiş yerine 3 bölümdür dayının ezel'e küs olduğu dizi gelmiştir.
eskiden daha hızlı ilerlerdi dizi, kafamızı o kadar farklı noktalara yorardık ki bunları tekrar tekrar düşünmesi zaten cezbetmişti izleyiciyi. ama şimdi herkes siktiri boktan eyşan ve kenan'ın gözümüzde efsaneleştirdiğimiz dayıya yaptıklarını izlemekten bıktı.
türk insanı ezilmişin yanındadır her zaman. dizi de bile. sen kenan'ın neden böyle işe girdiğini, ezilen taraf olup olmadığını biran evvel açıklamazsan çok seyirci kaybedersin. ve hala tam anlamıyla ezel'in neden eski düşmanlarını affettiği açıklanamıyor, boktan boktan sebepler var ama o kadar basit değil. biz 1 sezon boyunca sik ali'yi, sik cengiz'i diye inledik, şimdi bir bok olmamış gibi enseye şaplak göte parmak oldunuz.
keskin u dönüşleri lazım dizide. biraz hızlanmalı, karakterler oturtulmalı. yoksa neyleyim ben eyşan'ın şaşkoloz bakışlarını?
eskiden daha hızlı ilerlerdi dizi, kafamızı o kadar farklı noktalara yorardık ki bunları tekrar tekrar düşünmesi zaten cezbetmişti izleyiciyi. ama şimdi herkes siktiri boktan eyşan ve kenan'ın gözümüzde efsaneleştirdiğimiz dayıya yaptıklarını izlemekten bıktı.
türk insanı ezilmişin yanındadır her zaman. dizi de bile. sen kenan'ın neden böyle işe girdiğini, ezilen taraf olup olmadığını biran evvel açıklamazsan çok seyirci kaybedersin. ve hala tam anlamıyla ezel'in neden eski düşmanlarını affettiği açıklanamıyor, boktan boktan sebepler var ama o kadar basit değil. biz 1 sezon boyunca sik ali'yi, sik cengiz'i diye inledik, şimdi bir bok olmamış gibi enseye şaplak göte parmak oldunuz.
keskin u dönüşleri lazım dizide. biraz hızlanmalı, karakterler oturtulmalı. yoksa neyleyim ben eyşan'ın şaşkoloz bakışlarını?
artık iyice "ossuruktan teyyare selam söyle o yare" formatına dönen atv dizisi.
1.sezondaki olaganüstü ezel gitti, neidüğü belirsiz deliyürek - acı hayat karışımı ezel geldi...
ego tatmin edilenuyduruk diyaloglar filan geçti oglum lan modası artık onların
"...çünkü inanırım..."da bitti o olay .zaten söylese ne yazar herkes lafı söylüyor gerisi yok anasını satim...
ayrıca ezel efendi sana söylüyorum lan son sahnede kenan birkan'a kafa tutarken yanındakilere bakıyorum biri cengiz hani çok sevdiğin eyşan'ı ortaklaşa kulladığın adam diğeri seni paraya satan ali abin.kim için savaşıyorsun şırfıntıların allah'ı eyşan için....
bu nasıl döngüdür arkadaş madem böyleydi bir sezon ne diye intikam diye götünü yırttın...
sizin saçma olaylarınız yüzünden tefoyu göremez olduk lanmidesiz herifler...
ha bir de dayı-sekiz olayı var...sekiz kim dayının yıllardır üzerine titrediği uzaktan baktığı hiçbir zaman ezel kadar sevgi gösteremediği kanı-canı torunu, görünüşte ezel öldürmedi mi lan bu herifi insan hiçbirşey yapmasa bilmese de iki tokat çarpar nazlı ihtiyarlar gibi alttan alttan yardım etmez edecekse de sekiz ile dayı arasındaki ilişki öyle anlatılmaz o zaman.insan hapiste tanışıp eğittiği adamla torununun arasındaki farkı bilir...
kısaca berbatsınız lan hepiniz neyse ki artık öyle bir geçer zaman ki başladı...
1.sezondaki olaganüstü ezel gitti, neidüğü belirsiz deliyürek - acı hayat karışımı ezel geldi...
ego tatmin edilenuyduruk diyaloglar filan geçti oglum lan modası artık onların
"...çünkü inanırım..."da bitti o olay .zaten söylese ne yazar herkes lafı söylüyor gerisi yok anasını satim...
ayrıca ezel efendi sana söylüyorum lan son sahnede kenan birkan'a kafa tutarken yanındakilere bakıyorum biri cengiz hani çok sevdiğin eyşan'ı ortaklaşa kulladığın adam diğeri seni paraya satan ali abin.kim için savaşıyorsun şırfıntıların allah'ı eyşan için....
bu nasıl döngüdür arkadaş madem böyleydi bir sezon ne diye intikam diye götünü yırttın...
sizin saçma olaylarınız yüzünden tefoyu göremez olduk lanmidesiz herifler...
ha bir de dayı-sekiz olayı var...sekiz kim dayının yıllardır üzerine titrediği uzaktan baktığı hiçbir zaman ezel kadar sevgi gösteremediği kanı-canı torunu, görünüşte ezel öldürmedi mi lan bu herifi insan hiçbirşey yapmasa bilmese de iki tokat çarpar nazlı ihtiyarlar gibi alttan alttan yardım etmez edecekse de sekiz ile dayı arasındaki ilişki öyle anlatılmaz o zaman.insan hapiste tanışıp eğittiği adamla torununun arasındaki farkı bilir...
kısaca berbatsınız lan hepiniz neyse ki artık öyle bir geçer zaman ki başladı...
selma'nın kenan birkan'a değil de dayı'ya çok daha içten teşekkür etmesi pek inandırıcı olmamış gibi geldi, sahneye çıkacağı ilk gece için kenan birkan çok uğraştı, didindi, dayı ise sadece lo lo lo diyen ibne müşteriye kafa attı, ortamdan uzaklaştırdı, hepsi bu.
40. bölüm;
yiğit özşener'in oyunculuğuyla dizi kadrosundaki herkesi ezdiği,
temmuz karakterinin koskoca kenan birkan varken, eyşan denilen kevaşeden emir aldığı,
eyşan salağının ise kardeşinin katilinin elini sıktığı, *
kenan birkan'ın, eyşan'da fazlasıyla selma hünel'i bulduğu,
ali'nin anladın mı yeğen diyerek beni güldürdüğü, *
cansu dere'ye ciddi anlamda tahammül edemediğim, ancak diyalogları kaçırmamak adına sesi kısamadığım,
ve ilk kez kendi saatinde atv avrupa'dan izleyerek reklamların cidden çok konsantrasyon bozduğunu farkettiğim bölüm olmuştur.
bu dizinin seyircisi de nankördür tabii. bi yaprak dökümü izleyicisi kadar olamadık lan! reşat nuri mezarında 225 takla attı, 80 sayfalık kitaptan 5 sezonluk senaryo çıkardılar, sürekli bir ezilme, bir felaketle herifler 5 yıldır dizi yapıyor, sonra neymiş efendim ezel büyük karaktermiş, dayı efsaneymiş bu adamlar güç kaybeder miymiş?
sonra her bölüm ekşın bekleyenleri de ben anlamıyorum. açın bakın lan birinci sezona! kaç bölüm ciddi ciddi öyle hayvani ekşın oldu hobarey obaaaa diye izlediniz? ben söyleyeyim size. 10, 12, 18. bölümler, sonra uzun aradan sonra gelen ve mahkeme sahnesiyle başlayan bölüm, bir de final bölümü dışında öyle allah allah sürekli ters köşe izlediğimiz bir bölüm olmadı. tabii ki her bölümün kendi içerisinde yanıltmacaları vardı ama her dakika ters köşeye yatamazsınız zaten. geçin kaleye penaltı çalışın, illa ki doğru köşeye de atlarsınız bi ara.
neyse fazla kızmadan sonunu getirelim.
bölümün özeti sevenleri için selma hünel'den geliyor:
(bkz: aranıza mı gireyim)
yiğit özşener'in oyunculuğuyla dizi kadrosundaki herkesi ezdiği,
temmuz karakterinin koskoca kenan birkan varken, eyşan denilen kevaşeden emir aldığı,
eyşan salağının ise kardeşinin katilinin elini sıktığı, *
kenan birkan'ın, eyşan'da fazlasıyla selma hünel'i bulduğu,
ali'nin anladın mı yeğen diyerek beni güldürdüğü, *
cansu dere'ye ciddi anlamda tahammül edemediğim, ancak diyalogları kaçırmamak adına sesi kısamadığım,
ve ilk kez kendi saatinde atv avrupa'dan izleyerek reklamların cidden çok konsantrasyon bozduğunu farkettiğim bölüm olmuştur.
bu dizinin seyircisi de nankördür tabii. bi yaprak dökümü izleyicisi kadar olamadık lan! reşat nuri mezarında 225 takla attı, 80 sayfalık kitaptan 5 sezonluk senaryo çıkardılar, sürekli bir ezilme, bir felaketle herifler 5 yıldır dizi yapıyor, sonra neymiş efendim ezel büyük karaktermiş, dayı efsaneymiş bu adamlar güç kaybeder miymiş?
sonra her bölüm ekşın bekleyenleri de ben anlamıyorum. açın bakın lan birinci sezona! kaç bölüm ciddi ciddi öyle hayvani ekşın oldu hobarey obaaaa diye izlediniz? ben söyleyeyim size. 10, 12, 18. bölümler, sonra uzun aradan sonra gelen ve mahkeme sahnesiyle başlayan bölüm, bir de final bölümü dışında öyle allah allah sürekli ters köşe izlediğimiz bir bölüm olmadı. tabii ki her bölümün kendi içerisinde yanıltmacaları vardı ama her dakika ters köşeye yatamazsınız zaten. geçin kaleye penaltı çalışın, illa ki doğru köşeye de atlarsınız bi ara.
neyse fazla kızmadan sonunu getirelim.
bölümün özeti sevenleri için selma hünel'den geliyor:
(bkz: aranıza mı gireyim)
muhteşem bir birinci sezonun ardından fena halde çuvallayan dizi. izleyici sırf kenan birkan-ramiz dayı olayının iç yüzünü daha doğrusu 70'li yılları gösteren flashbackler için izleme kıvamına getirildi.
Bence hiç eyşan'ı, ali'yi, cengiz'i affetme olaylarına veya ikinci sezona bulaşmadan, ilk sezon ile bitirip kenan birkan olaylarına felan hiç girmeyip finali yapacaklardı.
Birinci sezon bitirilseydi ciddi anlamda efsane olurdu dizi. hatta arkasından şimdiki kadronun başrol oyuncularından bağımsız olarak 70'li yıllarda geçen ve sadece ramiz dayı-kenan birkan hikayesini anlatan 10-15 bölümlük bir dizi de çekebilirlerdi.
Belki böylece kendileri ikinci sezonları ile adete uyarak öteki diziler benzeyip saçmalamaz, yeni yapılacak dizilere de ilham kaynağı olurlardı.
Bence hiç eyşan'ı, ali'yi, cengiz'i affetme olaylarına veya ikinci sezona bulaşmadan, ilk sezon ile bitirip kenan birkan olaylarına felan hiç girmeyip finali yapacaklardı.
Birinci sezon bitirilseydi ciddi anlamda efsane olurdu dizi. hatta arkasından şimdiki kadronun başrol oyuncularından bağımsız olarak 70'li yıllarda geçen ve sadece ramiz dayı-kenan birkan hikayesini anlatan 10-15 bölümlük bir dizi de çekebilirlerdi.
Belki böylece kendileri ikinci sezonları ile adete uyarak öteki diziler benzeyip saçmalamaz, yeni yapılacak dizilere de ilham kaynağı olurlardı.
40.bölümü, ezel'in her zamanki bölümlerinden biriydi.
cengiz ve ezel;
*bu iki adamın kapışması, bu sefer daha tehlikeli olacağa benziyor. ikilinin buna rağmen birlikte çalışıp işi götürmeleri hayret verici. ama yine de, her zaman için ezel ön planda.
eyşan;
*sen bu kez ne istiyorsun kadın, anlamadım gitti. ne bu çelişki, ne bu kasıntı. en son da yine düşünceleri daldın. o şeytan aklının içinde neler var, neler dönüyor. cengiz'den gerçeği öğrendin mi, yaptığın her şey aslında oyun mu?
dayı, azad ve ali;
*bir kere bu bölümde azad ve dayı sahnesi gerçekten etkileyiciydi. bir babanın kızına karşı o hale düşmesi gerçekten çok fena bir durum. ali, dayı'nın önderliğinde daha etkili bir karakter olucak gibi. ilk sezon neydi öyle, hep dumur oluyodu.
1971 sahneleri;
*yine gözlerimizi büyüleyen sahneler olmuştur. acaba daha neler yaşanıcak diye merak etmiyor değilim. keşke 39.bölüm'de lunapark flashback'in 1971 şu kadar ay sonra falan deseydi de bir fikrimiz olsaydı.
ve aileye geri dönüş;
*o nasıl bir duygu aktarmasıdır, gerçekten ekran karşısında kalbimin içinde yaşadım ömer ve ailesinin sıcaklığını. mert sonuna kadar haklı, cevaplar arıyor. ama malesef ezel'in de vakti yok. ileride anlatırlar sana tüm olayı, çünkü sen de bu işin içindesin. "hayatının hatasını yaptın." bu duyduğun lafı aklından çıkarmaman lazım mert. dikkatli ol.
kirli zevkler;
*açıkçası, parti ortamı etkileyiciydi. sahne şovları, dövüşler falan göz doyumluğu yaşattı. ama kusursuz değildi.
son olarak da bir şeye değinmek istiyorum; dizi saati 90 dakikadır, öyle son 10 dakikasını izleyip olumsuz eleştirmek de neymiş. otur adam gibi izle sonra yorum yap arkadaşım.
ayrıca dizinin o muhteşem jeneriği varken, emre aydın'la kapatmak nedir lan? lütfen böyle ucuzca bir şey yapmayın bir daha.
edit büdüt: aslında tüm 2.sezon bir flashback. * *
cengiz ve ezel;
*bu iki adamın kapışması, bu sefer daha tehlikeli olacağa benziyor. ikilinin buna rağmen birlikte çalışıp işi götürmeleri hayret verici. ama yine de, her zaman için ezel ön planda.
eyşan;
*sen bu kez ne istiyorsun kadın, anlamadım gitti. ne bu çelişki, ne bu kasıntı. en son da yine düşünceleri daldın. o şeytan aklının içinde neler var, neler dönüyor. cengiz'den gerçeği öğrendin mi, yaptığın her şey aslında oyun mu?
dayı, azad ve ali;
*bir kere bu bölümde azad ve dayı sahnesi gerçekten etkileyiciydi. bir babanın kızına karşı o hale düşmesi gerçekten çok fena bir durum. ali, dayı'nın önderliğinde daha etkili bir karakter olucak gibi. ilk sezon neydi öyle, hep dumur oluyodu.
1971 sahneleri;
*yine gözlerimizi büyüleyen sahneler olmuştur. acaba daha neler yaşanıcak diye merak etmiyor değilim. keşke 39.bölüm'de lunapark flashback'in 1971 şu kadar ay sonra falan deseydi de bir fikrimiz olsaydı.
ve aileye geri dönüş;
*o nasıl bir duygu aktarmasıdır, gerçekten ekran karşısında kalbimin içinde yaşadım ömer ve ailesinin sıcaklığını. mert sonuna kadar haklı, cevaplar arıyor. ama malesef ezel'in de vakti yok. ileride anlatırlar sana tüm olayı, çünkü sen de bu işin içindesin. "hayatının hatasını yaptın." bu duyduğun lafı aklından çıkarmaman lazım mert. dikkatli ol.
kirli zevkler;
*açıkçası, parti ortamı etkileyiciydi. sahne şovları, dövüşler falan göz doyumluğu yaşattı. ama kusursuz değildi.
son olarak da bir şeye değinmek istiyorum; dizi saati 90 dakikadır, öyle son 10 dakikasını izleyip olumsuz eleştirmek de neymiş. otur adam gibi izle sonra yorum yap arkadaşım.
ayrıca dizinin o muhteşem jeneriği varken, emre aydın'la kapatmak nedir lan? lütfen böyle ucuzca bir şey yapmayın bir daha.
edit büdüt: aslında tüm 2.sezon bir flashback. * *
emre aydın vardı son bölümde. bir de adamalr çok güçlüymüş ya hani milli takım adamlarını falan filan getirebilirlermişmiş. ordan kıyıdan köşeden bizim zabri zarıoğlu çıkıverecek diye korktum ha..
son bölüm itibariyle 'meğer ramiz'in aklına selma'yı kenan'ın ta kendisi sokmuş!' diyoruzdur.
konuşur musun öyle boş boş. yok 'abi o gülüşünü hiç görmedin mi', yok bilmem ne! al görmüş sayende gülüşünü!
konuşur musun öyle boş boş. yok 'abi o gülüşünü hiç görmedin mi', yok bilmem ne! al görmüş sayende gülüşünü!
"kenan birkan 2 tane sıksın kafalarına bunların olsun bitsin la ne oturup izliyonuz her pazartesi bu diziyi" diyen beyin bedavacılar varmış sözlükte.
(bkz: hay aklınla bin yaşa şampiyon)
(bkz: hay aklınla bin yaşa şampiyon)
dizi nin bu kadar eleştirilmesinin nedeni o kadar seviye yi yükseltiler ki artık normal kıvamda gidince insanları kesmiyor. artık bildiğimiz standart bir dizi halini alıyor. şimdi ilk sezon ezel in intikamı olan dizi; ikinci sezon ezel in yeniden bir hayat kurup, kenan ı yenip eyşan ı ondan alması üstüne kuruluyor. fakat bu sezon ortalarda 2-3 bölüm ve sezon finaline yaklaşırken yaklaşık 6-7 bölüm ''hadi be'' dedirtirecek.
vasatlaşan dizi.
son 10 dk sına denk geldim.
bizim ezik gelmiş diyor kenana sen sokağa çıkaazsın biz çokuz sen teksin bilmemne... sen ne zamandır "çok" oldun be ezel? ne yaptında çok oldun? ne yaptında halk oldun? dayının ayak işlerini yaptığın için mi?
ayrıca "sen dışarı çıkamazsın " dediği kenan , 2. sezonun ilk bölümünde haydarpaşa da gayet de güzel dışardaydı ayarınızı verip gitti. gayet de güzel halka karışabiliyor adam.
onu da geçtik elektriğini kesmişler köşkün... aman aman ne dolu bir plan öyle offf öldüler bittiler içerdekiler... niye onlara orada birşey yapamazsın be kenan? hani zeki adamdın sen? ben sayayımmı neler yapabileceğini?
-2 tane adama işaret edersin susturucu ile 2 atış , kimsenin ruhu duymaz. sonrada leşleri alıp biryere gömersin.
-2 tane adamına işaret edersin gelir arkadan kafaya sağlam bir darbe indirir sonra bu baygın tipleri ne yapacaksan yaparsın.
birde bunu oturup 2 saat izleyenler var.
ne diyeyim allah yardımcıları olsun.
son 10 dk sına denk geldim.
bizim ezik gelmiş diyor kenana sen sokağa çıkaazsın biz çokuz sen teksin bilmemne... sen ne zamandır "çok" oldun be ezel? ne yaptında çok oldun? ne yaptında halk oldun? dayının ayak işlerini yaptığın için mi?
ayrıca "sen dışarı çıkamazsın " dediği kenan , 2. sezonun ilk bölümünde haydarpaşa da gayet de güzel dışardaydı ayarınızı verip gitti. gayet de güzel halka karışabiliyor adam.
onu da geçtik elektriğini kesmişler köşkün... aman aman ne dolu bir plan öyle offf öldüler bittiler içerdekiler... niye onlara orada birşey yapamazsın be kenan? hani zeki adamdın sen? ben sayayımmı neler yapabileceğini?
-2 tane adama işaret edersin susturucu ile 2 atış , kimsenin ruhu duymaz. sonrada leşleri alıp biryere gömersin.
-2 tane adamına işaret edersin gelir arkadan kafaya sağlam bir darbe indirir sonra bu baygın tipleri ne yapacaksan yaparsın.
birde bunu oturup 2 saat izleyenler var.
ne diyeyim allah yardımcıları olsun.
siz içerdesiniz biz dışardayız geyiğini avrupa yakası'nda buhran altıntop'dan araklamış olabilir dizi.
"ama bu düzen değişeceeeeeek"
"ama bu düzen değişeceeeeeek"
bu dizi iki şeyi gözümüzü sokmuştur 40 bölüm sonunda:
birincisi bu ülkede böyle kaliteli bir dizi yapılabiliyormuş ve ezel'i bir başka diziyle değil ancak 1.sezonuyla kıyaslayabilirsiniz (mızmızlanmaların artması bundandır)
ikincisi ise sabır...
bir bölümünde "yok böyle kaliteli bi dizi kurban olam" diye coşkuyla böğürenlerin, "datmin olamadığı" falanca bir bölümde "ehh sıkıldım la bla bla, sıçtılar valla" deyivermesi "her şeyi hunharca biz hızla tüketen kenan evren gençliğinin" ironisidir, acınası halidir.
birincisi bu ülkede böyle kaliteli bir dizi yapılabiliyormuş ve ezel'i bir başka diziyle değil ancak 1.sezonuyla kıyaslayabilirsiniz (mızmızlanmaların artması bundandır)
ikincisi ise sabır...
bir bölümünde "yok böyle kaliteli bi dizi kurban olam" diye coşkuyla böğürenlerin, "datmin olamadığı" falanca bir bölümde "ehh sıkıldım la bla bla, sıçtılar valla" deyivermesi "her şeyi hunharca biz hızla tüketen kenan evren gençliğinin" ironisidir, acınası halidir.
bu sefer kenan birkan da dahil herkesi ters köşeye yatırmış dizidir.
gerçekten zeka ürünü olduğunu apaçık belli etmiştir.
o değil de emre aydın olmamış be hacım.
gerçekten zeka ürünü olduğunu apaçık belli etmiştir.
o değil de emre aydın olmamış be hacım.
emre nin öncelikle boyuna bakması gerekmekte
ezel iyice halk adamı moduna, deli yüreğe bağladı. seyirci dolap, entrika istiyor sayın senaristler.
ezel iyice halk adamı moduna, deli yüreğe bağladı. seyirci dolap, entrika istiyor sayın senaristler.
lan o değilde; ezel resmen deliyürek'e bağladı. bölüm sonu emre aydın'ın sikimtrak şarkısı yerine bir deliyürek'in unutulmaz "haydarinna" şarkısı çalaydı iyi olurdu.
ne gerek vardı şimdi o şarkıyı hatırlatmaya.
(bkz: emre aydın)
(bkz: hoşçakal)
ayrıca yok artık eyşann dedirttin gene. neden nefret ediorum bu kadından albümün adı eyşan olsaymış. peh. emre aydın' dan nefret etmek istemiyorum!
(bkz: emre aydın)
(bkz: hoşçakal)
ayrıca yok artık eyşann dedirttin gene. neden nefret ediorum bu kadından albümün adı eyşan olsaymış. peh. emre aydın' dan nefret etmek istemiyorum!
kaportacı ezel, kötürüm dayı, buzlu badem kenan,bi siktir git çay koy emre
edit: yatacak yerin yok eyşan
edit: yatacak yerin yok eyşan
ve bir sanat eseri ile karşı karşıyayız aman tanrım!!
ş-a-h-a-n-e bir bölüm ile bu sefer kenan birkan ters köşe olmuştur. saygıyla izliyoruz efendim.
ayrıca
kirli zevkler ve sürrealizm kavramları bu bölümün beslendiği kaynaklardır.
ayrıca
kirli zevkler ve sürrealizm kavramları bu bölümün beslendiği kaynaklardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar