bugün
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- acıktım ben3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- cips olsa da yesek5
- manifest grubu2
- matbaanın gecikmesine sebep5
- horoz hayası çorbası5
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- 50 tl ile rolling yapmak5
- nothing more never less2
- yarın iş olduğu gerçeği3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- gemici düğümü2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- sözlük kızlarının kombinleri20
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- deuce2
- erzurum hassiko halayı2
- velvet vs nervio19
- kadim kültürler4
- insan olmaya ceyrek kala13
- velvet13
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- kane2
- bira cips6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- kafanızdaki ses4
- aga be şarkılar5
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- slavko vincic15
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- ömer hayyam3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
Mohsen Namjoonun en baba eserlerinde biri, bu kadar mı muazzam olur bir şarkı bu kadar mı hüzünlü..
https://www.youtube.com/watch?v=MUnhQOZcqE0
bir dosta yaptırdığım çeviriye göre şunları diyor üstad, Sareban bir nehirmiş..
O Sereban, nereye gidiyorsun?
Leyla'mı nereye getiriyorsun
onu alıp giderek hayatımı ve kalbimi de alıyorsun
azadeh'in çevirisi
O Sareban, where are you going?
Where are you taking my Laila (his wife)?
By taking her, you take my life and my heart
kıymetini bil sözlükçü dünya sitelerinde farçanın dışında ilk çevirisi bu, google bile çare olmaz size..
https://www.youtube.com/watch?v=MUnhQOZcqE0
bir dosta yaptırdığım çeviriye göre şunları diyor üstad, Sareban bir nehirmiş..
O Sereban, nereye gidiyorsun?
Leyla'mı nereye getiriyorsun
onu alıp giderek hayatımı ve kalbimi de alıyorsun
azadeh'in çevirisi
O Sareban, where are you going?
Where are you taking my Laila (his wife)?
By taking her, you take my life and my heart
kıymetini bil sözlükçü dünya sitelerinde farçanın dışında ilk çevirisi bu, google bile çare olmaz size..
aşk her dilde aynı.
türkçe:
ey kervancı, ey kervan!
leylamı nereye götürüyorsun,
leyla, canım ve yüreğim olduğu halde?
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere tanrı şahitken?
ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?
ey kervancı,
leylamı nereye götürüyorsun,
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
inancımın tamamı geçici dünyaya dair
aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş
oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir
aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir
tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
benim kalbimde bıraktığın gibi
ve
leyla ile mecnun efsane oldular
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti
sen şimdi aşkımın tek göstergesisin
hüznümün, güzümden okunmayan hali
bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun
senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor
kalbimin yapraklarını gör ve git
tufan gibi inşa et hüznün dallarını
gül idik, gülleri derip git
ki ben gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
vücudunun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır
farsça:
ey sârebân, ey kârevân, leylâ-yi men kocâ mî berî
bâ borden-i, leylâ-yi men, cân u dil-i merâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
der besten-i peymân-e mâ tenhâ govâh-e mâ şod hodâ
tâ în cehân ber pâ boved in aşk mâ bemâned be câ
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân koca mî berî
temâmî-ye dînem be donyâ-ye fânî
şerâr-i aşkî ki şod zendegânî
be yâd-i yârî hoşâ katre eşkî
be sûz-e eşkî hoşâ zindegânî
hemîşe hodâ yâ mehebbet-i dilha
be dilhâ bemâned besân-e dil-i mâ
ki leylî u mecnûn fesâne şeved
hikâyet-i mâ câvidâne şeved
to eknûn ze aşkem girîzânî
gamem râ ze çeşmem nemî hânî
der in gam çe hâlem nemî dânî
pes ez tô nebûdem berâye hodâ
to merg-e dilem râ bebîn u berû
çû tûfan sehtî ze şâhe-i gam
gol-e hestîem râ be-çîn o berû
ki hestem men ân direhtî
ki der pây-e tûfân nişesti
heme şâhehâ vucûdeş
ze heşm-e tebiet şikeste
türkçe:
ey kervancı, ey kervan!
leylamı nereye götürüyorsun,
leyla, canım ve yüreğim olduğu halde?
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere tanrı şahitken?
ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?
ey kervancı,
leylamı nereye götürüyorsun,
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
inancımın tamamı geçici dünyaya dair
aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş
oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir
aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir
tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
benim kalbimde bıraktığın gibi
ve
leyla ile mecnun efsane oldular
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti
sen şimdi aşkımın tek göstergesisin
hüznümün, güzümden okunmayan hali
bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun
senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor
kalbimin yapraklarını gör ve git
tufan gibi inşa et hüznün dallarını
gül idik, gülleri derip git
ki ben gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
vücudunun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır
farsça:
ey sârebân, ey kârevân, leylâ-yi men kocâ mî berî
bâ borden-i, leylâ-yi men, cân u dil-i merâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
der besten-i peymân-e mâ tenhâ govâh-e mâ şod hodâ
tâ în cehân ber pâ boved in aşk mâ bemâned be câ
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân koca mî berî
temâmî-ye dînem be donyâ-ye fânî
şerâr-i aşkî ki şod zendegânî
be yâd-i yârî hoşâ katre eşkî
be sûz-e eşkî hoşâ zindegânî
hemîşe hodâ yâ mehebbet-i dilha
be dilhâ bemâned besân-e dil-i mâ
ki leylî u mecnûn fesâne şeved
hikâyet-i mâ câvidâne şeved
to eknûn ze aşkem girîzânî
gamem râ ze çeşmem nemî hânî
der in gam çe hâlem nemî dânî
pes ez tô nebûdem berâye hodâ
to merg-e dilem râ bebîn u berû
çû tûfan sehtî ze şâhe-i gam
gol-e hestîem râ be-çîn o berû
ki hestem men ân direhtî
ki der pây-e tûfân nişesti
heme şâhehâ vucûdeş
ze heşm-e tebiet şikeste
mohsen namjoo 'nun kanayan şarkısı.
hayatım boyunca dinlediğim en güzel şarkılardan birisidir,farsça bir şiirin uyarlamasıdır kendisi.sözleri:
ey kervancı, ey kervan!
leylamı nereye götürüyorsun,
leyla, canım ve yüreğim olduğu halde?
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere tanrı şahitken?
ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?
ey kervancı,
leylamı nereye götürüyorsun,
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
inancımın tamamı geçici dünyaya dair
aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş
oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir
aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir
tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
benim kalbimde bıraktığın gibi
ve
leyla ile mecnun efsane oldular
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti
sen şimdi aşkımın tek göstergesisin
hüznümün, güzümden okunmayan hali
bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun
senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor
kalbimin yapraklarını gör ve git
tufan gibi inşa et hüznün dallarını
gül idik, gülleri derip git
ki ben gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
vücudunun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır
ey sârebân, ey kârevân, leylâ-yi men kocâ mî berî
bâ borden-i, leylâ-yi men, cân u dil-i merâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
der besten-i peymân-e mâ tenhâ govâh-e mâ şod hodâ
tâ în cehân ber pâ boved in aşk mâ bemâned be câ
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân koca mî berî
temâmî-ye dînem be donyâ-ye fânî
şerâr-i aşkî ki şod zendegânî
be yâd-i yârî hoşâ katre eşkî
be sûz-e eşkî hoşâ zindegânî
hemîşe hodâ yâ mehebbet-i dilha
be dilhâ bemâned besân-e dil-i mâ
ki leylî u mecnûn fesâne şeved
hikâyet-i mâ câvidâne şeved
to eknûn ze aşkem girîzânî
gamem râ ze çeşmem nemî hânî
der in gam çe hâlem nemî dânî
pes ez tô nebûdem berâye hodâ
to merg-e dilem râ bebîn u berû
çû tûfan sehtî ze şâhe-i gam
gol-e hestîem râ be-çîn o berû
ki hestem men ân direhtî
ki der pây-e tûfân nişesti
heme şâhehâ vucûdeş
ze heşm-e tebiet şikeste
http://tinyurl.com/adamyazmishoca
ey kervancı, ey kervan!
leylamı nereye götürüyorsun,
leyla, canım ve yüreğim olduğu halde?
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere tanrı şahitken?
ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?
ey kervancı,
leylamı nereye götürüyorsun,
ey kervancı,
leylamı niçin götürüyorsun,
inancımın tamamı geçici dünyaya dair
aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş
oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir
aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir
tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
benim kalbimde bıraktığın gibi
ve
leyla ile mecnun efsane oldular
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti
sen şimdi aşkımın tek göstergesisin
hüznümün, güzümden okunmayan hali
bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun
senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor
kalbimin yapraklarını gör ve git
tufan gibi inşa et hüznün dallarını
gül idik, gülleri derip git
ki ben gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
vücudunun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır
ey sârebân, ey kârevân, leylâ-yi men kocâ mî berî
bâ borden-i, leylâ-yi men, cân u dil-i merâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
der besten-i peymân-e mâ tenhâ govâh-e mâ şod hodâ
tâ în cehân ber pâ boved in aşk mâ bemâned be câ
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân çerâ mî berî
ey sârebân kocâ mî revî leylâ-ye mân koca mî berî
temâmî-ye dînem be donyâ-ye fânî
şerâr-i aşkî ki şod zendegânî
be yâd-i yârî hoşâ katre eşkî
be sûz-e eşkî hoşâ zindegânî
hemîşe hodâ yâ mehebbet-i dilha
be dilhâ bemâned besân-e dil-i mâ
ki leylî u mecnûn fesâne şeved
hikâyet-i mâ câvidâne şeved
to eknûn ze aşkem girîzânî
gamem râ ze çeşmem nemî hânî
der in gam çe hâlem nemî dânî
pes ez tô nebûdem berâye hodâ
to merg-e dilem râ bebîn u berû
çû tûfan sehtî ze şâhe-i gam
gol-e hestîem râ be-çîn o berû
ki hestem men ân direhtî
ki der pây-e tûfân nişesti
heme şâhehâ vucûdeş
ze heşm-e tebiet şikeste
http://tinyurl.com/adamyazmishoca
"der besten-i peymân-e mâ tenhâ govâh-e mâ şod xodâ (birbirimize söz verirken tek şahidimiz tanrı'ydı)"
mohsen namjoo'nun en beğendiğim parçalarından biri. öyle güzel sözleri, öyle dinlenesi bir müziği var ki, insanın aşık olası geliyor..
mohsen namjoo'nun en beğendiğim parçalarından biri. öyle güzel sözleri, öyle dinlenesi bir müziği var ki, insanın aşık olası geliyor..
olağanüstü bir sanat eseri. farsçanın fantastik etkileyiciği ve yanında sanatçının harika ezgileri sizi alıp götürür. kah karanlık bir ormana, kah karlı bir dağ başına, kah ıssız bir kumsala. bazende 15 milyonluk şehirdeki yalnızlığınıza.
en güzel aşk şarkılarından bir tanesidir. insanın aşka bakışını değiştiren şarkıların başında gelir. sözler, ses ve ezgi bir duyguyla, aşk ile bu kadar ahenk içinde olabilir ancak...
farsçanın büyülü havasıyla sizi saran müthiş bir mohsen namjoo şarkısı.
evet mohsen namjoo nun ve en güzel şarkıların en güzellerinden biridir..
Doğunun hüznünü yansıtan bir şarkı, farsça şiirsel bir dille söylenmiş.
müthiştir. dinlemeyen çok şey kaybetmiştir.
fevkaladenin fevkinde bir şarkıdır. sözlerini öğrendiğim de iki kere bitiren şarkıdır.
farsça "ey kervancı" anlamına gelen, gözler kapalı dinlendiğinde apayrı bir hissiyata büründürerek sizi alıp sanki bir rüyanın içine bırakan muhteşem ötesi bir ayrılık şarkısı.
Nisan gölgelerinden anlatılan bir keloğlan masalı.
üstüne aynı kişinin Torang parçası acaip giden müzik.
link:[https://www.youtube.com/watch?v=x2z91yaojTo&feature=related ]
link:[https://www.youtube.com/watch?v=x2z91yaojTo&feature=related ]
siz siz olun bünyeniz sağlam değilse dinlemeyin intihara kadar götürür adamı ciddiyim gülmeyin la. hani bazen olur her şeyi unutursunuz kim olduğunuzu ne yaptığınızı bu da öyle bir şey adama her şeyi unutturuyor aklınızda bir tek mohsen namjoonun eşsiz nameleri kalıyor.
--spoiler--
ben ki bir gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
şimdi vücudumun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır !
--spoiler--
sözleri de kendisi kadar güzel olan şarkıdır. mohsen namjoo'nun en iyi eserlerinden.
ben ki bir gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
şimdi vücudumun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır !
--spoiler--
sözleri de kendisi kadar güzel olan şarkıdır. mohsen namjoo'nun en iyi eserlerinden.
leyla ile mecnun efsane oldular
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti.
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti.
gecenin bu saatinde derinden ahlar çektiren şarkıdır.
herkesin ömründe bir kere dinlemesi gereken aşırı güzel şarkı. değişik, yıpratıcı biraz. ey sağreban ey kağrevan leyla yi men koca mi beri. çevirisine çok gerek yok mohsen namjoo sesiyle her dile tercüme ediyor.
toranj ile birlikte mohsen namjoo'nun önde gelen eserlerinden. bir de jabr var tabiki...
Mp3 çalarımda hala çalmakta olan şarkıdır. ey kervancı nereye gidiyorsun, leylamı niçin götürüyorsun diye giden sözleri var.
moraliniz biraz da olsa bozulmaya meyilli ise dinlememenizi, keder benim işim yardır diyorsanız kesinlikle dinlemenizi tavsiye ettiğim Farsça parça. Dünyanın en güzel duygusu aşk anasını satayım.
Ben senden sonra var olmadım tanrı biliyor kısmıyla iç acıtan muhteşem şarkı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar