bugün
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- sözlüğün kraliçesi5
- sözlüğün kralı5
- evlenmek3
- cadılar bayramı temalı filmler2
- forma7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- metamfetamin7
- ırak5
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi4
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- gece gece kokoreç gömmek7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- umman4
- ayağı şiir kokan kadın6
- salçalı makarna10
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- insan sevmemek3
- betray me6
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- çin9
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ilhan irem dinleyen erkek6
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- hamile fotoğrafı5
- büreyde3
- geçmişe götüren şarkılar5
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- nemlendirici krem20
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- balık yanına en yakışan çorba9
- filistin5
- doğru don seçimi2
- bir günde 1500 kalori almak4
- sandalet ayak bikinisidir4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- jaws filmindeki sikko balik2
- evrende hareket nasıl oluyor5
entry'ler (52)
tosun'un hipertosun'muş hâli.
Beyoğlu.
daha ne olsun?!
daha ne olsun?!
· akp liyim diyememek (12)
· arkadaşlarına hava atmak için söylenilen yalanlar (9)
· arkadaşlarına hava atmak için söylenilen yalanlar (9)
tanımadığım halde ölümüyle üzmüştür. Allah'tan rahmet diyorum. huzur içinde yatsın.
Farsça'dır. he ya.
kurbanı olunası kadın. çünkü her zaman beterin beteri var.
(bkz: makarna bile yapamayan kadın)
parmaklarını yiyin. tırnaklarının içini yalayın..
(bkz: makarna bile yapamayan kadın)
parmaklarını yiyin. tırnaklarının içini yalayın..
baharın habercisi. bacabaca ..
yumurtaların boyandığı, "xonça"ların hazırlandığı, şenliklerin yapıldığı güzel gün.
"bu bayramda hir il meclis düzelden,
men el çekmem, senin kimi gözelden
sofraların bezeyisen ezelden,
yaraşırsan otaxlara semeni.
bizim eller oxuyur bu nağmeni,
semeni, ay semeni saxla meni.
düzerem dört yanına nergisi, yâsemini,
semeni, ay semeni saxla meni. .. "
yumurtaların boyandığı, "xonça"ların hazırlandığı, şenliklerin yapıldığı güzel gün.
"bu bayramda hir il meclis düzelden,
men el çekmem, senin kimi gözelden
sofraların bezeyisen ezelden,
yaraşırsan otaxlara semeni.
bizim eller oxuyur bu nağmeni,
semeni, ay semeni saxla meni.
düzerem dört yanına nergisi, yâsemini,
semeni, ay semeni saxla meni. .. "
yavuz çetin - sadece senin olmak.
ah yea !
ah yea !
- sürekli çivi çakan, matkapla bir şeyler delip deşen komşu. hayır anlamıyorum ne deliyorsunuz sabahtan akşama kadar ..
- asansöre binip gördüğü halde beklemeyen, düğmeye basan komşu. *
- beraber binilen asansörde ilk önce kendi katının düğmesine basan komşu.
- asansöre binip gördüğü halde beklemeyen, düğmeye basan komşu. *
- beraber binilen asansörde ilk önce kendi katının düğmesine basan komşu.
beni ilgilendirmeyen halidir.
bana ne lan yani, ben rahatsız olsam da olmasam da o kız o haliyle kalacak.
bana ne lan yani, ben rahatsız olsam da olmasam da o kız o haliyle kalacak.
uludağı terketmiş yazar. halbuki basmıştım ben seni burda..
aydınlık neyin oluyor senin
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin
ayışığı mavisi dudaklarından mı
o ışık zenginliği mi giyindiğin
uzay tozları mı yıldızlardan mı
elime dokunduğu an elin
güneşler açıyorum sahi ondan mı
aydınlık neyin oluyor senin
atilla ilhan
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin
ayışığı mavisi dudaklarından mı
o ışık zenginliği mi giyindiğin
uzay tozları mı yıldızlardan mı
elime dokunduğu an elin
güneşler açıyorum sahi ondan mı
aydınlık neyin oluyor senin
atilla ilhan
masalın camından içeri doğru sızan gözbebeklerimden bahsediyorum.
dokunabilir misin kahve koyusu yalnızlığıma ?
ya da sesimin teline vurulup, çıkarabilir misin göğüs kafesimden nefesini ?
avuç içlerim sönüyor..
socrates'in sakalına zehir katın..
beyaz tellerine kaldırın kadehlerinizi... şerefe..!
doğurulan bütün piçleri bırakın sokağa!
eflatun yaprakların damarlarından düşüyorum masalım.
bir sonbahar alışkanlığı daha sona eriyor..
mum alevinde yitiriyorum solgun benizli istasyonları..
ve seni,
üçüncü perdede asıyorlar...
yalınayak düşlerin, cam kırığı öpüşlerin ve yapışkan alışkanlıkların ortasında izliyorum olanları...
socrates'in kaderini isa'ya kopyalayın!
bütün çarmıhları yakın olvsat meydanında!
dökülen aforizmaların zehrini dikin iliklerinize!..
mavi gecenin samanyolu kesişmelerinde başlıyor aşk..
sabaha dek süren ikili sevişmeler yaşıyorum..
rüzgâra karşı ağlayan yağmurda boğuluyor düşlerim..
tut gözlerimden.. tut yoksa düşerim.
tut ellerimden.. tut yoksa ölürüm..
masalın canımdan içeri doğru sızan gözbebeklerimden bahsediyorum diyorum!
dokun kahve koyusu yalnızlığıma..
ya da sesimin teline vurulup çıkar göğüs kafesimden nefesini.
avuç içlerim yanıyor..
socrates'in sakalına zehir kattılar.
beyaz tellerine kaldırdılar kadehlerini.. şerefe ..!
doğurulan bütün piçleri bıraktılar sokağa..
eflatun yaprakların damarlarından tutundum masalım..
karlı kış'ın kapısında sayıklıyorum adını..
mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
çırılçıplak düşlerin, cam arası öpüşlerin ve kırılgan alışkanlıkların ortasında sarılıyorum saçlarına..
son perde..
pedagoji uyurken, pedagog doğar sokaklarda..
ve düş'ü asarlar masalın dar ağacında..
socrates ölür, masala aşk kalır elde avuçta...
kaan özer
29.09.2005
dokunabilir misin kahve koyusu yalnızlığıma ?
ya da sesimin teline vurulup, çıkarabilir misin göğüs kafesimden nefesini ?
avuç içlerim sönüyor..
socrates'in sakalına zehir katın..
beyaz tellerine kaldırın kadehlerinizi... şerefe..!
doğurulan bütün piçleri bırakın sokağa!
eflatun yaprakların damarlarından düşüyorum masalım.
bir sonbahar alışkanlığı daha sona eriyor..
mum alevinde yitiriyorum solgun benizli istasyonları..
ve seni,
üçüncü perdede asıyorlar...
yalınayak düşlerin, cam kırığı öpüşlerin ve yapışkan alışkanlıkların ortasında izliyorum olanları...
socrates'in kaderini isa'ya kopyalayın!
bütün çarmıhları yakın olvsat meydanında!
dökülen aforizmaların zehrini dikin iliklerinize!..
mavi gecenin samanyolu kesişmelerinde başlıyor aşk..
sabaha dek süren ikili sevişmeler yaşıyorum..
rüzgâra karşı ağlayan yağmurda boğuluyor düşlerim..
tut gözlerimden.. tut yoksa düşerim.
tut ellerimden.. tut yoksa ölürüm..
masalın canımdan içeri doğru sızan gözbebeklerimden bahsediyorum diyorum!
dokun kahve koyusu yalnızlığıma..
ya da sesimin teline vurulup çıkar göğüs kafesimden nefesini.
avuç içlerim yanıyor..
socrates'in sakalına zehir kattılar.
beyaz tellerine kaldırdılar kadehlerini.. şerefe ..!
doğurulan bütün piçleri bıraktılar sokağa..
eflatun yaprakların damarlarından tutundum masalım..
karlı kış'ın kapısında sayıklıyorum adını..
mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
çırılçıplak düşlerin, cam arası öpüşlerin ve kırılgan alışkanlıkların ortasında sarılıyorum saçlarına..
son perde..
pedagoji uyurken, pedagog doğar sokaklarda..
ve düş'ü asarlar masalın dar ağacında..
socrates ölür, masala aşk kalır elde avuçta...
kaan özer
29.09.2005