bugün
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- bir çiçek fotoğrafı bırak5
- utanmadan şort giyen erkek7
- beyaz yakalıyım hissi veren gıdalar2
- elimde goruntuleriniz var3
- pringles kutusuna eli giren yetişkin erkek2
- evlenmek için gereken minimum para5
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması6
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur6
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi5
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler10
- ashley dont look at him look at me2
- bakire kızla evlenmeyi savunmak7
- kabullenince huzur veren gerçekler2
- eski mesajları okumak3
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel3
- sedat pekmez9
- san marino nun dünya kupasını alması3
- küfreden kız iticiliği8
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı5
- ismet gurbuz 202418
- bir kadını araba park ederken izlemek3
- chp'ye yeni parti için isim önerileri2
- patates kızartmasına yapışan biber tohumu3
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak6
- jenga da yenilen inşaat mühendisi2
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek4
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba3
- lionel messi4
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler6
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek5
- emekliliği gelen beyaz eşyanın yazlığa yerleşmesi2
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması3
- lanet olsun dostum ben hemen buradan gidiyorum2
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız13
- lahmacunu elle yiyen kız19
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- yazarlara gelen son mesaj3
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı5
- beyaz otomobil satın almak15
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- rte'nin 2028 adaylığının açıklanması2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- bugün de meme atan olmaması13
sabah gazetesi köşe yazarı. akp aleyhindeki yazıları yüzünden genel yayın yönetmenliğinden alınmıştır. yerine mehmet barlas getirilmi$tir.
ermeni sorunu konusunu aşağıdaki gibi basitçe izah etmiş yazar.
http://www.sabah.com.tr/2...46B49CFD047C7A63D87D.html
Freud'un divanı
Sigmund Freud, malum, psikanaliz biliminin kurucusu. Psikanaliz ise, tabuların, totemlerin ve de toplumsal kabul görmüş yasakların kökenini araştırarak "Histeri" gibi hastalıkları anlayıp çözmeye çalışıyor.
ABD Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komitesi'nden geçen soykırım tasarısı sonrası kamuoyunda kim bilir kaçıncı kez su yüzüne çıkan veya depreşen adı konmamış korkularımızın tahlili için Freud'ün divanına uzanmaya karar verdik.
Ne de olsa yabancımız değil. Divan, Osmanlı işi ve Viyana'daki bit pazarından alındı. Üstündeki kilim ise izmir'den gitti.
Hipnoz ve sonrası
Divana uzandık. Freud'ün hipnozuyla derin bir uykuya daldık. Ve seans başladı.
Freud: 500 yıl boyunca baş tacı edilen, musikiden mimariye, diplomasiden mutfağa devlet yönetiminin ve yaşamın tüm alanlarında Osmanlı'nın ayrılmaz bir parçası haline gelen, "Millet-i sadıka" dediğiniz Ermeniler'le nasıl ve neden kanlı-bıçaklı oldunuz?
- Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus ordularının Kars, Ardahan, Van'ı işgali sırasında Ermeniler milis gücü oluşturup beşinci kol görevi yaptılar. Her şey onunla başladı. Bunun üstüne Doğu Anadolu'nun Ermeniler'den boşaltılması planı hazırlanıp uygulamaya konuldu.
Freud: Peki, madem Doğu'nun güvenliğiydi söz konusu olan istanbul, izmit, Adapazarı, Afyonkarahisar, Bursa gibi Batı illerindeki Ermeniler de niye tehcir kapsamına alındı?
- iki halk arasında tarifsiz bir güvensizlik doğmuştu. Bunun sonucu her Ermeni kuşkulu durumuna düşmüştü.
Freud: Tehcir sırasında kaç Ermeni hayatını yitirdi?
- Herhalde 300 bin kadar.
Freud: Ama birkaç yıl öncesine kadar 600 bin can kaybını kabul ediyordunuz?
- Ermeniler 900 binden 1 milyona, sonra 1.2 milyona, daha sonra 1.5 milyona çıkınca, biz de tepki olarak rakamı aşağıya çektik.
Freud: Aradan neredeyse bir asır geçti. Niye o dönemin trajedileriyle yüzleşmekten korkuyorsunuz?
- Doktor, soykırım yalanı Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan komplo planlarının bir parçasını oluşturuyor. Soykırım iddialarını Allah korusuntanımaya kalkarsak, ardından tazminat talebi gelecek. Ondan sonra da toprak talebi. Biliyorsunuz, Sevr Antlaşması, Doğu'daki 6 vilayetin Ermeniler'e verilmesini öngörüyordu.
Freud: iyi ama Sevr Antlaşması hiçbir zaman yürürlüğe girmedi. Haydi, bir an için yürürlüğe girdiğini kabul edelim, 1923'teki Lozan Antlaşması zaten onu hükümsüz kılmadı mı?
- Tamam da bugün yine adım adım Sevr hortlatılmak isteniyor.
Komplocular tetikte
Freud: Ama Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır, Sevr'in ölü belge haline gelmesinde en önemli etken olan 1920'deki Gümrü ve 1921'deki Kars antlaşmalarıyla çizildi. Ermenistan, 23 Ağustos 1990'da egemenliğini, 21 Eylül 1991'de de bağımsızlığını ilan ederken, bu antlaşmaların tartışma konusu yapılmayacağını açıkladı.
- Olsun. ABD'de birtakım çevreler Ortadoğu'daki sınırları yeniden çizmeye kalkıştıklarına göre, o anlaşmalar da hükümsüz kalabilir.
Freud: BM Şartı'ndaki uluslararası alanda tanınmış sınırların değiştirilemeyeceği hükmünü unutuyorsunuz.
- Tamam da, aynı Şart'ta halkların kendi geleceklerini belirleme hakkından da söz ediliyor.
Freud: Doğru. Ama önce kendi geleceğini belirleyecek bir halk olması gerekiyor. Doğu Anadolu'da, Sevr'de sayılan o 6 vilayette bugün Ermeni mi kaldı?
- Ya ihtida edenler veya ettirilenler? Onlar eski dinlerini hatırlarsa ne olacak?
Terapi bitti. Freud uyandırdı. Divandan doğrulurken sorduk; "Nasıl doktor, durum ciddi mi?" Sadece başını salladı. Ama saçları dimdikti. Neden acaba?
http://www.sabah.com.tr/2...46B49CFD047C7A63D87D.html
Freud'un divanı
Sigmund Freud, malum, psikanaliz biliminin kurucusu. Psikanaliz ise, tabuların, totemlerin ve de toplumsal kabul görmüş yasakların kökenini araştırarak "Histeri" gibi hastalıkları anlayıp çözmeye çalışıyor.
ABD Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komitesi'nden geçen soykırım tasarısı sonrası kamuoyunda kim bilir kaçıncı kez su yüzüne çıkan veya depreşen adı konmamış korkularımızın tahlili için Freud'ün divanına uzanmaya karar verdik.
Ne de olsa yabancımız değil. Divan, Osmanlı işi ve Viyana'daki bit pazarından alındı. Üstündeki kilim ise izmir'den gitti.
Hipnoz ve sonrası
Divana uzandık. Freud'ün hipnozuyla derin bir uykuya daldık. Ve seans başladı.
Freud: 500 yıl boyunca baş tacı edilen, musikiden mimariye, diplomasiden mutfağa devlet yönetiminin ve yaşamın tüm alanlarında Osmanlı'nın ayrılmaz bir parçası haline gelen, "Millet-i sadıka" dediğiniz Ermeniler'le nasıl ve neden kanlı-bıçaklı oldunuz?
- Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus ordularının Kars, Ardahan, Van'ı işgali sırasında Ermeniler milis gücü oluşturup beşinci kol görevi yaptılar. Her şey onunla başladı. Bunun üstüne Doğu Anadolu'nun Ermeniler'den boşaltılması planı hazırlanıp uygulamaya konuldu.
Freud: Peki, madem Doğu'nun güvenliğiydi söz konusu olan istanbul, izmit, Adapazarı, Afyonkarahisar, Bursa gibi Batı illerindeki Ermeniler de niye tehcir kapsamına alındı?
- iki halk arasında tarifsiz bir güvensizlik doğmuştu. Bunun sonucu her Ermeni kuşkulu durumuna düşmüştü.
Freud: Tehcir sırasında kaç Ermeni hayatını yitirdi?
- Herhalde 300 bin kadar.
Freud: Ama birkaç yıl öncesine kadar 600 bin can kaybını kabul ediyordunuz?
- Ermeniler 900 binden 1 milyona, sonra 1.2 milyona, daha sonra 1.5 milyona çıkınca, biz de tepki olarak rakamı aşağıya çektik.
Freud: Aradan neredeyse bir asır geçti. Niye o dönemin trajedileriyle yüzleşmekten korkuyorsunuz?
- Doktor, soykırım yalanı Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan komplo planlarının bir parçasını oluşturuyor. Soykırım iddialarını Allah korusuntanımaya kalkarsak, ardından tazminat talebi gelecek. Ondan sonra da toprak talebi. Biliyorsunuz, Sevr Antlaşması, Doğu'daki 6 vilayetin Ermeniler'e verilmesini öngörüyordu.
Freud: iyi ama Sevr Antlaşması hiçbir zaman yürürlüğe girmedi. Haydi, bir an için yürürlüğe girdiğini kabul edelim, 1923'teki Lozan Antlaşması zaten onu hükümsüz kılmadı mı?
- Tamam da bugün yine adım adım Sevr hortlatılmak isteniyor.
Komplocular tetikte
Freud: Ama Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır, Sevr'in ölü belge haline gelmesinde en önemli etken olan 1920'deki Gümrü ve 1921'deki Kars antlaşmalarıyla çizildi. Ermenistan, 23 Ağustos 1990'da egemenliğini, 21 Eylül 1991'de de bağımsızlığını ilan ederken, bu antlaşmaların tartışma konusu yapılmayacağını açıkladı.
- Olsun. ABD'de birtakım çevreler Ortadoğu'daki sınırları yeniden çizmeye kalkıştıklarına göre, o anlaşmalar da hükümsüz kalabilir.
Freud: BM Şartı'ndaki uluslararası alanda tanınmış sınırların değiştirilemeyeceği hükmünü unutuyorsunuz.
- Tamam da, aynı Şart'ta halkların kendi geleceklerini belirleme hakkından da söz ediliyor.
Freud: Doğru. Ama önce kendi geleceğini belirleyecek bir halk olması gerekiyor. Doğu Anadolu'da, Sevr'de sayılan o 6 vilayette bugün Ermeni mi kaldı?
- Ya ihtida edenler veya ettirilenler? Onlar eski dinlerini hatırlarsa ne olacak?
Terapi bitti. Freud uyandırdı. Divandan doğrulurken sorduk; "Nasıl doktor, durum ciddi mi?" Sadece başını salladı. Ama saçları dimdikti. Neden acaba?
sabah gazetesi genel yayın yönetmeni olduğu iddia edilen iyi gazeteci.
eğer gerçekse hıncal uluç denen büyük! gazetecinin saçma sapan eleştirilerine nasıl dayanacak çok merak ediyorum.
eğer gerçekse hıncal uluç denen büyük! gazetecinin saçma sapan eleştirilerine nasıl dayanacak çok merak ediyorum.
geçmişini çok bilmediğim fakat son dönemde özellikle uluslararası siyaset, devletler tarihi konularındaki yazılarını büyük bir zevkle takip ettiğim, hiç bir şekilde polemiğe girmeyen, genel gündemden illaki farklı yazan, insanı gündemin boğuculuğundan uzaklaştıran, her gün kaçırmadan okuduğum sabah gazetesi genel yayın yönetmeni.
sabah gazetesi genel yayın yönetmenidir.
hem genel yayın yönetmenleri hem de yazarlar arasında en aykırı olanıdır. keza yazılarının konusu ve bilgi birikim düzeyiyle sizleri brüksel'den zimbabve'ye; washington'dan tahran'a; erivan'dan bakü'ye kısacası tüm dünyadaki gelişmelerle bir solukta sizi görünmeyen gerçeklikler ve ayrıntıdaki ilimle aydınlatır.
öyle babıali kopilleri gibi kuru gündem tartışmalarına da girmez.
ayrı çizgisi ve kalitesinin yanında sağlam yöneticidir de. sabah gazetesi'nin (bkz: new york times) gibi bir gazete ile -ki türkiye'de de bir ilktir- iş birliği içine girdirecek bir anlaşmayı sağlatacak kadar da başırılı bir yöneticidir. buna göre pazar günü çıkacak sabah gazetesi içinde new york times eki çıkacaktır. fransa'da (bkz: le monde), italya'da (bkz: La Repubblica) gibi ünlü gazetelerle aynı anlaşmayı yapan new york times için 3 senedir türkiye'den büyük medya grupları büyük uğraş içine girmiştir.
velhasıl bizlere dünyayı ve önemli gelişmeleri görebilmemiz için muazzam kalitede bir pencere açan; kaliteli, ancak o oranda da değeri pek anlaşılamamış yazardır.
hem genel yayın yönetmenleri hem de yazarlar arasında en aykırı olanıdır. keza yazılarının konusu ve bilgi birikim düzeyiyle sizleri brüksel'den zimbabve'ye; washington'dan tahran'a; erivan'dan bakü'ye kısacası tüm dünyadaki gelişmelerle bir solukta sizi görünmeyen gerçeklikler ve ayrıntıdaki ilimle aydınlatır.
öyle babıali kopilleri gibi kuru gündem tartışmalarına da girmez.
ayrı çizgisi ve kalitesinin yanında sağlam yöneticidir de. sabah gazetesi'nin (bkz: new york times) gibi bir gazete ile -ki türkiye'de de bir ilktir- iş birliği içine girdirecek bir anlaşmayı sağlatacak kadar da başırılı bir yöneticidir. buna göre pazar günü çıkacak sabah gazetesi içinde new york times eki çıkacaktır. fransa'da (bkz: le monde), italya'da (bkz: La Repubblica) gibi ünlü gazetelerle aynı anlaşmayı yapan new york times için 3 senedir türkiye'den büyük medya grupları büyük uğraş içine girmiştir.
velhasıl bizlere dünyayı ve önemli gelişmeleri görebilmemiz için muazzam kalitede bir pencere açan; kaliteli, ancak o oranda da değeri pek anlaşılamamış yazardır.
taşeron akp'ci. Sabah'ta her iş kolaylıkla yaptırılan isim. kararları cemaat ekibi alıyor altına erdal şafak imza atıyor. ne uğruna: para, para, para.
bugünkü yazısında turnusola turnosol demiş. genel yayın yönetmeni de bunu yapacaksa...
http://www.sabah.com.tr/Y...009/12/22/merhaba_bruksel
http://www.sabah.com.tr/Y...009/12/22/merhaba_bruksel
25.12.2009 tarihli yazısında Kazakistan ın en güney ucu olan Almatı yı Kuzey Kazakistan a taşıyıp üstüne bir de Rusya topraklarına bağlayan yazar. Lisedeki coğrafya hocasıyla bizzat tanışmak isterdim.
--spoiler--
Almatı ayrıca ülkenin en Ruslaşmış bölgesinde bulunuyordu. O kadar ki, 1990'larda Vladimir Jirinovski, Soljenitsin gibi fanatik Ruslar, Almatı'nın yer aldığı Kuzey Kazakistan'ın Rusya'ya bağlanması için kampanya bile açmışlardı.
--spoiler--
http://www.sabah.com.tr/Y...2/25/bir_vizyonerin_eseri
--spoiler--
Almatı ayrıca ülkenin en Ruslaşmış bölgesinde bulunuyordu. O kadar ki, 1990'larda Vladimir Jirinovski, Soljenitsin gibi fanatik Ruslar, Almatı'nın yer aldığı Kuzey Kazakistan'ın Rusya'ya bağlanması için kampanya bile açmışlardı.
--spoiler--
http://www.sabah.com.tr/Y...2/25/bir_vizyonerin_eseri
dünyadaki ekonomik krize genel açıdan bakıp güzel tespitler yapmıştır;
http://www.sabah.com.tr/Y...ak/2010/05/07/ucuncu_evre
http://www.sabah.com.tr/Y...ak/2010/05/07/ucuncu_evre
kıbrıstaki durumu okuyucularından gelen mektuplarla çok güzel özetleyen yazar. eger gazete şukela tuşu falan olsa şukela manyagı yapardım.
başbakan'ın kızına küfür etmiş yazardır. 'burayı aile gazetesi yaptılar si...cem bunları' demek suretiyle fena çakmış.
`http://www.elmahaber.com/...-scem-bunlar-35165h2.html`
`http://www.elmahaber.com/...-scem-bunlar-35165h2.html`
genel yayın yönetmeni olduktan sonra akp' yi desteklemek uğruna ne yazacağını iyice şaşıran ve artık okumadığım yazardır.
ayda 80-100 milyar kazanan, villasını köşe yazısında belirtip çalık'a aldıran,
köşesinde kendi adına yazdığı her yazıda ağlayan bir şahsiyet...
burası çok önemli...
gazetede kolonyalı mendil ve küp şeker toplayan varlık...
servis çalışanlarının masa üstünde kitap bırakmaktan korktuğu şahıs...
her akşam 2 duble viski içmeden eve gitmeyen bodur...
Ağzı küfürbaz hayro'dan beter insan...
izmirli olup izmir insanını taraf tutarak faşist yaklaşımı olan zat...
köşesinde kendi adına yazdığı her yazıda ağlayan bir şahsiyet...
burası çok önemli...
gazetede kolonyalı mendil ve küp şeker toplayan varlık...
servis çalışanlarının masa üstünde kitap bırakmaktan korktuğu şahıs...
her akşam 2 duble viski içmeden eve gitmeyen bodur...
Ağzı küfürbaz hayro'dan beter insan...
izmirli olup izmir insanını taraf tutarak faşist yaklaşımı olan zat...
Erdal Şafak Dubai'de olay çıkarmış - iDDiALAR BÖYLE:
http://www.medyamanyak.co...dubaide-olay-cikardi.html
http://www.medyamanyak.co...dubaide-olay-cikardi.html
demokrasi mücadelesi veriyorlarmış 17 aralık komplosuna karşı.şimdi bu beyabiye sormak lazım;pisst hacı erdal, "sen komplonun anlamını mı demokrasinin anlamını mı bilmiyorsun" diye.
kendisinden 10 yaş küçük olan rte ye göçmüş bitmiş haliyle " öyle miydi efendim, şöyle miydi efendim, şunu sorabilir miym efendim" diye diye kendisini yerin dibine sokmuş, tayyip in egoyu da at nali gibi yapmistir. efendini sevsinler..
E. Şafak, acınası gazeteciliğin acıklı örneğidir. Üzücü ama gerçek!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar