bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    1877-78 osmanlı-rus savaşı sonrası(93 harbi) berlin antlaşması'nda rusların aşırı isteği üzerine osmanlılar'dan ermeni korumacılığı talebinde bulunarak başlattığı resmileşmiş sorundur.
    -1 ... darwen
  2. 2.
    evet bayağı bir sorun oldu i...ler...gel de soykırım yapma!!
    2 -4 ... martyns
  3. 3.
    (bkz: holy mountains)
    ... undeuxtrois
  4. 4.
    (bkz: sozde ermeni soykırımı)
    1 -1 ... trinfr
  5. 5.
    1877 yılındaki Türk-Rus savaşlarından sonra Osmanlı imparatorluğu'nun güçsüzlüğünden cesaret alan Ermenilerin ortaya çıkardığı sorun. Ermeniler eğitim düzeyleri yüksek ve dış bağlantılara sahip olmalarına rağmen Ermeni milliyetçiliği ancak 19. yy.'ın ikinci yarasında doğmuştur. Ermeni cemaatinin bir tür anayasası olarak kabul edilen Ermeni Tüzüğü Osmanlı padişahı tarafından 28 Mart 1862'te onaylanmıştır. Bu tarihe kadar Ermenilerin büyük bir çoğunluğu "ayrılık" düşüncesine fazla eğilimli olmamışlardır. XIX. yüzyılın son çeyreğinde dışarıdan tahrik edilen Ermeni ayaklanmaları hızlandı. 1877 savaşını (tarihimizde 1293 savaşı olarak anılır) Osmanlı imparatorluğu kaybedince Ermeniler Aya Stefones'a gelen Rus Çarına giderek koruyuculuk istediler. Çarlık Rusyası,Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan Hristiyan azınlıklar, özellikle Ortodoks Rum ve ermeniler için"koruyucu patron" rolünü benimsemişti. Bu durumdan ve Osmanlı Devleti'nin güçsüzlüğünden cesaret alan Ermeniler, II. Abdülhamid döneminde Anadolu'nun doğusunda zaman zaman başkaldırarak kanlı olaylara neden oldular. Çarlık Rusyası 1877'de ele geçirdiği Kars, Artvin ve Ardahan'da Ermeni nüfusunu çoğaltmaya çalışmakta idi. I. Dünya Savaşı'nda Ruslar yeniden Türkiye'ye saldırdılar. Ermeni subay ve erler Rus ordularının ön saflarında yer aldılar. Diğer yandan Bogos Nubar Paşa adlı bir Ermeni, bağımsız birErmenistan kurmak için Çarlık ile ilişkilerde bulunuyordu. Kendi sınırları içindeki Ermenilere karşı sert önlemler alan Çarlık, Osmanlı ermenilerini koruyarak Avrupa merkelerinde Osmanlı Devleti aleyhine propaganda yapmaya yöneltmekteydi. XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinde Avrupa'da Ermeni tehdiş hareketleri arttı. Çarlık Rusya'nın Anadolu'yu işgal planına karşı Osmanlı Hükümeti, savunma hattının gerisini güvence altına almak amacı ile 14 Mayıs 1915 tarihli Tehcir Yasası ile Ermenileri toplu olarak Osmanlı imparatarluğu'nun bir ili olan Suriye'ye göndermeye başladı. Ayrıca 24 Nisan 1915'te istanbul'da Ermeni cemaatinin bazı üyeleri tutuklandı. Ermeni Taşnak ve Hınçak komitelerinin I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu'da giriştikleri katliamların ve ayaklanmaların yarattığı karışıklık böyle bir zorunluluğa yol açmıştı. Çarlık Rusyası'nın yanısıra Fransa ve ingiltere de Ermenileri kendi politikalarının aracı olarak kullanmaya çalışmaktaydılar. Fransa'nın Ermenilere olan ilgisinin temelleri Napolyon dönemine dayanmaktaydı. Napolyon, Rus Ermenistanı Tiflis'te Ermeni ağırlıklı bir ordu oluşturarak, Hindistan'daki ingilizlerle savaşmayı amaçlamıştı. Bu düşünce yaşama geçmedi fakat, Paris'te Doğu Dilleri Enstitüsü bünyesinde Ermeni Enstitüsü kuruldu. Enstitünün amacı, Ermeni ayrıkçılığının bilimsel temellerini oluşturmaktı. Daha sonra Fransa'nın Ermeniler ile ilişkisi I. Dünya Savaşı'ndan sonra yoğunluk kazandı. Osmanlı Devleti'nin paylaşımı sırasında Fransa, Kilikya bölgesinde (Antep, Urfa, Maraş, Adana) Ermeni devleti kurmaya çalıştı. Bu hareket bölge halkı tarafından bastırıldı. Fransa daha sonra Ermenileri Beyrut'a yerleştirerek oradan Marsilya'ya taşıdı. Ermenilerin bir kısmı Fransa'da kalırken, bir kısmı da Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. Orly katliamına kadar Fransa ASALA dahil tüm Ermeni örgütlerine göz yumdu.

    ingiltere ise 1877 savaşına kadar Osmanlı imparatorluğu'nun toprak bütünlüğünü savundu. Bu savaştan sonra politikasını iki nedenle değiştirdi. Birincisi, Doğu Akdeniz'de çıkarlarını koruyacağı bir üs olarak Kıbrıs'ı ele geçirmişti; ikincisi 1877 savaşındaki performasından dolayı Osmanlı imparatorluğu'nun bütünlüğünü savunmaktan vazgeçerek, kendi kontrolunda küçük devletler oluşturma yoluna seçti. Rusya'nın Akdeniz'e ve Ortadoğu'ya yayılmasını önlemek amacı ile ingiltere'nin kurmaya çalıştığı tampon Ermenistan oluşturma çabaları kısa dönemde sonuç getirmedi. Diğer yandan ingiliz misyonerler, Ermeniler arasında "protestanlık" propagandasına girişerek Ermeni hareketini, Ermeni Patrikhanesinin kontrolu dışına çıkarmaya çalıştı. Ancak artan Alman tehlikesi Rusya ile ingiltere'yi birbirine yaklaştırılınca, ingiltere dikkatini bu bölgeden ayırarak, Alman donanmasının denizlerde yaratacağı sorunlara yöneltti.

    Dışarıdan yöneltilen Ermeni hareketi beraberinde tehdiş eylemlerini doğurdu. ittihat ve Terakki Partisi'nin başında bulunanlardan Talat Paşa, Cemal Paşa ve Bahattin Şakir Bey'in öldürülmesi ile başlayan terör, son on yıllarda ABD'de ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde Türk diplomatlarının öldürülmesi ile tırmandırılmıştır.
    2 -1 ... lilith
  6. 6.
    milli eğitim politkamızdan artık düşen sorudur. artık öğrenciler ermenistan ve/veya ermeni ile türkiye ve/veya türk sorununu 1915 den itibaren belgeleriyle değil, 1945 sonrası ortaya çıkan ufak bir pürüz olarak okuyacaktır.

    bu ülkede muktedir olamayan iktidar, tarihi hala telim terbiyedeki vasıfsız işçilerin(!) onay vermesiyle değişeceğini sanacak kadar sığ görüşlüdür.

    14 eylül 2006 tarihinde Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. irfan Erdoğan ile başkent öğretmenevinde yapılan röpörtaj...

    alıntı aynen şu şekilde:

    "ERMENi MESELESiNiN KRONOLOJiSi DEĞiŞTi
    Kronolojik sıralamada 1915 ten alınıp, 1945 sonrasına kondu. Sert ifadeler çıkarıldı

    * Tarih kitaplarında en son hangi olaya kadar gelindi?
    8 inci sınıflardaki zorunlu ders olan Türkiye Cumhuriyeti inkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi ve 12 nci sınıflarda seçmeli okutulan Türk ve Dünya Tarihi dersi Körfez Savaşına kadar geliyor. Bu derslerde 60 ihtilâli de, 80 darbesi de anlatılıyor.

    * Hamaset ne kadar var?
    Toplumdaki değişim derslerin içeriğine de yansıyor. Toplum bazı şeyleri ne kadar rahat konuşmaya başlarsa programlardaki hamaset de o kadar az oluyor. Bunun için özel bir karar almaya da gerek yok, doğal akış içinde problemler de çözülür. Meselâ düşmanı denize döktük gibi ifadeleri artık tarih kitaplarında bulmak zor.

    * Peki meselâ Ermeni meselesi nasıl anlatılıyor?
    Bu yıl o konuda ciddi bir değişiklik yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti inkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin en son 1998 de hazırlanan müfredat programında Ermeni tehciri (Göç ettirme) Doğu Cephesinde geçen olaylar arasında anlatılıyordu. ilk kez bu yıl müfredata alınan yeni programda ise Ermeni sorunu kronolojik olarak birinci Dünya Savaşından çıkarılıp, ikinci Dünya Savaşı ve Sonrası ünitesine alındı. Konu burada, sonrasında Türkiyeyi ilgilendiren iç ve dış tehditler bağlamında değerlendirildi.

    * Amaç?
    Öğrencilerimizin, 1945 ten sonra Türkiyenin karşısına çıkarılan Ermeni sorununa karşı daha duyarlı olması...

    * Böyle lokal bir anlatımın, 1915 i tarihin içinden çıkarmak gibi de bir tehlikesi yok mu?
    Bu bir konsept. 2006 da, ben göreve gelmeden önce, bu kararın ilgili kurumlara danışılarak alındığını biliyorum.

    * Türk Tarih Kurumu, Dışişleri, MGK?
    Muhtemelen. Çünkü bu ciddi bir konsept değişikliği.

    * Aslında Türk Dışişlerinin teziyle de bire bir örtüşüyor?
    Program değil ama kendi bildiklerim çerçevesinde konuşmam gerekirse, bence doğrusu da bu. Ermeni sorunu 1950 den, 1960 tan önce yoktu. Sadece bizde değil, bu konu dünyanın da gündeminde değildi. Sorun ikinci Dünya Savaşından sonra önümüze getirildi. O nedenle tezimizin ne olduğundan ziyade, problemin ortaya çıkış tarihi baz alınarak yapılmış bir düzenleme. Çünkü bu da tarihin bir parçası.

    * Haklısınız, ama Türkiyeye yönelik Çocuklarına tarihi değil, resmi tezlerini okutuyorlar diye bir eleştiri de gelebilir? Üstelik tam da Tarihçiler karar versin söylemini benimsemişken...
    Ama gerçekten durum böyleyse, yani olayın sorun olduğu tarihle yaşandığı tarih arasında 50 yıl kadar bir zaman varsa, anlatımın da buna uygun olmasında hiçbir sakınca yok. Tam tersine konuyu bu şekilde işlemek çok daha doğru olabilir.

    * Peki bir öğrenci 1915 te ne oldu derse?
    Derste o da anlatılıyor. Onda bir sorun yok. 1915 yaşanmamış sayılmıyor. Ama Türkiye için Ermeni sorunu haline gelen kısım, sorun olduğu tarihten itibaren veriliyor. Ayrıca metinde ASALA nın Türk elçilerine yaptığı saldırılar da anlatılıyor.

    * Bazı meclislerin soykırım kararı aldığı da anlatılıyor mu?
    Ona da Ermeni lobisinin dünya ölçeğindeki etkileri kapsamında değiniliyor.

    * ifadelerde değişiklik var mı?
    Var, sert ifadeler kullanılmıyor. Aşağılayıcı intiba uyandıracak kelimelerden arınma söz konusu. Daha nesnel, daha global anlatımlar kullanılıyor. Üstelik sadece bu konuda değil, diğer konularda da aynı arındırma var. Benzeri çalışmalar Yunanistanda, Bulgaristanda da var.

    * Basıldı mı bu kitap?
    Tabii basıldı. ilk kez bu yıl okutulacak.

    ** ikinci Dünya Savaşında Hitler vahşetinin yaşanmasının ardından 1948 de Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kabul edildi. Ermeni lobileri ise kendilerine 1915 te soykırım yapıldığı iddiasını ilk kez 1965te, yani Nurnberg Mahkemelerinin kurulmasından 17, 1915 tehcirinden 50 yıl sonra ortaya attılar."

    okumuşun cahili nedir diyenlere ithaf olunan talim terbiye resmi budur.

    ayrıca:

    (bkz: gercek ermeni katliami)
    (bkz: ermeni kurbani olan devlet gorevlilerimiz)
    (bkz: pkk ermeni isbirligi)
    (bkz: sozde ermeni soykirimi)
    (bkz: osmanli donemi ermeni bakan ve memurlar)
    1 -2 ... kara hilal
  7. 7.
    (#702971)
    ... gokhann
  8. 8.
    aslında ortada soykırımın,haliyle de sorunun falan olmadığı bir olay.. hep o çirkef ermenilerin terbiyesizliği yüzünden..
    -3 ... hamdullah lannister
  9. 9.
    Böyle devam ederse gerçekten milletçe bizi gaza getirip daha kötü şeylere sebep olacak olan şey.Gelmeyelim gaza varsın soyumuzu kırdınız siz bizim desinler.Savasta her yol mubahtır hiçmi türk öldürmemişler,hiç mi türk köylerini yakmamışlar.Konusturmasınlar kardesim...
    ... imhotepwr
  10. 10.
    Türkiye tarafından ermenistan'a "hodri meydan haydi gel ortak olarak tarihçilerimiz araştırsın" ayarını vererek, arkasında durmayıp geçen aylara rağmen alakasız herkes bu konuda konuşurken bir cevap dahi alamamış hükümetimizin bir kaç milletvekili'nin ortaklaşa hareketiyle yüreklere en azından bir "helal olsun"u hakkettiren davranışların segilenmesine vesile olan sorundur. Ermeniler dışında Türkiye düşmanı tüm ülkelerin savunduğu sorundur ayrıca.

    (bkz: fransa ya misilleme)
    ... blindguardian