1. 1.
    yunanlı bir filozoftur.

    insan bir dramdaki aktöre benzer. Dünya ve dünyanın tarihiyle ilgili bu dramda, insan yalnızca bir oyuncudur. Oyuncu oynayacağı rolü seçemez, dekora, oyunun kendisine etkide bulunamaz. Tanrı ya da akıl ilkesidir ki, her insanın bu tarih içinde ne olacağını belirler. Dünya sahnesinde bir tiyatro eserindeki oyuncuya benzeyen insan, hiçbir etkide bulunamayacağı şeyler karşısında kayıtsız kalmak durumundadır. Onun kontrol edebileceği tek bir şey vardır: Kendi tavrı ve tutkuları.
    O, bir başkasına daha iyi bir rol verildiği için kıskançlık duymamalı, makyajı yapan burnunu çirkin gösterdiği için, kendisini aşağılanmış hissetmemelidir. Yani, insan kendisine ne verilmişse onunla yetinmeli, erişemeyeceği, sahip olamayacağı şeyler için, açlık, kıskançlık duymamalıdır. Bütün bu duygular onu mutsuz kılar. Öyleyse, yapılması gereken şey, akla uygun olmayan duygular, tutkular karşısında, kişinin güçlü olması, bağımsızlığını kazanmasıdır. Bu bağımsızlığa giden yol ise, bilgelikten geçer. insan kendisini bu olumsuz duygulardan kurtarabilirse, yani duygusuzluk haline ulaşabilirse, bilge insana özgü olan huzur ve mutluluğa kavuşabilir. Zira, yalnızca bilge insan rolünün ne olduğunu bilebilir...
    epiktetos
    3 ... hasnicktir
    #141970 :)
  2. 2.
    55-135 yılları arasında yaşamış Stoalı filozof ve ahlakçı.
    Azad edilmiş bir köle olan Epiktetos'un Stoacılığının temelinde, özgürlük, tanrısal kayra, insanlık ve ahlak düşüncesi bulunur. Kendisine bilge kişi olarak Sokrates'le Diogenes'i örnek almış olan Epiktetos, temelde ahlak ile ilgilenmiş ve gerçek eğitimin, bütünüyle bireye ait olan tek şeyin bireyin iradesi ya da amacı olduğunu kavramaktan başka bir şey olmadığını iddia etmiştir. insan, ona göre, iradeden bağımsız olan iyi ya da kötü hiçbir şey bulunmadığını öğrenmeli ve olayları öngörmeye ya da yönlendirmeye kalkışmayıp, yalnızca onları anlama çabası göstermelidir.
    2 ... geniusdr
    #482725 :)
  3. 3.
    yunanca köle, satın alınmış anlamını taşıyan söz öbeğidir, gerçek adı bilinmeyen ve tarihteki en büyük adsızlardan biri olarak adlandırılan filozof un bildiğimiz adıdır. hayatının büyük bölümünü köle olarak geçirmiş özgürlüğüne kavuşturulduğunda ise felsefe dersleri vermiştir. düşünce yapısı ise aslında onun hiçbir zaman köle olmadığı hissini uyandırmaya yetmiştir, belki de ancak bu şekilde içinde yaşadığı dünyaya tutunabileceğini düşünmüştür.
    2 ... regret
    #507990 :)
  4. 4.
    --spoiler--
    bir insanın bildiğini zannettiği bir $eyi öğrenmesi imkansızdır.
    --spoiler--
    5 ... sen bana bu diyemezsin
    #1165626 :)
  5. 5.
    afedersin bi boka derman olmayan bir adam olarak felsefe tarihine geçmiştir.
    ancak yeni yüksektepe ve teslimiyetçi zihniyet tarafından önemsenmektedir.
    1 -5 ... stalker
    #3541200 :)
  6. 6.
    "yarın dünyayı değiştireceğim diyorsun bugün neden kendinden başlamıyorsun."
    şeklindeki vecizenin sahibi.
    1 ... comengineer
    #4156071 :)
  7. 7.
    'Kader önünde sonunda öyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder. Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimsenin arkasından konuşmaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz. Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz. Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir.'

    'ilk önce kendine ne olacağını sor, sonra ne yapmak gerekiyorsa yap'

    'Eğer öküzlerle domuzlar konuşabilseydi, yemden başka şey düşünenlerle alay ederlerdi.'

    'Bana "Ben sana zarar verebilirim, tekme atabilirim" dersen bil ki insana degil, eşek ve ata uygun bir özellikle övünüyorsun.'
    3 ... esco
    #4156188 :)
  8. 8.
    --spoiler--
    deniz yolculuğuna çıkarken gemiyi , kaptanı ve mevsimi seçerim.bu benim işimdir.yolda bir fırtına çıkarsa asla umursamam.bu benim işim değildir.ben kaptanı seçerim fırtınayla kaptan uğraşır..
    --spoiler--
    ... psychosis
    #6899450 :)
  9. 9.
    --spoiler--
    insanları kederlendiren nesne ve olaylar degil,fakat bunlar hakkında edindikleri fikirlerdir. mesela ölüm bir felaket degildir.eger bir felaket olsaydı,sokratese'de böyle görünecekti. fakat ölümün bir felaket ve kötü oldugu hakkındaki kanaat,işte asıl felaket budur.bunun içindir ki kederli,yeisli, bedbaht oldugumuz zaman kendimizden başkasını,yani fikir ve kanaatlerimizden gayrısını itham etmemeliyiz.
    --spoiler--
    1 ... morhuzunlufirtina
    #9860269 :)
  10. 10.
    --spoiler--
    her ne hakkında olursa olsun "onu kaybettim!" deme. fakat "onu geri verdim" de. çocugun mu öldü? onu geri verdin,karın mı öldü? onu da geri verdin.tarlanı mı elinden aldılar? işte yine bir iade - lakin onu elinden alan kötü bir adamdı.- onu sana verenin falan veya filan vasıtayla geri almasının ne önemi var? onu sende bıraktıgı müddetçe,yolcuların otellerden istifade etmeleri gibi, adeta sana ait bir şey degilmiş gibi ondan istifade et.
    --spoiler--
    ... morhuzunlufirtina
    #10228930 :)