bugün
- hayatın acı gerçekleri5
- ilişkiye ara vermek6
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kolye142
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- bu saatte yemek yemek4
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- nervionun mavi gözleri11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- marka giyinmek5
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- teselli vermek6
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- courtney love2
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- yazarların telefon numaraları3
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- anpa gross3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- diksiyon4
- cep telefonu22
- kaybolan çorabın teki2
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- nokia20
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- bik bik'in kraliçe olması10
- kemal kılıçdaroğlu2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- kadın istihdamı2
- sexting3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sözlüğün en sevilen yazarları2
- fransa11
3 lük atma tarzı daima jump shot olan hatta theodosiç le aynı tarzda basket atan milli hero.
maç sonunda sürekli birilerine teşekkür eden mütevazi milli basketbolcu.
oyun kurmaktan aciz oyun kurucu. her hücumda topu eline alıyor, 24 saniyelik hücum süresinin 20 saniyesinde topu elinde tutuyor, kalan 4 saniyede de ya üçlük atıyor ya da pas veriyor. ancak 4 saniyelik sürede de hiç bir skim olmuyor.
lan bi oyun kur, pas ver, ikiye bir yap ne bileyim yap işte bir şeyler.
kerem tunçeri'nin alternatifi değil kesinlikle.
lan bi oyun kur, pas ver, ikiye bir yap ne bileyim yap işte bir şeyler.
kerem tunçeri'nin alternatifi değil kesinlikle.
kendisine buradan açık mektupla seslenmek istediğim dev adamımız.
pek sevgili ender,
canım, öncelikle çok şirinsin demeyeceğim. çünkü büyük ihtimal "hay başlayacağım artık şirine de lan, 27 yaşındayım ben" diyorsundur. bence boşver, hiç kasma, çünkü sevimli afacan bir çocuk gibi olduğun gerçeğini ne yaşın ne konumun değiştirmiyor.
sana "basketbolun sabri'si" diyenler var. bunu da boşver lütfen. yani tamam, yaptığın işin sabri'si diye anılma fikri bile hayattan soğutucu olabilir elbet, ama sen öyle değilsin. gerçi, yıllardır çok büyük aşama kaydetmediğin de bir gerçek ama, hiç bir zaman da vasat bir oyuncu olmadın. nacizane fikrimdir. bir kere bir stilin var, top sürüşün bile bir değişik, şut çıkarırken de keza farklısın. iyi bir takım oyuncusu olduğun da bir gerçek.
bana göre tek kusurun gaza gelme halin. şutunu kullan, üçlük dene, eyvallah. ama tutturunca da gaza gelip saçma şutlar denemeye başlama, olur mu gözüm? bir de tekrar söylüyorum, hiç değişme. profesyonellik diye tabir edilen şeye tüküreyim, senin her basketin sonrası "mahalle maçında ilk golünü atmış, sevinen küçük çocuk" samimiyetin eşsiz bence.
bugün tüm takımdan olduğu gibi senden de en iyi oyununu bekliyoruz. bizi üzmeyeceğine/üzmeyeceğinize inanıyoruz. en azından, ben inanıyorum şahsen.
bir de çok önemli bir şey var, unutmadan yazayım. slovenya maçına gelen bazı insanlar için "hadi kırmızı giymiyorsun, önemsemedin ya da dikkat etmedin. bari slovenya'nın rengi olan yeşili giyme yahu" demiştim. akabinde eşin buket'i gördüm ve kendisi yeşil giymişti. sırbistan maçında mavi-kırmızı-beyaz kombinini giymemesini umarım.
son olarak başarı dileklerimi ve dualarımı sana ve takıma gönderiyorum.
yaklaşık 7 yıllık sadık hayranın tonks
pek sevgili ender,
canım, öncelikle çok şirinsin demeyeceğim. çünkü büyük ihtimal "hay başlayacağım artık şirine de lan, 27 yaşındayım ben" diyorsundur. bence boşver, hiç kasma, çünkü sevimli afacan bir çocuk gibi olduğun gerçeğini ne yaşın ne konumun değiştirmiyor.
sana "basketbolun sabri'si" diyenler var. bunu da boşver lütfen. yani tamam, yaptığın işin sabri'si diye anılma fikri bile hayattan soğutucu olabilir elbet, ama sen öyle değilsin. gerçi, yıllardır çok büyük aşama kaydetmediğin de bir gerçek ama, hiç bir zaman da vasat bir oyuncu olmadın. nacizane fikrimdir. bir kere bir stilin var, top sürüşün bile bir değişik, şut çıkarırken de keza farklısın. iyi bir takım oyuncusu olduğun da bir gerçek.
bana göre tek kusurun gaza gelme halin. şutunu kullan, üçlük dene, eyvallah. ama tutturunca da gaza gelip saçma şutlar denemeye başlama, olur mu gözüm? bir de tekrar söylüyorum, hiç değişme. profesyonellik diye tabir edilen şeye tüküreyim, senin her basketin sonrası "mahalle maçında ilk golünü atmış, sevinen küçük çocuk" samimiyetin eşsiz bence.
bugün tüm takımdan olduğu gibi senden de en iyi oyununu bekliyoruz. bizi üzmeyeceğine/üzmeyeceğinize inanıyoruz. en azından, ben inanıyorum şahsen.
bir de çok önemli bir şey var, unutmadan yazayım. slovenya maçına gelen bazı insanlar için "hadi kırmızı giymiyorsun, önemsemedin ya da dikkat etmedin. bari slovenya'nın rengi olan yeşili giyme yahu" demiştim. akabinde eşin buket'i gördüm ve kendisi yeşil giymişti. sırbistan maçında mavi-kırmızı-beyaz kombinini giymemesini umarım.
son olarak başarı dileklerimi ve dualarımı sana ve takıma gönderiyorum.
yaklaşık 7 yıllık sadık hayranın tonks
o telaşlı o heyecanlı yapısıyla, hareketleriyle basketbol milli takımımızın sabri'si. sakin ol biraz dev adam.
sniper. adam mesafe dinblemeden üçlük atıyor.
daha önce kerem tunçeriye yapılan haksızlığın, şimdi kendisine yapıldığı oyuncu. iyi işler yapıp göz önüne çıkınca ondan iyisi yok, kötü oynamaya başlayınca milli takıma 12 yi doldurmak için alındı oluyor. iyi oyuncu işte kardeşim bu milli takım sokaktan toplanmıyor.
genç semih gibi yaşlanmayan basketbolcudur.biz kartlaştık adam yıllardır aynı sempatik çocuksu yüz. diğer basketbolcuların yanında küçücük görünce 1.90 olduğuna inanamıyor insan.
Ender Arslan: "Televizyonda kendimi izlerken boyumun 1.90 olduğuna benim de inanasım gelmiyor..."
(bkz: zaytung)
Ender Arslan: "Televizyonda kendimi izlerken boyumun 1.90 olduğuna benim de inanasım gelmiyor..."
(bkz: zaytung)
öz eleştirisi tavan yapandır. ne zaman maç sonu röportajına çıksa 'bugün çok kötü oynadık' diye giriyor cümleye.
çok fena (bkz: oğuzhan koç)'a benzettiğim milli cengaver.
takımın küçük yaramaz bücürü. o boyla 2 metrelik adamları dize getiriyor ya helal olsun. 2014 dünya kupasında bu takım bu oyuncularla hertürlü şampiyon olur. ahada yazdım buraya.
şampiyonada hazır olmadan oynamasına rağmen şimdilik işleri iyi götüren basketçi. ancak kaçınılmaz son; sakatlık, guardlarımıza vurduğunda takımın yükünü kaldırabilecek mi o zamanki performansı önemli benim için.
yeteneklerine inanan pek yok biliyorum ama 7-8 sene önce ilk izlediğimden beri benim en sevdiğim basketbolcudur bu çocuk. büyüdü, kocaman oldu hala "bu adam" diyemiyorum, bildiğin çocuk. bugün* o uzaktan attığı üçlük sonrası sevinci, ikinci üçlüğünü de atınca o utangaç gülümsemesiyle o kadar doğaldı ki, bir insan bu şirinliğe nasıl gıcık olabilir bilemiyorum.
yalnız söylemeden edemeyeceğim, bir attın girdi, iki attın girdi, koca hücumu değiştirip, zorlama bir üçüncüyü denemeye ne gerek vardı be enderim? önümüzdeki maçlar için de bugünkünden aşağı kalmayacak performanslar diler, öperim.
edit: imla
yalnız söylemeden edemeyeceğim, bir attın girdi, iki attın girdi, koca hücumu değiştirip, zorlama bir üçüncüyü denemeye ne gerek vardı be enderim? önümüzdeki maçlar için de bugünkünden aşağı kalmayacak performanslar diler, öperim.
edit: imla
bugünkü maçta pek etkili olamayan oyuncu.
gereksiz bir basketbolcu.
slovenya'da belki de kariyerinin en iyi basketbolunu oynamıştır.
efes in reklam filmlerinin sonunda bizimle misin derkenki halini tinerci çocuklara benzettiğim, son topları iyi değerlendirebilen ve de kendine has bir basketbol oynama tarzı olan oyuncu.
3. maçta son topu değerlendiremese de 2.maçı tek başına getirdiği unutulmamalıdır.
türk basketbolundan derhal el çekmesi gereken, ya da el çektirilmesi gereken basketbol insanı. son topları en çok bu adam kullanıyor, kötü kullanıyor. bugünki 25 mayıs 2010 fenerbahçe ülker efes pilsen maçı'nda maçı katletmiştir. son saniyede kaçırdığı turnike girse bile yeminle sevinmezdim.
12 dev adam ın en iyisidir zannımca.
öncelikle söylemek gerekirki normal sürede hem de uzatmada son topu kullanmak cesaret ister. sırf bu nedenle kendisini tebrik ediyorum. özellikle uzatmaya götüren basketi izlerseniz düşüp kaymasına rağmen o topu kontrol edip süreye bakması ve ona göre içeri girmesi her baba yiğidin harcı değil. uzatma sonundaki tercihi ise bana göre aceleydi ama diğer oyuncular da uygun pozisyonda olmadığı için o atışı yaptı. daha iyi bir seçenek olmalıydı. bu konuda tanjevic'in çizdiği son hücumu bilmeden bir şey söylemek güç.
aynı zaman diliminde hem övülen hemde sövülen basketbolcu.
18 eylül 2009 türkiye yunanistan basketbol maçında takımda kötünün iyilerindendi. ender arslan'ı mağlubiyetten sorumlu tutanları bir de şu faciaya bakmalarını öneriyorum.
(bkz: ömer aşık)
(bkz: ömer aşık)
18 eylül 2009 türkiye yunanistan basketbol maçında son topu iyi kullanamadığından, maçı kaybettiren oyuncu.
eurobasket 2009'un bizim açımızdan en iyi oyuncusuydu. yunanistan maçındaki son saniyede gelen basketi hayat vermişti ama olmadı, sağlık olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar