bugün
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız9
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar16
- sindirella'nın orospu olması7
- ithal kürtler9
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması8
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar6
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi6
- nervionun beni reddetmesi7
- şarapçı koala'ya aşık olduğumu itiraf ediyorum3
- arkadaşlar sizce bu bana yakışır mı4
- akrabaların içindeki en zengin insan15
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- akplilerin akp yi hiç eleştirmemesi6
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- yağmurdan nefret etmeye başlamak6
- laptopun su çekmesi7
- porno yönetmenlerinin hasta ruhlu tipler olması3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- kader isimli kıza kaderin üstünde kader var demek2
- enayimiknatisii25
- eski ilişkilerinden bahseden insan4
- açık ilişki8
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru6
- yeni parti'nin halk tv protestosu9
- idrar vergisi3
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye2
- din gerekli midir sorunsalı3
- erkeği karizmatik gösteren şeyler25
- ankara abisi iyilik derneği9
- nişanlı biriyle öpüşmek5
- biz kadınlar neden bu kadar masumuz10
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri5
- istanbul da sonbahar2
- halk tv'ye kayyum atanması4
- moğolların araplara saldırma nedeni13
- 14 ekim 202610
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- sözlükteki seks tarikatı10
- birisi bakarken işeyememek9
- metis yayınları3
- tutuklandı kayyum atandı gözaltına alındı5
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
- seks neden ayıptır11
- 007 dayı12
- dün gece intihar eden sözlük yazarı13
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı9
- ketum olmayan erkek3
- yağmurlu havada beyaz pantolon giyen insan3
- anahtar parti2
ispanyadaki büyük islam medeniyeti..800 yıl yaşamıştır.. (bkz: ibni tufeyl) (bkz: ibni rüsd) (bkz: muhyiddin arabi)gibi bilginler çıkarmıştır.. (bkz: işbiliye), (bkz: kurtuba) gibi kentleri çağın en büyük ilim irfan yuvaları olmuştur..topsakalın sakalı tam çıkmayan endülüslü öğrencilere benzemek için avrıpalılarca çıktığı iddia edilmektedir..daha sonra bir çok bölünme yaşamıştır endülüs medeniyeti..her büyük devlet gibi iç savaşlar sonucu çökmüştür.. (bkz: roma imparatorluğu), (bkz: makedonya), (bkz: SSCB)
ispanyanın osmanlı zamanındaki adı.
Al-Andalucia...
Akif'in deyişi ile;
Endülüs tacı elinden alınan bahtı kara,
Savuşurken o güzel mülkü verip ağyara,
Tırmanır bir kayanın sırtına etrafa bakar;
Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar,
Başlar ağlatmaya biçareyi hüngür hüngür!
Karşıdan valide sultan bunu pek haklı görür,
Der ki : "Çarpışmadın erkekler gibi düşmanlarla;
Şimdi hiç yoksa kadınlar gibi olsun ağla !
Akif'in deyişi ile;
Endülüs tacı elinden alınan bahtı kara,
Savuşurken o güzel mülkü verip ağyara,
Tırmanır bir kayanın sırtına etrafa bakar;
Bırakıp çıktığı cennet gibi zümrüt ovalar,
Başlar ağlatmaya biçareyi hüngür hüngür!
Karşıdan valide sultan bunu pek haklı görür,
Der ki : "Çarpışmadın erkekler gibi düşmanlarla;
Şimdi hiç yoksa kadınlar gibi olsun ağla !
(bkz: endülüste raks)
doğu batı kültürünün sentezlendiği en güzel memleketlerden birisi. nice aşklar yaşanmıştır o topraklarda yüzyıllar önce de hala izi sürülmektedir..
'yarabbi önüme bu deniz çıkmasaydı, senin adını daha da ilerilere götürürdüm.' diyen kutluların, o kutlu lafzı daha da ilerilere taşıyabilmek için yaptıkları kutlu gemileri -kıvılcımlar çıkaran atlara yemin olsun ki o gemiler ne sevgilidir onlara- kıyılarına varınca yakarak mesken edindikleri kutlu diyar...
yoluna koyuluş gayesi kutlu, yolculuğu kutlu, uğruna vuruşması kutlu, üzerine kurulan medeniyeti kutlu diyar....
yoluna koyuluş gayesi kutlu, yolculuğu kutlu, uğruna vuruşması kutlu, üzerine kurulan medeniyeti kutlu diyar....
(bkz: simyacı)
günümüz avrupasının gelişmişliğinde en önemli rolü oynayan uygarlıktır.
--spoiler--
cervantes ve don kişot'un vatanı ispanya'nın ise rönesans ve sonrasında avrupa'da bilim alanında görülen gelişmelerde pek de sözü edilmeyen bir rolü vardır. bu rol sebebiyle ispanya, diğer avrupa ülkelerine göre farklı bir konuma, diğer avrupa ülkelerinde olmayan bir özelliğe sahiptir: rönesans'tan çok önce, avrupa karanlıklar içindeyken, çok büyük bir medeniyet, ama gerçek anlamda bir medeniyet geçmiştir bu topraklardan. batıda hâlâ da var olmayan, belki de var olmayacak seviyede bir medeniyet.
bir ülkeden medeniyetin geçmiş olması ne demektir? o medeniyetin tohumları bu topraklara çok uzaklardan, tâ ortadoğu'dan gelmiş, burada serpilmiş, gelişmiş ve şer güçler tarafından burada yok edilmiş, eserleri yağmalanmış, izleri yakılmış ve gömülmüştür.
bu toprağın insanları insan gibi yaşamayı endülüs'ten öğrenmiştir. insanı insan olarak görüp kabul eden, kardeş olarak kucaklayıp bağrına basan, sonra da el ele verip, kulu kula kul eden vahşete, sömürülmeye, ezilmeye, horlanmaya, fakirliğe, pisliğe; kısacası karanlığa karşı canla başla savaşan ve çalışıp üreterek var olmayı, birlik ve beraberlik içinde mutluluk ve refah içinde bir geleceğe doğru huzurla ve hızla yol almayı başaran bu medeniyetten avrupa'nın tamamının haberi vardır. ama avrupa, endülüs'ten bilimi gasp ederken irfandan ve bu medeniyeti var eden ahlâktan nasiplenememiş, çünkü nasiplenmeyi reddetmiştir.
bilgi ve teknolojinin kağıt, pamuk, barut, çelik, cam, porselen gibi ana maddeleri de; pusula, usturlap, teleskop, mikroskop gibi alet-edevatı da; sulu tarım, dokumacılık, inşaat, mekanik gibi sanatları da, matematik, kimya, tıp, eczacılık, metalurji, astronomi gibi bilimleri de avrupa, endülüs başta olmak üzere doğudan öğrenmiştir. batı kültürünün asla anlamadığı, kabul etmediği, görmezden geldiği; bütün bunlara rağmen asırlara sığmayan bir kin ve inatla ve bütün gücüyle her fırsatta ezmeye, yok etmeye çalıştığı doğudan. akıl hastalarını içindeki cini çıkarmak için döverek öldüren, cadı suçlamasıyla insanları diri diri yakan anlayış, ilaçla tedaviyi de, cerrahi tedaviyi de, anesteziyi de endülüs'ten öğrenmiştir. derme çatma teknelerle ancak kıyı boyu denize çıkabilenler, akdenizden öte deniz bilmeyenler, açık denizlere çıkabilecek nitelikte gemi yapmayı da, bilinmeyen mesafelere ulaşmayı sağlayan denizcilik bilimlerini de aynı kaynaktan öğrenmiştir.
kısacası genelde islâm, özelde endülüs, bu gün batının bilim ve teknoloji adına elinde bulundurduğu ne varsa hepsinin temellerinin kaynağıdır. peki, bunda bir kötülük var mı? hayır yok. bilim ve sanat insanlığın ortak malıdır, öyle olmalıdır. kötülük şuradadır: batı bu gerçeği tarih boyunca inkâr etmiştir, hâlâ da etmektedir. *
--spoiler--
--spoiler--
cervantes ve don kişot'un vatanı ispanya'nın ise rönesans ve sonrasında avrupa'da bilim alanında görülen gelişmelerde pek de sözü edilmeyen bir rolü vardır. bu rol sebebiyle ispanya, diğer avrupa ülkelerine göre farklı bir konuma, diğer avrupa ülkelerinde olmayan bir özelliğe sahiptir: rönesans'tan çok önce, avrupa karanlıklar içindeyken, çok büyük bir medeniyet, ama gerçek anlamda bir medeniyet geçmiştir bu topraklardan. batıda hâlâ da var olmayan, belki de var olmayacak seviyede bir medeniyet.
bir ülkeden medeniyetin geçmiş olması ne demektir? o medeniyetin tohumları bu topraklara çok uzaklardan, tâ ortadoğu'dan gelmiş, burada serpilmiş, gelişmiş ve şer güçler tarafından burada yok edilmiş, eserleri yağmalanmış, izleri yakılmış ve gömülmüştür.
bu toprağın insanları insan gibi yaşamayı endülüs'ten öğrenmiştir. insanı insan olarak görüp kabul eden, kardeş olarak kucaklayıp bağrına basan, sonra da el ele verip, kulu kula kul eden vahşete, sömürülmeye, ezilmeye, horlanmaya, fakirliğe, pisliğe; kısacası karanlığa karşı canla başla savaşan ve çalışıp üreterek var olmayı, birlik ve beraberlik içinde mutluluk ve refah içinde bir geleceğe doğru huzurla ve hızla yol almayı başaran bu medeniyetten avrupa'nın tamamının haberi vardır. ama avrupa, endülüs'ten bilimi gasp ederken irfandan ve bu medeniyeti var eden ahlâktan nasiplenememiş, çünkü nasiplenmeyi reddetmiştir.
bilgi ve teknolojinin kağıt, pamuk, barut, çelik, cam, porselen gibi ana maddeleri de; pusula, usturlap, teleskop, mikroskop gibi alet-edevatı da; sulu tarım, dokumacılık, inşaat, mekanik gibi sanatları da, matematik, kimya, tıp, eczacılık, metalurji, astronomi gibi bilimleri de avrupa, endülüs başta olmak üzere doğudan öğrenmiştir. batı kültürünün asla anlamadığı, kabul etmediği, görmezden geldiği; bütün bunlara rağmen asırlara sığmayan bir kin ve inatla ve bütün gücüyle her fırsatta ezmeye, yok etmeye çalıştığı doğudan. akıl hastalarını içindeki cini çıkarmak için döverek öldüren, cadı suçlamasıyla insanları diri diri yakan anlayış, ilaçla tedaviyi de, cerrahi tedaviyi de, anesteziyi de endülüs'ten öğrenmiştir. derme çatma teknelerle ancak kıyı boyu denize çıkabilenler, akdenizden öte deniz bilmeyenler, açık denizlere çıkabilecek nitelikte gemi yapmayı da, bilinmeyen mesafelere ulaşmayı sağlayan denizcilik bilimlerini de aynı kaynaktan öğrenmiştir.
kısacası genelde islâm, özelde endülüs, bu gün batının bilim ve teknoloji adına elinde bulundurduğu ne varsa hepsinin temellerinin kaynağıdır. peki, bunda bir kötülük var mı? hayır yok. bilim ve sanat insanlığın ortak malıdır, öyle olmalıdır. kötülük şuradadır: batı bu gerçeği tarih boyunca inkâr etmiştir, hâlâ da etmektedir. *
--spoiler--
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
ispanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.
Yelpaze gibi çevrilir birden dönüşleri;
işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri.
Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
ispanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.
Alnında halka halkadır âşufte kakülü;
Göğsünde yosma Gırnata nın en güzel gülü...
Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir;
ispanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.
Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...
Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...
Şeytan diyorki sarmalı, yüz kerre öpmeli;
Gözler kamaştıran şala, meftûn eden güle,
Her kalbi dolduran zile, her sineden "Ole!"
Yahya Kemal BEYATLI
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
ispanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.
Yelpaze gibi çevrilir birden dönüşleri;
işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri.
Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
ispanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.
Alnında halka halkadır âşufte kakülü;
Göğsünde yosma Gırnata nın en güzel gülü...
Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir;
ispanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.
Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...
Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...
Şeytan diyorki sarmalı, yüz kerre öpmeli;
Gözler kamaştıran şala, meftûn eden güle,
Her kalbi dolduran zile, her sineden "Ole!"
Yahya Kemal BEYATLI
romalılardan önce sırasıyla fenikeliler, kartacalıların eline geçen, romalıların baetica * dediği, vandalların bugünkü adını verdiği bölge. bölge vizigotlar döneminde 70 yıl bizans işgalinde kalmış ve en parlak dönemini vizigotları yıkan emeviler ve onun devamı olan endülüs emevileri döneminde yaşamış bölge. bölge bugün sevilla (işbiliye), cordoba (kurtuba), granada (gırnata), cadiz (kadis), huelva (valbah), jaen (ceyyan), malaga (malaka) ve almeria (almariyya) illerine bölünmüştür.
memleket. memleketim. atalarımın geldiği yer. ataların geldiği yer. medeniyet. medeniyetim.
hakkında bir gitar konçertosu olan şehir. (bkz: endülüs konçertosu)
(bkz: Andalusia)
(bkz: andalucia)
nam-ı diğer ispanya.
711-1492 yılları arasında iber yarımadası'nda müslümanlığın etkisi altında bulunan bölgelere verilen isimdir. endülüs kelimesinin vandallar'dan geldiğine inanırlar. ancak tarihsel dayanak yoktur. müslümanların iber yarımadasındaki varlığı en son morisko'ların 1609 yılında ispanya'dan sınır dışı edilmesiyle son bulmuştur.
şair, yazar metin önal mengüşoğlu'nun şiir kitabı.
ekim 2011 tarihli. okur kitaplığı'ndan.
208 sayfa.
ekim 2011 tarihli. okur kitaplığı'ndan.
208 sayfa.
raks edilen* yer. (bkz: endülüste raks)
700 yıl boyunca endülüs emevileri'nin elinde kalmış, bu süre içerisinde avrupa'da ilim irfan merkezi halinde olmuş, ispanyollar dağlarda koyun güderken (tabiri caizse)emeviler bu yerde medreseler inşaa etmiş, yunanca kitapları günümüze kadar taşımışlardır. Bütün dinlerden insanların huzurla yaşadıkları bir yerdir. Tarihi, Elhamra'sı ile beni kendine bağlayan bölgedir aynı zamanda. Tarihte en çok üzüldüğüm kişilikte bu bölgenin insanıdır : Boabdil. Böyle bir yerin, Elhamra'nın anahtarlarını teslim etmek, bir daha asla gelemeyecek, göremeyecek olmak... ömrümün burada geçmesi tek arzum.
(bkz: elhamra sarayı)
(bkz: elhamra sarayı)
Zamanında nasıl bir medeniyete sahipmiş ki , günümüzde bile buram buram hissediliyor.
Şu anki ispanya topraklarıdır. ispanyollar bu eyaletteki Müslümanları temizleyek, dünyaya ve avrupaya büyük katlılarda bulunmuşlardır.
katil ve barbar ispanyol-fransız orduları girmeden önce o topraklara medeniyet nedir öğreten müslümanların eski yurdu.
birazcık cehaletten sıyrılmış herkesin her hatırladığında içini sızlatacak eski diyar.
yüzyıllardır islam'ın izini silmeye çalışıyorlar ancak o iz vicdanlı olanların zihninden asla silinmeyecek.
kestiğiniz o kadar masum insanın hatırasını asla unutmayacağız.
birazcık cehaletten sıyrılmış herkesin her hatırladığında içini sızlatacak eski diyar.
yüzyıllardır islam'ın izini silmeye çalışıyorlar ancak o iz vicdanlı olanların zihninden asla silinmeyecek.
kestiğiniz o kadar masum insanın hatırasını asla unutmayacağız.
ispanyada bir özerk bölgedir.
Zamanında Müslümanlardan temizlendiği için gayet yaşanılası bir yerdir.
Zamanında Müslümanlardan temizlendiği için gayet yaşanılası bir yerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar