bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz29
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz8
- sözlükte bile yalnız olmak10
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası9
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- roma imparatorluğu nun yıkılış nedeni3
- ya bi siktirin gidin15
- sözlük çiftleştirme servisi11
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- parcalandim toparlanamiyorum317
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak3
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- sarapci koala hatayi13
- şapka takar mısınız12
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- üzülünce kime gidersiniz2
- erkeklerin antidepresan kullanmaması3
- istanbul12
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- bana sormadan niye entry siliyor bu yapay zeka2
- lübnan kızları4
- vahşi kelebeğim3
- bana onu sormayin17
- atilla taş'ın kızı hayatını kaybetti3
- evandro roncatto2
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- temur altunhan maxim tsigalko a todorov üçlüsü2
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- düş sokağı sakinleri2
- cemil tugay11
- cm 03 042
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- sezen taş7
- özgür özel2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- ucan tekme atan hipopotam43
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
son dönem genç türk şairlerinden..
henüz amatör olmasına karşın, iz bırakan cümleleri var..
kahraman tazeoğlu nun ekürisi.
henüz amatör olmasına karşın, iz bırakan cümleleri var..
kahraman tazeoğlu nun ekürisi.
gerçekten vurucu cümlelere sahip bir adam.
acip kelime oyunları yapabiliyor.
biraz arabesk hüzünler taşısa da yazdıkları insan onlarda kendisini bulabiliyor.
kitabı falan çıksa da okusak, yorunları duysak diye beklemekteyim.
acip kelime oyunları yapabiliyor.
biraz arabesk hüzünler taşısa da yazdıkları insan onlarda kendisini bulabiliyor.
kitabı falan çıksa da okusak, yorunları duysak diye beklemekteyim.
''Vurdum duymaz''dın hep
Bildim Sevgili,
Dün gece de vurdum o kapına
Şaşırmadım duymadığına...
Bildim Sevgili,
Dün gece de vurdum o kapına
Şaşırmadım duymadığına...
kahraman tazeoğlu nun ekürisi ise dikkat edilmesi gereken genç şairdir.
Özdemir Asaf'ca yorumları var şiirlerinde, farklı doğrusu. Okunmaya değer.
nedense sevemedim yeni nesil şair. az çok kelimelere hakimiyeti vardır fakat daha çok yemesi gereken ekmek vardır.
Şimdi,söyle bana anlamadım...
Yerin,
Başka birisi tarafından alınamıyorsa içimden,
Şantajı zulümse,
Kürtajı mümkün müdür aşkın?
Yerin,
Başka birisi tarafından alınamıyorsa içimden,
Şantajı zulümse,
Kürtajı mümkün müdür aşkın?
kahraman tazeoğlu'nun tarzına benzese de şiirleri, okunmaya değer insan.
Bu susmaları say,sayfalarca adını sayıkladıklarıma!
Saf bir gaf işte!
Aşk
Kuru sıkı laf,on tenden masal dinledikten sonra.
Saf bir gaf işte!
Aşk
Kuru sıkı laf,on tenden masal dinledikten sonra.
şimdi, söndü ışık.
sustu dudağımdaki sen çalan ıslık..
sen,
dünya ahiret acımsın artık.
sustu dudağımdaki sen çalan ıslık..
sen,
dünya ahiret acımsın artık.
şiirleri, başlangıçta biraz arabesk gelebilecek olsa da ve kimilerinden "ne var bunda, kelime oyunları işte" gibi sığ eleştiriler alacağını tahmin etsem de, içtenlik ve samimiyet denen şeyleri ayırtedebilenlerin, farkını anlayacağını umduğum yeni neslin kayda değer şairlerinden.
üstelik kendini aşmaktadır gün be gün;
zindan bahçesi
"derin uyu,
ölü sansın yanındaki!
uykuların, yüreğim gibi derin olsun geceleri...
ölü gibi soğu, soğuktan ölür gibi yum gözlerini...
ölü gibi sessiz, ölüm gibi sonsuz, uyanmayacakmış gibi deliksiz uyu!
çünkü başkasının yanındaki uyanık gecelerin, daha da acıtır...
yakar, yıkar, kahreder beni...
artık daha fazla uzaklaşamazsın benden sevgili...
dur biraz!
yorma kendini!
kan kusucu ve katledici geceler aldım aramızdaki mesafeden...
ödünç sancılar kiraladım boşluğunun soğuğundan ve kiralık katilleri satın alan,
teni hevese müsait kadınlarından geçtim bu kentin.
aşk, dipsiz bir gösteridir, kirli kırık geçmişlerimizin karşısında...
kaç ayna kırıldı gözlerimizin âlâ karanlığında?
esir gönül, esaretin tuzağında uyuşmakta...
sancı bu ve yalancı sancı satıcılar gibi, derin uyu!
sancıları savıcı isimler rutubetle dudak kenarında!
alaz bir mevsim dönüyor dilimde...
acıtacakmış gibi güçlü, acınacakmış gibi masum zaman...
sevgilim!
ah benim sevgilim!
dilimin tenhasında, sesimle savaşan, susmaları galip sevgilim!
başı, sonu, dibi, ucu, aynı uçurum...
göğsüyle sırtı gibi,
ne yana dönse diğerini ardında bırakan sevgilim!
yüzüne değdim senin!
yüzüne güldüm senin!
yüz yüze, göz göze, diz dize dokunduğun özündüm senin.
dilim, köle gibi adına esir!
buğday bir ten kaybeder yitik mevsim, yitik, terk edilmiş şehir...
derin uyu,
kendini katil sansın yanındaki!
uykuların, gidişin gibi beter olsun!
derin olsun!
yaralarının gölgesindeki karanlıkta, gölgemi ara!
derin olsun gecelerin o karanlıktan da...
kokunun kayıp atlasında,
uyu!
yatakların dibinde aşk, aşk bir sonsuz dip ve sessiz bir kuyu...
yankısı prangalanan sessizliklerin düşünden, düşmanının eline düşer gibi...
vakitsiz uyu!
dilim, kesik...
dilim, köle gibi adına esir...
delir aklından çıktığımda!
apansız delir!
zamansız delir!
sevgilim!
ah benim sevgilim!
birkaç yaranın, birçok izisin...
"hep arkamda ol!'' dedin.
arkandaydım senin.
arkandakine, arkanı döndün...
şimdi mazinde kalan ve günbegün hatırlanan en sızılı gerçeğinim senin.
sevgilim!
ah benim sevgilim!
arkandakine, arkanı döndün...
artık ne arkana, ne de arkandakine yüzünü de dönemezsin... "
üstelik kendini aşmaktadır gün be gün;
zindan bahçesi
"derin uyu,
ölü sansın yanındaki!
uykuların, yüreğim gibi derin olsun geceleri...
ölü gibi soğu, soğuktan ölür gibi yum gözlerini...
ölü gibi sessiz, ölüm gibi sonsuz, uyanmayacakmış gibi deliksiz uyu!
çünkü başkasının yanındaki uyanık gecelerin, daha da acıtır...
yakar, yıkar, kahreder beni...
artık daha fazla uzaklaşamazsın benden sevgili...
dur biraz!
yorma kendini!
kan kusucu ve katledici geceler aldım aramızdaki mesafeden...
ödünç sancılar kiraladım boşluğunun soğuğundan ve kiralık katilleri satın alan,
teni hevese müsait kadınlarından geçtim bu kentin.
aşk, dipsiz bir gösteridir, kirli kırık geçmişlerimizin karşısında...
kaç ayna kırıldı gözlerimizin âlâ karanlığında?
esir gönül, esaretin tuzağında uyuşmakta...
sancı bu ve yalancı sancı satıcılar gibi, derin uyu!
sancıları savıcı isimler rutubetle dudak kenarında!
alaz bir mevsim dönüyor dilimde...
acıtacakmış gibi güçlü, acınacakmış gibi masum zaman...
sevgilim!
ah benim sevgilim!
dilimin tenhasında, sesimle savaşan, susmaları galip sevgilim!
başı, sonu, dibi, ucu, aynı uçurum...
göğsüyle sırtı gibi,
ne yana dönse diğerini ardında bırakan sevgilim!
yüzüne değdim senin!
yüzüne güldüm senin!
yüz yüze, göz göze, diz dize dokunduğun özündüm senin.
dilim, köle gibi adına esir!
buğday bir ten kaybeder yitik mevsim, yitik, terk edilmiş şehir...
derin uyu,
kendini katil sansın yanındaki!
uykuların, gidişin gibi beter olsun!
derin olsun!
yaralarının gölgesindeki karanlıkta, gölgemi ara!
derin olsun gecelerin o karanlıktan da...
kokunun kayıp atlasında,
uyu!
yatakların dibinde aşk, aşk bir sonsuz dip ve sessiz bir kuyu...
yankısı prangalanan sessizliklerin düşünden, düşmanının eline düşer gibi...
vakitsiz uyu!
dilim, kesik...
dilim, köle gibi adına esir...
delir aklından çıktığımda!
apansız delir!
zamansız delir!
sevgilim!
ah benim sevgilim!
birkaç yaranın, birçok izisin...
"hep arkamda ol!'' dedin.
arkandaydım senin.
arkandakine, arkanı döndün...
şimdi mazinde kalan ve günbegün hatırlanan en sızılı gerçeğinim senin.
sevgilim!
ah benim sevgilim!
arkandakine, arkanı döndün...
artık ne arkana, ne de arkandakine yüzünü de dönemezsin... "
kahraman tazeoğlu, kendisinin şiirlerini okumamaya başladıktan sonra sönüp giden şaircik. böyle iyi aslında.
ölür teşhisi
Kan sızıyor hâlâ, eski ve kullanılmayan bir yaradan
Bir şarkı ağrıtıyor kalbi,
Birkaç tuhaf harf makamından
Gittiğin yeri anlatan,
Sadece yalnızken çalan
Kalp bu kışları yalnız ağırlamaktan yorulan
Hiçbir yanımıza benzer kalmamış hiçbir şeyimiz
Aşk,
Bir an.
Bir anı.
Bir iz
Uzun ve derin bir gece yarısında,
Gülebilmek zor böyle, her yaşayan diri biri gibi
Cehennemi odalarda barındıran günlerde, korumak sensizliğimi
Akılda kalan her ne varsa,
Sahip çıkmak yeniden
Uzak kalmak,
Uzak uyanmak kahır;
Ölesiye el ve uzak teninden
Sadece seni hatırlaması, her şarkının
Sadece bende olmayanı çağırması
El vardığında,
Parmakların ürkmesi, canın yanması telefon tuşlarında
Vazgeçememek hâlâ,
izlemekten gelmeyişini ve düşünmekten gözlerini
Aşk,
Beklemekten, vazgeçmeme eylemi
Her derin gece yarısında,
Geçmeli! yi düşünerek,
Geçecek! ten geçmek
Geçsin! le geçen, sancı saydıran o geçersiz gerçek,
Hiçbir şeyi geçirmeyecek biliyorum
Susarak, unutmaya çalışmak zor
Zorluyor beni,
Zamanın durmaması ve kesmemesi içimdeki yuvalı ağrıların şiddetini
Sonrası, telaş.
Hâlâ, telaş.
Her derin gece,
Gemileri, bir bir yakmak
Girdaplara kapılması aşkın
Sesimin çıkmaması,
Çıkılamaması sessizliğinden her türlü yanlışın
Aşk, hâlâ sevebilmek seni
Sonra hâlâ, düşünebilmek sevebilmeyi
Sonu, hazin olması tüm geçirdiğimiz vakitlerin.
Denizimin yarasına basman, kin dolu tuzunu denizinin
Olur ya ansızın,
Seni hatırlamak gün ortasında
Bazen bir akşamüstü sonrasında,
Bir derin gece yarısında,
Hiç aklımda yokken, hiçbir şeyin
Aşk,
Hastalık gibi her gün daha çok azması, dilimdeki isminin
Kendime iyi bakamayışımın gerekçesi,
Yüreğimden kalkmayan sisin ve izi sensizliğin
Sancılı ve derin bir gece yarısında,
Bulmak çekmecelerde her şeyi parça parça
Bir yakınlığın olabilmesi ihtimali hâlâ aramızda, paramparça
Vedalar savurduğun anları kabullenmek yine, sözlerinin her gelişinde aklıma
Yakın sayarak sonra,
El çekenin, elini tutar gibi hâlâ
Karar vererek sonra ayrı durmaya
Yol demek ve yürümek, ayağımızın tozuyla toy bir yabancılığa
Şubatta
Dağılmak, damla damla
Toz toza, savrulmak hatta
Kol kola yürünen yollara, dökülmek tutam tutam
Senin, seninle gitmiş olman,
Benim farkımın olmaması, hâlâ yarımdan
Dağılmak öyle,
Bir yerden, her yere
Her yerden, herkese
Belki her şeye böyle
Ayrılık,
Gidenin, her şeyin üzerine yemin ederek, gitmesi
Kalanın, gidenin ardından sessizce kabrine sinmesi
Âşığın:
Yerden kalkıp kanı sildiğim gün,
Zaman koymalıydım bu yaraların adını.
Geçerdi belki diyebilmesi, kendine
Kimseye öldüğünü söyleyememesi, söylenemeyen onca şeyle birlikte
Konuşuyor musun şimdi seninle doyasıya?
Bir derin gece yarısında,
Hiçbir şeye ya da uzaklara daldığın anlara,
Gözlerimin önünde basmana yeryüzüne,
Gökyüzüne bakmana, çok oldu bakmayalı yanında
Yanında olduğumu hatırlatmanı, çok oldu duymayalı
Çok oldu, el ele geçmeyeli bir kaldırımdan diğer bir kaldırıma.
Birlikte doymayalı,
Çok oldu durmayalı, yan yana.
Hatırlarsın sende aslında:
Eylül ayı
Gece yarısı, o yağmurlu pazarı
Uzak demiştik,
Sadece bir karış mesafe kaplıyordu aramızı
Düşünmüyorduk:
Kentlerden, kilometrelerden, dertlerden sıralı mesafelerle, bir karış öte arasındaki kıyası
Buraları ve beni, unuttun belki de
Hiç karşılaşmadım, unutulmaya yüz tutmuş yüzünle.
Ama sürüyorsun,
Yüreğimin saklı odasına saplı kalan,
Öl öl bitmeyen bir yaşam.
Ölüp ölüp yeniden delirmenin,
Delirdikçe düşünmenin pahası, acı.
Hatırlamak buna rağmen seninle olan güzel anları
Severken yâr,
Sevişirken ar bilmek seni
Şairken,
Dokunmak sana, dokunur gibi bir kâğıda
Geceyken, seninle her şeyken
Geceleyin çıldıran sahipsizliği, her gece yarısının
Uyku kaçıran sesi ve uyutmayışı sessizliğin
Bir hazin gece yarısında,
Sefilken,
Şiirken,
Zamanla geçmiyorken hiçbir şey,
Her şey acıtıyorken yeniden.
Sensizliğin yazgısında, kimsesizliğin kuması olmak
Bazen, sensizliğin suçunu üzerine alman;
Bir cinayetin şahidi,
Aynı cinayetin azmettireni olman,
Sevebilmeyi beceren bir katili oynaman
Hâlâ, şubat sabahlarında ölüme rastlamak,
Yalnızlıkla takas edilen bir kimliğin sahibi olmak, yıllar sonra da kanatır kullanılmayan bir yarayı
Günaydırmayan tarihleri çentiklemesi zamanın.
Avuç içlerime yokluğunu zerk etmesi, dişlerini batıra batıra bir yılanın
Vaktin geçmesi
Sonra yeniden seninle karşılaşmak geceleri
Hayalinin rüyalarıma gelip koyduğu,
Ölür! teşhisi,
Hâlâ sonuç vermedi.
Korkuyorum, birbirimizin mezarlığı olmaktan
Aydınlanmayan karanlıktan,
Bu tufanın geçmeyecek olduğuna inanmaktan,
Korkuyorum
Sen, kalbimi kıran
Aşk, kalbimi ağrıtan
Kan sızıyor hâlâ, eski ve kullanılmayan bir yaradan
Artık gücüme de gidiyor inan,
Seni hâlâ sevebilmek, fotoğraflarından
Kan sızıyor hâlâ, eski ve kullanılmayan bir yaradan
Bir şarkı ağrıtıyor kalbi,
Birkaç tuhaf harf makamından
Gittiğin yeri anlatan,
Sadece yalnızken çalan
Kalp bu kışları yalnız ağırlamaktan yorulan
Hiçbir yanımıza benzer kalmamış hiçbir şeyimiz
Aşk,
Bir an.
Bir anı.
Bir iz
Uzun ve derin bir gece yarısında,
Gülebilmek zor böyle, her yaşayan diri biri gibi
Cehennemi odalarda barındıran günlerde, korumak sensizliğimi
Akılda kalan her ne varsa,
Sahip çıkmak yeniden
Uzak kalmak,
Uzak uyanmak kahır;
Ölesiye el ve uzak teninden
Sadece seni hatırlaması, her şarkının
Sadece bende olmayanı çağırması
El vardığında,
Parmakların ürkmesi, canın yanması telefon tuşlarında
Vazgeçememek hâlâ,
izlemekten gelmeyişini ve düşünmekten gözlerini
Aşk,
Beklemekten, vazgeçmeme eylemi
Her derin gece yarısında,
Geçmeli! yi düşünerek,
Geçecek! ten geçmek
Geçsin! le geçen, sancı saydıran o geçersiz gerçek,
Hiçbir şeyi geçirmeyecek biliyorum
Susarak, unutmaya çalışmak zor
Zorluyor beni,
Zamanın durmaması ve kesmemesi içimdeki yuvalı ağrıların şiddetini
Sonrası, telaş.
Hâlâ, telaş.
Her derin gece,
Gemileri, bir bir yakmak
Girdaplara kapılması aşkın
Sesimin çıkmaması,
Çıkılamaması sessizliğinden her türlü yanlışın
Aşk, hâlâ sevebilmek seni
Sonra hâlâ, düşünebilmek sevebilmeyi
Sonu, hazin olması tüm geçirdiğimiz vakitlerin.
Denizimin yarasına basman, kin dolu tuzunu denizinin
Olur ya ansızın,
Seni hatırlamak gün ortasında
Bazen bir akşamüstü sonrasında,
Bir derin gece yarısında,
Hiç aklımda yokken, hiçbir şeyin
Aşk,
Hastalık gibi her gün daha çok azması, dilimdeki isminin
Kendime iyi bakamayışımın gerekçesi,
Yüreğimden kalkmayan sisin ve izi sensizliğin
Sancılı ve derin bir gece yarısında,
Bulmak çekmecelerde her şeyi parça parça
Bir yakınlığın olabilmesi ihtimali hâlâ aramızda, paramparça
Vedalar savurduğun anları kabullenmek yine, sözlerinin her gelişinde aklıma
Yakın sayarak sonra,
El çekenin, elini tutar gibi hâlâ
Karar vererek sonra ayrı durmaya
Yol demek ve yürümek, ayağımızın tozuyla toy bir yabancılığa
Şubatta
Dağılmak, damla damla
Toz toza, savrulmak hatta
Kol kola yürünen yollara, dökülmek tutam tutam
Senin, seninle gitmiş olman,
Benim farkımın olmaması, hâlâ yarımdan
Dağılmak öyle,
Bir yerden, her yere
Her yerden, herkese
Belki her şeye böyle
Ayrılık,
Gidenin, her şeyin üzerine yemin ederek, gitmesi
Kalanın, gidenin ardından sessizce kabrine sinmesi
Âşığın:
Yerden kalkıp kanı sildiğim gün,
Zaman koymalıydım bu yaraların adını.
Geçerdi belki diyebilmesi, kendine
Kimseye öldüğünü söyleyememesi, söylenemeyen onca şeyle birlikte
Konuşuyor musun şimdi seninle doyasıya?
Bir derin gece yarısında,
Hiçbir şeye ya da uzaklara daldığın anlara,
Gözlerimin önünde basmana yeryüzüne,
Gökyüzüne bakmana, çok oldu bakmayalı yanında
Yanında olduğumu hatırlatmanı, çok oldu duymayalı
Çok oldu, el ele geçmeyeli bir kaldırımdan diğer bir kaldırıma.
Birlikte doymayalı,
Çok oldu durmayalı, yan yana.
Hatırlarsın sende aslında:
Eylül ayı
Gece yarısı, o yağmurlu pazarı
Uzak demiştik,
Sadece bir karış mesafe kaplıyordu aramızı
Düşünmüyorduk:
Kentlerden, kilometrelerden, dertlerden sıralı mesafelerle, bir karış öte arasındaki kıyası
Buraları ve beni, unuttun belki de
Hiç karşılaşmadım, unutulmaya yüz tutmuş yüzünle.
Ama sürüyorsun,
Yüreğimin saklı odasına saplı kalan,
Öl öl bitmeyen bir yaşam.
Ölüp ölüp yeniden delirmenin,
Delirdikçe düşünmenin pahası, acı.
Hatırlamak buna rağmen seninle olan güzel anları
Severken yâr,
Sevişirken ar bilmek seni
Şairken,
Dokunmak sana, dokunur gibi bir kâğıda
Geceyken, seninle her şeyken
Geceleyin çıldıran sahipsizliği, her gece yarısının
Uyku kaçıran sesi ve uyutmayışı sessizliğin
Bir hazin gece yarısında,
Sefilken,
Şiirken,
Zamanla geçmiyorken hiçbir şey,
Her şey acıtıyorken yeniden.
Sensizliğin yazgısında, kimsesizliğin kuması olmak
Bazen, sensizliğin suçunu üzerine alman;
Bir cinayetin şahidi,
Aynı cinayetin azmettireni olman,
Sevebilmeyi beceren bir katili oynaman
Hâlâ, şubat sabahlarında ölüme rastlamak,
Yalnızlıkla takas edilen bir kimliğin sahibi olmak, yıllar sonra da kanatır kullanılmayan bir yarayı
Günaydırmayan tarihleri çentiklemesi zamanın.
Avuç içlerime yokluğunu zerk etmesi, dişlerini batıra batıra bir yılanın
Vaktin geçmesi
Sonra yeniden seninle karşılaşmak geceleri
Hayalinin rüyalarıma gelip koyduğu,
Ölür! teşhisi,
Hâlâ sonuç vermedi.
Korkuyorum, birbirimizin mezarlığı olmaktan
Aydınlanmayan karanlıktan,
Bu tufanın geçmeyecek olduğuna inanmaktan,
Korkuyorum
Sen, kalbimi kıran
Aşk, kalbimi ağrıtan
Kan sızıyor hâlâ, eski ve kullanılmayan bir yaradan
Artık gücüme de gidiyor inan,
Seni hâlâ sevebilmek, fotoğraflarından
..."sen benim dünya ahiret acımsın..." sözleriyle aşmış şair.
Nerede yaşarsan yaşa, unuttuğum yerlerde her gün ölüyorsun...
''Başkasını koy yüreğine'' diyen Kadın..
Dudaklarına oje sürdün mü sen hiç?
Dudaklarına oje sürdün mü sen hiç?
mükemmel şiirleri olan bir şair..
bir örnek vermek gerekirse ;
değdi mi gittiğine?
elin , yüzün , tenin...
değdi değil mi 'gittiğine.' ..
bir örnek vermek gerekirse ;
değdi mi gittiğine?
elin , yüzün , tenin...
değdi değil mi 'gittiğine.' ..
"Unutmamak için nefret tercih olamaz.
Nefret etmemek için unutmayı seçtiğin insanlar vardır hayatında."
Nefret etmemek için unutmayı seçtiğin insanlar vardır hayatında."
"Hiç aklıma gelmezdi, aklıma hiç gelmeyeceğin."
"Öyle birisi gelir ki, şükredersiniz gidenin yokluğuna..."
"Gidecek yerim yok diye gelmedim sana...
Sevecek kimsem kalmadı diye sevmedim seni...
Sevecek kişin ve gidecek yerin kalmayınca,
Gelme!"
Sevecek kimsem kalmadı diye sevmedim seni...
Sevecek kişin ve gidecek yerin kalmayınca,
Gelme!"
"Yalanı derlediler,
Ve Nasılsın? der gibi kolay söylediler seni seviyorumu bu kentte,
Asla bırakmam diyen adamlar tarafından terk edilmiş, o kadınlar.
Suç ve günah, kutsal hitabı yürekten dile düşüren adamlarındır..."
Ve Nasılsın? der gibi kolay söylediler seni seviyorumu bu kentte,
Asla bırakmam diyen adamlar tarafından terk edilmiş, o kadınlar.
Suç ve günah, kutsal hitabı yürekten dile düşüren adamlarındır..."
"Bir başıma kalınca değil,
Yalnızlığın ne demek olduğunu, en çok seninleyken anladım.
En acısı da buydu sanırım..."
Yalnızlığın ne demek olduğunu, en çok seninleyken anladım.
En acısı da buydu sanırım..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar