bugün
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı16
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması10
- g i l d e d l i l y19
- sözlükteki fenerbahçeliler8
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- yaşamak istenilen şeyler10
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- friedrich hegel la bi cay icek7
- kadın olmanın avantajları16
- kankadan sevgili olur mu5
- zengin olunca yapacaklarınız3
- geceye bir şarkı bırak10
- penisi seks objesi olarak görmek7
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- nervio23
- hayatın kuralları7
- düşük zeka belirtisi2
- yaşamak istenilen şehir2
- türkiye'ye geldim11
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin5
- kürtsüz türkiye4
- galatasaray'ın fenerbahçe'yi yine altına alması3
- anın fotoğrafı3
- sözlükteki fanatik fenerlilere giren kazık3
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi2
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- aldığınız en büyük risk3
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- gençlerbirliği4
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- erkin koray ın sesinin berbat olması2
- kurtar bizi müsavat16
- eski sevgiliden kanka olur mu2
- istiklal marşını ezbere bilmeyen türk2
- özgürlük heykeli2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- arkadaşlar ben drama queen miyim4
- trans kadın çekiciliği5
- temkinli insan2
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- sevişirken mastürbasyon yaptığını hayal etmek4
- pkklı mezarları tahrip edildi diyen mv3
- kadıköy solcusu4
çok şükür ya rabbim manasına gelir. fakat aynı anlamdaki hamdolsun ile aynı şükrü ifade etmez. zira elhamdülillah var olan durumun memnuniyetinden ve çoğalması için olan şükrü ifade eder. hamdolsun ise zor da olsa allah yardım ediyor buna da şükür manasına gelir.
mükafat/zorluk kesrinde en yüksek rakamı verebilecek ibadet.
elhamdülillah, hakkında bir kitap yazılabilecek kadar yoğun bir sözdür. bir ibadettir, her şeyin allah'tan geldiğinin bilincinde olmanın şükrüdür.
'hiç' olmadığımız için yapmamız gereken teşekkürdür.
arapçadan tam tercümesi 'allah'a hamd olsun' olarak yapılabilir.
elhamdülillah, hakkında bir kitap yazılabilecek kadar yoğun bir sözdür. bir ibadettir, her şeyin allah'tan geldiğinin bilincinde olmanın şükrüdür.
'hiç' olmadığımız için yapmamız gereken teşekkürdür.
arapçadan tam tercümesi 'allah'a hamd olsun' olarak yapılabilir.
tarikat- mahmudiye ye mensup olan bir kızcağıza "okulu bıraktın mı?" diye sorduğumda bana verdiği cevap .
tam çevirisi hamd allah'a dır şeklindedir.
(bkz: elhamdülillahi rabbil alemin)
(bkz: hamd alemlerin rabbi olan allah a dır)
(bkz: elhamdülillahi rabbil alemin)
(bkz: hamd alemlerin rabbi olan allah a dır)
Haktan gelen şerbeti içtik elhamdülillah
Şol kudret denizini geçtik elhamdülillah
Şol karşıki dağları meşeleri bağları
Sağlık sefalık ile geçtik elhamdülillah
Kuruyuduk yaş olduk ayak olduk baş olduk
Kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah
Vardığımız illere şol sefa gönüllere
Baba Tapduk ma'nisin saçtık elhamdülillah
Beri gel barışalım yâd isen bilişelim
Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah
indik Rum'u kışladık çok hayr ü şer işledik
Uç bahar geldi geri göçtük elhamdülillah
Dirildik pınar olduk ırıldık ırmak olduk
Aktık denize daldık taştık elhamdülillah
Taptuğun tapusunda kul olduk kapusunda
Yunus miskin çiğ idik piştik elhamdülillah *
Şol kudret denizini geçtik elhamdülillah
Şol karşıki dağları meşeleri bağları
Sağlık sefalık ile geçtik elhamdülillah
Kuruyuduk yaş olduk ayak olduk baş olduk
Kanatlandık kuş olduk uçtuk elhamdülillah
Vardığımız illere şol sefa gönüllere
Baba Tapduk ma'nisin saçtık elhamdülillah
Beri gel barışalım yâd isen bilişelim
Atımız eğerlendi eştik elhamdülillah
indik Rum'u kışladık çok hayr ü şer işledik
Uç bahar geldi geri göçtük elhamdülillah
Dirildik pınar olduk ırıldık ırmak olduk
Aktık denize daldık taştık elhamdülillah
Taptuğun tapusunda kul olduk kapusunda
Yunus miskin çiğ idik piştik elhamdülillah *
orhan babamızın bir şarkısı. sanırım cüneyt arkınla bir filminde de geçiyordu bu müzik. bir kız var işte, bi buna , bi cüneyt ağa ya veriyordu, karışık bir filmdi.
biz de canız insanız billah
doyduk derde elhamdülillah.
biz de canız insanız billah
doyduk derde elhamdülillah.
hemen arkasından genelde ''müslüman'ım'' kelimesi gelir.
bir şey yenilip içildikten sonra söylenen kelime.(for müslim)
Allah'a şükretmek.
islamda rab'a şükür ibaresidir.
-müslüman mısın? sorusuna cevap verirken söylenir.
-yemekten doyduktan sonra söylenir.
-hapşırınca söylenir.
-farz namazlardan sonra tesbih çekilirken söylenir.
-yemekten doyduktan sonra söylenir.
-hapşırınca söylenir.
-farz namazlardan sonra tesbih çekilirken söylenir.
güzel bir bajar parçasıdır. göndermeleriyle gülümsetir. işte bu da sözleri.
(bkz: ELHAMDÜLiLLAH)
biz de canız, insanız billah
doyduk derde elhamdülillah
geçti yıllar, geldi geriye
ettiklerin günahtır vallah
ne dedim de darıldın bana
ben affetsem etmez Allah
doyduk doyduk derde doyduk
doyduk doyduk aşka doyduk
hamdık, piştik elhamdülillah
anlayana sivrisinek saz
anlamayana davul zurna az
Rabbın bize pay ettiğini
almak kolay, versene biraz
ne dedim de darıldın bana
ben affetsem, etmez Allah
doyduk doyduk derde doyduk
doyduk doyduk aşka doyduk
hamdık, piştik elhamdülillah
ELHEMDÛLILLEH
Em jî can in, mirov in billeh
têr in ji derda elhemdûlilleh
sal derbas bûn, hate paş ve
yên te kirî guneh e welleh
min çi got tu ji min xeyîdî
ez bibexşim Xuda nake
têr bûn em têr, ji derda têr
têr bûn em têr, ji eşqê têr
xaf bûn em, pijan elhemdûlilleh
ji fêman re pêşû wekî saz e
nefêman re dehol û zirne kêm e
Ya ku Reb dike parê me
standin hêsan e, ka hinek bo me
(bkz: ELHAMDÜLiLLAH)
biz de canız, insanız billah
doyduk derde elhamdülillah
geçti yıllar, geldi geriye
ettiklerin günahtır vallah
ne dedim de darıldın bana
ben affetsem etmez Allah
doyduk doyduk derde doyduk
doyduk doyduk aşka doyduk
hamdık, piştik elhamdülillah
anlayana sivrisinek saz
anlamayana davul zurna az
Rabbın bize pay ettiğini
almak kolay, versene biraz
ne dedim de darıldın bana
ben affetsem, etmez Allah
doyduk doyduk derde doyduk
doyduk doyduk aşka doyduk
hamdık, piştik elhamdülillah
ELHEMDÛLILLEH
Em jî can in, mirov in billeh
têr in ji derda elhemdûlilleh
sal derbas bûn, hate paş ve
yên te kirî guneh e welleh
min çi got tu ji min xeyîdî
ez bibexşim Xuda nake
têr bûn em têr, ji derda têr
têr bûn em têr, ji eşqê têr
xaf bûn em, pijan elhemdûlilleh
ji fêman re pêşû wekî saz e
nefêman re dehol û zirne kêm e
Ya ku Reb dike parê me
standin hêsan e, ka hinek bo me
hapşırdıktan sonra söylenmesi gereken şükür bildiren arapça kelime.
anlamayanlar için uzatma : hapşıran kişi diyecek elhamdülillah.
anlamayanlar için uzatma : hapşıran kişi diyecek elhamdülillah.
yaratana şükretmektir.
şükür sözcüğüdür. insan için daima yapılabilendir. zira insan biyolojik olarak üstündür. kendini üstün hisseder ama aslında bunun kökeninde yüce Allah'ın insanı böyle yaratması yatar. zaman zaman insan şükreder ancak mutlu olduğu kendini yeterli hissettiği zaman bunu unutur ama bu böyle olmamalıdır. insan her zaman şükredebilmeyi bilmelidir. sonuçta hiçten yaratıldık. mutsuz olsak ta varız ve her zaman mutlu olma potansiyeline de sahibiz. ki bu dünyada mutlu olamasakta yaratıcımız bize cenneti vaad etmiştir sonsuz saadeti vaad etmiştir. bizi yaratmaya kadir olan allah bizi öldükten sonra hesaba çekmeye de elbette kadirdir.
(bkz: elhamdülillah ateistiz) diye dalgaya bile alınan bir kelimedir.
(bkz: elhamdulillah yine sıçtım)
allah'a islam nimetini nasip ettiği için duyulan şükranı betimleyen söz. sadece yemekten sonra söylenmez yani.
hapşırdıktan sonra söylemenin sünnet olduğu kelimedir. çok şükür de denebilir.
şükretmektir.
Bu sabah bu modda uyandım:
islamiyet'in Türk kültürüne EN ÖNEMLi KAVRAMSAL KATKILARINDAN biri ELHAMDÜLiLLAH olabilir.
Ne güzel bir kelime ve kavramdır bu.
2 hafta öncesine kadar bilmiyordum, yeni öğrendim. Orhan Gencebay'ın ELHAMDÜLiLLAH diye bir şarkısı varmış:
Hem kıvrak, bir göbek havası
Hem kalenderani bir ilahi
Hem arabesk, hem ilahi
Bundan sonra KANDiL şarkım olsun:
https://www.youtube.com/watch?v=sYvGba324D0
islamiyet'in Türk kültürüne EN ÖNEMLi KAVRAMSAL KATKILARINDAN biri ELHAMDÜLiLLAH olabilir.
Ne güzel bir kelime ve kavramdır bu.
2 hafta öncesine kadar bilmiyordum, yeni öğrendim. Orhan Gencebay'ın ELHAMDÜLiLLAH diye bir şarkısı varmış:
Hem kıvrak, bir göbek havası
Hem kalenderani bir ilahi
Hem arabesk, hem ilahi
Bundan sonra KANDiL şarkım olsun:
https://www.youtube.com/watch?v=sYvGba324D0
Bazen okuduğunuz bir ayet, bir hadis veya herhangi bir kitaptan bir cümle kafanızda şimşeklerin çakmasına sebep olur. Sanki o an tetiğe basılmış gibidir. Geçenlerde okuduğum bir hadis-i şerif de elhamdülillah konusunda bende aynı etkiye yol açtı. Müslim kitabında yer alan hadiste Peygamber Efendimiz Elhamdülillah mizanı (tartıyı) doldurur buyuruyor. Yani hesabımızın inceden inceye görülüp sevap ve günahlarımızın tartılacağı mahiyetini tam olarak bilemeyeceğimiz tartıda elhamdülillah ifadesi bizim sevap kefemizde çok önemli bir ağırlık yapacaktır. Bu hadisi birkaç kez okudum ve neden bir ifade bu kadar önemli olabilir diye çok uzun bir düşünceye daldım.
Bir gün içinde defalarca elhamdülillah deriz. Namazda deriz, namaz sonrası tesbihte deriz, aksırınca deriz, bir şeyler yiyip içtikten sonra deriz vs vs. Kur'an-ı Kerimde bu ifade 23, hamd kelimesi de değişik terkipleri ile yaklaşık 50 defa geçer. Görece yüksek bir rakamdır bu. Ama belki de en çok söylenip manası en az bilinen veya üzerinde en az düşünülen ifadelerden birisidir elhamdülillah. Çoğu kişi bu ifadeyi Hamd Allaha mahsustur şeklinde bilir ve hamdın gerçekten ne manaya geldiğini bile bilmez.
Elhamdülillah ifadesi Arapça da bir isim cümlesidir. Manası övgü, bütün övgüler, en kâmil manada övgü sadece Allaha aittir, Onun içindir, gerçek manada övgüyü hak eden Allahtır ve bu manada övülmesi gereken de Odur demektir. Peki, neden bu cümle tartıyı dolduracak kadar önemlidir? Yani o kadar amel varken, sevaba sebebiyet verecek onca davranış varken niçin sadece bir tek ifade, bir tek cümle veya Türkçeleştiği şekliyle tek bir kelime bu kadar etkiye ve ağırlığa sahiptir?
Birisini övdüğünüz, methettiğiniz, yücelttiğiniz zaman, ona yaranmak amacıyla yalan söyleme ihtimalini göz ardı edersek, onda bulunan bir nitelik veya nitelikler aslında övülmekte yüceltilmektedir. Cömert birisini övdüğünüzde esasında onun cömertliğini översiniz. Ya da doğuştan gelen bir özellikten dolayı övgü yapılır. Çok güzel birisini bu güzelliğinden veya çok zeki birisini zekâsından dolayı övmeniz gibi. Ve genellikle bu övülmeyi hak eden vasfı taşıyan kişinin size bir faydası dokunmuştur veya o kişi yakınınız ve sevdiğiniz birisidir.
Allah asla bizim övgümüze muhtaç değildir. Sürekli bize Allahı hamd etmemiz/övmemiz salık verilmesinin tek sebebi aslında yine bizim Ona muhtaçlığımızdır. Bunu detaylıca açıklayacağım:
Allahı hamd ettiğimizde evvela niye onu övdüğümüzü düşünmemiz gerekir. Yani kimse kimseyi boşu boşuna övmez. Ama zikir kavramı maalesef o kadar yanlış anlaşılmaktadır ki bu kelime de dâhil bir çok zikir kelimesi/cümlesi sadece sayıya indirgenmiş ve bunları tekrarlamaktan murad edilen maksadın ne olduğu göz ardı edilmiş, unutulmuştur. Çokça zikredilmesini Allah Kuranda sürekli tekrarlamaktadır. Bu ilahi buyruk tarafımızca Peygamberin dili ile tavsiye edilen zikir kelimelerinin ele tesbih alınarak defalarca tekrarlanması olarak algılanmış maalesef. Ağızla söylenip manası hakkında düşünülmeyen herhangi bir zikrin sayıca çok olmasının kişiye ne faydası olabilir ki. Televizyon seyrederken, çalışırken yeni icat zikirmatiklerle ağzın ileri geri hareket edilmesinin ve elde edilen sayılar üzerinden bir yarışa gidilmesinin bir ahir zaman fitnesi olduğunu görmek için çok ferasetli olmaya gerek yok. Sadece Türkiyeye has bir şekilde imam ve müezzin eşliğinde hızlı hızlı 33er defa çekilen zikirlerin de amaca hizmet ettiğine inanmıyorum.
Allahı övmek, Onun gücünü, özelliklerini hatırlamakla olur ancak. Yukarıda da bahsettiğim gibi ancak vasıfları sebebiyle övgüler dizilebilir. Her hamd (veya hamdele ki elhamdülillah ifadesi literatürde hamdele olarak isimlendirilmiştir) Allahın gücünü, kudretini anmaya götürmelidir bizi. Hem insanı hem kainatı ince, hassas bir denge üzerine yaratan Allahın kudretini görebilmek için ister insana bakın, ister dönün çevreye, doğaya bakın isterseniz de kafanızı kaldırıp kainat kitabına bakın. insanoğlu hala yüzde birlerini bile keşfedemediği halde eldeki azıcık bilgilerle bile Allahın kudretinin büyüklüğünü o kadar net bir şekilde görebilir ki.
Kardeşim kök hücre üzerine bir yüksek lisans tezi hazırlıyor. Tezine biraz baktım. Allahın hücrelere aracılığı ile nasıl bir düzen teşkil ettiğini, bazı hücrelerin dönüşüme uğrayarak başka bir organın hücresine nasıl dönüştüğünü, embriyonun içinde nasıl bir güç barındırdığını hayretlerle okudum. Ted.com sitesinden mucizevi doğum sürecini, bir girdap gibi her daldığınızda yeni dehlizlere kapı aralayan kuantum fiziğini, okyanusların uçsuz bucaksız yapısını, küçük bir böceğin gelişmiş sistemini dehşetle ve hayretle seyrediyorum. NASAnın üye olanlara bilgiler eşliğinde gönderdiği uzay fotoğraflarından milyarlarca ışık yılı ötemizdeki gezegenlerden, güneş sisteminden, galaksimizden, kara deliklerden akıllara durgunluk verecek şeyler görüp hayretime hayretler katan şeyler öğreniyorum. Bütün bunları gördükten, öğrendikten sonra kendi aciz varlığımızla Allahın kudretini ve neden övülmeye en layık olduğunu daha net anlayabiliyoruz.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=55
Bir gün içinde defalarca elhamdülillah deriz. Namazda deriz, namaz sonrası tesbihte deriz, aksırınca deriz, bir şeyler yiyip içtikten sonra deriz vs vs. Kur'an-ı Kerimde bu ifade 23, hamd kelimesi de değişik terkipleri ile yaklaşık 50 defa geçer. Görece yüksek bir rakamdır bu. Ama belki de en çok söylenip manası en az bilinen veya üzerinde en az düşünülen ifadelerden birisidir elhamdülillah. Çoğu kişi bu ifadeyi Hamd Allaha mahsustur şeklinde bilir ve hamdın gerçekten ne manaya geldiğini bile bilmez.
Elhamdülillah ifadesi Arapça da bir isim cümlesidir. Manası övgü, bütün övgüler, en kâmil manada övgü sadece Allaha aittir, Onun içindir, gerçek manada övgüyü hak eden Allahtır ve bu manada övülmesi gereken de Odur demektir. Peki, neden bu cümle tartıyı dolduracak kadar önemlidir? Yani o kadar amel varken, sevaba sebebiyet verecek onca davranış varken niçin sadece bir tek ifade, bir tek cümle veya Türkçeleştiği şekliyle tek bir kelime bu kadar etkiye ve ağırlığa sahiptir?
Birisini övdüğünüz, methettiğiniz, yücelttiğiniz zaman, ona yaranmak amacıyla yalan söyleme ihtimalini göz ardı edersek, onda bulunan bir nitelik veya nitelikler aslında övülmekte yüceltilmektedir. Cömert birisini övdüğünüzde esasında onun cömertliğini översiniz. Ya da doğuştan gelen bir özellikten dolayı övgü yapılır. Çok güzel birisini bu güzelliğinden veya çok zeki birisini zekâsından dolayı övmeniz gibi. Ve genellikle bu övülmeyi hak eden vasfı taşıyan kişinin size bir faydası dokunmuştur veya o kişi yakınınız ve sevdiğiniz birisidir.
Allah asla bizim övgümüze muhtaç değildir. Sürekli bize Allahı hamd etmemiz/övmemiz salık verilmesinin tek sebebi aslında yine bizim Ona muhtaçlığımızdır. Bunu detaylıca açıklayacağım:
Allahı hamd ettiğimizde evvela niye onu övdüğümüzü düşünmemiz gerekir. Yani kimse kimseyi boşu boşuna övmez. Ama zikir kavramı maalesef o kadar yanlış anlaşılmaktadır ki bu kelime de dâhil bir çok zikir kelimesi/cümlesi sadece sayıya indirgenmiş ve bunları tekrarlamaktan murad edilen maksadın ne olduğu göz ardı edilmiş, unutulmuştur. Çokça zikredilmesini Allah Kuranda sürekli tekrarlamaktadır. Bu ilahi buyruk tarafımızca Peygamberin dili ile tavsiye edilen zikir kelimelerinin ele tesbih alınarak defalarca tekrarlanması olarak algılanmış maalesef. Ağızla söylenip manası hakkında düşünülmeyen herhangi bir zikrin sayıca çok olmasının kişiye ne faydası olabilir ki. Televizyon seyrederken, çalışırken yeni icat zikirmatiklerle ağzın ileri geri hareket edilmesinin ve elde edilen sayılar üzerinden bir yarışa gidilmesinin bir ahir zaman fitnesi olduğunu görmek için çok ferasetli olmaya gerek yok. Sadece Türkiyeye has bir şekilde imam ve müezzin eşliğinde hızlı hızlı 33er defa çekilen zikirlerin de amaca hizmet ettiğine inanmıyorum.
Allahı övmek, Onun gücünü, özelliklerini hatırlamakla olur ancak. Yukarıda da bahsettiğim gibi ancak vasıfları sebebiyle övgüler dizilebilir. Her hamd (veya hamdele ki elhamdülillah ifadesi literatürde hamdele olarak isimlendirilmiştir) Allahın gücünü, kudretini anmaya götürmelidir bizi. Hem insanı hem kainatı ince, hassas bir denge üzerine yaratan Allahın kudretini görebilmek için ister insana bakın, ister dönün çevreye, doğaya bakın isterseniz de kafanızı kaldırıp kainat kitabına bakın. insanoğlu hala yüzde birlerini bile keşfedemediği halde eldeki azıcık bilgilerle bile Allahın kudretinin büyüklüğünü o kadar net bir şekilde görebilir ki.
Kardeşim kök hücre üzerine bir yüksek lisans tezi hazırlıyor. Tezine biraz baktım. Allahın hücrelere aracılığı ile nasıl bir düzen teşkil ettiğini, bazı hücrelerin dönüşüme uğrayarak başka bir organın hücresine nasıl dönüştüğünü, embriyonun içinde nasıl bir güç barındırdığını hayretlerle okudum. Ted.com sitesinden mucizevi doğum sürecini, bir girdap gibi her daldığınızda yeni dehlizlere kapı aralayan kuantum fiziğini, okyanusların uçsuz bucaksız yapısını, küçük bir böceğin gelişmiş sistemini dehşetle ve hayretle seyrediyorum. NASAnın üye olanlara bilgiler eşliğinde gönderdiği uzay fotoğraflarından milyarlarca ışık yılı ötemizdeki gezegenlerden, güneş sisteminden, galaksimizden, kara deliklerden akıllara durgunluk verecek şeyler görüp hayretime hayretler katan şeyler öğreniyorum. Bütün bunları gördükten, öğrendikten sonra kendi aciz varlığımızla Allahın kudretini ve neden övülmeye en layık olduğunu daha net anlayabiliyoruz.
yazının devamı: http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=55
kur'an'ın ilk sayfasının ilk cümlesi...
iki gündür hakkında yazmak istediğim aslında. şaşırdığım birşey farkettim, düşünüyorum üzerinde. bugünlerde bahşedilen nimetlerden ötürü üzerime en çok düşen cümle bir de.
eksikliğinden mahcubiyet hissettiğim. bütün nefeslerim kadar hamd etsem rabbime, yine yetmeyecek bahşettiği nimetlere.
hiçlikten geldik herbirimiz. hiçliğin, hiçlikten çıkaran'a karşı söyleyebileceği ne olabilir ki minnetten başka ? borçluluğun en güzel ifadesidir elhamdülillah.
hiç dikkatimi çekmemişti yüce kitabın ilk cümlesinin 'şükretmek' olması. kainatı ayaklarımız altına serip aşkına muhattap eden rabden başka hangi yüce ister böylesi bir karşılığı ? o kadar verilene karşılık istediği tek bir cümle: elhamdülillah. hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şey elinde bulunan birinden başka kim isteyebilir bu kadarını ?
hep merak ederim. ederdim, sorardım neden ben diye. ben o'nun için hiçbir şey yapmazken yüce rabbim neden ''bu kulum da olsun, o olmadan olmaz'' demiş ki diye.
daha yeni farkediyorum.
''elhamdülillah'tan önce gelen ayet, ilk ayet ''bismillahirrahmanirrahim'' yani, ''rahman ve rahim olan allah'ın adıyla'' esirgeyen ve bağışlayan rabbin adıyla'dır...
''elhamdülillahi rabbil alemin''den sonra gelen ilk ayet, ''errahmanirrahim''dir.
yani o rahmandır, o rahimdir...
iki güzel sıfatının arasına sıkıştırmıştır allah şükretmeyi: rahman ve rahim... Iki güzel isminin arasına gizlemiş bütün o sorunların cevabını.
yok olanın yokluğunu değer görüp de yaratan rabbim bütün bu soruların cevabını en başta vermiş aslında. ''ben esirgeyenim, bağışlayanım'' demiş.
o'nun büyüklüğüne imza atmaktır elhamdülillah. nimetin içinde in'amı hissetmektir. hamd etmesi gereken bir rabbi olduğunu, yalnız olmadığını bilmektir. ve yine şükretmektir.
elhamdülillah...
iki gündür hakkında yazmak istediğim aslında. şaşırdığım birşey farkettim, düşünüyorum üzerinde. bugünlerde bahşedilen nimetlerden ötürü üzerime en çok düşen cümle bir de.
eksikliğinden mahcubiyet hissettiğim. bütün nefeslerim kadar hamd etsem rabbime, yine yetmeyecek bahşettiği nimetlere.
hiçlikten geldik herbirimiz. hiçliğin, hiçlikten çıkaran'a karşı söyleyebileceği ne olabilir ki minnetten başka ? borçluluğun en güzel ifadesidir elhamdülillah.
hiç dikkatimi çekmemişti yüce kitabın ilk cümlesinin 'şükretmek' olması. kainatı ayaklarımız altına serip aşkına muhattap eden rabden başka hangi yüce ister böylesi bir karşılığı ? o kadar verilene karşılık istediği tek bir cümle: elhamdülillah. hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şey elinde bulunan birinden başka kim isteyebilir bu kadarını ?
hep merak ederim. ederdim, sorardım neden ben diye. ben o'nun için hiçbir şey yapmazken yüce rabbim neden ''bu kulum da olsun, o olmadan olmaz'' demiş ki diye.
daha yeni farkediyorum.
''elhamdülillah'tan önce gelen ayet, ilk ayet ''bismillahirrahmanirrahim'' yani, ''rahman ve rahim olan allah'ın adıyla'' esirgeyen ve bağışlayan rabbin adıyla'dır...
''elhamdülillahi rabbil alemin''den sonra gelen ilk ayet, ''errahmanirrahim''dir.
yani o rahmandır, o rahimdir...
iki güzel sıfatının arasına sıkıştırmıştır allah şükretmeyi: rahman ve rahim... Iki güzel isminin arasına gizlemiş bütün o sorunların cevabını.
yok olanın yokluğunu değer görüp de yaratan rabbim bütün bu soruların cevabını en başta vermiş aslında. ''ben esirgeyenim, bağışlayanım'' demiş.
o'nun büyüklüğüne imza atmaktır elhamdülillah. nimetin içinde in'amı hissetmektir. hamd etmesi gereken bir rabbi olduğunu, yalnız olmadığını bilmektir. ve yine şükretmektir.
elhamdülillah...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar