bugün
- dünya32
- amerika birleşik devletleri29
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı25
- norveç9
- mustafa kemal atatürk10
- almanya4
- fransa5
- taş gibi kalçası olan kadın7
- türk rock grupları8
- mekke ortak savunma anlaşması nda kritik toplantı3
- sözlüğün en güzel kadını11
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli8
- ecevit denince akla gelen şeyler25
- finlandiya2
- orospu çocuğu abdullah öcalan8
- hewal ebo12
- türkiye6
- evanjelist8
- orkun kökçü2
- isveç3
- anadolu efes biracılık2
- hava durumu4
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- çiğdem çiçek2
- danimarka3
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- allah bize salat etti5
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta6
- apo'ya küfür etsek ceza alır mıyız3
- walking tour adı altında göt meme çekmek2
- flörte emmioğlu napıyon demek2
- belçika2
- kendini tüm insanlardan üstün tutan ateist2
- dikili bir ağacının olmaması6
- ateizm2
- aylık 138 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- iltica beyin nihavent bey olması2
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- italya2
- en güzel diller2
- pkk vs hamas çatışmalarında ölenler2
- brezilya3
- simko314
- kurtlar vadisi'nin abidin'i cnn türk te2
- diamond bey birader nerede sorusu3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı.
çevre bilimi. fakat çevre bilimi, çevre düzenlemesi yapmak anlamına gelmez, bu da böyle biline çevre mühendislerine, ha evet siz şimdi çevre düzenlemesi mi yapıyorsunuz diye soru soranlar tarafından. ekoloji=çevre bilimi, canlıların çevre ile olan ilişkilerini inceler. insanoğlu dünyanın kuruluşundan bu yana çevre kaynaklarını tükenmez kaynaklarmış gibi kendi çıkarı için düşüncesizce sömürmüştür. 20. yy sonrası sanayinin gelişimi ile birlikte çevre kaynakları gelişmiş ülkeler tarafından öyle sömürülmüştür ki artık çevrenin bunu tolere etme kapasitesini aşmış ve kirlenmeler meydana gelmeye başlamıştır. dereler, fabrika atıkları ile kirlenmiş ve dere yataklarında artık kirli ve renkli sular akmaya başlamıştır. atıklar çeşitli felaketlere yol açmış (bkz: minamata felaketi)fabrika atıklarından yüzlerce insan ölmüş ya da zarar görmeye başlamıştır. işte çevre bilimi, insanoğlunun dünyayı yaşanmaz bir hale getirmemesi amacıyla çözümler üreten bilim dalıdır. atık uzaklaştırma teknolojileri ve atıkların ve suların arıtılması ile ilgili yeni yaklaşımlar geliştirir.
Organizmaların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkileri inceleyen bilim dalı.
ekolojik siyasetin öykündüğü denge unsurudur. ekolojik siyaset hem en popüler siyasi akımlardandır hem de en az bilineni. ekolojistler ile çevreciler kesinlikle karıştırılmamalı ve ekolojistlerin de hepsine tarzan muamelesi yapılmamalıdır.
en özet tanımla, ekolojistler doğayı doğa için korumak ile güdülenmişken çevreciler insan için korumak isterler. çevreciler için bir fabrikanın tek kötü yanı yakınlarda oturan kasaba sakinlerinin içme suyunun kirlenmesi olabilirken ekolojistler tamamen doğa açısından değerlendirirler.
ayrıca derin ekolojistler dışında doğal düzene dönme arayışı da taşımazlar.
en özet tanımla, ekolojistler doğayı doğa için korumak ile güdülenmişken çevreciler insan için korumak isterler. çevreciler için bir fabrikanın tek kötü yanı yakınlarda oturan kasaba sakinlerinin içme suyunun kirlenmesi olabilirken ekolojistler tamamen doğa açısından değerlendirirler.
ayrıca derin ekolojistler dışında doğal düzene dönme arayışı da taşımazlar.
toplumsal kargaşa ve ekolojik tükenişin yaşandığı günümüz dünyasında tüm olumsuzluklar bize dünyayı çok çetin mevsimlerin beklediğini gösteriyor. bilindiği gibi kapitalizmin sürekli büyüme anlayışı, fosil yakıt tüketimi, nükleer enerji, savaşlar ve bunun gibi daha birçok sorun bir yok oluşun habercisi. bu durumda makinalaşmış toplum, köleleşmiş insan anlayışına karşı ekolojik bir bakış açısı tutturmak şart görünmekte.
insanın doğa üzerindeki tahakkümünün bir sonucu olan sanayi devrimi ve beraberindeki ürkütücü makinalaşma insani yaklaşımlarıda beraberinde makinalaştırdı. ancak gelişen bu sürecin karşısında çeşitli karşıt görüşlerde çıkmadı değil. sovyet sosyalist devrimi, anarşist hareketler ve dünyaya yayılan anti-kapitalist ideolojiler hem sorunun gelişimine hemde soruna bakış açısına farklı boyutlar kattı. zaten çevreyi ve doğayı kirletmekte olan kapitalist sistemlere onların alternatifi olarak çıkan sosyalist rejimlerin tıkanmış politikalarıyla ortaya çıkarttıkları zararlar eklendi. bu kirletmenin kapitalist rejimler tarafından yapılması kapitalizmin sürekli büyüme politikalarıyla değerlendirilirken iş sosyalist rejimlerin çevresizlik politikaları sonucu çıkan kirlenmeyi değerlendirmede yapılamıyordu. Çünkü hem dünya ideolojisi olarak ortaya çıkması hemde kapitalizme alternatif tarafta olması öngörüsü vardı.
gerek sibirya gibi radyasyon alanları gerekse batı avrupa kaynaklı olup türkiye ye gönderilen nükleer atıklar her iki ideolojinin de çevre konusundaki acımasızlığını gözler önüne seriyordu. bu durumda şu noktanın iyi anlaşılması da can alıcıdır. gerek ekolojik bakış açısı diye ortaya çıkan mistik ekolojik anlayışlar gerekse klasik eko-anarşist yaklaşımların çözüme yönelik katkıları, olayı tartışmaktan öte değildir. Özelikle sol yaklaşımlar için murray bookchin in şu sözü, durum tahlili açısından önemli bir yaklaşımdır. "kapitalizme karşı genel bir çıkar olarak ortaya çıkması beklenen ploreterya çıkarlarına dayanan bir sınıf hareketi geliştirme şeklindeki geleneksel sosyalist ve anarko-sendikalist politikalar hiçbir telafi umudu bırakmayacak bir düzeyde başarısızlığa uğradılar... " (özgürlüğün ekolojisi syf. 70 ayrıntı yay.) belki bookchin bu yaklaşımı sovyetlerin genel politikası için kullandı ama şu da bir gerçek ki günümüz sosyalistleri bu geleneksel yaklaşımın bünyesinde ekolojik bakış açısı taşıdığını ve ekolojik kirlenmeyi genel olarak kapitalist sistemlerin gerçekleştirdiğini ileri sürmek gibi bir yanılgıda ısrar etmektedirler.
sonuç olarak tüm bu ideolojik yaklaşımların dışında en apolitik yaklaşım olan geleceğimizi kirletmeyin sloganını haykırmak gerçekliği önümüzde durmaktadır. Çünkü gerek abd in kyoto protokolünden çekilmesi gerekse diğer avrupa ülkelerinin politikaları gelecekte ne devrim yapacak bir dünya nede yaşanılacak bir çevre bırakacaktır
(edit: iyi de benim yazım olmadığını nerden çıkardınız moderatör erkadaşlar. yazı benim yazım)
insanın doğa üzerindeki tahakkümünün bir sonucu olan sanayi devrimi ve beraberindeki ürkütücü makinalaşma insani yaklaşımlarıda beraberinde makinalaştırdı. ancak gelişen bu sürecin karşısında çeşitli karşıt görüşlerde çıkmadı değil. sovyet sosyalist devrimi, anarşist hareketler ve dünyaya yayılan anti-kapitalist ideolojiler hem sorunun gelişimine hemde soruna bakış açısına farklı boyutlar kattı. zaten çevreyi ve doğayı kirletmekte olan kapitalist sistemlere onların alternatifi olarak çıkan sosyalist rejimlerin tıkanmış politikalarıyla ortaya çıkarttıkları zararlar eklendi. bu kirletmenin kapitalist rejimler tarafından yapılması kapitalizmin sürekli büyüme politikalarıyla değerlendirilirken iş sosyalist rejimlerin çevresizlik politikaları sonucu çıkan kirlenmeyi değerlendirmede yapılamıyordu. Çünkü hem dünya ideolojisi olarak ortaya çıkması hemde kapitalizme alternatif tarafta olması öngörüsü vardı.
gerek sibirya gibi radyasyon alanları gerekse batı avrupa kaynaklı olup türkiye ye gönderilen nükleer atıklar her iki ideolojinin de çevre konusundaki acımasızlığını gözler önüne seriyordu. bu durumda şu noktanın iyi anlaşılması da can alıcıdır. gerek ekolojik bakış açısı diye ortaya çıkan mistik ekolojik anlayışlar gerekse klasik eko-anarşist yaklaşımların çözüme yönelik katkıları, olayı tartışmaktan öte değildir. Özelikle sol yaklaşımlar için murray bookchin in şu sözü, durum tahlili açısından önemli bir yaklaşımdır. "kapitalizme karşı genel bir çıkar olarak ortaya çıkması beklenen ploreterya çıkarlarına dayanan bir sınıf hareketi geliştirme şeklindeki geleneksel sosyalist ve anarko-sendikalist politikalar hiçbir telafi umudu bırakmayacak bir düzeyde başarısızlığa uğradılar... " (özgürlüğün ekolojisi syf. 70 ayrıntı yay.) belki bookchin bu yaklaşımı sovyetlerin genel politikası için kullandı ama şu da bir gerçek ki günümüz sosyalistleri bu geleneksel yaklaşımın bünyesinde ekolojik bakış açısı taşıdığını ve ekolojik kirlenmeyi genel olarak kapitalist sistemlerin gerçekleştirdiğini ileri sürmek gibi bir yanılgıda ısrar etmektedirler.
sonuç olarak tüm bu ideolojik yaklaşımların dışında en apolitik yaklaşım olan geleceğimizi kirletmeyin sloganını haykırmak gerçekliği önümüzde durmaktadır. Çünkü gerek abd in kyoto protokolünden çekilmesi gerekse diğer avrupa ülkelerinin politikaları gelecekte ne devrim yapacak bir dünya nede yaşanılacak bir çevre bırakacaktır
(edit: iyi de benim yazım olmadığını nerden çıkardınız moderatör erkadaşlar. yazı benim yazım)
son dönemlerde anarşistler tarafından fazlasıyla ilgi gören bilim dalı.
canlıların çevreleri ile uyum içinde yaşamalarını sürdürmelerini inceleyen bir bilim dalıdır. desteklenmesi gerekir..
çevrebilim.
canlıların, kendilerini çevreleyen ve etkileyen çevre faktörleriyle olan karşılıklı ilişkilerini inceleyen bilim dalına "ekoloji" denir.
ekoloji=çevre bilimi
bu ifade artık yanlış bir ifadedir
Organizma ile çevresi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimdir.
bu ifade artık yanlış bir ifadedir
Organizma ile çevresi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimdir.
doğa bilimi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar