bugün
- asimilasyon harika bir şey5
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- uludağ sözlük evreni11
- düşük zeka belirtisi4
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği7
- evliliğin anlamı5
- fenerbahçe10
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- tayyip in yakın korumaları2
- saraca finch house2
- kadın olmanın avantajları16
- günaydın4
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- 16 ağustos 20262
- gençlerbirliği6
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- yaşamak istenilen şeyler10
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- hayatın kuralları9
- ağlayarak 31 çekmek2
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- türkiye'ye geldim11
- kurtar bizi müsavat16
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- geceye bir şarkı bırak10
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- penisi seks objesi olarak görmek7
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- okan buruk9
- anın görüntüsü29
- iremga31
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- yazarların sevmediği insan türleri2
toplumsal kargaşa ve ekolojik tükenişin yaşandığı günümüz dünyasında tüm olumsuzluklar bize dünyayı çok çetin mevsimlerin beklediğini gösteriyor. bilindiği gibi kapitalizmin sürekli büyüme anlayışı, fosil yakıt tüketimi, nükleer enerji, savaşlar ve bunun gibi daha birçok sorun bir yok oluşun habercisi. bu durumda makinalaşmış toplum, köleleşmiş insan anlayışına karşı ekolojik bir bakış açısı tutturmak şart görünmekte.
insanın doğa üzerindeki tahakkümünün bir sonucu olan sanayi devrimi ve beraberindeki ürkütücü makinalaşma insani yaklaşımlarıda beraberinde makinalaştırdı. ancak gelişen bu sürecin karşısında çeşitli karşıt görüşlerde çıkmadı değil. sovyet sosyalist devrimi, anarşist hareketler ve dünyaya yayılan anti-kapitalist ideolojiler hem sorunun gelişimine hemde soruna bakış açısına farklı boyutlar kattı. zaten çevreyi ve doğayı kirletmekte olan kapitalist sistemlere onların alternatifi olarak çıkan sosyalist rejimlerin tıkanmış politikalarıyla ortaya çıkarttıkları zararlar eklendi. bu kirletmenin kapitalist rejimler tarafından yapılması kapitalizmin sürekli büyüme politikalarıyla değerlendirilirken iş sosyalist rejimlerin çevresizlik politikaları sonucu çıkan kirlenmeyi değerlendirmede yapılamıyordu. Çünkü hem dünya ideolojisi olarak ortaya çıkması hemde kapitalizme alternatif tarafta olması öngörüsü vardı.
gerek sibirya gibi radyasyon alanları gerekse batı avrupa kaynaklı olup türkiye ye gönderilen nükleer atıklar her iki ideolojinin de çevre konusundaki acımasızlığını gözler önüne seriyordu. bu durumda şu noktanın iyi anlaşılması da can alıcıdır. gerek ekolojik bakış açısı diye ortaya çıkan mistik ekolojik anlayışlar gerekse klasik eko-anarşist yaklaşımların çözüme yönelik katkıları, olayı tartışmaktan öte değildir. Özelikle sol yaklaşımlar için murray bookchin in şu sözü, durum tahlili açısından önemli bir yaklaşımdır. "kapitalizme karşı genel bir çıkar olarak ortaya çıkması beklenen ploreterya çıkarlarına dayanan bir sınıf hareketi geliştirme şeklindeki geleneksel sosyalist ve anarko-sendikalist politikalar hiçbir telafi umudu bırakmayacak bir düzeyde başarısızlığa uğradılar... " (özgürlüğün ekolojisi syf. 70 ayrıntı yay.) belki bookchin bu yaklaşımı sovyetlerin genel politikası için kullandı ama şu da bir gerçek ki günümüz sosyalistleri bu geleneksel yaklaşımın bünyesinde ekolojik bakış açısı taşıdığını ve ekolojik kirlenmeyi genel olarak kapitalist sistemlerin gerçekleştirdiğini ileri sürmek gibi bir yanılgıda ısrar etmektedirler.
sonuç olarak tüm bu ideolojik yaklaşımların dışında en apolitik yaklaşım olan geleceğimizi kirletmeyin sloganını haykırmak gerçekliği önümüzde durmaktadır. Çünkü gerek abd in kyoto protokolünden çekilmesi gerekse diğer avrupa ülkelerinin politikaları gelecekte ne devrim yapacak bir dünya nede yaşanılacak bir çevre bırakacaktır
(edit: iyi de benim yazım olmadığını nerden çıkardınız moderatör erkadaşlar. yazı benim yazım)
insanın doğa üzerindeki tahakkümünün bir sonucu olan sanayi devrimi ve beraberindeki ürkütücü makinalaşma insani yaklaşımlarıda beraberinde makinalaştırdı. ancak gelişen bu sürecin karşısında çeşitli karşıt görüşlerde çıkmadı değil. sovyet sosyalist devrimi, anarşist hareketler ve dünyaya yayılan anti-kapitalist ideolojiler hem sorunun gelişimine hemde soruna bakış açısına farklı boyutlar kattı. zaten çevreyi ve doğayı kirletmekte olan kapitalist sistemlere onların alternatifi olarak çıkan sosyalist rejimlerin tıkanmış politikalarıyla ortaya çıkarttıkları zararlar eklendi. bu kirletmenin kapitalist rejimler tarafından yapılması kapitalizmin sürekli büyüme politikalarıyla değerlendirilirken iş sosyalist rejimlerin çevresizlik politikaları sonucu çıkan kirlenmeyi değerlendirmede yapılamıyordu. Çünkü hem dünya ideolojisi olarak ortaya çıkması hemde kapitalizme alternatif tarafta olması öngörüsü vardı.
gerek sibirya gibi radyasyon alanları gerekse batı avrupa kaynaklı olup türkiye ye gönderilen nükleer atıklar her iki ideolojinin de çevre konusundaki acımasızlığını gözler önüne seriyordu. bu durumda şu noktanın iyi anlaşılması da can alıcıdır. gerek ekolojik bakış açısı diye ortaya çıkan mistik ekolojik anlayışlar gerekse klasik eko-anarşist yaklaşımların çözüme yönelik katkıları, olayı tartışmaktan öte değildir. Özelikle sol yaklaşımlar için murray bookchin in şu sözü, durum tahlili açısından önemli bir yaklaşımdır. "kapitalizme karşı genel bir çıkar olarak ortaya çıkması beklenen ploreterya çıkarlarına dayanan bir sınıf hareketi geliştirme şeklindeki geleneksel sosyalist ve anarko-sendikalist politikalar hiçbir telafi umudu bırakmayacak bir düzeyde başarısızlığa uğradılar... " (özgürlüğün ekolojisi syf. 70 ayrıntı yay.) belki bookchin bu yaklaşımı sovyetlerin genel politikası için kullandı ama şu da bir gerçek ki günümüz sosyalistleri bu geleneksel yaklaşımın bünyesinde ekolojik bakış açısı taşıdığını ve ekolojik kirlenmeyi genel olarak kapitalist sistemlerin gerçekleştirdiğini ileri sürmek gibi bir yanılgıda ısrar etmektedirler.
sonuç olarak tüm bu ideolojik yaklaşımların dışında en apolitik yaklaşım olan geleceğimizi kirletmeyin sloganını haykırmak gerçekliği önümüzde durmaktadır. Çünkü gerek abd in kyoto protokolünden çekilmesi gerekse diğer avrupa ülkelerinin politikaları gelecekte ne devrim yapacak bir dünya nede yaşanılacak bir çevre bırakacaktır
(edit: iyi de benim yazım olmadığını nerden çıkardınız moderatör erkadaşlar. yazı benim yazım)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar