bugün
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi16
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi2
- türbanlı kızların diğerlerinden güzel olması5
- anın görüntüsü23
- öldükten sonra bana ne olacak3
- sözlükteki gizli düşmanım10
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- erkekler neden erken ölür3
- cilveli dişi yazar botu2
- enjoy im vaccinated3
- ellerim bos gonlum hos2
- her kadın güzeldir3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- içtim şarabı13
- her insanın bir cini olması8
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu6
- günün şiiri6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- uzun zaman sonra sözlüğe girmek3
- kadir inanır22
- rakı sevmemek7
- genç görünmeye çalışmak3
- uzun bir süre sonra entry girmek2
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız5
- aşure yapan sözlük kızları7
- şafak çak3
- arkadaşlar ben gavat değilim2
- hayalet gibi bir insan olmak3
- muhtarlıkların kapatılması gerekliliği3
- avrupada hava sıcaklıkları2
- çift katlı otobüs3
- kemalist dünya24
- büstiyer2
- venezuella depremi3
- sözlükte neden atatürk ve türk bayrağı resmi yok3
- daha relax3
- özelden sözlük erkeklerini taciz etmek3
- sektör öldü tek yol tıp diyen primat3
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- hiç kimsenin sevmediği bir insana aşık olmak3
- dümbelettin efendi2
- sosyal medya aranmaktır2
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- true'nun çaylak olması16
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir5
- üniversitelerin gereksiz olması16
- japonya7
- çok güzel ama manyak kadın7
- mustafa kemal atatürk7
Hamdi Sedefçi yüzünden uzun süre sonra Edirne'ye geldiğimde saraçlara girip yanlış yere geldim diye geri döndüğüm şehir.Avrupai bir şehre dönüşüyor...
otobüsle ulaşım ücretleri dov cons piyasalarındaki dalgalanmalardan daha alacalı bulacalı olan şehir. söz temsil gün itibariyle, edirne'den istanbul'a gidiş 16 ytl iken dönüş 20 ytl'dir. sanırım birileri gidişiniz olur da dönüşünüz olmaz demek istiyor.
Kazara düştüğüm ancak çıkmak istemediğim şehir, yeni yurdum. ilk bakışta soğuk bir şehir gibi görünür ancak birkaç gün yaşadıktan sonra bile kapılıp gidilebilir. Cami ve yeraltı çarşılarının yanı sıra rektörlük binasının bulunduğu Karaağaç tarafı, arnavut kaldırımlı eski yolları, fen lisesinin karşısında yer alan ve Türkiye'de belki de yiyebileceğiniz en lezzetli su böreğini pişiren börekçisi, barları, gerçekten huzurlu çalışma ortamıyla üniversitesi, yardımsever ve iyi niyetli halkı (ki esnafı ayrı tutmak gerekiyor bu değerlendirmeden)ile yaşanası bir şehir gerçekten. Ankara'nın trafik çilesi, yol sorduğunuzda cevap vermeyen halkı, hayatn koşullarından sonra kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibi Edirne'de yaşamak.
selimiye camii, ulu camii, üç minareli camii, meriç nehri, tunca nehri, kırkpınar, Ali paşa kapalı çarşısı, beyazıt külliyesi (osmanlı döneminde delilerin şifa bulduğu=Şifahane) ve eklentileri ve külliyenin yanında yeni restorasyonuna başlanılan Beyazıt Camiisi, Meriç ve Tunca üzerinde kurulmuş Mimar Sinan'a atfedilen tarihi köprüler ile dikkatimi celbeden Eski Osmanlı Başkenti, Fatih Sultan Mehmet'in yetiştiği önemli bir şehir. Halen bakıma ve tamire ihtiyacı olan, tarihi eserlerin bolluğuyla tam bir osmanlı şehri görüntüsüne sahip güzel bir ilimiz.
içinde yaşayan bütün sözlük üyelerinin mesajlarını beklediğim şehir.
Gördüğüm en modern imamın yaşadığı şehir. Kışları çok sert olmasa yaşanılası yer.
Üniversite'yi okuduğum güzel şehir. Unutamadığım anılarla dolu...Karaağaç yolu, eski ahşap binalar, adress bar müdavimleri, muhabbetin hiç eksilmediği sokak aralarındaki köhne meyhaneler, meriç nehri kenarında muhteşem gün batımları...Tekrar, yeniden, en başından başlayabilseydim keşke...
an itibarıyla eğlenceler yapılan şehirdir...
vakti zamanında trafik ekipleri tarafından yapılan rutin alkol kontrolü sırasında 100 küsur promil alkollü çıkan orta yaşlarda bir adamın arabasını bağlamaya çalışan komisere gayet efendi bir şekilde yasal sınır olan 50 promil seviyesinin edirne için çok az olduğu ve değiştirilmesi gerektiği yolundaki ikna çabalarına gülümsenerek şahit olunan şehir.
küçük şirin henüz pek sanayisi olmayan dahaçok emekli insanları tercih edebileceği yunanistan ve bulgarisana komsu olan serhad şehri.
sobaların bugünlerde tekrar yanmaya başladığı memleket...
vakti zamanında tavuk ormanı tabir edilen küçük ormanlık alanda namaza duran bir grup öğrenci ve etraflarında şarabını içip sucuğunu yiyen diğer bir grubun tam da biz " aha şimdi elektriklenme olacak aralarında kesin " diye beklerken, kısa bir süre sonra beraberce güle oynaya futbol oynamaya başlamalarına şaşkınlıkla tanık olunan aşmış insanların şehri.
türkiye nin en avrupai şehridir bana göre.öyle ki yolda bir tane bile araba yokken ve kırmızı ışık yanıyorken yayalar yeşilin yanmasını inatla bekler.ilk gittiğimde çok şaşırmıştım ama takdire şayan bir durum doğrusu.havasına ve kızına her zamanki gibi güvenmiyeceksin.arastanın yanındaki park köftecisinden (köfteci osman) köfteni yiyip sonra efendi efendi evinin yolunu tutacağın mükemmel şehir.
iki sene dört ay süren işgal boyunca, orospu evladı yunan askerleri tarafından, müslüman türklere olduğu gibi musevi halka da saldırılmıştı...
toplam nüfusu : 402.606
otopark olayının tamamen ranta döndüğü yer, evinizin önüne araba park etseniz biri gelip para istiyor, o derece yani. şehir merkezine araba ile gidip iki saat dolaşmanızın otopark ücret, 6,5 tl, gerisini siz düşünün artık.
şehrin ucra köşesinde size kesilen otopark parasının makbuzunu jandarmaya gösterip bu adamlar zorla para alıyor derseniz, jandarmanın diyeceği tek şey, "yasaldır o yasaldır" olur, o yüzden denemeyin derim.
jandarma otoparkçı el ele, hep beraber tirübüne, oleeeeyyy...
şehrin ucra köşesinde size kesilen otopark parasının makbuzunu jandarmaya gösterip bu adamlar zorla para alıyor derseniz, jandarmanın diyeceği tek şey, "yasaldır o yasaldır" olur, o yüzden denemeyin derim.
jandarma otoparkçı el ele, hep beraber tirübüne, oleeeeyyy...
bana güzel dostluklar, arkadaşlıklar ve sevgiler kazandırmayan şehir. orada yaşayan tüm arkadaşlarım maalesef sevgisiz ve aşksız büyüyor. onlar adına da hiç üzülmüyorum. hatta uzun süre edirne'de okumuş ve öğrenci evinde kalmış bir arkadaşım, aşırı sevgisizlikten ve ilgisizlikten dolayı, michael jackson'ı sevmemi, dinlememi bile kıskandı. yani aslında, edirne'nin türkiye'ye (hatta mimar sinan'ın)selimiye camisinden başka kazandırdığı bir şey yok. özellikle şehirden giden, hatta şehirde yaşayan ve tam şehirli olamamış birçok insan, edirne'de daha da kötü bir hale geliyor.
trakyanın nadide güzellikteki, sıcak, samimi, küçük desen değil, büyük desen değil sevimli kenti.
küresel ısınmadan nasibini almış şehir. zamanında ekim ayında soğuklar başlardı, şimdi ise baktığınızda aralık ayına girilmek üzere olmasına rağmen havalar gayet sıcaktır mevsimine göre. onun dışında, kar artık yağmamaktadır ama ocak şubat mart aylarında hava gayet soğuktur.
merkezdeki bir camisinde 3 kişiyle cuma namazı kılınan şehir.
herkesin cevap veremeyeceği bir sorusu vardır.
nedir edirnenin üç meşhur şeyi?
Burmalı caminin kapısı.
eski caminin yazısı.
mimar sinanın yapısı.
nedir edirnenin üç meşhur şeyi?
Burmalı caminin kapısı.
eski caminin yazısı.
mimar sinanın yapısı.
izmir'i kıskandığını belli eden, selimiye camminin olduğu şehir.
(bkz: hoppala pasam malkara kesan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar