bugün
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- 40 yaşında bekar kadın5
- k k yerine kaka demek3
- ipsala da 3 milyar liralık uyuşturucu operasyonu2
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması2
- chp'nin hali ne olacak47
- mor semsiyeli yabanci16
- trump'ın iran anlaşması iddiası2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek18
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- büzüğüm yemiyor diyerek araçtan inmeyen sürücü2
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- cilgincapkin219
- 12 haziran 20262
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- sözlükte kavga etmek8
- memeleri füze gibi kadın13
- buddy dude21
- ona bir şey söyle12
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- aym'nin chp'nin 128 dolar yalanını tescillemesi2
- altının düşüşü7
- ahmet kaya'yı aşağılayan ülkücü2
- masklavi'nin düşünceleri18
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- kabuksuz kaplumbaga7
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- bisiklet marka tavsiyesi10
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- sedat pekmez39
- enayimiknatisii12
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- karton toplayan abi7
- gammazlar çetesi15
- altın fiyatları düşerken gelen altın alma isteği4
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- uysaljakoben17
- yeşil gözlü kız11
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- chp kapatılsın kampanyası10
- insanlarda bıraktığımız iz5
"insanlara yukarıdan bakmak gerek. ışığı söndürüp pencereye geçiyordum. yukarıdan birisinin onları gözleyeceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. önden görünüşlerine dikkat ederler, bazı da arkadan görünüşlerine, ama bütün gösterileri bir yetmişlik seyirciler için hesaplanmıştır. zaten kim kalkarda bir melon şapkanın altıncı kattan görünüşünü düşünür? omuzlarını ve kafalarını canlı renkler, göz alıcı kumaşlarla savunmayı bir yana koyarlar. insanoğlunun bu büyük düşmanıyla savaşmayı bilmezler: kuşbakışı görünüşle. eğiliyordum ve gülmeye başlıyordum. o kadar gurur duydukları eşsiz benzersiz şu "ayakta olma durumu" neredeydi şimdi? kaldırıma yapışmış eziliyorlardı; yarı sürüngen iki uzun bacak omuzlarının altından çıkı çıkıveriyordu.
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
uluslar arası ödüllü; sevdiğim bir yılmaz güney filmi.
bugun fazlasiyla ozlemini cektigimiz derecede siyasi cesaret iceren yilmaz guney filmidir. yakin dostu tuncel kurtiz onu bu filmde yanliz birakmamistir.
çeşitli yapı maddelerini üst üste koymak suretiyle elde edilen bir yapıdır. bizi evimizde, doğal ve beşeri dış tehditlerden koruyan korunaktır.
Zor bulduğum sartre kitabı. Umarım hayal kırıklığına uğramam.
Zeynep Casalini'nin 2004'te çıkardığı Nihayet albümünün ve tanınmasındaki en önemli şarkıdır. Söz-müzik: Sezen Aksu, Alper Narman, Fettah Can'a aittir.
Bir çok yabancı ve amatör oyuncu barındırmasına rağmen, yılmaz güneyin en iyi filmidir. Film bir çok sansürsüz sahne içermektedir. Haneke filmlerinde olduğu gibi insanı rahatsız edici bir çok sahnesi mevcut. Filmin belgeseli de ayrı bir güzel. izlenmeli, izlettirilmeli...
bir gün sezen aksudan dinlemek için can verebileceğim şarkı. biliyorum o bitmiş sesinle asla bu şarkının nakaratını okuyamazsın ama ''senin teninden önce duvarların var'' lafını senden duymak için razıyım o bitik sesine be kadın.
yılmaz güney'in 1983 yapımı cannes film festivalinde büyük ödülü alan filmidir.
zamanla dört tanesi etrafına örülür, ne doğan güneşi görürsün ne de kayıp giden yıldızları, sadece fırtınanın sesine dalıp gecene tutsak kalırsın...
varoluşçu Fransız filozof Jean Paul Sartre tarafından yazılan 5 ayrı hikayeden oluşan bir romandır.
sartre'ın bir romanı. Birkaç öyküden oluşma hali vardır. Yani hikâyelerin arasına duvar örer üstad. Duvarların ardında görünmeyen insanlara nazire edercesine bu sefer duvar görünmez. Bir nevi intikam halidir bu yaptığı.
zeynep casali'nin yeryüzüne gönderilme sebebi olan bir şarkı.
şarkının hikayesini fettah can anlatıyor:
Sezen Aksu ve Alper Narmanla birlikte yazdık, Duvarı... Sezen Hanım bir gün arayıp, "Zeynepe (Casalini) şarkı yapmamız lazım." dedi. Biz de gittik, Duvarın belli bir bölümü vardı elimizde. Sezenin de hoşuna gitti. iki, üç saat içinde şarkıyı bitirdik. Zeynep köşede oturuyordu, inanamadı.
hamiş: sezen aksunun bir açıkhava konserinde, hiç beklenmeyen bir anda,bu şarkıyı söylemesini hayal ediyorum senelerdir.
şarkının hikayesini fettah can anlatıyor:
Sezen Aksu ve Alper Narmanla birlikte yazdık, Duvarı... Sezen Hanım bir gün arayıp, "Zeynepe (Casalini) şarkı yapmamız lazım." dedi. Biz de gittik, Duvarın belli bir bölümü vardı elimizde. Sezenin de hoşuna gitti. iki, üç saat içinde şarkıyı bitirdik. Zeynep köşede oturuyordu, inanamadı.
hamiş: sezen aksunun bir açıkhava konserinde, hiç beklenmeyen bir anda,bu şarkıyı söylemesini hayal ediyorum senelerdir.
içinde bulunanın dışını da kaplayan olgu ve biraz da durum... Bir duvar gizliliği ve saklanmayı imler evvela. Dışında kalan her şey onun için duvarın ardıdır. Elbette bu tanımı yapan duvarın içinde kalan kişi için geçerlidir. Ve aynı kişi için duvarın ardı bir hayaldir ve o hayal genelde yeni bir duvardır.
yapıları birbirinden ayrına taş, tuğla, çamur gibi maddelerden yapılmış bir yapı. bir de soyut duvarlar vardır, insanın zihninde oluşturduğu.
(bkz: berlin duvarı), (bkz: zeynep casalini), (bkz: attila ilhan), (bkz: yılmaz güney), (bkz: pink floyd)
(bkz: berlin duvarı), (bkz: zeynep casalini), (bkz: attila ilhan), (bkz: yılmaz güney), (bkz: pink floyd)
ayrıca sabahattin ali'nin bir kısa hikayesine verdiği ad.
"Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek bakmaya, denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır?"
"Uçsuz bucaksız gökte bir kuğu gibi ağır ağır yüzen küçük beyaz bulutlar benden bir tek teselliyi: unutmayı alırlardı. Ve burada konuşulan şeyler hep eskiye, dışarıya ait şeylerdi. Sanki hiç kimse buraya girdikten sonra yaşamıyor, yahut hafızası bunu zapt etmiyordu. Buradaki hayattan bahsetmek lazım gelince de o kadar isteksiz anlatılırdı ki, insanda, söyleyene azap veren bu şeyleri susturmak arzusu uyanırdı. "
"Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran şey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zamanda ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek bakmaya, denizi yalnız muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır?"
"Uçsuz bucaksız gökte bir kuğu gibi ağır ağır yüzen küçük beyaz bulutlar benden bir tek teselliyi: unutmayı alırlardı. Ve burada konuşulan şeyler hep eskiye, dışarıya ait şeylerdi. Sanki hiç kimse buraya girdikten sonra yaşamıyor, yahut hafızası bunu zapt etmiyordu. Buradaki hayattan bahsetmek lazım gelince de o kadar isteksiz anlatılırdı ki, insanda, söyleyene azap veren bu şeyleri susturmak arzusu uyanırdı. "
çekimleri Fransa'da yapılmış bir yılmaz güney filmidir. bazı oyuncuların olanca yapmacıklığına rağmen izledikten sonra üzerimden kamyon geçmiş etkisi yaratmıştır.
giorgos mazonakis tarafından Stigmes pou den se exw olarak yeniden düzenlenmiş fettah can şarkısı.
Fettah can, Zeynep casalini ve kontak adlı grubun söylediği efsane şarkı.
özlem tekin'in sesini en iyi kullandığı, pek bilinmeyen ve zamanın epey ötesinde şarkısıdır. hiçbir grubun cover yapmaya götü yemeyecek bir şarkıdır aynı zamanda.
Zeynep casalini'yi bizlere tanıtan şarkısı.
Bazen yıkmak yerine merdivenle tırmanmayı seçersin. Tırmanırken, amacın olan kişi merdiveni yıkar. Ne kadar yüksekten düşersen, o kadar çok kırılırsın.
bir jean paul sartre eseri.
okumak daha kısmet olmadı ama bol bol varoluşçu felsefe barındırdığını az çok hatırlıyorum, ilk 10 sayfayı okuyup sonra kaldırıp atmıştım kitabı.
bir gün belki kaldığım yerden devam ederim.
okumak daha kısmet olmadı ama bol bol varoluşçu felsefe barındırdığını az çok hatırlıyorum, ilk 10 sayfayı okuyup sonra kaldırıp atmıştım kitabı.
bir gün belki kaldığım yerden devam ederim.
kuzey afrika asıllı çocukların da önemli roller üstlendiği bir yılmaz güney filmi. ayrıca Filmin müzikleri zamanının çok çok ötesindedir.
güncel Önemli Başlıklar