bugün
- asrın soygunu9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- meb'in usule aykırı ücret dağıtması2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- true nickli yazar20
- sabahları nefret edilen şeyler6
- sabahları sevilen şeyler8
- bekarlığın avantajları3
- kullanıcı adı değişmiyor3
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- marimar2
- işler eskisi gibi değil kesat mı kesat2
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı2
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- manisada okul saldırısı17
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sarı poşet kudurtması13
- et döner dürüm9
- evliliği ayakta tutan güçler13
- bu ne soğuk amk5
- tuvaletin evin dışında olması6
- teslimiyet4
- kadınların reddedemediği teklifler6
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sözlükte kavga olacak hissi4
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- gocusuz bir sözlük5
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- türkiye de muhalefet var mı9
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- krt tv4
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- ikizler burcu kadını olmak7
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds42
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı29
"insanlara yukarıdan bakmak gerek. ışığı söndürüp pencereye geçiyordum. yukarıdan birisinin onları gözleyeceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. önden görünüşlerine dikkat ederler, bazı da arkadan görünüşlerine, ama bütün gösterileri bir yetmişlik seyirciler için hesaplanmıştır. zaten kim kalkarda bir melon şapkanın altıncı kattan görünüşünü düşünür? omuzlarını ve kafalarını canlı renkler, göz alıcı kumaşlarla savunmayı bir yana koyarlar. insanoğlunun bu büyük düşmanıyla savaşmayı bilmezler: kuşbakışı görünüşle. eğiliyordum ve gülmeye başlıyordum. o kadar gurur duydukları eşsiz benzersiz şu "ayakta olma durumu" neredeydi şimdi? kaldırıma yapışmış eziliyorlardı; yarı sürüngen iki uzun bacak omuzlarının altından çıkı çıkıveriyordu.
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar