bugün
- şirinler köyüne yeni şirin8
- en iyi antidepresan16
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
- şirineyi kim sikiyor sorunsalı3
- platonik aşk3
- true nickli yazar4
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- nataşalara para yedirmek5
- kemal kılıçdaroğlu11
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- kedi10
- şahıs şirketi açarken sanal ofis göstermek2
- milli takımı destekleme zorunluğu7
- haziranda üşümek2
- true denen arkadaş6
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi4
- bir şeyler söyle3
- şahıs şirketi nasıl kurulur3
- panik atak2
- neden yalnızsın6
- naber lan it diye mesaj atan sevgili9
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap5
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek7
- fatih terim3
- chp lüleburgaz mitingi2
- cemil meriç'in anılması3
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması4
- mozart'ın sektörden uzaklaşma nedeni2
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- naber lan göt diye mesaj atan kız3
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi7
- babanın ölmesi7
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak4
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek16
- iğrenç bulup ama genede bağımlılık şeyler3
- aylık 342 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- tanrıyı güldürmek için yapılacak şeyler5
- true denilen yazar18
- milli futbolcuların sigara içtiği iddiası5
- diyanetin abd'deki villaları15
- melisa döngel2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor22
- uzun samsun3
- chp'nin hali ne olacak53
- erkeksii bayan buse6
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı16
- playstation4
- lgs 20263
- yahudi madalyası almış gürcü5
- eyjafjallajökull denince akla gelenler4
"insanlara yukarıdan bakmak gerek. ışığı söndürüp pencereye geçiyordum. yukarıdan birisinin onları gözleyeceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. önden görünüşlerine dikkat ederler, bazı da arkadan görünüşlerine, ama bütün gösterileri bir yetmişlik seyirciler için hesaplanmıştır. zaten kim kalkarda bir melon şapkanın altıncı kattan görünüşünü düşünür? omuzlarını ve kafalarını canlı renkler, göz alıcı kumaşlarla savunmayı bir yana koyarlar. insanoğlunun bu büyük düşmanıyla savaşmayı bilmezler: kuşbakışı görünüşle. eğiliyordum ve gülmeye başlıyordum. o kadar gurur duydukları eşsiz benzersiz şu "ayakta olma durumu" neredeydi şimdi? kaldırıma yapışmış eziliyorlardı; yarı sürüngen iki uzun bacak omuzlarının altından çıkı çıkıveriyordu.
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
güncel Önemli Başlıklar