bugün
- islam düşmanlarına bir soru8
- mehdiye inanıyor musunuz8
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- yeni parti51
- tbmm de yaşanan cinsel istismar skandalı2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı5
- özgür özel den yeni parti bağış kampanyası2
- johnny sinsin mutfağına konuk olmak2
- ahmet davutoğlu2
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- masterchef şampiyonu eren kaşıkçı'nın ölümü2
- cennetten düşerken canın yandı mı4
- forlove19 sorunsalı4
- eren kaşıkçı3
- manifest grubu vs tarkan16
- balerion4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- am ile pm yi karıştırmak5
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- sözlük kızlarının kekleri11
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- huzur7
- kanlı gözlerle aynaya bakmak2
- the odyssey6
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması3
- gocu8
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- yine çok fena burnum kanadı5
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- trump başkanlığı dahada zenginleşmek için mi3
- hikayeyi devam ettir54
- opera tarayıcıya reklamsız vpnli gizli sörf yapmak3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- renault modus2
- korkusuz korkak4
- nissan skyline r342
- iş yerinde sıkıntıdan patlamak2
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri2
- bana onu sormayin5
- kıyafet alışverişi6
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- nissan silvia2
- parcalandim toparlanamiyorum4
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı4
- ona bir şey söyle8
"insanlara yukarıdan bakmak gerek. ışığı söndürüp pencereye geçiyordum. yukarıdan birisinin onları gözleyeceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. önden görünüşlerine dikkat ederler, bazı da arkadan görünüşlerine, ama bütün gösterileri bir yetmişlik seyirciler için hesaplanmıştır. zaten kim kalkarda bir melon şapkanın altıncı kattan görünüşünü düşünür? omuzlarını ve kafalarını canlı renkler, göz alıcı kumaşlarla savunmayı bir yana koyarlar. insanoğlunun bu büyük düşmanıyla savaşmayı bilmezler: kuşbakışı görünüşle. eğiliyordum ve gülmeye başlıyordum. o kadar gurur duydukları eşsiz benzersiz şu "ayakta olma durumu" neredeydi şimdi? kaldırıma yapışmış eziliyorlardı; yarı sürüngen iki uzun bacak omuzlarının altından çıkı çıkıveriyordu.
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
altıncı katın balkonunda: ben bütün hayatımı burada geçirmeliydim. ahlaki üstünlükleri maddi simgelerle pekiştirmeli, yoksa yıkılıp giderler. öyleyse, kesinkes, insanlar üzerindeki üstünlüğüm nedir benim? bir konum üstünlüğünden başka bir şey değil. içimdeki insanoğlunun üstünde yer almışım ve seyrediyorum onu. işte bunun için notre-dame' ın kulelerini, eiffel kulesi'nin sahanlığını, sacre-coeur' ü, delambre sokağı' ndaki altıncı katımı seviyorum. bunlar eşsiz simgeler.
bazı bazı sokağa inmek gerekiyordu; sözgelişi işe gitmek için. boğuluyordum. insanlarla düzayak bir yerde birlikte olunca onları karınca yerine koymak çok güçtür. değerler. bir kez, sokakta ölmüş bir herif gördüm. yüzükoyun düşmüştü. arkaüstü çevirdiler, yüzü kanıyordu. açık gözlerini de, solgun benzini de, kanı da gördüm. kendi kendime , "bir şey değil, yeni boyanmış bir resimden daha fazla heyecan verici değil. burnunu kırmızıya boyamışlar işte, o kadar" diyordum. ama beni bacaklarımdan ve ensemden yakalayan pis bir ağrı duydum, bayıldım. bir eczaneye götürdüler, omuzlarıma vurdular, alkol içirdiler. onları öldürecektim neredeyse.
onların benim düşmanım olduklarını biliyordum, ama onlar bunu bilmiyorlardı. birbirlerini seviyor ve dayanışma içinde yaşıyorlardı; bana gelince, gerektiği yerde yardım eli uzatacaklardı; çünkü kendi hemcinsleri olduğuma inanıyorlardı. ama gerçeğin en küçük yanını bilselerdi beni döverlerdi.."
jean paul sartre- duvar- herostratos
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar