bugün
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil8
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- sözlük kürdü54
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe6
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- ismail kartal24
- happn5
- türklerin ırkçı olması8
- badoo3
- cadılar bayramı kutlayan kız6
- durkheimın intihar teorisi3
- hayata dair iç burkan detaylar2
- içtim şarabı siktim arabı2
- osman pamukoğlu14
- nick'i üç harfl olan yazar muamması2
- kartoncu abi ırkçı mı3
- askerlik anıları5
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- kahve2
- nar suyu2
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi6
- tek adam rejimi3
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- iş görüşmesi2
- seni nerden gördüm nerden sevdim2
- istanbul12
- annenin ölmesi4
- geri dönüşüm4
- bira kadın içeceğidir2
- apart otelde arap şeyhleri vardı2
- para6
- simko323
- taha duymaz2
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- ukab2
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- tbt2
- etnik köken20
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- sürdürülebilirlik2
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı5
- hastası olunan sözler3
- sözlük türk ü2
uygun dile yapılan seslendirmedir.
dublajlı filmlerin bir çok kötü yanı olmasına rağmen ( dış seslerin azalması-metnin kötü cevrilmesi-seslendirmenin gerekli duygusal içeriği yakalayamaması vs. ) en kötü yanı dublajı yapan sesin ses hafızanızda olmasıdır. bir filmde çingene olan ses bir diğer filmde prenses olabilmektedir. ya da yahşi cazibede şirket müdürü olan şahsiyetin rocky olması gibi insanı dumura uğratır.
dublajlı filmlerin bir çok kötü yanı olmasına rağmen ( dış seslerin azalması-metnin kötü cevrilmesi-seslendirmenin gerekli duygusal içeriği yakalayamaması vs. ) en kötü yanı dublajı yapan sesin ses hafızanızda olmasıdır. bir filmde çingene olan ses bir diğer filmde prenses olabilmektedir. ya da yahşi cazibede şirket müdürü olan şahsiyetin rocky olması gibi insanı dumura uğratır.
karakterin tipine ve canlandırdığı karaktere uygun bir ses tonu ve konuşma hızı seçilmediğinde filmin amına kor. o yüzden alt yazı tercih sebebidir.
dalga dublaj takımının kitabını yazdığı eğlence türü.
-you must have a beautiful girl.
dublajlı:
güzel bir kıza sahip......(uzun bir bakış)...olmalısın.
en güldüğüm sahnelerdir kendileri. annem zoruyla izlemekteyim dublajı. tavsiye etmem. orijinali varken ne gerek var efendim dublaja.
dublajlı:
güzel bir kıza sahip......(uzun bir bakış)...olmalısın.
en güldüğüm sahnelerdir kendileri. annem zoruyla izlemekteyim dublajı. tavsiye etmem. orijinali varken ne gerek var efendim dublaja.
mesleğim olan sektör.
akla ilk olarak sungun babacan'ı getiren sanat sektörü.
şu an showtv'de yayınlanan testere 3 filmine bakılıp, bir filmi nasıl izlenmez hale getirdiği görülebilir.
rusların yapamadığı şeydir. bu işi en iyi fransızlar yapıyor.
yabancı filmleri izlemede ve film kalitesini etkileyecek derecede önemli bir konudur. gıcık bir ses yapması sonucu film izlemekten bile vazgeçirecek sonuclar doğurmaktadır.
her ne kadar türk televizyon yöneticileri farkında olmasalar da bir sanattır.
her insanın ihtiyacı.
her daim arkasından birisi suflörlük yapmalı en azından.
arada bir kelimeler düğüm olur da kuramaz ya insan. o sırada devreye girip onun yerine söyleyiverse ya da hatırlatıverse. ne güzel olurdu.
her daim arkasından birisi suflörlük yapmalı en azından.
arada bir kelimeler düğüm olur da kuramaz ya insan. o sırada devreye girip onun yerine söyleyiverse ya da hatırlatıverse. ne güzel olurdu.
bizim hakikaten iyi yaptığımız işlerden biri.
geçenlerde tv de rast geldim, sanırım sylvester ile tweety bölümlerinden biriydi. "kukaraça kukaraça - yer misin kuru poğaça" diye türkü çığırıyordu sylvester hocamız, hakikaten hem yerelleştirmiş hem de orijinalden kopmamış. helal olsun.
geçenlerde tv de rast geldim, sanırım sylvester ile tweety bölümlerinden biriydi. "kukaraça kukaraça - yer misin kuru poğaça" diye türkü çığırıyordu sylvester hocamız, hakikaten hem yerelleştirmiş hem de orijinalden kopmamış. helal olsun.
Rusyada bir filmde ayni dublorun kullanildigi yani filmdeki cocuk ana abla dayi teyze ne kadar karakter varsa ayni kisi tarafindan seslendirildigi gorulmustur.
türkiyede dublaj işi artık bir sektördür.dünyada bu işin en iyi yapıldığı üç ülke varsa bunlardan bir tanesi tartışmasız ülkemizdir.ilk olarak disney yapımlarında çocuklara yönelik başlayan bu ufak çaplı olay daha sonra insanımızın bilmediği lisanda olan bir filmi zorluk çekmemeleri için oyuncuların ağız hareketlerine dikkat edip senaryoda kurdukları yabancı replikleri türkçe okuyarak devam ettiler. ve günümüzde binlerce insanımıza iş ve ekmek kapısı olan bir sektör doğdu.
dublajlı film izlemek, dublaj ne kadar iyi olursa olsun filmi katleder. özellikle komedi filmlerinde tüm esprilerinin içine eder zira zaten oyuncu komedi filminde ses-mimik senkronizasyonunda oyunculuğunu icra eder. dublajla birlikte dil üstüne yapılan tüm ince espriler, vurgular ve tonlamalar kaybolur.
dublajlı film izlemekten nefret ederim lakin sin city gibi yeni filmlerin ne kadar güzel dublajlandığını gördüğümde bu fikrimi askıya alabilmekteyim.
bahsetmek istediğim konuysa türk filmine(dizisine) yine türkçe dublaj yapmak. işte buna asla tahammül edemiyorum. bir filmin yegane katili budur. hadi 70lerde, 80lerde böyle katliamlar yapılmış ama hala dabbe gibi dublajlı yeni(!) filmler görmek tüylerimi ürpertiyor. sesi ince olduğu için jön sesleriyle donatılan yeni nesil dizi oyuncuları için ağzımı dahi açmak istemiyorum.
(bkz: sesli çekim)
bahsetmek istediğim konuysa türk filmine(dizisine) yine türkçe dublaj yapmak. işte buna asla tahammül edemiyorum. bir filmin yegane katili budur. hadi 70lerde, 80lerde böyle katliamlar yapılmış ama hala dabbe gibi dublajlı yeni(!) filmler görmek tüylerimi ürpertiyor. sesi ince olduğu için jön sesleriyle donatılan yeni nesil dizi oyuncuları için ağzımı dahi açmak istemiyorum.
(bkz: sesli çekim)
voleyboldaki dublajda amaç, bloktan dönen topu tamamlamaktır. dublaj, 3 metre çizgisinin gerisinde oynayan 1 ve 5 numaraların görevidir. 2 ve 4 numaralar bloğa çıktığında, hemen arkalarına yaklaşarak, topun bloktan sekmesine yönelik tedbir alırlar.
hiç bi zaman orjinal dildeki keyifi alamassiniz. sebep olarak..
iki eleman stüdyoda film i seslendirmektedir ve olaylar geli$ir:
+ o anina kodumun bicağini alir g*tüne sokarim, anasi keva$e torozbu evladi seni yaa!
- aman abi n'aapiyosun ???
+ Gerçekleri daha ne kadar saklayabiliriz saniyosun samim ?
iki eleman stüdyoda film i seslendirmektedir ve olaylar geli$ir:
+ o anina kodumun bicağini alir g*tüne sokarim, anasi keva$e torozbu evladi seni yaa!
- aman abi n'aapiyosun ???
+ Gerçekleri daha ne kadar saklayabiliriz saniyosun samim ?
-anne bıkmadın mı bu brezilya dizilarinden
+bu diziler brezilya dizisi mi?
-evet tabi ki
+ ama tükçeyi ne kadar güzel konuşuyor değil mi?
-:))))) hahahahahahaaaaaaa!
-türkçe dublaj yapılıyor annecim ,dublaj.
+dublaj mı o da ne demek?
( arkadaşımın anlatığı gerçek olay)
+bu diziler brezilya dizisi mi?
-evet tabi ki
+ ama tükçeyi ne kadar güzel konuşuyor değil mi?
-:))))) hahahahahahaaaaaaa!
-türkçe dublaj yapılıyor annecim ,dublaj.
+dublaj mı o da ne demek?
( arkadaşımın anlatığı gerçek olay)
sağlam metinler kullanılırsa ülkemizde çok iyi kotarılan iş. yüzüklerin efendisi serisi buna en iyi örnektir.
türk yayıncılığında çok profesyonelleşmiş bir koldur. yayının dilinin çevrilmesi işleminden ziyade çevrilmiş metnin görüntüye uygun bir şekilde seslendirilmesidir.
hatta bazı ülkelere göre o kadar ilerdeyiz ki; mesela polonya. gerçi ben bu anlatacağım olaya bundan 4 sene evvel rastlamıştım ama olsun 4 sene evvelki halimizi düşünsek bile yeter.
efendim, polonya kanalında bir film var. filmde o an karede bir kadın, bir erkek ve de bir köpek var;
(erkek seslendirici) erkek: seni seviyorum
(yine aynı erkek seslendirici) kadın: ben de seni seviyorum
(hala aynı erkek seslendirici) köpek: hav hav hav
gördüğümde daha doğrusu izlediğimde ve dinlediğimde şok olmama neden olan bir dublaj başarısıdır. polonya televizyonuna bu başarılarından dolayı buradan tebriklerimi iletiyorum.
hatta bazı ülkelere göre o kadar ilerdeyiz ki; mesela polonya. gerçi ben bu anlatacağım olaya bundan 4 sene evvel rastlamıştım ama olsun 4 sene evvelki halimizi düşünsek bile yeter.
efendim, polonya kanalında bir film var. filmde o an karede bir kadın, bir erkek ve de bir köpek var;
(erkek seslendirici) erkek: seni seviyorum
(yine aynı erkek seslendirici) kadın: ben de seni seviyorum
(hala aynı erkek seslendirici) köpek: hav hav hav
gördüğümde daha doğrusu izlediğimde ve dinlediğimde şok olmama neden olan bir dublaj başarısıdır. polonya televizyonuna bu başarılarından dolayı buradan tebriklerimi iletiyorum.
Voleybolda bir oyuncu blok yaparken blok yapan oyuncunun arkasındaki oyuncunun öne doğru gelmesine denir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar