bugün
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- kiraz cicegi kolonyasi37
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- mutsuzken çirkin olmak7
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- kendine yalan söyleme eğilimi4
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız4
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- sardalya4
- loafer pabuç giyen tipin ortamlarda erkeğim demesi2
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- ilk buluşmada falafel yemek4
- özgürlük nedir sorunsalı7
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- platon un mağara alegorisi15
- true silik olsun10
- ona bir şey söyle6
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız3
- iskender6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- moda olan yılan ejderha dövmeleri2
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- tek kasa açan kalabalık market4
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- sabahtan beri aç olmak5
- martin eden3
- güne bir şiir dizesi bırak2
- allah'ın insanı kendi suretinde yaratması ne demek2
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- ibrahim tatlıses'in oynadığı filmdeki ilginç sahne3
- tavuk döner4
- 2000 yılında dünya nasıl olacak4
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- ismail kartal30
- fenerbahçe18
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- sucuk döner5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- kapitalizm3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- aç karnına markete girmek3
Bu dünyadaki en tatlı arkadaşlardır.
eşimin 12 haftalık anne karnında ultrasonda ense kalınlığı 4.2 mm çıkması ve nazal kemiğin görünememesi (burun kemiği) ailecek bizi korkutan bi durumdur. umarım ilerleyen haftalarda düzelir.
Acaba benim durumumda olupta sağlıklı bebekler dünyaya getiren suserler varmı aramızda..?
Acaba benim durumumda olupta sağlıklı bebekler dünyaya getiren suserler varmı aramızda..?
Çok canayakın ve sevecen insan hastalığı.
Büyük abimin muzdarip olduğu sendrom.
Bu sendroma sahip olan kişiler çocukluk ve gençlik döneminde çok hareketli olurlar. Gün içinde bi yere oturmazlar, hop hop ordan buraya zıplar, oynar eğlenirler. Zaman geçtikçe bu özelliklerini kaybederler. Günden üne durgunlaşırlar, içe kapanırlar.
Bunu engellemenin en iyi yolu, kendileri gibi kişilerin eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinde haftada en az 1 gün vakit geçirmeleridir. Bu onların hem sosyal hayatlarının hem de eğitim hayatlarının sağlığı için gereklidir.
Down Sendromluluar normal insanlar gibidirler. Duyguları vardır; severler, üzülürler, heyecanlanırlar, korkarlar, mutlu olurlar. Ama bu duyguların hepsini en saf şekilde yaşarlar. Sadece yaşarlar duygularını, düşünce karıştırmazlar o duygulara. En temiz şekilde severler, en temiz şekilde gülerler, ufak ve tatlı şakalar yaparlar. Gülen bir down sendromlu size gülüşündeki o masumiyeti hissettirir.
Duygusal olarak hassastırlar. Fiziksel olarak da bir o kadar öyle. Birçoğu doğuştan kalp hastalığına sahip olurlar - çok şükür abimizde yok-. 30'lu yaşlara erişenlerde diabet görülme riski yüksektir. Durgunlaştıkları için hareketsizliğin getirdiği bir kilo artışı olabilir. Yine durgunlaşma dönemini takip eden psikiyatrik sorunlar görülebilir. Eğer ilginizi eksik ederseniz depresyon yaşarlar.
Down sendromlular için eğitim çok önemlidir. Ne kadar küçük yaşta ne kadar iyi eğitim alabilirlerse topluma o kadar iyi adapte olurlar. iyi eğitim almış down sendromlu birinin normal insandan görünüş dışında ayırt edemeyebilirsiniz bazen. Çok zeki olurlar, bilmiş bilmiş konuşurlar, hayret edeceğiniz kadar iyi espri yapabilirler. Tüm günlük işlerini rahatlıkla halledebilirler. Tabi bunların hepsi, az önce de belirttiğim gibi aldıkları eğitim seviyesi ile orantılı gelişir.
Down sendromlular da bizler gibidir. Ne olur onları dışlamayın, izole etmeyin, mutsuz etmeyin, kırmayın, incitmeyin. Mutlu etmeye çalışın. Onların dünyaları küçüktür, ama kalpleri sevgileri çok büyüktür. Şu dünyada kolay kolay bulunamayacak kadar saf ve temiz olan sevgilerine sahip olun.
Bu sendroma sahip olan kişiler çocukluk ve gençlik döneminde çok hareketli olurlar. Gün içinde bi yere oturmazlar, hop hop ordan buraya zıplar, oynar eğlenirler. Zaman geçtikçe bu özelliklerini kaybederler. Günden üne durgunlaşırlar, içe kapanırlar.
Bunu engellemenin en iyi yolu, kendileri gibi kişilerin eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinde haftada en az 1 gün vakit geçirmeleridir. Bu onların hem sosyal hayatlarının hem de eğitim hayatlarının sağlığı için gereklidir.
Down Sendromluluar normal insanlar gibidirler. Duyguları vardır; severler, üzülürler, heyecanlanırlar, korkarlar, mutlu olurlar. Ama bu duyguların hepsini en saf şekilde yaşarlar. Sadece yaşarlar duygularını, düşünce karıştırmazlar o duygulara. En temiz şekilde severler, en temiz şekilde gülerler, ufak ve tatlı şakalar yaparlar. Gülen bir down sendromlu size gülüşündeki o masumiyeti hissettirir.
Duygusal olarak hassastırlar. Fiziksel olarak da bir o kadar öyle. Birçoğu doğuştan kalp hastalığına sahip olurlar - çok şükür abimizde yok-. 30'lu yaşlara erişenlerde diabet görülme riski yüksektir. Durgunlaştıkları için hareketsizliğin getirdiği bir kilo artışı olabilir. Yine durgunlaşma dönemini takip eden psikiyatrik sorunlar görülebilir. Eğer ilginizi eksik ederseniz depresyon yaşarlar.
Down sendromlular için eğitim çok önemlidir. Ne kadar küçük yaşta ne kadar iyi eğitim alabilirlerse topluma o kadar iyi adapte olurlar. iyi eğitim almış down sendromlu birinin normal insandan görünüş dışında ayırt edemeyebilirsiniz bazen. Çok zeki olurlar, bilmiş bilmiş konuşurlar, hayret edeceğiniz kadar iyi espri yapabilirler. Tüm günlük işlerini rahatlıkla halledebilirler. Tabi bunların hepsi, az önce de belirttiğim gibi aldıkları eğitim seviyesi ile orantılı gelişir.
Down sendromlular da bizler gibidir. Ne olur onları dışlamayın, izole etmeyin, mutsuz etmeyin, kırmayın, incitmeyin. Mutlu etmeye çalışın. Onların dünyaları küçüktür, ama kalpleri sevgileri çok büyüktür. Şu dünyada kolay kolay bulunamayacak kadar saf ve temiz olan sevgilerine sahip olun.
46 yerine 47 veya daha fazla kromozomu olan insanların genel hastalığıdır. kötü bir hastalıktır,Allah şifa versin.
Trizomi 21'ler melektir.
teknik bir açıklaması elbette var olan bir hastalık ya da hata. artık neyse ney. acımak bir yana dursun, bu insanlara ve ailelerine bakıyorum gerçekten ağır bir imtihan. bakın ne olursa olsun insanla uğraşmak gerçekten zordur ama anne ve ya baba olmak duygusu sanıyorum her durumda insanları güçlü kılıyor. bence hayatta şükredecek çok şey var. bu insanlara bakıp şükretmek önemli, onlara sabır dilemez önemli. allah yardımları olsun. ayrıca şunun tatlığına bakın yahu; ısırmak geldi içimden. *
görsel yirim la çakal. *
görsel yirim la çakal. *
doğanın en kötü cilvelerinden birisidir. gen çoğaltılmasındaki ufak bir kopya hatasının bir insanın hayatını bu kadar etkilemesine başka türlü bir açıklama getiremedim. eşeyli üremede çaprazlama sonucu bir kromozom anneden bir kromozom babadan alınır ama bu kopyalama sırasında bazı bölümlerde anneden 2 tane yada babadan 2 tane alındığında genetik hastalıklar ortaya çıkar. bu kopyalamanın hangi gende olduğuna bağlı olduğuna olarak hastalıklar farklı isimlerle adlandırılırlar. down sendromu da 21. kromozom hastalığıdır.
Yeryüzünde yaşayan meleklerdir, Yüreklerinde hiç bir kötülük, kurnazlık taşımazlar.
Edit: Bunu eksileyen normal (?) insan gibi yürekleri karamış tipler değildir.
Edit: Bunu eksileyen normal (?) insan gibi yürekleri karamış tipler değildir.
akraba evliliği ile pek alakası olmayıp kromozomların ayrılmaması olayıdır. mongol olarak adlandırılır down sendromlu bireyler. birey kırk yedi kromozomdan oluşur yani kromozom fazlalığı vardır. ve birey dünyaya geldiği zaman sadece bu sorunla değil beraberinde gelen asosyallik, fiziksel farklılık ve reflü, migren vb. gibi çeşitli sağlık sorunlarına da sahip olunur. anne karnındayken fark edilebilir ama bir tedavisi bulunmamaktadır. düzgün, sağlıklı ve eğitimli yetiştirilmesi dahilinde normal bireyler gibi kendi gereksinimlerini karşılayabilir.
down sendromu vücut kromozomlarındaki yani otozomlardaki ayrılmamadır.
45 vücut 2 de eşey toğlam 47 kromozomlu olup genetik olarak bir bozukluk yaşarlar ama fonksiyon bozukluğu vardır. yani hasta dene de bilir denmeye de bilir.
45 vücut 2 de eşey toğlam 47 kromozomlu olup genetik olarak bir bozukluk yaşarlar ama fonksiyon bozukluğu vardır. yani hasta dene de bilir denmeye de bilir.
down sendromu bir hastalık değildir.genetik bir bozukluktur.Sebebi sperm yada yumurta hücresinin kromozom yapımında 21. kromozomdan bir yerine iki tane üretmesinden kaynaklanır.(sperm ya da yumurta hücresinden mi kaynaklandığı tespit edilemediğinden fazladan üretilen kromozomun anneden mi yoksa babadan mı geldiği bilinmemektedir.)
down sendromlular dünyaya sadece fazladan bir kromozomla gelmezler.Bunun yanında doğuştan zeka geriliği, görme, işitme bozuklukları ve diğer sağlık problemlerini de yanlarında getirirler.aynı zamanda bu bireylerin yaklaşık %50'sinde doğuştan kalp rahatsızlığı görülmektedir.hiçbir down sendromlu, down sendromlu olduğu için ölmez.sanılanın aksine down sendromluların ölüm sebebi çoğu zaman bu kalp rahatsızlıkları olmaktadır.zaten bünyeleri de mikroplara karşı dirençsiz olduğundan birçok hastalığa çok çabuk yakalanabilirler.
down sendromlular dünyaya sadece fazladan bir kromozomla gelmezler.Bunun yanında doğuştan zeka geriliği, görme, işitme bozuklukları ve diğer sağlık problemlerini de yanlarında getirirler.aynı zamanda bu bireylerin yaklaşık %50'sinde doğuştan kalp rahatsızlığı görülmektedir.hiçbir down sendromlu, down sendromlu olduğu için ölmez.sanılanın aksine down sendromluların ölüm sebebi çoğu zaman bu kalp rahatsızlıkları olmaktadır.zaten bünyeleri de mikroplara karşı dirençsiz olduğundan birçok hastalığa çok çabuk yakalanabilirler.
https://www.facebook.com/photo.php?v=1126572943354
linkteki video önyargılı insanlar için çok şey analatacaktır.
linkteki video önyargılı insanlar için çok şey analatacaktır.
down sendromlular başarabilirler!
bir kreşte dans eğitmenliği yaptığım dönemde; 9 yaşında görünen ama 3 yaş zekasına sahip olduğu söylenen, inatçı olduğu için gösteri grubuna alınmak istemeyen, hatta "görüntü güzelliği"(!) açısından en arkalarda olması tavsiyesini kreşin müdürünce aldığım bir oğlan çocuğu... öğrencim Berat... her daim gülümseyen, afacan, sevgi dolu gözlerle bakan berat... ilk bir kaç hafta zorlandı adaptasyon sürecidir diye üstüne gitmedim, ilgimi sevgimi eksik etmedim.
sonra ne mi oldu?
"normal" 60 küsür öğrencimin içinden koreografinin hareketlerini her detayına kadar öğrenip, kendi başına diğer arkadaşlarının önünde yapmaktan hiç çekinmedi ve biz her provada Berat'ı izlerken tüm kreş kadrosu beraberce ağlardık. o müdür de hayretler içerisinde kalarak berat'a nasıl ezberlettiğimi sordu figürleri. ezberletmedim, sevdirdim ve sevdim dedim. Gösteride de özgüveni tamdı, en ön sırada, bir salon "normal" izleyiciyi hayretler içerisinde bırakarak ağlatmıştı...
Onlar hasta değiller, zekaları, algıları, özgüvenleri herkes kadar mevcut. Sadece "onlar" diye bahsedilmek istemiyor, hasta muamelesi yerine kabul görmeyi ve Berat'ın dans öğretmeninin ona tanıdığı gibi küçük de olsa bir şans verilmesini bekliyorlar!
bir kreşte dans eğitmenliği yaptığım dönemde; 9 yaşında görünen ama 3 yaş zekasına sahip olduğu söylenen, inatçı olduğu için gösteri grubuna alınmak istemeyen, hatta "görüntü güzelliği"(!) açısından en arkalarda olması tavsiyesini kreşin müdürünce aldığım bir oğlan çocuğu... öğrencim Berat... her daim gülümseyen, afacan, sevgi dolu gözlerle bakan berat... ilk bir kaç hafta zorlandı adaptasyon sürecidir diye üstüne gitmedim, ilgimi sevgimi eksik etmedim.
sonra ne mi oldu?
"normal" 60 küsür öğrencimin içinden koreografinin hareketlerini her detayına kadar öğrenip, kendi başına diğer arkadaşlarının önünde yapmaktan hiç çekinmedi ve biz her provada Berat'ı izlerken tüm kreş kadrosu beraberce ağlardık. o müdür de hayretler içerisinde kalarak berat'a nasıl ezberlettiğimi sordu figürleri. ezberletmedim, sevdirdim ve sevdim dedim. Gösteride de özgüveni tamdı, en ön sırada, bir salon "normal" izleyiciyi hayretler içerisinde bırakarak ağlatmıştı...
Onlar hasta değiller, zekaları, algıları, özgüvenleri herkes kadar mevcut. Sadece "onlar" diye bahsedilmek istemiyor, hasta muamelesi yerine kabul görmeyi ve Berat'ın dans öğretmeninin ona tanıdığı gibi küçük de olsa bir şans verilmesini bekliyorlar!
down sendromu bir hastalık değildir.
Elçin Tapan'ın oğlunda görülen bu sendrom üzerine yazdığı ben mutlu bir down annesiyim adlı bir kitabı mevcuttur.
http://www.idefix.com/kit...?sid=LDFIMERWVB3UGZ1Q51IF
http://www.idefix.com/kit...?sid=LDFIMERWVB3UGZ1Q51IF
bu hastalıktan muzdarip insanları anlamanın tek yolu, the memory keeper's daughter adlı filmi izlemektir.
p.s.: türkçe'ye çevirisi: saklı hatıralar.
http://www.imdb.com/title/tt0955298/
p.s.: türkçe'ye çevirisi: saklı hatıralar.
http://www.imdb.com/title/tt0955298/
(bkz: John Langdon Down)
kendilerini koruyabilmeleri adına korku kavramı üzerine eğitilmeleri gerekiyor. zira sevgiyi, yaşanabilecek en üst düzeyde yaşayan bu güzel insanlar korku kavramını bilmiyorlar. çünkü içlerinde korkuya ilişkin hiçbir veri olmadan dünyaya geliyorlar.
bu dünyada gördüğüm en güzel kalbe sahip olan melekler onlar.
Trizomi 21 olarakta bilinen bu genetik bozukluk, normalde bir çift olması gereken 21. kromozoma, ekstra bir üçüncü kromozomun eklenmesi ( trizomi ) sonucu ortaya çıkar.
normal insandan bir kromozom fazla olmasıyla olan bir şeydir. genellikle birbirlerine benzerler. bulunduğu çevrenden dolayı (etrafındaki insanlar) sakin yada saldırgan olabilirler. eğitilebilirler. down sendromlu çocuklar bazı basit insanlar tarafından alay konusu olabilir.
down sendromu ve otizm bir hastalık değildir. o nedenle, ilaç aramıyolar.
insanlar tarafından kabullenilmiş olmayı ve kendilerine, diğer insanlar gibi davranılmasını istiyorlar.
sonsuzluk
insanlar tarafından kabullenilmiş olmayı ve kendilerine, diğer insanlar gibi davranılmasını istiyorlar.
sonsuzluk
Eğitilebilir düzeyde zeka geriliği olan Down sendromlu hastalar geç de olsa konuşabilir, kendilerine bakabilecek düzeyde sosyal gelişme gösterir ve çevreye uyum sağlar. Genelde taklit, resim ve müzik yeteneği olan, mutlu, arkadaş canlısı çocuklardır. Az bir bölümünde emosyonel sorunlar vardır. Büyük çoğunluğu basit meslekler öğrenebilir, müzik aletleri çalabilirler.
diğer engel türlerine* göre normal sosyal hayata karışabilme ihtimali en yüksek olan bozukluktur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar