bugün
- kürt sorunu12
- amedspor17
- iran düşmanlığı11
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- flört yapay zekası4
- bostanlı da kahve içip kitap okumak5
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- ama yeni parti tüzüğü11
- trump'a anket şoku4
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- birader avanosta mı sorunsalı5
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması24
- eski türkiye'yi çok özledim4
- mutlu bey birader ila usual bey birader2
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- karizmatik soyadları2
- türk kızı11
- anın görüntüsü19
- günün sözü24
- ressam irem gürdal soyut sanatçı2
- evlenecek kız kalmaması12
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak4
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- online toplantıda kamerayı açmamak2
- sezai karakoç3
- 1 eylül dünya barış günü3
- ismet gürbüz4
- yeni adli yıl3
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- ayın 12 sinde meeş almak3
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması5
- sarapci koala60
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- trafikte sinirlenip bağırmak8
- google reyiz3
- talışlar2
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- gocu31
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- şiir2
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- 9 eylül 2026 liverpool atletico madrid maçı2
- seri eksici ezik11
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
karl marx'a göre "kitlelerin afyonu'dur."
hayata anlam katmak iddiasındaki düşünce sistemi.
Din; dogmadır. Din, yaşam tarzıdır. Din, bir hayattır.
gelmiş geçmiş en büyük icattır.
-din nedir?
+bunun için önce insanın en temel güdülerine bakalım.insanın en temel iki güdüsü vardır,biri saldırganlık biri cinsellik.
Bir insan bunlarda başarılı oluyorsa kendini mutlu eder.Yok eğer bunları sağlayamaz ise içine kapanır kendini ezik hisseder.
Tabiiki kendini ezik hissettikçe güçlüler tarafından daha çok ezilir.Ve bu öyle seviyeye gelir ki artık güçlülerin tarlasını sürüyor meyvelerini onlara topluyor hale gelir.Bu aslında ilk köleliğin ortaya çıkışıdır.
herneyse bu ezik insan kendini aslında efendisinden daha güçlü bir varlığa inandırmaya başlıyor.bu da tanrı düşüncesini ortaya koyuyor.
tabiiki o zamanın insanında betim yeteneği zayıf olduğu için tanrıyı ancak kaslı ve sakallı yani heybetli bir adama benzetiyor ve ona tapıyor. tabi bu daha karmaşık bir konu ama pagan dinlerinin ortaya çıkışına dair ufak bir bilgi vermiş olalım.
şimdi asıl bizi ilgilendiren günümüz monoteist dine gelirsek.
farkettiniz mi bilmem ama monoteist dinler ortaya çıktığından beri sürekli din savaşları oluyor ve binlerce kişi ölüyor.
çoğu hükümdar cihat ı bahane ederek başka ulusların yurtlarına dalıyor ve ordaki tarih kitaplarını değiştiriyor vs vs.
din insanın insanı görünmez ile tehdit ederek köleleştirmesidir.
din insana var olup olmadığı bile meçhul olan sonsuzluk yalanına bürünmüş bir hayat uğruna bilinci kadar gerçek olan dünya hayatını harcamasını söylüyor.
din insan sürülerinin hem kırbacı hem afyonudur.
din mükemmeldir ama zararlıdır.
+bunun için önce insanın en temel güdülerine bakalım.insanın en temel iki güdüsü vardır,biri saldırganlık biri cinsellik.
Bir insan bunlarda başarılı oluyorsa kendini mutlu eder.Yok eğer bunları sağlayamaz ise içine kapanır kendini ezik hisseder.
Tabiiki kendini ezik hissettikçe güçlüler tarafından daha çok ezilir.Ve bu öyle seviyeye gelir ki artık güçlülerin tarlasını sürüyor meyvelerini onlara topluyor hale gelir.Bu aslında ilk köleliğin ortaya çıkışıdır.
herneyse bu ezik insan kendini aslında efendisinden daha güçlü bir varlığa inandırmaya başlıyor.bu da tanrı düşüncesini ortaya koyuyor.
tabiiki o zamanın insanında betim yeteneği zayıf olduğu için tanrıyı ancak kaslı ve sakallı yani heybetli bir adama benzetiyor ve ona tapıyor. tabi bu daha karmaşık bir konu ama pagan dinlerinin ortaya çıkışına dair ufak bir bilgi vermiş olalım.
şimdi asıl bizi ilgilendiren günümüz monoteist dine gelirsek.
farkettiniz mi bilmem ama monoteist dinler ortaya çıktığından beri sürekli din savaşları oluyor ve binlerce kişi ölüyor.
çoğu hükümdar cihat ı bahane ederek başka ulusların yurtlarına dalıyor ve ordaki tarih kitaplarını değiştiriyor vs vs.
din insanın insanı görünmez ile tehdit ederek köleleştirmesidir.
din insana var olup olmadığı bile meçhul olan sonsuzluk yalanına bürünmüş bir hayat uğruna bilinci kadar gerçek olan dünya hayatını harcamasını söylüyor.
din insan sürülerinin hem kırbacı hem afyonudur.
din mükemmeldir ama zararlıdır.
kürtçe' de deli anlamına gelen kelime.
din, aslında bir açıklama biçimidir.
ilk insanlar doğadaki olaylar karşısında son derece çaresizdi. depremler, sel, felaketler, şimşek, gök gürültüsü gibi afetler insanları etkiledi. korku, beraberinde açıklama zorunluluğu da getirdi. önce güneşe, aya, ateşe, hayvanlara tapıldı. fakat insanlar gördü ki bu olaylar devam ediyor. sonra değişimler olmaya başladı. insan aklı ilerlemeye başladı ve cisimlerin tanrı olamayacağını anladılar. o zaman görünmeyen bir ilah arayışına girdiler. önce çok tanrılı dinler vardı, zamanlar bu tanrılar bire düştü. fakat son yüzyılda bilim alabildiğince ilerledi. bizler artık depremin nasıl oluştuğunu biliyoruz. ona karşı önlemler alıyoruz. yine bu olaylar karşısında çaresiz kalıyoruz ama en azından tanrı kızınca bizi cezalandırdı demiyoruz. din zamanla yerini salt bilime bırakacaktır. belki yüz belki iki yüzyıl sonra insanlar bugün inanılan şeylere gülecek. çünkü bilim bize bütün soruların cevaplarını verecektir. o zaman da din ile açıklama ortadan kalkacaktır.
din, insanları kontrol etme biçimidir.
insanların topluma zarar vermesini engellemek için çok etkili bir yöntemdir. kutsal atfedilen kitaplarda cehennem çok güçlü tasvir edilmiştir. insanlar böyle bir azabı çekmektense seve seve inanırım diye düşünüyor. fakat hala kötülük var. din bunları engelleyemiyor. dindar gibi görünen insanların yaptığı pislikleri herkes bilir. fakat sıradan, eğitimsiz insanlar için din gereklidir. islam da bu şekilde oluşmuştur. bozulan toplumu din, ayağa kaldırmış ve gittikçe büyümüştür.
din, kendi arasında mantıksızdır.
sürekli değişmiştir din. kıtada kim etkili olmuşsa onun söyledikleri din kabul edilmiştir. fakat bu dinlerin birbirine bakışı son derece komiktir. hepsi, kendi inançları dışında olanların cehennemde yanacağını söyler. bu büyük bir mantıksızlıktır. inanacak olsak hangisine inanacağımızı şaşırırız. evet bu ülkedekiler inandıklarının son din olduğunu söylüyor. fakat bu onlara göre doğru. başka dine inananlar da tıpkı müslüman gibi konuşuyor. yani kendi kendilerini yalanlıyor.
din, aileden gördüğünü devam ettirmektir.
başka ülkelerde doğsaydık ne olacaktı diye çoğu insan düşünür. ama din, buna da bir cevap bulmuştur. 'siz şanslı insanlarsınız'. bu çok komik bir laf. bunu papazlar da imamlar da söyler. peki onlar neden şanslı ya da neden şanssız. tanrı eğer varsa, ve doğru din islamsa, ben de roma'da doğduysam ne olacak? tabi ki bir hıristiyan olacaktım. bunun aksini kimse söyleyemez. dünyadaki din değiştirme oranlarına bakarsanız dediğim daha iyi anlaşılır. yani annenden ne gördüysen onu devam ettirirsin. bu din için büyük bir çelişkidir.
bu şekilde daha bir sürü yazdığım madde başlıkları var ama önemli gördüklerim bunlar.
ilk insanlar doğadaki olaylar karşısında son derece çaresizdi. depremler, sel, felaketler, şimşek, gök gürültüsü gibi afetler insanları etkiledi. korku, beraberinde açıklama zorunluluğu da getirdi. önce güneşe, aya, ateşe, hayvanlara tapıldı. fakat insanlar gördü ki bu olaylar devam ediyor. sonra değişimler olmaya başladı. insan aklı ilerlemeye başladı ve cisimlerin tanrı olamayacağını anladılar. o zaman görünmeyen bir ilah arayışına girdiler. önce çok tanrılı dinler vardı, zamanlar bu tanrılar bire düştü. fakat son yüzyılda bilim alabildiğince ilerledi. bizler artık depremin nasıl oluştuğunu biliyoruz. ona karşı önlemler alıyoruz. yine bu olaylar karşısında çaresiz kalıyoruz ama en azından tanrı kızınca bizi cezalandırdı demiyoruz. din zamanla yerini salt bilime bırakacaktır. belki yüz belki iki yüzyıl sonra insanlar bugün inanılan şeylere gülecek. çünkü bilim bize bütün soruların cevaplarını verecektir. o zaman da din ile açıklama ortadan kalkacaktır.
din, insanları kontrol etme biçimidir.
insanların topluma zarar vermesini engellemek için çok etkili bir yöntemdir. kutsal atfedilen kitaplarda cehennem çok güçlü tasvir edilmiştir. insanlar böyle bir azabı çekmektense seve seve inanırım diye düşünüyor. fakat hala kötülük var. din bunları engelleyemiyor. dindar gibi görünen insanların yaptığı pislikleri herkes bilir. fakat sıradan, eğitimsiz insanlar için din gereklidir. islam da bu şekilde oluşmuştur. bozulan toplumu din, ayağa kaldırmış ve gittikçe büyümüştür.
din, kendi arasında mantıksızdır.
sürekli değişmiştir din. kıtada kim etkili olmuşsa onun söyledikleri din kabul edilmiştir. fakat bu dinlerin birbirine bakışı son derece komiktir. hepsi, kendi inançları dışında olanların cehennemde yanacağını söyler. bu büyük bir mantıksızlıktır. inanacak olsak hangisine inanacağımızı şaşırırız. evet bu ülkedekiler inandıklarının son din olduğunu söylüyor. fakat bu onlara göre doğru. başka dine inananlar da tıpkı müslüman gibi konuşuyor. yani kendi kendilerini yalanlıyor.
din, aileden gördüğünü devam ettirmektir.
başka ülkelerde doğsaydık ne olacaktı diye çoğu insan düşünür. ama din, buna da bir cevap bulmuştur. 'siz şanslı insanlarsınız'. bu çok komik bir laf. bunu papazlar da imamlar da söyler. peki onlar neden şanslı ya da neden şanssız. tanrı eğer varsa, ve doğru din islamsa, ben de roma'da doğduysam ne olacak? tabi ki bir hıristiyan olacaktım. bunun aksini kimse söyleyemez. dünyadaki din değiştirme oranlarına bakarsanız dediğim daha iyi anlaşılır. yani annenden ne gördüysen onu devam ettirirsin. bu din için büyük bir çelişkidir.
bu şekilde daha bir sürü yazdığım madde başlıkları var ama önemli gördüklerim bunlar.
şöyle düşünün insan çocuktur ve zihni gerçeklik olgusuna daha kapalı bir haldedir ve kendisine hayali arkadaşlar uydurabilir ya da dinlediği masallara gerçeklikler, daha derin anlamlar yükleyebilir. bu çocuk için normaldir yaşı ve beyni bu durum için oldukça müsaittir ve bizler de doğal olarak yadırgamayız. sonrasında da zamanla çocuk bunları aşar, biter gider.
işte dinler de tıpkı böyle insanoğlunun ortaya çıkışını doğum olarak düşünelim ve insanlık dünyaya alabildiğine yabancı e bir de düşünmeye başlıyor. bu nedir şu nedir demeye gördüklerini sorgulamaya ve anlamlar yüklemeye başlıyor zamanla da zihinsel gelişiminin erken dönemlerinde olduğundan görmediği-duymadığı-bilmediği hayali varlıklarla anlam vermeye çalışıyor dünyaya. düşünebildiği ve diğer canlılardan ayrıldığı için de kendisini farklı bir yere koyup biraz kibirden biraz cehalletten "tanrı" fikrini oluşturuyor. bu tanrı fikri de önce basitten karmaşığa doğru yol alıyor ve dallanıp budaklanıyor. uydurduğu masala kendini kaptırıyor ve dinleri ortaya koyuyor ki bu da kaçınılmaz oluyor.
zaman geçtikçe insanlık nesnel bilgiye ve bilime önem vermeye başlıyor böylelikle tarih öncesi çağlarda uydurulmuş olan totemleri-putları terk edip farklı inanç sistemleri oluşturmaya başlayan insanlık önce elle tutulan tanrılara son veriyor sonra gökte görülebilenlere ve en sonunda da ne yerde olan ne gökte, ne elle tutulan ne gözle görülen bir "tek tanrı" fikrini icad ediyor. neden? çünkü diğerlerini bilimsel yollarla ya da mantık yoluyla çürütebiliyor tek elinde kalan ve tek zihninde öldüremeyeceği bir "tanrı" ise onun için inanç basamaklarının son noktası çünkü "olmayan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz" ve cehaletin de yardımıyla insanlık bu tanrı fikrinin üzerine gidip bu işin rengini fazlasıyla değiştirmiş oluyor.
reformlar, rönesans ve sanayi devrimi ile birlikte gelen aydınlanma süreci tanrının da tahtını fazlasıyla sarsıyor -bir bakın göreceksiniz zaten bin yıl öncesinin tanrı inancı ile günümüz tanrı inancı arasında fersah fersah fark vardır- böylelikle de bilim o yok edilmez tanrının dahi yok edilebileceğini, insanın tanrı inancı karşısındaki patolojik durumunu ortaya koyup yüzleşmeye yol açıyor. geldiğimiz okta karışık bir yanda yığın yığın kalabalıklar olmayan şeylerin peşinde sürüklenip giderken diğer yanda pozitif bilim ve mantık yoluyla hayatı ve evreni daha gerçek yollarla tanımaya ve anlamaya çalışan kitleler. elbet bir gün devarn dönecek insanlar değişecek ve şimdilerin "tanrı" diye nitelendirdiği şey put gibi devrilecek ama henüz daha çok zaman var. bakalım o günleri görebileceğimizi de sanmıyorum. insanlar sorgulamamaktan, merak etmemekten, soru sormamaktan memnun ve o insanları yönetenler de memnun. din fazlasıyla işe yarar bir şey olup çıkıyor güç sahibi olanlar için.
işte dinler de tıpkı böyle insanoğlunun ortaya çıkışını doğum olarak düşünelim ve insanlık dünyaya alabildiğine yabancı e bir de düşünmeye başlıyor. bu nedir şu nedir demeye gördüklerini sorgulamaya ve anlamlar yüklemeye başlıyor zamanla da zihinsel gelişiminin erken dönemlerinde olduğundan görmediği-duymadığı-bilmediği hayali varlıklarla anlam vermeye çalışıyor dünyaya. düşünebildiği ve diğer canlılardan ayrıldığı için de kendisini farklı bir yere koyup biraz kibirden biraz cehalletten "tanrı" fikrini oluşturuyor. bu tanrı fikri de önce basitten karmaşığa doğru yol alıyor ve dallanıp budaklanıyor. uydurduğu masala kendini kaptırıyor ve dinleri ortaya koyuyor ki bu da kaçınılmaz oluyor.
zaman geçtikçe insanlık nesnel bilgiye ve bilime önem vermeye başlıyor böylelikle tarih öncesi çağlarda uydurulmuş olan totemleri-putları terk edip farklı inanç sistemleri oluşturmaya başlayan insanlık önce elle tutulan tanrılara son veriyor sonra gökte görülebilenlere ve en sonunda da ne yerde olan ne gökte, ne elle tutulan ne gözle görülen bir "tek tanrı" fikrini icad ediyor. neden? çünkü diğerlerini bilimsel yollarla ya da mantık yoluyla çürütebiliyor tek elinde kalan ve tek zihninde öldüremeyeceği bir "tanrı" ise onun için inanç basamaklarının son noktası çünkü "olmayan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz" ve cehaletin de yardımıyla insanlık bu tanrı fikrinin üzerine gidip bu işin rengini fazlasıyla değiştirmiş oluyor.
reformlar, rönesans ve sanayi devrimi ile birlikte gelen aydınlanma süreci tanrının da tahtını fazlasıyla sarsıyor -bir bakın göreceksiniz zaten bin yıl öncesinin tanrı inancı ile günümüz tanrı inancı arasında fersah fersah fark vardır- böylelikle de bilim o yok edilmez tanrının dahi yok edilebileceğini, insanın tanrı inancı karşısındaki patolojik durumunu ortaya koyup yüzleşmeye yol açıyor. geldiğimiz okta karışık bir yanda yığın yığın kalabalıklar olmayan şeylerin peşinde sürüklenip giderken diğer yanda pozitif bilim ve mantık yoluyla hayatı ve evreni daha gerçek yollarla tanımaya ve anlamaya çalışan kitleler. elbet bir gün devarn dönecek insanlar değişecek ve şimdilerin "tanrı" diye nitelendirdiği şey put gibi devrilecek ama henüz daha çok zaman var. bakalım o günleri görebileceğimizi de sanmıyorum. insanlar sorgulamamaktan, merak etmemekten, soru sormamaktan memnun ve o insanları yönetenler de memnun. din fazlasıyla işe yarar bir şey olup çıkıyor güç sahibi olanlar için.
kitleleri yönetmede kullanılan en etkili araçtır.
dünyada toplam 4 bin 300 farklı din ve mezhep in bulunuyor olması, din saçmalığının en büyük kanıtıdır.
püf noktası soyut ve somut kavramlar tartışmasının bir numarası olmasıdır...
sayesinde somut kazanımları istediğiniz gibi soyuta dayandırabilirsiniz. örn. güç ve iktidar sahibi olurken mükemmel dayanak noktanız olabilir.
diğer yandan insanoğlunun son bulmaz vahşetini önlemek için kağıt üstüne değil zihinlere yazılan, gerektiğinde caydırıcı, değişmez, tartışılmaz kanunlardır.
tarihe baktığımızda zeki insanlar, insanı yöneten duygunun 'korku' olduğunu farketti. özenle dizilmiş binlerce domino taşının ilkine fiske attı, hepsini devirdi.
durumun farkında olan akıllı insanlar, korkuyu değil 'sevgi'yi dillendirdi. kimi halk kahramanı, kimi evliya, kimi şair, kimi yazar. ama bu insanlar korkutarak güçlenen iktidar sahipleri tarafından bertaraf edildiler.
işte insanoğlunun binlerce yıllık serüveninin kısa özeti. ama ahali, artık sistem tıkanmak üzere.
sayesinde somut kazanımları istediğiniz gibi soyuta dayandırabilirsiniz. örn. güç ve iktidar sahibi olurken mükemmel dayanak noktanız olabilir.
diğer yandan insanoğlunun son bulmaz vahşetini önlemek için kağıt üstüne değil zihinlere yazılan, gerektiğinde caydırıcı, değişmez, tartışılmaz kanunlardır.
tarihe baktığımızda zeki insanlar, insanı yöneten duygunun 'korku' olduğunu farketti. özenle dizilmiş binlerce domino taşının ilkine fiske attı, hepsini devirdi.
durumun farkında olan akıllı insanlar, korkuyu değil 'sevgi'yi dillendirdi. kimi halk kahramanı, kimi evliya, kimi şair, kimi yazar. ama bu insanlar korkutarak güçlenen iktidar sahipleri tarafından bertaraf edildiler.
işte insanoğlunun binlerce yıllık serüveninin kısa özeti. ama ahali, artık sistem tıkanmak üzere.
--spoiler--
ateistlerin dine inanmama sebebi ise çocukluktan başlar, aile problemleri, aile nin anne ve babanın kopuk olması onlara dn öğretememe zorunluluğundan dolayı inanmazlar.
--spoiler--
gülsem mi ağlasam mı, deyiminin cuk oturduğu yorumlara vesile kavram. araştırmaya teşvik ederken, araştırmadan yapılmış bu yorum için binlerce aksi örnek verilebilir. ben en popüler olanını vereyim. turan dursun 20 küsür yıl imamlık yapmış, çocukluğu dindar bir çevrede geçmiş ve/fakat yıllar sonra ateizmi benimsemiş ve islam dini özelinden tüm dinlere savaş açmış biridir. sadece bu örnek bile, yukarıdaki yaklaşımın saçmalığını ortaya koyar. "araştırın" tavsiyesini önce kişi kendine yapmalıdır.
ateistlerin dine inanmama sebebi ise çocukluktan başlar, aile problemleri, aile nin anne ve babanın kopuk olması onlara dn öğretememe zorunluluğundan dolayı inanmazlar.
--spoiler--
gülsem mi ağlasam mı, deyiminin cuk oturduğu yorumlara vesile kavram. araştırmaya teşvik ederken, araştırmadan yapılmış bu yorum için binlerce aksi örnek verilebilir. ben en popüler olanını vereyim. turan dursun 20 küsür yıl imamlık yapmış, çocukluğu dindar bir çevrede geçmiş ve/fakat yıllar sonra ateizmi benimsemiş ve islam dini özelinden tüm dinlere savaş açmış biridir. sadece bu örnek bile, yukarıdaki yaklaşımın saçmalığını ortaya koyar. "araştırın" tavsiyesini önce kişi kendine yapmalıdır.
aslında bir açıklama biçimidir. evrende bu kadar olay var. ilginç özellikler var. ve insan aklı bunu anlayamıyor. bunu açıklayamadığı için gözle görülemeyen ilahi bir güce yöneliyor.
bir toplumu oluşturan en güçlü öğedir. karl marks felsefenin el yazmalarında "din insanın afyonudur" cümlesini kurmuş ve/fakat ardından "afyon hastalığı tedavi etmez, ancak acıyı dindirir" cümlesiyle, din olgusunun toplum için gereğine gönderme yapmıştır. keza ateist biyolog richard dawkins(birçok ülkede yayınları ve internet siteleri yasaktır) "evrimsel süreçte din, ileriye atılmış bir adımdır" der, tanrı yanılgısı kitabında. evet din insan elinde çıkan bir felsefedir, kabul. ancak bu durum, din olgusunun aşağılanması için gerekçe olamaz. zira avam için "din düşmanı" olan marks ve dawkins dine hak ettiği değeri vermiştir. umarım onların bu davranışı, ardılları için örnek teşkil eder. en azından eleştirilerin bilimsel argümnlarla desteklenen mantıklı cümlelerden oluşması temennimdir. din gibi geniş ve eski bir öğretiyi eleştirmek için yüzlerce sayfadan oluşan bir kitabın tek cümlesi(din insanın afyonudur) referans alınamaz.
herksin bir yandana karalamaya çalıştığı ve alay ettiği ama diğer yandan gizli gizli inandığı, umutsuzca sığındığı olgudur, inanıştır.
özünde dini inanış duygusuyla yaratılan insan dünya denen çukura düşünce neden unutur özünü ve niye kimselerden habersiz ve gizlice yaşar özünü?... bu ne yaman çelişki böyle...
özünde dini inanış duygusuyla yaratılan insan dünya denen çukura düşünce neden unutur özünü ve niye kimselerden habersiz ve gizlice yaşar özünü?... bu ne yaman çelişki böyle...
üzerinde bulunduğumuz dünyanın ve farkında olduğumuz tüm kainat sisteminin aslında bir tesadüf eseri, durup dururken varolduğuna inananalar için "din" saçmadır, allah yoktur.
ben bunların tesadüf eseri olmadığına ve yaratan bir allah olduğuna ve bize din ile hitap ettiğine inandım.
ben bunların tesadüf eseri olmadığına ve yaratan bir allah olduğuna ve bize din ile hitap ettiğine inandım.
sorumlulukları bir başka aşkın varlığa atmanın en kolay yoludur. bu sayede ne sorgulamaya gerek kalır ne düşünmeye ne de başka bir şeye. kişi tamamiyle kendi kurduğu hayali bir dünyaya ve hayali varlıkların hareketlerine göre yaşar böylelikle ilerleme değil gerileme başlamış olur. işte bu yüzden din tamamiyle bir geri kalmışlık sembolüdür. anlamı da her çağda değişmektedir.
insanlığın kendi kendine vurduğu gem.
saçmalık olduğunu söylemenin hapis cezası almanıza yeterli olduğunu gördüğümüz saçmalıktır.
tarihte yaşanmış olan tüm savaşların nedenidir. insanoğlunu apocalypseye ulaştıracak nedendir ayrıca. "benim dinim senin dinini döver" saçmalıkları buna sebep olacak sonunda. diğer dinleri bilmem ama islamiyet bile yahudi ve hristiyanlarla arkadaş olmayın diyorsa yapacak pek de fazla bir şey yok aslında. ne dersin ki, koskoca din açıkça bunu emretmiş. tamam o zaman, onları bizden uzak tutmak için gereken ne kadar silah varsa yaparız.
insanlar kontrol altında tutulmalıdır yoksa bir kaosa sürükleniş kaçınılmazdır. bu kontrolün en iyi şekilde sağlanması da korku ile mümkündür. (cezalandırılma korkusu/ahiret inancı) insanlık kendi normlarını yaratabilir ancak buna bağlılığı garantileyemez.
bir insanı yine kendisi gibi bir insanın cezalarıyla yapılan hatadan caydırmak mümkün değildir. ve bu devrede işe doğa üstü güç karışır, insanı korkutabilecek bir güç, evrene sahip olan güç... insan böyle bir gücün varlığına inandığında direnmeden teslim olur. yani düzen bu gücün kurallarına göre işlemeye başlar. bu işleme sürecini sağlayan kurallara da din denir.
bir insanı yine kendisi gibi bir insanın cezalarıyla yapılan hatadan caydırmak mümkün değildir. ve bu devrede işe doğa üstü güç karışır, insanı korkutabilecek bir güç, evrene sahip olan güç... insan böyle bir gücün varlığına inandığında direnmeden teslim olur. yani düzen bu gücün kurallarına göre işlemeye başlar. bu işleme sürecini sağlayan kurallara da din denir.
kitlelerin afyonudur.
insanların gerçek anlamda en hassas oldukları alandır. adamın anasını babasını döv, kendisine eziyet et, dinini eleştirmiş kadar olmazsın. o da eleştiri. hakaret ya da itham değil. sadece fikrini söylediğin an tehlikeli bölgeye adım attın demektir. insanları kitleler halinde sürükleyen, en etkili araç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar