bugün

Devrim bir anda gerçekleşir. Yıkıcıdır önce yıkar sonra geliştirerek yerine yenisini koyar.

Olmazsa olmaz unsuru liderdir. Dünyada hiçbir devrim sadece halk hareketiyle başarıya ulaşamaz.

Gezi de de gördük ki örgütlü olmayan hiçbir hareket devrim oluşturacak nitelikte değildir.
bir toplumun(ülkenin) kısa sürede olumlu yönde gelişmesidir... kısa sürede olmazsa devrim değil evrim olur... ilericidir, tabuları,kokuşmuş düzeni yıkmaya yöneliktir... darbe yani basit bi iktidar değişimi değildir... toplumun bütün dinamiklerini harekete geçirir yeniler...
en güzel örneklerinden birini türk halkı atatürk önderliğinde gerçekleştirmiştir... fakat bazı aklı evveller bunla gurur duymak yerine devrim kelimesini bile yasaklamışlardır... inkılap gibi abuk bi kelime uydurmuşlardır... allah cezalarını versindir...
mustafa kemal atatürkü neremizden anladığımızı tekrar sorgulamama neden olan yazar. emeğine ve bunu yönlendiren düşüncesine saygı duyuyorum. amma, bir günde mustafa kemal atatürk başlığına bu kadar entry girmek neyi değiştirir, kime ne fayda sağlar sorgulamak lazım biraz.

bu enrtynin konusu olan başlık zamanla pişşe, olgunlaşsa daha iyi olmaz mıydı? hergün girilecek birkaç enrty, bayramlarımızda o anki duygularla biraz daha fazla diyelim, yazı bulunsa ve o gün sözlüğe giren yazar ve okurlar nasiplense daha etkin bir faaliyet olurdu gibi duruyor. çünkü geceden itibaren girilen enrtylerin tamamını okumak çok zor şu an, başından beri takip etmek gerekiyor ki, sonradan sözlüğe girenler için neredeyse mümkün değil. faydalı olabilecek, yol gösterebilecek nükteler aralarda kaybolup gidiyor belki de.

elbette yazacak, haykıracak çok şey var bu konuda. ama en azından biraz etkili olması için daha farklı bir yol, belki de yukarıda kısaca bahsettiğim basit metot uygulanabilir. kimsenin görüşünü bu şekilde değiştiremeyeceğimizi hepimiz biliyoruz zaten. ama aynı sevgiyi büyütmüş bu ülke gençleri olarak unuttuğumuz anektotları böyle bir gün içinde geçiştirerek değil de, hergüne yayarak hatırlasak daha anlamlı olurdu. milletçe huy edindiğimiz "gaza gelme" ruhuyla değil, bilinçli bir büyümeyle sağlayabiliriz ilerlemeyi, en azından başarı ihtimali daha fazla olurdu. bu da saman alevi gibi söner sonra, bir anlamı kalmaz, yazık olur! saygılar!
odtü de her yıl bahar şenliğinde mumlarla stada yazılan yazı.
türk otomobil markası.
an itibariyle bir televizyon kanalında sansürlenmiş olduğunu öğrendiğim, dünyanın en güzel, en manalı ve en söylenesi, haykırılası kelimesi.
sadece sosyalistlerin, komünistlerin, anarşistlerin ve envai çeşit ideolocya sapkınının ağzındaki sakız değildir devrim...
bir de beklenen nizam vardır... ki o, en üstün nizamdır...
hakiki devrim budur ve böyle olacaktır...
kendi eşitlik anlayışı içinde, en büyük eşitsizliği ve adaletsizliği şiar edinmişler için devrim bir masaldır...
ah, evet ! devrim bir masaldır !..
Çok güzel isim değil mi sizce de.
hayatında bir kez bile taraftarı olduğu takımının başka takım kuyrukçuluğu yaptığına tanık olmamış er kişi. zira yüzlerce kez yapmışlıkları vardır. bazılarını sol baştan say;

arsenal, barcelona, milan, filan.
devrim için bir fikre ve bir kıvılcıma ihtiyaç vardır. Taksim'de ise fikirden ziyade nefret var. Orada toplananlar bir fikir için değil, ortak "nefret" ile orada birler. Nefret ettikleri unsur ortadan kalktığında bu kez birbirlerinden nefret etmeye kalkacaklar.
atatürk devrimleri'nin ve cumhuriyetin sahipsiz olmadığını bana bir kez daha gösteren,saygıyı hak eden yazar.
carl marx'a göre kacınılmaz evre. marx'ın teorisine göre kapitalizm alıp basını yurudugunde somurulen isci sınıfı somuruldugunun farkına bilincine varmaya baslar. orgutlenip sosyal dayanısma dernekleri kurmaya, sendikalar kurmaya baslar. kapitalizm ile sosyal dayanısma dernekleri arasındaki ince denge bozuldugunda kitlelerin tepkisi vuku bulur ve devrim gerceklesir. kitleler milyonlarca olmalıdır, turkiyedeki 68 kusagının aksine.
ulu önderimizin başlığını uludağ sözlük'te en çok entry girilen başlık haline getirince eline ne geçeceğini merak ettiğim yazar. atatürkçü olduğunu ispatlamanın başka yolları da var ki kimsenin atatürkçü olduğunu ispatlama gibi bir zorunluluğu da yoktur. bu uğraş bu çaba niye? biz de atatürkçüyüz ama bunlara gerek yok dedirten yazar.
can yücel'in değimiyle

devrim tüzük değil büzük ister.

bazen yıllar harcanır bazen süreçle aniden gelişir ama mutlaka olur.
"devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi"

murat uyurkulak, tol
© copyright 2005 - 2026