bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası6
- balık yanına en yakışan çorba7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- kedi eti3
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- beslenme2
- askerde özlenen şeyler11
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak19
- arkadaşlar öldünüz mü10
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan4
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- nev19
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak2
- nemlendirici krem20
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek4
- gocu nerede gocu9
- fenerbahçe medyası2
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- istanbul da gece hayatı2
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- cihangir ç2
- telefonlardaki görüntüler porno sitelere satılıyor3
- kobra takibi3
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı3
- recep ivedik 84
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- nissan micra kullanan erkek11
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- sevgiliye gezme sözü vermek2
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın5
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- chp osmanlı gibidir2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- bir şeyler söyle3
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- siyasal islamcıların ataları2
- disco disco gezen insan8
- fon vurgunu53
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- katatespizartmasi12
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
konusu itibariyle sanırsın ki show tv türk filmi kuşağından bu film. ama lars von trier öyle bir anlatım yakalamış ki filmde sarsıyor resmen. komalara girmiştim de filmde con ef kenedi caddesinden karanfil sokağa nasıl yürüyeceğimi şaşırmıştım. björk te pek başarılıydı şaşırmadım desem yalan olur.
trier nasıl becerdiyse - ki bu adamın çok iyi bir yönetmen olduğunun da kanıtı- öyle karamsar bir hava yaratmış ki üstelik müzikal olan bu filmde gerim gerim geriliyosun.
ama yine olsa yine izlerim diyeceğim bir film değildir. zira bünyem kaldırmaz. hatta filmden sonra bir daha trier filmi izlersem demiştim tabii ama yalan oldu izledim.
trier nasıl becerdiyse - ki bu adamın çok iyi bir yönetmen olduğunun da kanıtı- öyle karamsar bir hava yaratmış ki üstelik müzikal olan bu filmde gerim gerim geriliyosun.
ama yine olsa yine izlerim diyeceğim bir film değildir. zira bünyem kaldırmaz. hatta filmden sonra bir daha trier filmi izlersem demiştim tabii ama yalan oldu izledim.
tüm film boyunca el kamerası kullanılmış,bu da filmin akışını daha doğal bir hale sokmuş.
hukuk kanunlarının zayıf olduğu noktalar ele alnmış,bu yünden de teşekkürür hakeden bir filmdir.
ayrıca eklemek istiorum,filmde björk ün canlandırdığı karekterle evlenmek isteyen karekteri canlandıran kişiye de kanatsız melek oskarını buradan göndermek isterim.
(bkz: kanatsız melek)
hukuk kanunlarının zayıf olduğu noktalar ele alnmış,bu yünden de teşekkürür hakeden bir filmdir.
ayrıca eklemek istiorum,filmde björk ün canlandırdığı karekterle evlenmek isteyen karekteri canlandıran kişiye de kanatsız melek oskarını buradan göndermek isterim.
(bkz: kanatsız melek)
türkçeye karanlıkta dans ismiyle çevirilmiş, 2000 yapımı film. çekimler dikkat çekici, müzikler de, bjork' ün oyunculuğu da çok iyi. izlediğinizde old boy tadında* bir etki bırakıyor. filmi izlemeden önce bir kutu mendil hazır bulundurulması tavsiye edilir.
i ve seen it all diye ağlatan bir şarkısı vardır soundtrack albümünde.
güzel bir for my pain şarkısı. fallen albümünden.
the only hope in this endless night
is to follow you through the shadows of the deepest blue, away from the light
i hear your voice is calling me: "don't be afraid"
but there's something deep inside of me
forcing me to turn away
take my hand, don't turn away, i need you to stay
i know a place where the light and the dark can become as one
this loneliness is killing me
is there a place we both can live?
you're the dancer in the dark
you're the child of the light
you're the sinner of all time
you're the saint with wings so white
you're the distant shape in the night
you're all the innocence left alive
you're like tainted sun
you're the star shining bright
the only hope in this endless night
is to follow you through the shadows of the deepest blue, away from the light
i hear your voice is calling me: "don't be afraid"
but there's something deep inside of me
forcing me to turn away
take my hand, don't turn away, i need you to stay
i know a place where the light and the dark can become as one
this loneliness is killing me
is there a place we both can live?
you're the dancer in the dark
you're the child of the light
you're the sinner of all time
you're the saint with wings so white
you're the distant shape in the night
you're all the innocence left alive
you're like tainted sun
you're the star shining bright
kendimi o kadar kasmama rağmen son bölümünde koyvermemi sağlayan film. yalnız ikinci izlediğimde o kadar da etkilendiğimi söyleyemem. ayrıca lars von trier in kadın oyuncuları filminde nasıl coşturduğunu bir kez daha bize gösteren film.
selmanın yaptığı tercihlerin tartısılası, aglamaktan insanın içinin cıkası film.
(bkz: lars von trier)
konusu ve müziği ile sarsıcı bir film. bir çok kadının kült filmidir ayrıca.
aktüel kamera ile çekilmiş mükemmel ötesi lars von trier şaheseri.
2000 yilinda altin palmiye ödülünü almaya hakkazanmis eser. müzikal gibi degil gibi. filme farkli bakis acilariyla bakildiginda farkli cikarimlar yapilabilir. duygusal bir bakis acisi ile bakildiginda aglatacak kadar dramatiktir. elestirel bir bakis acisi ile bakildiginda ise kapitalizm tüm acimisizligi ile ön plana cikar. Komunist bir goruse sahip olan yazar ve yonetmen lars von tiers in filminin son kisminda ekranda su yazi belirir:
They say it's the last song;
They don't know us, you see.
It's only the last song if we let it be.
bu son şarkı diyorlar;
çünkü bizi tanımıyorlar.
sadece biz izin verirsek son şarkı olur.
ben filmi ikinci bakis acisiyla izledigim icin, son sarki olarak kapitalizmden bahsedildigine inaniyorum. fakat son sarki kapitalizm degildir, cunku biz buna izin vermeyecegiz!
They say it's the last song;
They don't know us, you see.
It's only the last song if we let it be.
bu son şarkı diyorlar;
çünkü bizi tanımıyorlar.
sadece biz izin verirsek son şarkı olur.
ben filmi ikinci bakis acisiyla izledigim icin, son sarki olarak kapitalizmden bahsedildigine inaniyorum. fakat son sarki kapitalizm degildir, cunku biz buna izin vermeyecegiz!
tamamini bjorkun seslendirdigi selmasongs isimli bir soundtrack albume sahip filmdir.
bu albumu dinlediginizde filmi izlediginiz anda ya$anan tum etkiyi hissedebilirsiniz.
bu albumu dinlediginizde filmi izlediginiz anda ya$anan tum etkiyi hissedebilirsiniz.
insanın kanını donduran sona sahip olan film.
(bkz: 107 steps)
(bkz: 107 steps)
insanın kalbine gerek bjork ün o güzel çığlıklarıyla gerekse filmin senaryosunun mükemmelliğiyle çok fena bir aparkat indiren mükemmel bir dram filmidir. bir 7.sanat ve lars von trier harikasıdır.
konusu kadar soundtrackiyle de dikkat çeken başarılı yapıt.
"what about china? have you seen the great wall?
all walls are great if the roof doesn`t fall."
(bkz: i have seen it all)
"what about china? have you seen the great wall?
all walls are great if the roof doesn`t fall."
(bkz: i have seen it all)
her şey çok gerçekmiş gibi görünüyor en başta. hesaplaşma gerçek hesaplaşma gibi, acı gerçek acı gibi... ama bir sorun var. izlerken "neden inandırıcı değil" diye sormuştum kendime, çünkü her şey inandırıcı olmak için yapılmıştı, çok saçmaydı gerçekçi görünmemesi. sonra bir bakıyoruz, gene aynı şey oluyor, kötüler o kadar kötü, iyiler o kadar iyi oluyor ki, nefretimiz ve acıma duygumuz inanılmaz yükseklerde dolaşmaya başlıyor. üstelik selma'nın yaşadığı suçluluk duygusunu ve iç hesaplaşmasını görmemiz yetmiyor, o hala o kadar iyi ki, o kadar "anne" ki... sonra birden farkına varıyorum ki, bu yaşadığım şey (filmi izlerken) hayatla o kadar alakasız ki. gerçek hayat böyle değildir, eminim bundan, kimse o kadar kötü değildir, ve kimse o kadar iyi değildir. insanın biraz biraz, çok çok arada kalmış olması gerekir. bu, filmdeki şey, her neyse, ne hissetmek gerektiğini izleyicinin gözüne sokmak sanırım. başka çareniz kalmıyor sanki, çünkü filmin tek bir yolu var, başka bir yoldan izlettirmiyor kendini. sonra düşündüm, trier bunu hep yapıyor. diğer filmlerinde de görmedik mi?
saplantılı bir acı çektirmek var bu adamın filmlerinde. gerçek olmayan acıyı gerçekmiş gibi hissettirmek var.
saplantılı bir acı çektirmek var bu adamın filmlerinde. gerçek olmayan acıyı gerçekmiş gibi hissettirmek var.
şu an girilen entrynin saatine bakın.
bu saatte asla izlenmemesi gereken bir film..
sabaha kadar müzikal kabus...
bu saatte asla izlenmemesi gereken bir film..
sabaha kadar müzikal kabus...
aşık olunası, yanında yatılası müzikal. o kadar tatlı bir havası var ki mükemmel. fakat balyoz gibi de bir sonu var.
dramadan öte bir dram.
ara ara izlerken sıkan film...yine de olayların ba$langicini anladiktan sonra bir $ekilde yakalıyor ve filmin sonunda 6000 km/h saatle duvara yapı$tırıyor. kalıyorsunuz öylece.
björk'ü sevmeyen insanın bile defalarca izleyebileceği filmdir. sürükler, merak ettirir, kızdırır, sevindirir, duygulandırır. beklenmedik bir son çıkarır insanın karşısına. bir defa izlenir, iki defa izlenir sonunda istemsiz şekilde gözlerinden yaşlar boşalır insanın.
soundtrack'leri de bir o kadar güzeldir bu filmin.radiohead vokali thom e. yorke ile björk'ün seslendirdiği i've seen it all'ın eşsiz bir güzelliği vardır hem söz hem de müzik olarak.
soundtrack'leri de bir o kadar güzeldir bu filmin.radiohead vokali thom e. yorke ile björk'ün seslendirdiği i've seen it all'ın eşsiz bir güzelliği vardır hem söz hem de müzik olarak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar