bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- boyumun 2 cm kısalması22
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar10
- uyudun mu mesajı13
- küpe takan adama kız vermem diyen baba6
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri14
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- sözlük kızlarının meme savaşı8
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- fazla samimiyet9
- kiraz cicegi kolonyasi41
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- arabada sevişmek6
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- prenses gibi büyüyen kızlar5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü23
- mal mıyım sorunsalı13
- otelde sevişmek8
- nev10
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- marmara depremi için ezber bozan açıklama4
- küt saçlı hatun12
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- anın görüntüsü26
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- ismail kartal34
- tinder da açılış mesajını ab testi yapmak2
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması3
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- fenerbahçe18
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek5
- arda turan3
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- mandalina8
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
Bir nazi toplama kampı
ev sahibi olduğu suçlardan dolayı utanan ve kendini saklayan kamp.
Adını aldığı Münih'in bir banliyösü Dachau'nun merkezinden birkaç dakika uzakta, çevresi yemyeşil ağaçlarla dolu, son derece temiz ve bakımlı, birbirinden uzak müstakil evlerin olduğu, dar ve ince bir yolun ortasında, belediye otobüsünün kapısı açılır. Çoğunluğu öğrencilerden oluşan bir grup ziyaretçi, bu durağa gelen otobüsün Dachau merkezine dönmesi için bekler. Bekledikleri yerde, üzerine çakıl dökülü bir patika ve patikanın yanında bir tabela yer alır. Tabelada, siyah zemin üzerinde "KZ-Gedenkstätte Dachau - Dachau Concentration Camp Memorial Site" yazar. Bu tabela olmasa, ziyaret etmek istediğiniz yere ulaştığınızı anlamanız mümkün değildir. Çünkü bu tabelanın bulunduğu yerde görülen tek şey, yemyeşil ağaçların eşlik ettiği bir patikadır. Tıpkı, Münih'ten Dachau'ya gelene kadar banliyö treniyle içinden geçtiğiniz yüzlerce Alt Kamp'ta olduğu gibi. Patikadan, diğer ziyaretçiler gibi sessizce yürürsünüz, karşınızdan gelen insanlar da sizin gibi sessizdir. Grup halinde gelenlerin bile kendi aralarında konuşmadığını, deyim yerindeyse, bir suça şahit olduklarını, ancak "şahit yazılmamak için" oradan uzaklaştıklarını düşünürsünüz. Kısa bir süre sonra, daha önce hiç görmemenize rağmen, "evet, işte burası" diyeceğiniz yere, Jourhaus'a, Kamp'ın ana girişine ulaşırsınız.
görsel
Jourhaus'un, Kamp'a açılan demir kapısı üzerinde, tarihin en büyük yalanı sizi karşılar:
(bkz: arbeit macht frei)
Dachau, ikinci Dünya Savaşı'nın başlangıcından yaklaşık beş sene önce, yani Adolf Hitler'in Şansölye olduğu 1933 yılında, siyasi suçluların toplandığı bir ceza kampüsü (bkz: gelinim sen anla) olarak kurulmuştu. Nazi Kamp Sisteminin ilk eseri ve prototipidir. Aralarında, Kamp kayıtlarına göre 23 Türk'ün de bulunduğu, 30 ayrı ülkeden 200.000 kişiye ev sahipliği yapmıştır. Üçte biri Yahudi olmak üzere 35.000 kişiden fazlası Dachau ve Alt Kamplarında; cinayet, ağır çalışma şartları, açlık, tifüs salgını, tıbbi deneylerde kobay olarak kullanılma gibi utanç verici sebeplerle hayatını kaybetmiştir. 29 Nisan 1945'de Amerikan Yedinci Ordusu'na bağlı birlikler tarafından kuşatılmış ve sağ kalan mahkumlar özgürlüğüne kavuşmuştur.
Savaştan sonra; mahkeme, tutukevi ve mülteci kampı gibi amaçlarla kullanıldığı için, bugün müze/anıt olarak ziyaret edilen yerde, başta SS Eğitim Kampı olmak üzere, o döneme ait fazla birşey kalmamıştır. Ancak, insanlığın kontrolden çıkınca ne kadar kötüye gidebileceğinin anlaşılması açısından, müze, hapishane, baraka alanı, krematoryum ve anıtlar görülmeye değerdir. O döneme ait kalıntılardan çok, sonradan yapılan anıtlardan biri, bu utanç abidesinin tarihini özetler gibidir.
görsel
Adını aldığı Münih'in bir banliyösü Dachau'nun merkezinden birkaç dakika uzakta, çevresi yemyeşil ağaçlarla dolu, son derece temiz ve bakımlı, birbirinden uzak müstakil evlerin olduğu, dar ve ince bir yolun ortasında, belediye otobüsünün kapısı açılır. Çoğunluğu öğrencilerden oluşan bir grup ziyaretçi, bu durağa gelen otobüsün Dachau merkezine dönmesi için bekler. Bekledikleri yerde, üzerine çakıl dökülü bir patika ve patikanın yanında bir tabela yer alır. Tabelada, siyah zemin üzerinde "KZ-Gedenkstätte Dachau - Dachau Concentration Camp Memorial Site" yazar. Bu tabela olmasa, ziyaret etmek istediğiniz yere ulaştığınızı anlamanız mümkün değildir. Çünkü bu tabelanın bulunduğu yerde görülen tek şey, yemyeşil ağaçların eşlik ettiği bir patikadır. Tıpkı, Münih'ten Dachau'ya gelene kadar banliyö treniyle içinden geçtiğiniz yüzlerce Alt Kamp'ta olduğu gibi. Patikadan, diğer ziyaretçiler gibi sessizce yürürsünüz, karşınızdan gelen insanlar da sizin gibi sessizdir. Grup halinde gelenlerin bile kendi aralarında konuşmadığını, deyim yerindeyse, bir suça şahit olduklarını, ancak "şahit yazılmamak için" oradan uzaklaştıklarını düşünürsünüz. Kısa bir süre sonra, daha önce hiç görmemenize rağmen, "evet, işte burası" diyeceğiniz yere, Jourhaus'a, Kamp'ın ana girişine ulaşırsınız.
görsel
Jourhaus'un, Kamp'a açılan demir kapısı üzerinde, tarihin en büyük yalanı sizi karşılar:
(bkz: arbeit macht frei)
Dachau, ikinci Dünya Savaşı'nın başlangıcından yaklaşık beş sene önce, yani Adolf Hitler'in Şansölye olduğu 1933 yılında, siyasi suçluların toplandığı bir ceza kampüsü (bkz: gelinim sen anla) olarak kurulmuştu. Nazi Kamp Sisteminin ilk eseri ve prototipidir. Aralarında, Kamp kayıtlarına göre 23 Türk'ün de bulunduğu, 30 ayrı ülkeden 200.000 kişiye ev sahipliği yapmıştır. Üçte biri Yahudi olmak üzere 35.000 kişiden fazlası Dachau ve Alt Kamplarında; cinayet, ağır çalışma şartları, açlık, tifüs salgını, tıbbi deneylerde kobay olarak kullanılma gibi utanç verici sebeplerle hayatını kaybetmiştir. 29 Nisan 1945'de Amerikan Yedinci Ordusu'na bağlı birlikler tarafından kuşatılmış ve sağ kalan mahkumlar özgürlüğüne kavuşmuştur.
Savaştan sonra; mahkeme, tutukevi ve mülteci kampı gibi amaçlarla kullanıldığı için, bugün müze/anıt olarak ziyaret edilen yerde, başta SS Eğitim Kampı olmak üzere, o döneme ait fazla birşey kalmamıştır. Ancak, insanlığın kontrolden çıkınca ne kadar kötüye gidebileceğinin anlaşılması açısından, müze, hapishane, baraka alanı, krematoryum ve anıtlar görülmeye değerdir. O döneme ait kalıntılardan çok, sonradan yapılan anıtlardan biri, bu utanç abidesinin tarihini özetler gibidir.
görsel
(bkz: nazi kamp sistemi)
ilk Nazi toplama kampı.
2. Dünya Savaşı’ndan 6 yıl önce açılmıştır.
2. Dünya Savaşı’ndan 6 yıl önce açılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar