bugün
- yaşlandığının farkına varmak6
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar3
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- sigara içmeyen erkek3
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- sözlüğün çok durgun olması6
- sıcak hava vs soğuk hava6
- güldür güldür vs çok güzel hareketler 22
- eşitlik mi özgürlük mü2
- sözlük yazarlarının kekleri2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- 2000 doğumlu kızlar6
- ekşi sözlük referans17
- müzik dinlemek2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- yaşlı izlenimi veren isimler2
- arkadaşlar hesabımı sildim haberiniz olsun3
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- ekonomi16
- sakallı aşçı4
- türkiye11
- ulu parti5
- evlenmeme nedenleri4
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- mekke anlaşması20
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ingiliz ajanları5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- özgür özel6
- çerçeve yasaya hayır diyen yeni parti vekilleri2
- koko14
- ekonomi çok güzel2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- burak kut4
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- recep tayyip erdoğan6
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- kod yazarken müzik dinlemek6
- kürt sorunu4
- yeni parti7
- en gey özelliğiniz7
- terörsüz türkiye den rahat olan kesim2
- yanlışlıkla gey olmak9
- din ve ahlak5
- torpil peşinde koşan tip5
Eğer yanınızdaki ambulansın sirenini duymuyorsanız sizi almaya geldiğinden emin olabilirsiniz. C. Bukowski PULP
rakıyı tatmamış olması sebebiyle şanssız olan alkolik yazar.
dört bin yıl sonra bacaklarımız olmayacak, ördeklere benzeyeceğiz. bütün türler kendilerini yok ederler. dinazorların sonu da böyle oldu. canlı namına ne varsa yediler, sonra birbirlerini yemeye başladılar. sonunda tek dinazor kaldı ve o orospu çocuğu da açlıktan öldü.'' sözünün sahibi süper adam.
turgut uyardan da çirkin adam. iyi anlamda.
üçüncü aşama olarak tutunamama tripleri gezinir havada.
eserlerinde toplum dışı insanlardan, depresyondan bahsetmiştir ve alkollü bir yaşam tarzını anlatmıştır. eserlerinde anlattığı yaşam tarzlarını kendi yaşamından esinlendiği düşünülmektedir. içkiyle ve hayatla ilgili pek çok sözü bulunmaktadır.
" hayat öyle lanet birşey ki; sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder. "
" hayat öyle lanet birşey ki; sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder. "
alkolik adam sinemayı pek sevmeyen adam. onun üstüne iyi bir sinema dosyası...
http://www.populersinema....skinin-sinemasi-12548.htm
http://www.populersinema....skinin-sinemasi-12548.htm
--spoiler--
kızlar uzaktan iyi görünüyor, güneş elbiselerinde ve saçlarında parlıyordu. ama yakınlaşıp ağızlarından akan beyinlerini dinleyince silahlanıp yeraltına gizlenmek istiyordum..
--spoiler--
(bkz: ananı avradını)
kızlar uzaktan iyi görünüyor, güneş elbiselerinde ve saçlarında parlıyordu. ama yakınlaşıp ağızlarından akan beyinlerini dinleyince silahlanıp yeraltına gizlenmek istiyordum..
--spoiler--
(bkz: ananı avradını)
romantik serseri lakaplı özgür ruhlu yazardır.
kadın, sigara, alkol.
Yaşayan Bir Amerikan Ayyaşı Ölü Bir Yunan Tanrısından Daha Çok Ilgilendirir Beni sözüyle benden eksi oyunu almış aynı zamanda Bizzat insan ırkı üzerine yazarken bile onlardan uzak kaldığımda kendimi daha iyihissediyorum; iki santim uzakta olmak bile iyidir,iki mil uzakta olmak harika,iki bin mil uzakta olmaksa mükemmel sözüyle ise kafamdakilerle örtüşmüş yazardır.
şey... mistisizm, uçan daireler, cadılar,iblisler, okült öğretiler, büyülü aynalaar falan ilgini çekmez, değil mi?
''neler?''
unut gitsin, güzelim...
''neler?''
unut gitsin, güzelim...
bohem üzerine yoğunlaşmış amerikan underground yazarı.
hayatı seksten falan ibaret sanılan adam. hayatı boyunca yüzlerce işe girmiş çıkmış, yazmaya başlayana kadar bir yığın kitap okumuş, hayat felsefesini temellendirene kadar kafasında saç kalmamış bir adamdır bukowski. öyle sanıldığı gibi her gün ayrı hatuna vuran, ayyaş, piç kurusu bir adam değildir. facebook'ta bu adamın laflarını piç edenler keşke biraz daha inceleseler. gerçi facebook'un amına koydular bu adamın sözleriyle ama hala bukowski'yi palahniuk'u tanımayan birsürü insan var. hem de sürekli kitap okuduğu halde. okuduğu kitaplar sultanı öldürmek'ten öteye geçmeyen adamlar için ne beklenebilir ki?
Başucu adamıdır.
kendisini cildirmis gibi okumaktayken, kendisinden bir anda bicekla kesilmis gibi sogudugum yazar. sonra anladim ki ergenlikten cikmam cok ani olmus. anlayin artik. kendisi bi fante degil.
son dönemde internette, sözleri ve şiirleri kol gezen en sevdiğim yazarlardan. internet gençliğinin yeni fenomeni olması beni korkutuyor, umarım okumadan, sadece paylaşım yapan güruhun malzemesi olmaz. ve umarım kız düşürmek uğruna o güzel şiirleri ve hikayeleri harcanmaz. gerçekten marjinal görünmek için takip veya merak ediyorsanız. lütfen gidin başka yazarları deneyin.
--spoiler--
japon balıklarımız vardı, masanın üzerindeki akvaryumda yüzerlerdi, penceremizi örten kalın perdelerin hemen yanında... ve annem, her zaman gülümseyerek, hepimizin mutlu olmasını isterdi. bana, mutlu ol Henry, derdi... ve haklıydı: eğer becerebiliyorsan mutlu olmak daha iyiydi. ama babam onu ve beni haftada birkaç defa dövüyordu, 1.90lık bedenin içinde öfkeden kuduruyordu. çünkü onu içten içe yiyip bitiren şeyi anlayamıyordu. annem, zavallı balık, mutlu olmak istiyordu, haftada iki, üç kez dövülüyor ve bana mutlu olmamı söylüyordu: Henry, gülümse! Neden hiç gülümsemiyorsun? ve sonra bana gülümserdi, nasıl yapıldığını göstermek için, gördüğüm en mutsuz gülümsemeydi...
bir gün japon balıklarımız öldü, beşi birden, suyun üstüne çıktılar, yan dönmüşlerdi, gözleri açık,ve babam eve döndüğünde onları kediye attı mutfakta ve biz öylece izledik annem gülümserken...
--spoiler--
japon balıklarımız vardı, masanın üzerindeki akvaryumda yüzerlerdi, penceremizi örten kalın perdelerin hemen yanında... ve annem, her zaman gülümseyerek, hepimizin mutlu olmasını isterdi. bana, mutlu ol Henry, derdi... ve haklıydı: eğer becerebiliyorsan mutlu olmak daha iyiydi. ama babam onu ve beni haftada birkaç defa dövüyordu, 1.90lık bedenin içinde öfkeden kuduruyordu. çünkü onu içten içe yiyip bitiren şeyi anlayamıyordu. annem, zavallı balık, mutlu olmak istiyordu, haftada iki, üç kez dövülüyor ve bana mutlu olmamı söylüyordu: Henry, gülümse! Neden hiç gülümsemiyorsun? ve sonra bana gülümserdi, nasıl yapıldığını göstermek için, gördüğüm en mutsuz gülümsemeydi...
bir gün japon balıklarımız öldü, beşi birden, suyun üstüne çıktılar, yan dönmüşlerdi, gözleri açık,ve babam eve döndüğünde onları kediye attı mutfakta ve biz öylece izledik annem gülümserken...
--spoiler--
sözlükte bazılarının sahiplendiği yazar sanırsın adam torunu. ulan alt tarafı bir kaç kitabını şiirini okudun hemen kendini ne diye sokarsın "siz anlamazsınız onu, ben anlarım" diye.. iğreniyorum bu eğreti entelektüelliklerden.
Kendi ömrünü ve benim ömrümü yemiş, Nihilizmin temsilcilerinden Amerikalı yazar.
"Cehaletim ve korkaklığım yüzünden kayboldum. Tam bir insan değilim, gelişmesi önlenmiş bir kent insanıyım. Sunacak hiçbir şeyi olmayan başarısız bir bok yağmurundan başka bir şey değilim."
Aşk bir emre dönüştüğünde, nefret hazza dönüşebilir.
değil mi ama?
değil mi ama?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar