bugün
- hikayeyi devam ettir54
- mezoterapi12
- sokakta kavga teknikleri16
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak9
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- yeni parti49
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- geceleri uyutmayan dertler3
- arkadaşlar bakar mısınız28
- çekirge7
- sözlük yazarlarının saatleri10
- kaos show4
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- 31 yaş sendromu5
- enteresan neden kavga yok6
- kavganın kazananı yoktur6
- abaddon2
- tai lung26
- üç harflilerden korkmak5
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- kürk giyen erkek6
- arkadaşlar iyi geceler4
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- tekne turu11
- geceye bir şarkı bırak14
- uysaljakoben17
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- 32 yaş sendromu3
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- pişi olsa da yesek3
- şampuan8
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- evreşe yollarını dar olmaması4
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- büyük filmlerden büyük replikler2
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- habire12 adamdır37
--spoiler--
japon balıklarımız vardı, masanın üzerindeki akvaryumda yüzerlerdi, penceremizi örten kalın perdelerin hemen yanında... ve annem, her zaman gülümseyerek, hepimizin mutlu olmasını isterdi. bana, mutlu ol Henry, derdi... ve haklıydı: eğer becerebiliyorsan mutlu olmak daha iyiydi. ama babam onu ve beni haftada birkaç defa dövüyordu, 1.90lık bedenin içinde öfkeden kuduruyordu. çünkü onu içten içe yiyip bitiren şeyi anlayamıyordu. annem, zavallı balık, mutlu olmak istiyordu, haftada iki, üç kez dövülüyor ve bana mutlu olmamı söylüyordu: Henry, gülümse! Neden hiç gülümsemiyorsun? ve sonra bana gülümserdi, nasıl yapıldığını göstermek için, gördüğüm en mutsuz gülümsemeydi...
bir gün japon balıklarımız öldü, beşi birden, suyun üstüne çıktılar, yan dönmüşlerdi, gözleri açık,ve babam eve döndüğünde onları kediye attı mutfakta ve biz öylece izledik annem gülümserken...
--spoiler--
japon balıklarımız vardı, masanın üzerindeki akvaryumda yüzerlerdi, penceremizi örten kalın perdelerin hemen yanında... ve annem, her zaman gülümseyerek, hepimizin mutlu olmasını isterdi. bana, mutlu ol Henry, derdi... ve haklıydı: eğer becerebiliyorsan mutlu olmak daha iyiydi. ama babam onu ve beni haftada birkaç defa dövüyordu, 1.90lık bedenin içinde öfkeden kuduruyordu. çünkü onu içten içe yiyip bitiren şeyi anlayamıyordu. annem, zavallı balık, mutlu olmak istiyordu, haftada iki, üç kez dövülüyor ve bana mutlu olmamı söylüyordu: Henry, gülümse! Neden hiç gülümsemiyorsun? ve sonra bana gülümserdi, nasıl yapıldığını göstermek için, gördüğüm en mutsuz gülümsemeydi...
bir gün japon balıklarımız öldü, beşi birden, suyun üstüne çıktılar, yan dönmüşlerdi, gözleri açık,ve babam eve döndüğünde onları kediye attı mutfakta ve biz öylece izledik annem gülümserken...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar