bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor10
- türk ateisti7
- yanık akrep dumanı çekmek4
- şimdi mokv olacaktı4
- zorunlu eğitim6
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- şımarık insan belirtileri2
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- dünüşü4
- yunanistan29
- sabahın köründe denize girmek3
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- en son aldığınız iltifat14
- mokv'u kulaklarından tutup tavana asmak2
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- tekne turu14
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- eğitimin anlamsızlığı3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- yazarlara gelen son mesaj3
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- sözlük yazarı dövmek3
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- nureddin mahmud zengi2
- gürcistan26
- gebze2
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- cem küçük10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- ctrlx22
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- gelecek partisi'nin kapanması12
- balıkesir vs eskişehir2
amerikalı yazar, şair. kadınları anlayan ender kişilerden biri olması sebebiyle hayranlığımı kazanmıştır. eserlerinde değişik isimlerle karşımıza çıkar. ama bilirsin bukowski kokar her kelime.
pis moruk lakabı ile tanınır. içki, sigara, umursamazlık sevgisiyle özendirir.
itiraf;
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:
'hank! '
cevap vermeyecek
hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:
seni
seviyorum.
charles bukowski
pis moruk lakabı ile tanınır. içki, sigara, umursamazlık sevgisiyle özendirir.
itiraf;
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:
'hank! '
cevap vermeyecek
hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:
seni
seviyorum.
charles bukowski
Bir sürü delikanlıya öğütler
tibet'e git
deveye bin
incili oku
ayakkabılarını maviye boya
sakal bırak
kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı
the saturday evening post'a abone ol
çiğnerken sadece sol tarafını kullan ağzının
tek bacaklı bi kadınla evlen
ve düz bir usturayla traş ol
ve kadının koluna adını kazı
benzinle fırçala dişlerini
bütün gün uyu ve gece ağaçlara tırman
keşiş ol
viski ile bira iç
kafanı suyun altında tut
ve keman çal
pembe mum ışığında göbek at
köpeğini öldür
belediye başkanlığına aday ol
bir varilin içinde yaşa
baltayla kafanı yar
yağmurda lale ek
AMA ŞiiR YAZMA!
Şiiriyle beni mest eden alkolik abimiz.
tibet'e git
deveye bin
incili oku
ayakkabılarını maviye boya
sakal bırak
kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı
the saturday evening post'a abone ol
çiğnerken sadece sol tarafını kullan ağzının
tek bacaklı bi kadınla evlen
ve düz bir usturayla traş ol
ve kadının koluna adını kazı
benzinle fırçala dişlerini
bütün gün uyu ve gece ağaçlara tırman
keşiş ol
viski ile bira iç
kafanı suyun altında tut
ve keman çal
pembe mum ışığında göbek at
köpeğini öldür
belediye başkanlığına aday ol
bir varilin içinde yaşa
baltayla kafanı yar
yağmurda lale ek
AMA ŞiiR YAZMA!
Şiiriyle beni mest eden alkolik abimiz.
van Gogh kulağını kesip
bir
orospuya verdi
orospu...
hunharca fırlattı
kulağı
sokağa tiksinerek.
Van,
orospular
kulak
istemezler
para isterler
sanırım bu yüzden
muhteşem bir
ressamsın sen
başka
bir şeyden
anlamadığından
Bukowski
bir
orospuya verdi
orospu...
hunharca fırlattı
kulağı
sokağa tiksinerek.
Van,
orospular
kulak
istemezler
para isterler
sanırım bu yüzden
muhteşem bir
ressamsın sen
başka
bir şeyden
anlamadığından
Bukowski
aslen alman değil polonya'lı olan edebiyat üstadı.
kendisine en çok özenilen yazar. hayatta tek bir amacı yazar olmak. gerisi içki, klasik müzik ve kadın.
author'un *, kendisinden fazlasıyla etkilendiğini düşündüğüm amerikalı yazar.
hayatının çoğu kısmını içerek geçimiş*john fante'nin toza sor'unu okuduktan sonra tanrısı kabul etmiş ilah.
(bkz: sıradan delilik öyküleri)
(bkz: sıradan delilik öyküleri)
looser tayfasının en keşi. ayrılık zamanlarında veya hayattan bıktığın günlerde şiir kitaplarını biranın kapağını açıyormuş gibi açmak bukowski'den yararlanmanın en güzel yoludur.
(bkz: John Fante) hakkında övgüler dizen ünlü yazardır.
bir kitabında yalnış hatırlamıyorsam şöyle diyordu; "kötü bir şey olduğunda unutmak için,mutlu olduğumda kutlamak için eğer hiçbir şey yoksa olsun diye içerim."
ayrıca charles bukowskiyi anlatan "barfly" isimili bir filmde vardır.izlenmelidir şayet izlerken arkadaşınız bir şişe şarap,viski vs olmalıdır.
ayrıca charles bukowskiyi anlatan "barfly" isimili bir filmde vardır.izlenmelidir şayet izlerken arkadaşınız bir şişe şarap,viski vs olmalıdır.
kitaplarının kapaklarını çok güzel ve ilgi çekici bir halde basıyolar. tiki kitabı * gibi duruyo ilk bakışta.
Benzerleri bizim coğrafyamız da da bulunan , ayaklı twitter tadında kendini yıkamaktan aciz, oğuz atayın tutunamayan modeline örnek gösterilen fakat alakası olmayan bir yaşam sülüğüdür. Bu tip insansıların genellikle yaşam alanlarında bolca mikrop barınır ve etraflarına bu mikroplardan ördükleri bir karizma yansıtırlar.Bazen bu görüntü diğer insan türlerine çekici görünür ve sineğin ışığa çekilip ölmesi gibi, insan aklında Kırım-Kongo kenesi etkisi yaratırlar. itinayla sakınılması gereken, id,ego,süperego bulamacı bu insanlardan sakınmanın yolu da, daha yüksek bir ego teminidir.
eserlerini çok yalın bir dille yazdığı için okuyucuya bazı gerçekleri acı ve ani bir şekilde aktaran , sanırım bu yüzden de pek sevilmeyen depresif , alkolik yazar.
''boktan birşey olursa unutmak icin içersin,iyi birşey olursa kutlamak için hiç birşey olmamışsa olsun diye içersin''
''insanların yanında mutlu değilim, yeterince içersem kayboluyorlar'' diyen güzel insan ...
''boktan birşey olursa unutmak icin içersin,iyi birşey olursa kutlamak için hiç birşey olmamışsa olsun diye içersin''
''insanların yanında mutlu değilim, yeterince içersem kayboluyorlar'' diyen güzel insan ...
sözlükte bu kadar çok okuru olduğuna sevindiğim yazar.
farz edelim ki bu adamla tanistik ve bukowski oldugundan bihaberiz. ne kadar süre tahammül ederdik kendisine acaba diye düsünmeden alamiyorum kendimi. kosarak kacardik herhalde, borc morc ister, sevgilimize yan gözle bakar diye. bukowski gibi adamlar, kücük dünyamiza fazla gelir. bence öyle.
popüler kültüre meze olmasını, chuck palahniuk vs ardılı neo-noir (nuğa diye okursanız saygı duyulursunuz) genç vatandaşlarla ilişkilendirilmesini gerçekten acıtıcı buluyorum.
Biraz realist olmak gerek. Bugün ayılıp bayılan tayfanın bir çoğu onu kendi döneminde tanısa büyük bir tiksinti duyacaktı. gerçek okuyucularını işin içine katmadan diyorum ki; günümüzde mevcut kitlesinin büyük kısmı keremcem hayranı kitle. bunlara ver şizofreniyi, ver aşağılık adam aforizmalarını, tanrı olursun tanrı... bukowski'nin felsefesini anlamadan, 'aa ne güzel adam lan' demekle bukowski hayranı olunmuyor maalesef.
Gel gelelim insanın babacığım diye seslenesi geliyor herifin resimlerine baktıkça. Van gogh'a working out şiirinde verdiği ayar, sanat tarihinde en güzel ayardır kanımca...
Gel gelelim insanın babacığım diye seslenesi geliyor herifin resimlerine baktıkça. Van gogh'a working out şiirinde verdiği ayar, sanat tarihinde en güzel ayardır kanımca...
acı çekmek için ayyaş olmak,
bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu,
ama acı çekip ayyaş olunabilirdi.
bir süre, gençlikte özellikle,
talihin senden yana olduğunu sanabilirdin,
bazen senden yanadır da gerçekten.
ama senin farkında bile olmadığın ve;
senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır,
her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.
bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin,
sensin o ucuz pansiyon odasında olan,
ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz,
daha da kötüdür hatta,
çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır.
bir sigara daha yakmaktan,
bir içki daha içmekten,
o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz,
bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.
charles bukowski
bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu,
ama acı çekip ayyaş olunabilirdi.
bir süre, gençlikte özellikle,
talihin senden yana olduğunu sanabilirdin,
bazen senden yanadır da gerçekten.
ama senin farkında bile olmadığın ve;
senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır,
her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.
bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin,
sensin o ucuz pansiyon odasında olan,
ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz,
daha da kötüdür hatta,
çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır.
bir sigara daha yakmaktan,
bir içki daha içmekten,
o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz,
bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.
charles bukowski
"kadınlar ancak yanlarında ayna taşımadıklarında bana kadın haklarından söz edebilirler" diyen şair.
fazla gerçek anlattıkları, estetize edilmemiş. o nedenle irkiltici. ama seviyorum bu yanını.
"insanların hakkımda ne düşündüğünü önemsemeyerek hayatımı on yıl uzattım", der...
bazen sert biri oluyorum
ama tadıma bakarsanız hala
tatlı.bütün mesele
söylemeye korkuyor olmam.
hani sevgiliniz size,
"beni sevdiğini söyle" der de
söyleyemezsiniz ya aynen öyle.
diyen, kadınlara ve içkiye düşkünlüğü ile
de bilinen 1920 senesi Almanya doğumlu şair.
ama tadıma bakarsanız hala
tatlı.bütün mesele
söylemeye korkuyor olmam.
hani sevgiliniz size,
"beni sevdiğini söyle" der de
söyleyemezsiniz ya aynen öyle.
diyen, kadınlara ve içkiye düşkünlüğü ile
de bilinen 1920 senesi Almanya doğumlu şair.
Tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı
Tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı
Tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi
Tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk
Tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu
Tanrı maymunu yarattığında uyuyordu
zürafayı yarattığında sarhoştu
uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı
ve intiharı yarattığında bunalımdaydı.
Senin yatakta uzanmış halini yarattığında
ne yaptığını biliyordu
sarhoştu ve kafası kıyaktı
ve sonra dağları ve denizi ve ateşi
aynı anda yarattı
bazı hataları oldu
ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında
tüm Kutsal Evren'in üzerine boşaldı.
Tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı
Tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi
Tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk
Tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu
Tanrı maymunu yarattığında uyuyordu
zürafayı yarattığında sarhoştu
uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı
ve intiharı yarattığında bunalımdaydı.
Senin yatakta uzanmış halini yarattığında
ne yaptığını biliyordu
sarhoştu ve kafası kıyaktı
ve sonra dağları ve denizi ve ateşi
aynı anda yarattı
bazı hataları oldu
ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında
tüm Kutsal Evren'in üzerine boşaldı.
serseri yazar. serseriliğinizin uç olduğu zamanlarda başlarsınız bukowski yi okumaya. kendinizden bir şeyler bulursunuz, mutlu olursunuz. adam süpermiş lan içiyomuş sıçıyomuş her işte çalışıyomuş dersiniz. evet bukowski gerçekten de öyledir. ancak kitaplarını okuyup bukowskiyi tanıdıktan sonra bir kez daha okursunuz çerez niyetine. ve sonra yavaş yavaş anlamaya başlarsınız. ilk başta kanınız kaynarken okuduğunuz gibi gelmemeye başlar bukowski. onun anlattıklarının düşündüğünüz gibi toz pembe olmadığını farkedersiniz. "domuz gibi içtim, yanımdan geçen herife küfreder gibi baktım" derken alkolik bir piç olarak söylemediğini anlarsınız... bukowski hayata nefrettir, insanlara nefrettir. ama en çok insanlara nefrettir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar