bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları33
- reagan ridley9
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- sadece filistin'i önemsemek7
- kürdü sevin7
- larisalisa öldü mü4
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar4
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- yer çekimi mi atmosfer basıncı mı5
- en iyi bisküvi9
- arkadaşlar bakar mısınız18
- mazotun litresi 101 lira34
- iltica13
- yazarların fobileri20
- mantar toplayan çocuk3
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- hasan atilla uğur9
- asgari ücret alıp apo'ya villayı savunmak5
- sözlüğün en zeki yazarı anketi4
- gocu35
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- 31 çekmek çok yoruyor4
- vermio'nun ağzına vermek4
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak6
- stormtrooper ların darth vader a darbe yapması4
- bana onu sormayin5
- apoya statü verilen dönem7
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması9
- g i l d e d l i l y27
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz8
- sıkıldım12
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması8
- cicibebe3
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi3
- eti sik3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- true'nin porno arşivi kaç gb3
- orospum3
- eti üç harfli4
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- yaşlı siyasetçiler istifa etsin2
- claudian clouds13
- şu an aklınızı meşgul eden düşünce2
- apoya af çıkartılması4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
hakkında sadece 15 entry girilmesinden anladığımız sözlüğümüzün güzide yazarlarının favori gazetesi posta, plase hürriyet olmadı milliyet.
çocuk katili pkk klişesini ezberleyen sevgili yazarlarımız bu dakkadan itibaren ne diyecekler bilemiyorum. zaten anlamıyorum, gariban bi kız çocuğu sebepsiz yere niye vururlur?
terör benim bildiğim savunmasız, sivil insanların öldürülmesidir. aristonun düz mantığından gidersek tsk nedir?, sorarım size.
authorvari bi küfür mü etsem, nazire şenlendirici tarzı allah belanızı versin mi desem?
çocuk katili pkk klişesini ezberleyen sevgili yazarlarımız bu dakkadan itibaren ne diyecekler bilemiyorum. zaten anlamıyorum, gariban bi kız çocuğu sebepsiz yere niye vururlur?
terör benim bildiğim savunmasız, sivil insanların öldürülmesidir. aristonun düz mantığından gidersek tsk nedir?, sorarım size.
authorvari bi küfür mü etsem, nazire şenlendirici tarzı allah belanızı versin mi desem?
tsk yı yıpratmaya çalışan kızdır. kimbilir belki de pkklılar öldürmüşür bunu da suçu tsk ya atmaya çalışmaktadırlar. oyuna gelmeyelim, tsk yıpranmasın açıklaması kapıdadır.
(bkz: uğur kaymaz)
kimilerine göre:
--spoiler--
iddiaya göre diyarbakır lice'de koyun otlatırken bir anda üstüne düşen havan mermisiyle ölen 15 yaşındaki kızdır.
--spoiler--
bunu eleştirel söylem analizine tabi tutarsak:
1. "iddiaya göre"dir. yani gaipten gelen bir şeylerle ölmüştür.
2. "bir anda üstüne düşen" havan topu uzaydan gelmiştir ya da allah'ın takdiridir. "7.8 yetmedi mi"dir. hak etmiştir, büyüyünce pkk'li olacaktır zaten.
3. "ölen" kızdır, öldürülmemiştir, ölmüştür.
4. "15 yaşındaki kız"dır, bir günde büyümüştür, ölmesi ile mütemadiyen büyümektedir ve büyüdükçe de ölmesi daha bir olağanlaşmaktadır.
sözün özü: insanlıktan çıkmış türkçü kitlenin kendi iğrenç sureti ile yüzleşmesini sağlaması beklenen onlarca örnekten birisidir. kimilerinin sefilliğinin ayracıdır.
edit:
5. kızdır, kürt olmayan kızdır.
--spoiler--
iddiaya göre diyarbakır lice'de koyun otlatırken bir anda üstüne düşen havan mermisiyle ölen 15 yaşındaki kızdır.
--spoiler--
bunu eleştirel söylem analizine tabi tutarsak:
1. "iddiaya göre"dir. yani gaipten gelen bir şeylerle ölmüştür.
2. "bir anda üstüne düşen" havan topu uzaydan gelmiştir ya da allah'ın takdiridir. "7.8 yetmedi mi"dir. hak etmiştir, büyüyünce pkk'li olacaktır zaten.
3. "ölen" kızdır, öldürülmemiştir, ölmüştür.
4. "15 yaşındaki kız"dır, bir günde büyümüştür, ölmesi ile mütemadiyen büyümektedir ve büyüdükçe de ölmesi daha bir olağanlaşmaktadır.
sözün özü: insanlıktan çıkmış türkçü kitlenin kendi iğrenç sureti ile yüzleşmesini sağlaması beklenen onlarca örnekten birisidir. kimilerinin sefilliğinin ayracıdır.
edit:
5. kızdır, kürt olmayan kızdır.
bir münevver karabulut kadar olamayan çocuk.hala haberlerde yeteri kadar yer bulmamıştır.bulamayacaktır da.bu çocuğun abisi,dayısı,halası,amcası dağa çıkmasın da kim çıksın.ahmet altan'ın da dediği gibi 14 yaşında bir çocuk göz göre göre paramparça ediliyorsa ülke bölünse ne olur bölünmese ne olur.
ahmet altan ın yazısı.
bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır. şu ceylanın korkunç hikâyesine bakın, türkiyeyi göreceksiniz. bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke. bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan deniz baykal, kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım diyordu.
ceylanı vuran roket o açılımın içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz. açılım denilen şey bu işte deniz bey. anne, bana makarna pişirsene dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması. bu kadar basit işte. o kızın ölmemesi açılım. buna karşı mısınız? bunun içini boş mu buluyorsunuz?
aslında bu soruları baykalla bahçeliye başbakan erdoğanın sorması gerekiyordu. onun cesareti yetmediği için sormak bize düşüyor. başbakan, o roketin bir askeri birlikten atıldığının ortaya çıkmasından çekindiği için olacak ağzını bile açmıyor.
gazzede ölen çocuklara türkiyeden sahip çıkmak kolay. türkiyede ölen çocuklara türkiyeden sahip çıkın siz. nedir bu sessizliğiniz? kürsü kürsü dolaşıp bağıran erdoğanlara, baykallara, bahçelilere ne oldu? zor, değil mi bir çocuğu askerler vurunca konuşmak?
dağa çıkarım diye bağırıyordu bahçeli, o kadar yüreği varsa dağa çıkmasına gerek yok, siyasetçiliğini yaptığı ülkede vurulan çocuğun hesabını sorabilsin yeter. bağırmak ne kolay devlet bey, bağırmak ne kolay. bak senin memleketinin bir köşesinde bir çocuğu vurdular. sesini çıkarmak bir yana yüzünü bile gösteremiyorsun. bir çocuğa bile sahip çıkamıyorsun, dağa çıkıp ne yapacaksın?
susuyorlar.
ceylanın vurulması bize türkiyedeki siyaseti, siyasetçileri gösteriyor işte. susan sadece onlar mı? neredeyse bütün türkiye susuyor. şu medyaya bakın. bu nasıl bir bıçak kesmez sessizlik allahım. bir gazete neye yarar vurulan bir çocuğun hesabını soramazsa? onca kâğıda, mürekkebe, emeğe yazık. bir kız çocuğunun bir roketle vurulup parçalandığı, devletin ortadan yok olduğu, savcının köye gitmediği, doktorun karakol bahçesinde otopsi yaptığı bir ülkede yaşıyorsunuz. bunlardan hiç mi biri size tuhaf gelmiyor? hiç mi birinde haber değeri bulmuyorsunuz?
bu medya iki grupmuş da, birisi muhalifmiş de, öbürü başbakanı tutarmış da, muhalif olan demokrasi mücahidiymiş de...
bunlar iki grup falan değil. bunlar tek grup. öyle ortak bir sessizlikleri var ki...
hele o muhalif geçinenler...
ne oldu muhalefetinize?
bu hükümetin iktidarında bir çocuk vuruldu, niye hükümete hesap sormuyorsunuz, niye muhalefet yapmıyorsunuz? hükümet iyi bir şey yaptığında muhalefet etmek için yerlerde yuvarlanıyorsunuz, muhalefet edecekseniz hükümetin bu sessizliğine muhalefet etsenize.
olmuyor değil mi?
roketi atan asker olunca sizin o muhalif dilleriniz tutuluveriyor. ceylanın annesi, kızımın parçalarını etekliğimde taşıdım diyor. hiç mi içiniz acımıyor sizin? hiç mi vicdanınız yok? bu sessizlikten hiç mi utanmazsınız?
yarın bir gün çocuğunuz çıkıp gelse de, bir küçük çocuğu vurmuşlar, sen neden yazmadın dese, ne diyeceksiniz? çocuğunuzdan da mı utanmıyorsunuz? hadi vicdanınızdan, utanmanızdan vazgeçtik, gazetecilik merakınız da mı yok?
üç askeri karakolun ortasındaki bir köyde bir küçük kız nasıl bir mermiyle parçalandı, merak etmiyor musunuz? her konuda birbirinizden farklıyken bir küçük kız vurulduğunda ortaklaşa sesiz kalmayı size kim öğretti?
anne bana makarna pişirsene dedikten sonra bir kız paramparça oldu.
istediğiniz kadar susun. o ölü kızın çığlığı sizin sessizliğinizden büyük.
siz sustukça o bağıracak.
siz sustukça o bağıracak.
ta ki siz de bağırana kadar
bazen tek bir olay, bütün bir ülkeyi anlatır. şu ceylanın korkunç hikâyesine bakın, türkiyeyi göreceksiniz. bu ülke, bir roketle bir kız çocuğunun paramparça edilebildiği bir ülke. bir sosyal demokrat, bir siyasetçi, bir insan olan deniz baykal, kürt açılımının içi boş, doldursunlar konuşalım diyordu.
ceylanı vuran roket o açılımın içini dolduramıyorsa hiçbir şey dolduramaz. açılım denilen şey bu işte deniz bey. anne, bana makarna pişirsene dedikten sonra evinden çıkan kızın bir roketle parçalanmaması. bu kadar basit işte. o kızın ölmemesi açılım. buna karşı mısınız? bunun içini boş mu buluyorsunuz?
aslında bu soruları baykalla bahçeliye başbakan erdoğanın sorması gerekiyordu. onun cesareti yetmediği için sormak bize düşüyor. başbakan, o roketin bir askeri birlikten atıldığının ortaya çıkmasından çekindiği için olacak ağzını bile açmıyor.
gazzede ölen çocuklara türkiyeden sahip çıkmak kolay. türkiyede ölen çocuklara türkiyeden sahip çıkın siz. nedir bu sessizliğiniz? kürsü kürsü dolaşıp bağıran erdoğanlara, baykallara, bahçelilere ne oldu? zor, değil mi bir çocuğu askerler vurunca konuşmak?
dağa çıkarım diye bağırıyordu bahçeli, o kadar yüreği varsa dağa çıkmasına gerek yok, siyasetçiliğini yaptığı ülkede vurulan çocuğun hesabını sorabilsin yeter. bağırmak ne kolay devlet bey, bağırmak ne kolay. bak senin memleketinin bir köşesinde bir çocuğu vurdular. sesini çıkarmak bir yana yüzünü bile gösteremiyorsun. bir çocuğa bile sahip çıkamıyorsun, dağa çıkıp ne yapacaksın?
susuyorlar.
ceylanın vurulması bize türkiyedeki siyaseti, siyasetçileri gösteriyor işte. susan sadece onlar mı? neredeyse bütün türkiye susuyor. şu medyaya bakın. bu nasıl bir bıçak kesmez sessizlik allahım. bir gazete neye yarar vurulan bir çocuğun hesabını soramazsa? onca kâğıda, mürekkebe, emeğe yazık. bir kız çocuğunun bir roketle vurulup parçalandığı, devletin ortadan yok olduğu, savcının köye gitmediği, doktorun karakol bahçesinde otopsi yaptığı bir ülkede yaşıyorsunuz. bunlardan hiç mi biri size tuhaf gelmiyor? hiç mi birinde haber değeri bulmuyorsunuz?
bu medya iki grupmuş da, birisi muhalifmiş de, öbürü başbakanı tutarmış da, muhalif olan demokrasi mücahidiymiş de...
bunlar iki grup falan değil. bunlar tek grup. öyle ortak bir sessizlikleri var ki...
hele o muhalif geçinenler...
ne oldu muhalefetinize?
bu hükümetin iktidarında bir çocuk vuruldu, niye hükümete hesap sormuyorsunuz, niye muhalefet yapmıyorsunuz? hükümet iyi bir şey yaptığında muhalefet etmek için yerlerde yuvarlanıyorsunuz, muhalefet edecekseniz hükümetin bu sessizliğine muhalefet etsenize.
olmuyor değil mi?
roketi atan asker olunca sizin o muhalif dilleriniz tutuluveriyor. ceylanın annesi, kızımın parçalarını etekliğimde taşıdım diyor. hiç mi içiniz acımıyor sizin? hiç mi vicdanınız yok? bu sessizlikten hiç mi utanmazsınız?
yarın bir gün çocuğunuz çıkıp gelse de, bir küçük çocuğu vurmuşlar, sen neden yazmadın dese, ne diyeceksiniz? çocuğunuzdan da mı utanmıyorsunuz? hadi vicdanınızdan, utanmanızdan vazgeçtik, gazetecilik merakınız da mı yok?
üç askeri karakolun ortasındaki bir köyde bir küçük kız nasıl bir mermiyle parçalandı, merak etmiyor musunuz? her konuda birbirinizden farklıyken bir küçük kız vurulduğunda ortaklaşa sesiz kalmayı size kim öğretti?
anne bana makarna pişirsene dedikten sonra bir kız paramparça oldu.
istediğiniz kadar susun. o ölü kızın çığlığı sizin sessizliğinizden büyük.
siz sustukça o bağıracak.
siz sustukça o bağıracak.
ta ki siz de bağırana kadar
türk devleti'nin ayıbıdır. bu konu daha çok su kaldırır. acil olarak gereğinin hükümet tarafından yapılması gerekiyor. sen 14 yaşındaki kıza isabet eden havan mermisinin hesabını vermezsen o plandığın açılımlar gelir elinde açılır sonra.
cem garipoğlu öldürseydi manşetlerde boy boy görebileceğimiz küçücük bir çocuktu.
lice'de koyun otlatırken havan mermisiyle vurularak öldürüldü. 14 yaşındaydı. failinin kodaman olması sebebiyle herhalde; ne bir gazetede ne de yetkili bir ağızda konu oldu. 10.000 yazarı bulunan bir sözlükte sadece iki entry'de bu konudan bahis açılması... kararını siz verin artık.
ahmet altan bugünkü yazısında çok güzel anlatmış; okuyun lütfen:
http://taraf.com.tr/makale/7709.htm
ahmet altan bugünkü yazısında çok güzel anlatmış; okuyun lütfen:
http://taraf.com.tr/makale/7709.htm
iddiaya göre değil meydana gelen olaya göre havan mermisiyle paramparça olan kızdır. ama ne tuhaftır ki bu küçük kızın paramparça olması ( bu kürt kızının demeliydim sanırım ) ne türkiye cumhuriyeti devletini, ne türkiye cumhuriyeti halkını ne de türk medyasını rahatsız etmemiştir. yani kızın biri koyun otlatırken nerden geldiği belli olmayan fakat biraz irdelense hemen belli olacak bir havan topu mermisi atılıp kız parçalanıyor fakat bunu kimse ses çıkarmıyor.
bırakın ses çıkarmayı devlet olay yerine inceleme yapması için savcı bile göndermiyor olay yerindeki görüntüleri köyün imamı amatör bir şekilde kayıt edip savcılığa yolluyor.
devletin bölgeye ne kadar hakim olduğunu bu olaydan da anlayabilirsiniz. devlet oradaki halkın canıyla ne kadar ilgili, oradaki halkı ne kadar kendin görüyor, o halka ne kadar değer veriyor işte bu soruların hemen hepsinin cevabıdır ceylan önkol !
siz bir bölgenin halkını insandan saymayıp, öldüğünde öldürenin peşine düşmeyip, başka bir bölgedeki vatandaş kadar değer vermeyip ben sizin devletinizim diyemezsiniz.bunu söyleseniz bile bu şekilde devletlik yaptıktan sonra oradaki halk sizi zaten devleti olarak görmez ki şuanda zaten olan da budur.
aynı olayın izmir'de, muğla'da, trabzon'da, bursa'da olduğunu düşünün ve o zaman da medyada bu olayın bu kadar yer alacağını, devletin tüm birimleiyle bu kadr görmezden geleceğini ve halkın bu kadar umursamaz olacağını kendinize söyleyin. bakalım dediğinize kendiniz de inanıyor musunuz ?
uzun lafın uzunu demem o ki türkiye cumhuriyeti devletinin en büyük ayıplarından birinin paramparça fotoğrafıdır ceylan önkol !
bırakın ses çıkarmayı devlet olay yerine inceleme yapması için savcı bile göndermiyor olay yerindeki görüntüleri köyün imamı amatör bir şekilde kayıt edip savcılığa yolluyor.
devletin bölgeye ne kadar hakim olduğunu bu olaydan da anlayabilirsiniz. devlet oradaki halkın canıyla ne kadar ilgili, oradaki halkı ne kadar kendin görüyor, o halka ne kadar değer veriyor işte bu soruların hemen hepsinin cevabıdır ceylan önkol !
siz bir bölgenin halkını insandan saymayıp, öldüğünde öldürenin peşine düşmeyip, başka bir bölgedeki vatandaş kadar değer vermeyip ben sizin devletinizim diyemezsiniz.bunu söyleseniz bile bu şekilde devletlik yaptıktan sonra oradaki halk sizi zaten devleti olarak görmez ki şuanda zaten olan da budur.
aynı olayın izmir'de, muğla'da, trabzon'da, bursa'da olduğunu düşünün ve o zaman da medyada bu olayın bu kadar yer alacağını, devletin tüm birimleiyle bu kadr görmezden geleceğini ve halkın bu kadar umursamaz olacağını kendinize söyleyin. bakalım dediğinize kendiniz de inanıyor musunuz ?
uzun lafın uzunu demem o ki türkiye cumhuriyeti devletinin en büyük ayıplarından birinin paramparça fotoğrafıdır ceylan önkol !
iddiaya göre diyarbakır lice'de koyun otlatırken bir anda üstüne düşen havan mermisiyle ölen 15 yaşındaki kızdır.
http://www.gundem-online.com/haber.asp?haberid=79115
http://www.gundem-online.com/haber.asp?haberid=79115
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar