bugün

Bugün itibari ile vuku bulmuş hadisedir. ilk olarak Hakan Şükür efendinin cemaatin türkiye yapılanmasında ki en büyük ekmek teknelerinden biri olan dershanelerin kapatılması sürecinde, okyanus ötesi aldığı emirle istifa etmesi ile fitil ateşlenmiştir. başbakan bugün yaptığı konuşmada ''mesele partiden ayrılmak değil, parlementodan ayrılmaktır, ahlak bunu gerektirir'' diyerek hakan'a meclisten s.ktirgit demiştir. dershane süreci arkasına bugün başlayan belediye, bürokrat ve hükümet yanlısı iş adamlarına karşı yapılan operasyonun perde arkası hesapların büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. şimdi ergenekon savcısı olan savcımız, hükümete ve belediyelerine yönelik yolsuzluk soruşturması başlattıysa tablo şunu gösterir ; savcı cemaatin adamıdır, hükümetle cemaatin flörtü sorunsuz devam ederken orduya, cemaatle hükümetin arası bozulunca, hükümete çökmüştür. yani burda, uşak bahçıvana, bahçıvan şöföre, sonra hepsi uşağa varsayımı yapabiliriz.
şimdi bunu kısaca bir formülle açıklayalım;

savcı= ergenekon soruşturması
savcı= bakan çocukları, belediyeler ve iktidar yalaması iş adamları soruşturması
savcı=cemaat

burada denklemimiz şudur ; cemaat+hükümet+savcı > ordu
savcı > hükümet+ordu
cemaat > savcı+hükümet+ordu

görünen o ki ortada bir yeşil vadi vardır ve tellioğullarıyla, seferoğulları bunun için kıyasıya bir mücadeleye girmişlerdir. arada olan silahlı kuvvetlere, ülkeme ve halkıma olmaktadır. lafta adalet, sözde yargı ve ileri demokrasinin hüküm sürdüğü Türkiye'mde bence en büyük güç savcıdır arkadaşlar.

selametle
© copyright 2005 - 2026