bugün
- sözlük kızlarının kombinleri45
- sözlükte çirkin kız olmaması11
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek12
- kendini türk hisseden arap artığı24
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası4
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı10
- nervio7
- sahte motor yağı6
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- hanginiz yaptı bunu6
- hak ettiği değeri görmemiş şarkılar4
- firavun haklıydı10
- içtim şarabı siktim arabı7
- testere bu alemdeki en gaddar adamdır4
- burda neden gerçek moderatör yok3
- the beatles3
- falıma bakacak fal kölesi var mı3
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- zafer şahin2
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi6
- bursa da kavşağa baba denmesi3
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- bingöl de bariyere çarpan otomobilde 2 ölü3
- gammaz sözlük kızları15
- iyi de oğlum ben cimer miyim2
- acı biber elleyip gözü kaşımak5
- japonların kısırlaştırılması2
- sözlükteki gammaz özelliği11
- yahudi savunan kürt5
- kıç arasını sürekli kaşıyan erkek4
- aradın mı5
- irmik helvası3
- sürekli ırk ve inanç konuşan tipler3
- ota boka ağlayan insan3
- arkadaşlar bunu hanginiz düşürdü3
- sevdim bir kürdü verdim küsküyü3
- kale3112'in edinburgh kalesine çıkması3
- testere necmi anasını kesiyor2
- mutlu ama uzak olsun bey birader6
- ilham aliyev7
- sözlükteki ilişki skandalı35
- ford'un peugeot motoru kullanması2
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- osmanlı4
- nicolas cage2
- keşke deniz üzerlerine kapansaydı3
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- s'i l v'e r m'i s t15
- ateistleri sevmemek7
insanın bir problemi olmaması ve oyalanacak bir konu bulamadığında ortaya çıkan rahatsızlık verici his.
fiziksel olarak sadece uzayda hissedilebilecek hede
aslında her zaman var olan lakin; o anki duygular çerçevesinde fazlasıyla ortaya çıkan, höd diye kalma, bir an karanlık bir kuyuya düşme ve varlığın o an için anlam ifade etmediği hisler bütünü.
çocukken çok olurdu da ismini koyamazdım.
çocukken çok olurdu da ismini koyamazdım.
bir sabah uyanırsın. sonra düşünmeye başlarsın sıcak yatağının içinde ve sorarsın "neden ?" diye. yok... hiç bir cevap gelmez aklına. uyanmak için hiç bir nedenin kalmamış...
Hayatını kaplayan ya da kapladığını sandığın en büyük olguyu kaybettiğin anda hissettiğin duygudur. Hiç kimsen ya da hiç bir şeyin yokmuş hissinin sürüp gitmesidir.
zamanla kavga etmeye başladığında, ruhunu mengene gibi sıkıştıran his.
büyür, büyür ve dünyada tatmak isteyeceğin tüm duyguları yok etmek istercesine içi sıkıntı dolu bir balon yaratır. patlasa da rahatlasam dedirtir bir süre sonra...
yaşadığın anın göreceliği ruhunu daraltır sanki. anlar, anılar birbirine girer. olmak istediğin yerde, olmak istediğin insanlarla, yapmak istediğin şeyleri yapıyor görünürsün; oysa bir anlam ifade etmez bunlar. sanki bir astral seyahatte; bakar görmez, duyar dinlemez, bilir anlamaz bir haldesindir. bedenini bile doğru düzgün hissetmezsin. bir uyuşma gibi damarlarından yayılır. beynini uyuşturur önce, en sonunda kalbine ulaşır. hayallerin, umutların, isteğin, zevkin, yaşam sevincinin bittiği noktaya götüren bir köprüdür o boşluk hissi. kimileri köprüden isteyerek geçer* ve sonunu kurtuluş olarak görür, kimileri ise tutunur hayata. geçmese de o his, inatlaşır ölümle...
olanların, bitenlerin, gidenlerin, dönenlerin, kalanların ve başlangıçların anlamını yitirdiği zamanda, zamansızlık içinde kısılı kalmış gibi döner durursun. kafanı vurduğun duvarlar arasına kıstırılmış bir hayvansındır o an. katatonik bir yaşam bekler artık seni köprüyü geçmeye cesaretin yoksa. yalnızlıktan ve korkudan bile titreyecek mecalin kalmaz sonra. uçurumda, kendine sarilip aglamak avutamaz...
vurgular, tonlamalar, noktalamalardır ihtiyacınız olan ama o boşluk kara delik gibi yutmuştur tüm çözüm yollarını... beklersin, neyi beklediğini bilmeden... beklersin bu his geçsin diye... beklersin bitmesini... bir şarkıdır o an tutan seni. o da biter; sen zaten bitmişsindir...
"anne, ne olur bana sarıl. beni sev, beni tut; anne, düşüyorum. korkuyorum! ağlamıyorum artık, kanıyorum...
anne, lütfen ellerimi bırakma. beni kendime inandır, bana hayatı sevdir; anne, içimden geceler geçiyor...
anne, tek başıma dayanamıyorum. kendim olmama izin vermiyor bu dünya. anne, ölüyorum..."
-ben, şahsen, bizzat kendim-
(bkz: her şeyden vazgeçmek)
büyür, büyür ve dünyada tatmak isteyeceğin tüm duyguları yok etmek istercesine içi sıkıntı dolu bir balon yaratır. patlasa da rahatlasam dedirtir bir süre sonra...
yaşadığın anın göreceliği ruhunu daraltır sanki. anlar, anılar birbirine girer. olmak istediğin yerde, olmak istediğin insanlarla, yapmak istediğin şeyleri yapıyor görünürsün; oysa bir anlam ifade etmez bunlar. sanki bir astral seyahatte; bakar görmez, duyar dinlemez, bilir anlamaz bir haldesindir. bedenini bile doğru düzgün hissetmezsin. bir uyuşma gibi damarlarından yayılır. beynini uyuşturur önce, en sonunda kalbine ulaşır. hayallerin, umutların, isteğin, zevkin, yaşam sevincinin bittiği noktaya götüren bir köprüdür o boşluk hissi. kimileri köprüden isteyerek geçer* ve sonunu kurtuluş olarak görür, kimileri ise tutunur hayata. geçmese de o his, inatlaşır ölümle...
olanların, bitenlerin, gidenlerin, dönenlerin, kalanların ve başlangıçların anlamını yitirdiği zamanda, zamansızlık içinde kısılı kalmış gibi döner durursun. kafanı vurduğun duvarlar arasına kıstırılmış bir hayvansındır o an. katatonik bir yaşam bekler artık seni köprüyü geçmeye cesaretin yoksa. yalnızlıktan ve korkudan bile titreyecek mecalin kalmaz sonra. uçurumda, kendine sarilip aglamak avutamaz...
vurgular, tonlamalar, noktalamalardır ihtiyacınız olan ama o boşluk kara delik gibi yutmuştur tüm çözüm yollarını... beklersin, neyi beklediğini bilmeden... beklersin bu his geçsin diye... beklersin bitmesini... bir şarkıdır o an tutan seni. o da biter; sen zaten bitmişsindir...
"anne, ne olur bana sarıl. beni sev, beni tut; anne, düşüyorum. korkuyorum! ağlamıyorum artık, kanıyorum...
anne, lütfen ellerimi bırakma. beni kendime inandır, bana hayatı sevdir; anne, içimden geceler geçiyor...
anne, tek başıma dayanamıyorum. kendim olmama izin vermiyor bu dünya. anne, ölüyorum..."
-ben, şahsen, bizzat kendim-
(bkz: her şeyden vazgeçmek)
Ulan her şeyim tamam bir git artık hissidir. Sözlük 2016da buraya yazdıklarımı gördüm evet o zaman bu his çok haklı bir histi ama şimdi ne alaka bırak lan pesimi.
Hayatı yaşamak için bir amacınız veyahut inancınız yoksa peşinizi bırakmayacak histir.
Ya dünyevi ve aslında dünya tarihine,cosmosa baktığımızda hiçbir değeri olmayan amaçlar peşine düşeceksiniz ya da ölümden sonrasına inanacaksınız.Başka türlüsü zor.
görsel
Bunu da bırakayım şöyle,camus abimizden.
Ya dünyevi ve aslında dünya tarihine,cosmosa baktığımızda hiçbir değeri olmayan amaçlar peşine düşeceksiniz ya da ölümden sonrasına inanacaksınız.Başka türlüsü zor.
görsel
Bunu da bırakayım şöyle,camus abimizden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar