bugün
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- sözlüğün boşalması2
- nickten isim tahmini yapmak10
- aşk acısı çekiyorum sözlük7
- guinness birası4
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- batıl inançlar7
- ev ödevi2
- ispanya8
- muşlettin amca3
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- büyük filmlerden büyük replikler3
- haramidere de haramilik yapmak5
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- sinem dedetaş11
- full metal jacket vs the thin red line2
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- yürüyen bok4
- kilolu olmak5
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- kedin mi var derdin var4
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- çerçeve yasa7
- zall adlı yazar4
- mason greenwood11
- sözlüğü doğru kullanmak2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- her gün tuvalete çıkmak2
- oral süspansiyon3
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- amerikaya taşınmak2
- velvet hanım ile kahve içmek8
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- 15 temmuz tiyatro mu7
- renault 9 broadway12
bulunduğum semtin anasının amı gibi dağ yamacında olmasından dolayı bırak bisiklete binmeyi vasıtaya binmeden yüz metre yürüyemediğimden alamadığım en eski sevdam. ne araba ne motor. zamanında ankarada güneşte öys sınavı öncesi stres atmak için gezip akabinde sınav anında bir gün önce kafama geçen güneşten ötürü sınavda fenalaşıp çıkmak zorunda kalıp yine akabinde taa o günden bu güne hayatımın kaymasına bir vesile olmuş olsa da 4 sene binip de bi yerini çizdirmediğim hiç lastik değiştirmek zorunda kalmadığım hiç kaldırımdır merdivendir inmediğim onu geçtim fren papucunu bile eskitmediğim velhasıl gözümden iyi baktığım ve buna mukabil çalınması ile içimi çok acıtmasını da sineye çektiğim sevdam.
herkes ilk 4 tekerlisinden başlar.
Hayatta dengede durmayı ilk olarak ondan öğrendiğimiz, düştükçe hırslanarak dahada iyi sürdüğümüz, eve çıkıp indiğimizde çalındığını farkettiğimiz, hem spor için hem ihtiyaç için kullandığımız iki tekerlekli bir icat.
dümdüz bir ova olan ve her yere bisikletle taş çatlasa yarım saatte gidilebilecek bir şehirde, bazı insanların ısrarla kullanmadığı taşır. kullananlara da aval aval baktığı bir taşıt. sonra da benzine 4 lira bayılırsınız işte öyle, iyi oluyor.spor salonlarında hareket etmeyen bisikletlere binmek için arabanızla spor salonuna doğru yol alırsınız. bisiklet: rüzgarlı havada sürmesi ve yokuş aşağı uçması aşırı zevkli olan taşıt.
otobüslere, metrobüslere sokulması "yasak" olan ulaşım aracı. bir çok gelişmiş ülkede bisiklet kullanımını teşvik edici yüzlerce yenilik yapılmasına rağmen bizim ülkemizde " pisikletle toplu taşımaya pinmek yasssahh!" diyorlar.
küçük iken her çocuğun gerçekleşmesini istediği hayalin adı.
hemen her gittiğim şehirde bir yenisini edindiğim arkadaş.
ilk bisikletime henüz 2,5 yaşımdayken kavuşmuşum. evin içinde sür sür nereye kadar. birgün sokağa açılma dürtüsüyle çok basamaklı dik merdivenlere doğru ilerleyince...çeneye üç dikiş.
ikinci arkadaşımla ücretini ödemek suretiyle hemhal olabiliyordum. beş dakikası bilmem kaç kuruştu. at biner gibi belli bir alanda dön babam dön şeklindeydi mahiyet. sıklıkla görüştüğümüz için burada andım kendisini.
üçüncü ikinci el olup frenleri yoktu. bununla şehrin pazarına dalıp alışveriş yapan teyzelerle amcaların arasından geçip gitmek en sevdiğim etkinlikti. kaç defa pantolon dizleri parçalandı. şimdikiler pek bilmez, dizlerimiz mütemadiyen kanardı. (içim yanar agghhh, isyaaeenıımm vaar.) bir defasında yokuş aşağı üç kişiyle birlikte giderken arkada ayakta duranın denge unsurunu gözardı etmesi sonucu devrildik. karpuz gibi yola saçıldık, o oldu.
dördüncü sağlam duruyordu, dağ bayır geziyorduk. biri birgün bir tur istedi. verdim aldı duvara tosladı, ilk kez bisiklete biniyormuş eleman sonradan itiraf etti. ondan sonra dağıttı kendini bisikletim.
beşincisini kendi kazancımla almıştım. arada minübüsü kaçıracağımı anlayınca onunla giderdim işe. boş zamanlarımda da şehrin trafiğine dalar stres atardım onunla. başka şehre gidince bodrumda dinlenmeye çekildi ve bir gün sitenin haylaz çocukları tarafından ameliyat edildiğini öğrendim, mezarı bile belli değildi.
o şehirde çok geçmeden yeni bir bisiklet aldım. onunla şehir dışı geziye gittim iki arkadaşla beraber, dere tepe çıktık. kamp filan yaptık, seleyle kıçım kanka oldu. ancak dönüş yolunda o da isyan etti. eve dönünce istirahata çekildi ve sonrasında bir akraba çocuğuna hibe edildi. o biraz yağlamış ballamış çalışmaya ikna etmiş.
ve dün yeni bisikletim geldi, şu an karşımda koltuğa yaslanmış olduğu halde bana bakıyor. kargoyla geldi, kendim kurdum. kadınlar gününde doğduğu için adını "karakatun" koydum. böyle kara yağız bir dağ bisikleti. henüz sürmedim. bu kullandıklarım arasında en iyisi, bakalım ne kadar yaşıyacak, uzun ömürler diliyorum kendisine ve rica ediyorum beni sert düşürmesin, e çocuk değiliz artık, uğraşmayalım kırık çıkıkla bu saatten sonra.
düşündüm de kendisiyle otuz yıllık anılarımın olduğu annem ve babamdan başka kimim var. tabii ki bisiklet. ben ona arkadaş demeyeyim de ne diyeyim.
dostum diyeyim.
ilk bisikletime henüz 2,5 yaşımdayken kavuşmuşum. evin içinde sür sür nereye kadar. birgün sokağa açılma dürtüsüyle çok basamaklı dik merdivenlere doğru ilerleyince...çeneye üç dikiş.
ikinci arkadaşımla ücretini ödemek suretiyle hemhal olabiliyordum. beş dakikası bilmem kaç kuruştu. at biner gibi belli bir alanda dön babam dön şeklindeydi mahiyet. sıklıkla görüştüğümüz için burada andım kendisini.
üçüncü ikinci el olup frenleri yoktu. bununla şehrin pazarına dalıp alışveriş yapan teyzelerle amcaların arasından geçip gitmek en sevdiğim etkinlikti. kaç defa pantolon dizleri parçalandı. şimdikiler pek bilmez, dizlerimiz mütemadiyen kanardı. (içim yanar agghhh, isyaaeenıımm vaar.) bir defasında yokuş aşağı üç kişiyle birlikte giderken arkada ayakta duranın denge unsurunu gözardı etmesi sonucu devrildik. karpuz gibi yola saçıldık, o oldu.
dördüncü sağlam duruyordu, dağ bayır geziyorduk. biri birgün bir tur istedi. verdim aldı duvara tosladı, ilk kez bisiklete biniyormuş eleman sonradan itiraf etti. ondan sonra dağıttı kendini bisikletim.
beşincisini kendi kazancımla almıştım. arada minübüsü kaçıracağımı anlayınca onunla giderdim işe. boş zamanlarımda da şehrin trafiğine dalar stres atardım onunla. başka şehre gidince bodrumda dinlenmeye çekildi ve bir gün sitenin haylaz çocukları tarafından ameliyat edildiğini öğrendim, mezarı bile belli değildi.
o şehirde çok geçmeden yeni bir bisiklet aldım. onunla şehir dışı geziye gittim iki arkadaşla beraber, dere tepe çıktık. kamp filan yaptık, seleyle kıçım kanka oldu. ancak dönüş yolunda o da isyan etti. eve dönünce istirahata çekildi ve sonrasında bir akraba çocuğuna hibe edildi. o biraz yağlamış ballamış çalışmaya ikna etmiş.
ve dün yeni bisikletim geldi, şu an karşımda koltuğa yaslanmış olduğu halde bana bakıyor. kargoyla geldi, kendim kurdum. kadınlar gününde doğduğu için adını "karakatun" koydum. böyle kara yağız bir dağ bisikleti. henüz sürmedim. bu kullandıklarım arasında en iyisi, bakalım ne kadar yaşıyacak, uzun ömürler diliyorum kendisine ve rica ediyorum beni sert düşürmesin, e çocuk değiliz artık, uğraşmayalım kırık çıkıkla bu saatten sonra.
düşündüm de kendisiyle otuz yıllık anılarımın olduğu annem ve babamdan başka kimim var. tabii ki bisiklet. ben ona arkadaş demeyeyim de ne diyeyim.
dostum diyeyim.
karne hediyesi olarak çok isterdik zamanında... ey gidi günler!
bir de kırmızısı makbuldür: http://kirmizibisiklet.wordpress.com/ *
bir de kırmızısı makbuldür: http://kirmizibisiklet.wordpress.com/ *
kendisi hakkında bilgili olan ve yardım edebilecek arkadaşlara muhtaş oldugum ulaşım aracı. hangi markası alınmalıdır, hangisi daha ucuzdur, hangisi daha iyidir vb. mesajları bekliyorum.
Tanım: sizi çocukluğunuza getirebilecek ulaşım aracı.
Tanım: sizi çocukluğunuza getirebilecek ulaşım aracı.
Bisiklet sporu bacak, sırt, kol, boyun ve karın kaslarınızı geliştirir.
Mor ve ötesinin 2010 da çıkardığı Masumiyetin Ziyan Olmaz albümündeki bir parçanın adıdır. Klibi de çok tatlı olmuş dedirten, parçanın içinde geçen " seni bekleyen başka bir adam var" sözüyle gerçekleşemeyecek bir aşkın burukluğunu anlatan güzel şarkı.
inegöl eşrafının ekmeğidir, suyudur, karısıdır, evladıdır. "bunu ben mersedese değişmem" diyen gördüm.
bu bisikletle sanayide çalışanlar sunta, fast food mekanları tost-döner benzeri gıda maddeleri, aile babaları da karısını çoluğunu çocuğunu taşıyabilirler. bisiklet buralarda 4 kişiliktir.
ve bisikletin önemini bugün arkadaşımın anlattığı bir hadise ile tekrardan anlamış bulundum.
lise yıllarımızdan konuşuyorduk. bu arkadaşa lisedeyken bulaşmış birileri. okulda da tek başına kıstırtmışlar, sıyırmış bir şekilde.
mevzudan uzun bir süre sonra internet cambazlığı ile kimliğini gizleyerek hasmını inegöl'ün pis bir mahallesine çağırıyor.
hasmı abisi ile geliyor buluşma yerine. bizimoğlan da 1 kişi alıp gidiyor. ama muhit onun muhiti denilebilir.
adamlar atar yapıyor önce. daha sonra bizimoğlan bir ıslık çalıyor ve, ve...
mahallenin ne kadar pisliği iti kopuğu varsa başlıyorlar kovalamaya. adamlar tazı gibi, bizim it kopuk tayfası sigaradan dolayı nefes nefese...
asıl diyalog da burada başlıyor. it kopuk burada bize bisikletin önemini anlatacak.
pislik1: anuna kodumun oğlu ge burağaaaa!!11!bir11bir!
pislik2: nasıda koşuyo orr.spunun evladı!
pislik3*: lann bisiklet yok mu bisiklet?
işte bisiklet böyle önemli bir vesayettir. hem bacak kaslarınızı geliştirir. sigara içiyorsanız birisini kovalarken tıkanmanızı önler.
bu bisikletle sanayide çalışanlar sunta, fast food mekanları tost-döner benzeri gıda maddeleri, aile babaları da karısını çoluğunu çocuğunu taşıyabilirler. bisiklet buralarda 4 kişiliktir.
ve bisikletin önemini bugün arkadaşımın anlattığı bir hadise ile tekrardan anlamış bulundum.
lise yıllarımızdan konuşuyorduk. bu arkadaşa lisedeyken bulaşmış birileri. okulda da tek başına kıstırtmışlar, sıyırmış bir şekilde.
mevzudan uzun bir süre sonra internet cambazlığı ile kimliğini gizleyerek hasmını inegöl'ün pis bir mahallesine çağırıyor.
hasmı abisi ile geliyor buluşma yerine. bizimoğlan da 1 kişi alıp gidiyor. ama muhit onun muhiti denilebilir.
adamlar atar yapıyor önce. daha sonra bizimoğlan bir ıslık çalıyor ve, ve...
mahallenin ne kadar pisliği iti kopuğu varsa başlıyorlar kovalamaya. adamlar tazı gibi, bizim it kopuk tayfası sigaradan dolayı nefes nefese...
asıl diyalog da burada başlıyor. it kopuk burada bize bisikletin önemini anlatacak.
pislik1: anuna kodumun oğlu ge burağaaaa!!11!bir11bir!
pislik2: nasıda koşuyo orr.spunun evladı!
pislik3*: lann bisiklet yok mu bisiklet?
işte bisiklet böyle önemli bir vesayettir. hem bacak kaslarınızı geliştirir. sigara içiyorsanız birisini kovalarken tıkanmanızı önler.
eğer olur da bir gün rusya'da kiralamam gerekirse gideceğim yerin kesin olduğu obje. ne objesi olduğunu ise bisiklet kiralayanların reklamı ile açıklamak istiyorum:
http://vimeo.com/33186972
http://vimeo.com/33186972
en güzel anılarımın ve yaralarımın kaynağı.
motorsikletten sonraki en zevkli ulaşım aracı. kilometre sayacı takınca daha da zevkli oluyor sürmesi.
doksanlı yılların sonuna gelmişken babamdan iyice eskiyen bmx'imin yerine ısrarla yenisini istediğim ancak bir türlü almaya ikna edemediğim ancak bir gün eve geldiğimde ışıl ışıl çift amortisörlü bir bianchi olarak karşıma çıkan harika araçtır.
''Mor ve ötesi'' nin son albümüne ait güzel bir parçası.
EK olarak: izmir/bostanlı yada karşıyaka civarlarında bulunan eski bisikletli amcaları çok seviyorum. Şehrin eski kültürünü ve geleneğini devam ettirir gibiler.
Yaşlı, yorgun bisikletler.
Güneşli bir günde bisikletiniz, kulağınızda kulaklığınız, rüzgarı müzikle beraber hissetmek güzeldir.
EK olarak: izmir/bostanlı yada karşıyaka civarlarında bulunan eski bisikletli amcaları çok seviyorum. Şehrin eski kültürünü ve geleneğini devam ettirir gibiler.
Yaşlı, yorgun bisikletler.
Güneşli bir günde bisikletiniz, kulağınızda kulaklığınız, rüzgarı müzikle beraber hissetmek güzeldir.
özellikle downhill olayını yaşamakta olan herkesin bir kere tatması gerekir. bisikletin en extreme noktasıdır.
aldığımız gün ilk kaza yaptığım ve park halindeki arabanın aynasına çarptığım yegane araçtır .
mor ve ötesi'nin naif ve güzeller güzeli eseridir.
uyarı: salaklık ve tanım içeren entry.
transporter tarzı bi aracın çarpmasıyla hayatımın en boktan yazında, yaşadığım boktan olaylara, yeni boktan olaylar zincirlemesi eklememe yardımcı olan oturgaçlı götürgeç.* ayağımı ve birkaç kaburga kemiğimi kırdım sandım. şükür ki olayı yaşarken ne kadar şanssız isem hiçbir sakatlık almadan atlatırken de o kadar şanslıydım. bizimkilere düştüğümü söyledim. araba çarptı desem zaten binmemi istemeyen tutumları ile demediklerini bırakmazlardı. değil ayağımı, parmağımı bile kımıldatamazken tuttum bi de yamulan lastiği düzelttim anlamasınlar diye. olay cumartesi günü oldu. pazar günü ise denize gidecektik. gittik ama denize girmem mümkün değil. sonuç olarak bütün gün güneşin altında mal mal oturdum. bitmedi. dahası var. pazartesi ise o halimle yeni bi iş başı aldım. istediğim bi iş olduğu için daha ilk günden gitmemezlik yapmak istemedim. işkence gibi bi hafta yaşadım. ama yine de başkadır bisiklet. yokuşu çıktıktan sonra oluşan başarma hissi. verdiği yorgunluk. evet, tamir ettirip tekrardan yollara düşeceğim.
transporter tarzı bi aracın çarpmasıyla hayatımın en boktan yazında, yaşadığım boktan olaylara, yeni boktan olaylar zincirlemesi eklememe yardımcı olan oturgaçlı götürgeç.* ayağımı ve birkaç kaburga kemiğimi kırdım sandım. şükür ki olayı yaşarken ne kadar şanssız isem hiçbir sakatlık almadan atlatırken de o kadar şanslıydım. bizimkilere düştüğümü söyledim. araba çarptı desem zaten binmemi istemeyen tutumları ile demediklerini bırakmazlardı. değil ayağımı, parmağımı bile kımıldatamazken tuttum bi de yamulan lastiği düzelttim anlamasınlar diye. olay cumartesi günü oldu. pazar günü ise denize gidecektik. gittik ama denize girmem mümkün değil. sonuç olarak bütün gün güneşin altında mal mal oturdum. bitmedi. dahası var. pazartesi ise o halimle yeni bi iş başı aldım. istediğim bi iş olduğu için daha ilk günden gitmemezlik yapmak istemedim. işkence gibi bi hafta yaşadım. ama yine de başkadır bisiklet. yokuşu çıktıktan sonra oluşan başarma hissi. verdiği yorgunluk. evet, tamir ettirip tekrardan yollara düşeceğim.
apartmanın terasında sürmeyi öğrendiğim, 1-2 sene boyunca sürekli orada sürdüğüm araç.
tecrübe kazandım orada süre süre. 2 senedir falan hiç binmedim ama binsem uçar kaçarım o kadar diyorum. Çok deli, manyak sürerim.
tecrübe kazandım orada süre süre. 2 senedir falan hiç binmedim ama binsem uçar kaçarım o kadar diyorum. Çok deli, manyak sürerim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar