bugün
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- göbeksiz kadın kalmaması4
- patrona kurulmak2
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- göbek eritme taktikleri5
- teen slasher film klişeleri6
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- yazar k2
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- en son aldığınız iltifat8
- ısparta6
- özgür irade yanılsaması ve eğitim sistemi3
- amfetamin4
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
- güvenilir erkek3
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- fas4
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- çay koymak mı katmak mı8
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- netflix üyelik iptali2
- ariel şaron2
- gulmekicinyaratilmis4
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- irmik helvası6
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
- risale-i nur2
- sosyal medya2
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- cehaletln cazibesi11
- kemal kılıçdaroğlu15
- bolu dağı geçişi2
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- pişmanlık duygusu yaşanılan anlar2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- istanbul'dan tersine göçün başlaması2
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- gogol bordello2
- sevgilinin film izlerken kucağınızda uyuyakalması3
- mony tontana4
hemen her gittiğim şehirde bir yenisini edindiğim arkadaş.
ilk bisikletime henüz 2,5 yaşımdayken kavuşmuşum. evin içinde sür sür nereye kadar. birgün sokağa açılma dürtüsüyle çok basamaklı dik merdivenlere doğru ilerleyince...çeneye üç dikiş.
ikinci arkadaşımla ücretini ödemek suretiyle hemhal olabiliyordum. beş dakikası bilmem kaç kuruştu. at biner gibi belli bir alanda dön babam dön şeklindeydi mahiyet. sıklıkla görüştüğümüz için burada andım kendisini.
üçüncü ikinci el olup frenleri yoktu. bununla şehrin pazarına dalıp alışveriş yapan teyzelerle amcaların arasından geçip gitmek en sevdiğim etkinlikti. kaç defa pantolon dizleri parçalandı. şimdikiler pek bilmez, dizlerimiz mütemadiyen kanardı. (içim yanar agghhh, isyaaeenıımm vaar.) bir defasında yokuş aşağı üç kişiyle birlikte giderken arkada ayakta duranın denge unsurunu gözardı etmesi sonucu devrildik. karpuz gibi yola saçıldık, o oldu.
dördüncü sağlam duruyordu, dağ bayır geziyorduk. biri birgün bir tur istedi. verdim aldı duvara tosladı, ilk kez bisiklete biniyormuş eleman sonradan itiraf etti. ondan sonra dağıttı kendini bisikletim.
beşincisini kendi kazancımla almıştım. arada minübüsü kaçıracağımı anlayınca onunla giderdim işe. boş zamanlarımda da şehrin trafiğine dalar stres atardım onunla. başka şehre gidince bodrumda dinlenmeye çekildi ve bir gün sitenin haylaz çocukları tarafından ameliyat edildiğini öğrendim, mezarı bile belli değildi.
o şehirde çok geçmeden yeni bir bisiklet aldım. onunla şehir dışı geziye gittim iki arkadaşla beraber, dere tepe çıktık. kamp filan yaptık, seleyle kıçım kanka oldu. ancak dönüş yolunda o da isyan etti. eve dönünce istirahata çekildi ve sonrasında bir akraba çocuğuna hibe edildi. o biraz yağlamış ballamış çalışmaya ikna etmiş.
ve dün yeni bisikletim geldi, şu an karşımda koltuğa yaslanmış olduğu halde bana bakıyor. kargoyla geldi, kendim kurdum. kadınlar gününde doğduğu için adını "karakatun" koydum. böyle kara yağız bir dağ bisikleti. henüz sürmedim. bu kullandıklarım arasında en iyisi, bakalım ne kadar yaşıyacak, uzun ömürler diliyorum kendisine ve rica ediyorum beni sert düşürmesin, e çocuk değiliz artık, uğraşmayalım kırık çıkıkla bu saatten sonra.
düşündüm de kendisiyle otuz yıllık anılarımın olduğu annem ve babamdan başka kimim var. tabii ki bisiklet. ben ona arkadaş demeyeyim de ne diyeyim.
dostum diyeyim.
ilk bisikletime henüz 2,5 yaşımdayken kavuşmuşum. evin içinde sür sür nereye kadar. birgün sokağa açılma dürtüsüyle çok basamaklı dik merdivenlere doğru ilerleyince...çeneye üç dikiş.
ikinci arkadaşımla ücretini ödemek suretiyle hemhal olabiliyordum. beş dakikası bilmem kaç kuruştu. at biner gibi belli bir alanda dön babam dön şeklindeydi mahiyet. sıklıkla görüştüğümüz için burada andım kendisini.
üçüncü ikinci el olup frenleri yoktu. bununla şehrin pazarına dalıp alışveriş yapan teyzelerle amcaların arasından geçip gitmek en sevdiğim etkinlikti. kaç defa pantolon dizleri parçalandı. şimdikiler pek bilmez, dizlerimiz mütemadiyen kanardı. (içim yanar agghhh, isyaaeenıımm vaar.) bir defasında yokuş aşağı üç kişiyle birlikte giderken arkada ayakta duranın denge unsurunu gözardı etmesi sonucu devrildik. karpuz gibi yola saçıldık, o oldu.
dördüncü sağlam duruyordu, dağ bayır geziyorduk. biri birgün bir tur istedi. verdim aldı duvara tosladı, ilk kez bisiklete biniyormuş eleman sonradan itiraf etti. ondan sonra dağıttı kendini bisikletim.
beşincisini kendi kazancımla almıştım. arada minübüsü kaçıracağımı anlayınca onunla giderdim işe. boş zamanlarımda da şehrin trafiğine dalar stres atardım onunla. başka şehre gidince bodrumda dinlenmeye çekildi ve bir gün sitenin haylaz çocukları tarafından ameliyat edildiğini öğrendim, mezarı bile belli değildi.
o şehirde çok geçmeden yeni bir bisiklet aldım. onunla şehir dışı geziye gittim iki arkadaşla beraber, dere tepe çıktık. kamp filan yaptık, seleyle kıçım kanka oldu. ancak dönüş yolunda o da isyan etti. eve dönünce istirahata çekildi ve sonrasında bir akraba çocuğuna hibe edildi. o biraz yağlamış ballamış çalışmaya ikna etmiş.
ve dün yeni bisikletim geldi, şu an karşımda koltuğa yaslanmış olduğu halde bana bakıyor. kargoyla geldi, kendim kurdum. kadınlar gününde doğduğu için adını "karakatun" koydum. böyle kara yağız bir dağ bisikleti. henüz sürmedim. bu kullandıklarım arasında en iyisi, bakalım ne kadar yaşıyacak, uzun ömürler diliyorum kendisine ve rica ediyorum beni sert düşürmesin, e çocuk değiliz artık, uğraşmayalım kırık çıkıkla bu saatten sonra.
düşündüm de kendisiyle otuz yıllık anılarımın olduğu annem ve babamdan başka kimim var. tabii ki bisiklet. ben ona arkadaş demeyeyim de ne diyeyim.
dostum diyeyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar