bugün

/782
ne zaman işler iyi gitse, bir şekilde tekerine çomak sökülüp tepetaklak edilen takım.
http://abcspor.com/index.php/akrep-gibisin-kardesim/
Sıkıntı yapmaması gereken takım. Abicim siz oyununuzu oynayın gerisi gelir.
üçüncü de olsa beşinci de olsa türkiyenin tartışmasız en asil kulübüdür. kabul edin.
Ts ile birlik olup ülke puanınıza başlarım deyip uefada koyvermesi gereken takımım. Bir an önce bunu hayata geÇirmeleri gerekiyor. Nede olsa şampiyon olamayacaksak birinci olan takım ön eleme oynasın bari.
iki dünya biraraya gelse beşiktaş yine 3. gelir.
(bkz: beşiktaşlılardaki bizi doğruyorlar sendromu)
>>>>>>>......şerefiyle oynayıp şerefiyle kazanan takım......<<<<<<<
Tutmaktan vazgeçsem mi ? diye düşünmüyor değilim.
2 hafta önce

"Gılıtısırıy'ın gitini tiplidik" diye methiyeler yazarken amı götü dağıtmış takım.

Etme bulma dünyası.
ne yazık ki fb ve gs kadar büyük bir takım değil.
oyuncu kalitesi açısından ok geride ayrıca bu iki takımdan.
sebebi hem vizyon hem taraftarının abuk takıntısı.
renklilerden oyuncu almayın diye baskı yapan düşük zekalı taraftarlar bunda baş aktör.
fenerbahçe de topal,caner,emre,egemen bano 11 oyuncuları ve ezeli rakiblerinin oyuncularıydı daha önceden.

galatasaray da olcan,selçuk,burak,umut bu kategoriye girerken bjk de bir tek tolga var böyle bir oyuncu olarak. o da geldiği takımda yedek statüsündeydi. onur alınsaydı bari, ama olmadı.

geçen yıl danny alındı. ama taraftar hoop dedi ! renklilerden oyuncu alma başkan dedi..
peki kimden alacak ?

takımın zaten geliri olmadığı için az parayla çok iş yapmak zorunda. fb ve gs de kadroya giremeyen oyuncuların bjk ye kazandırılması fena mı olurdu ?

zamanında, ahmet yıldırım, emre aşık,sergen gibi oyuncular ile zirvede kaldı beşiktaş. ayrıca antrenörü bile florya dan eşyalarını toplayıp gelmişti.

tabi danny yerine chedjou, semih,bekir, hamit,selçuk gibi oyunculara kanca takılabilirdi. ama bu da vizyon işiydi.

galatasaray ın abuk taraftarı sözlük ve forumlarda bilic i mi başa geçirsek diye kafa yormasına rağmen , beşiktaş futbol takımı ne yazık ki o kıt dünyasıyla büyük işler yapmaya çalışıyor.

ayrıca parlayan pektemek de fener in radarında şu günlerde. ayrıca isteseler alpere, topuza,topala, emreye parayı bastıkları gibi parayı basıp alabilirler.

fb ve gs takımlarına senden daha çok yerli yatırım yaptığı ap açık.
fb, alper potuk u bu meyanda aldı.
gs ise veysel,yasin,sinan, tarık gibi oyuncular aldı.
beşiktaş ise 5+3 kuralında diretse bile geçen yıl gökhan bu sene ise cenk takıma kazandırıldı.

önder özen ve bilic in cinlikleriyle ucuz paraya ramon ve atiba gibi iki cengaver kazandırılsa da takıma bu ne yazık ki dortmund olmak için yetmiyor, yetmedi.

almeida ve fernandes den doğan boşluklar demba ba ve sosa ile doldu. bu transferler aslında ciddi derecede başarı olsa da. göstermelik gibi durdu.

geçen sezon mami ve sezer varken bu yıl yoklar. üstelik sezer takıma katkı yapabilecek bir oyuncuyken direkt gönderildi.

defans oyantıyor diye eleştirilen bilic in elinden escude ve toraman giderken yerlerine kimse alınmadı.yan toplarda toraman a muhtaçken takım, savunma oyununda hamleli oyuncu olan escude ye muhtaç şimdi.

kısacası. gs ve fb transfer de çok yönlüler, ama bjk nin transfer dünyası kıt.bu ağır şerait içinde bilic ve ekibi epey başarılı sayılırlar.
Şampiyonlar liginde bir sezonda en çok gol yemiş Türk takımı. 17 gol.

Galatasaray, kalan 2 maçında 4 gol yerse bu rekoru egale edecek, beş gol yerse yeni rekor sahibi olacak.*
artık bir taraftarı olarak hakkının yenmesinden bıktığım takımım. yemin ediyorum her derbide, her sezon genelinde ağzımıza sıçılmasından gına geldi. Beşiktaş formda fenerbahçe kötü mü gidiyor?, beşiktaş derbisinden güzel fırsatmı olur, hemen ayarlayalım birşeyler. Beşiktaş güzel gidiyor galatasaray mı kötü? hemen derbide kim olduğu belli olmayan insanları sahaya salalım. sahaları kapansın, oyuncuları atılsın, teknik direktörü tribüne gönderilsin. oyuncusu fuck off mu dedi? hemen kırmızı kart + üç maç cezayı yapıştıralım. Rakip bir oyuncu hakemin yanında tam dört kez ( rakamla 4) fuck off demeş, televizyona çıkıp "evet dedim ama bu küfür değil yea" şeklinde itiraftamı bulunmuş? hemen sümen altı edelim, ceza vermeyelim. her durum ve olayda bu kadar ezilmesi, istisnasız bir şekilde hakkının düzenli olarak yenilmesi canıma tak etmiş durumda. sikerim liginizi de oyunlarınızı da diyip ilişiğini kesmek istiyor insan.
>>>>>>>>.....şerefiyle oynayıp şerefiyle kazanan tek takım.....<<<<<<<<<
yarınki partizan maçıyla tekrardan ayağa kalkıp dik durması gereken kulüp. partizan tam bir fırsat. ilk maçtaki gibi etkileyici bir futbolla 4-5 tane atıp gönderirsin. hem gücünü gösterirsin hem de kendine gelirsin. öyle bir maç işte. rakipte istediğimiz ayar da bir takım. çantada keklik olmasalar da rahat diş geçirebileceğimiz kıvamdalar.
bazı futbolcularının genel istikrar yakalaması gerekir. bu genel istikrar dediğimiz şey her maç süper oynamak değildir. her maç vasatın biraz üstünde oynamak önemli maçlarda ise vasatın iki üç tık üzerinde bir futbol sergilemek. tek tek irdelersek:

ramon motta: avrupa maçlarında çok iyi oynuyor ama bazı lig maçlarında hep bitse de gitsek havasında. çizgiye inmeyi ve orta açmayı öğrenmesi lazım. şutları iyi ileri çıktıkça şut denemesi lazım.

olcay şahan: bazı maçlarda kanat oyuncusu olduğunu unutuyor ve arkasını boş bırakıyor, kenardan bilic bağırınca ya da arkadan tolga bağırınca kendisine geliyor. ceza alanı içindeki etkinliği oyun içinde yok.

tolga zengin: hem lig de hem de avrupa da bazı maçlardan ciddi ciddi oyundan kopuyor. hiç yapmadığı yan top hataları yapıyor. rakip tehlike geliştirirken pozisyon almıyor.

atiba hutchinson: ofansif anlamda çok etkisiz kalıyor bazı maçlarda. top kaybı olur korkusuyla ileri oynamıyor yan pas yapıyor. uzaktan şut attığını hiç görmedim. defansif anlamda bir sorunu yok ama ofansif anlamda sorumluluk almalı. çünkü yeteneksiz bir futbolcu değil: https://www.youtube.com/watch?v=LWUgkmbKf7k

ersan adem gülüm: topu oyuna sokarken çok macera arıyor. baskı gelene kadar bekleyip top şişiriyor ve rakibe ribaund şansı veriyor ya da press yiyip daha kötü sonuçlara neden oluyor.

oğuzhan özyakup: kendini takımın değişmezi zannediyor. fiziksel olarak gelişmemesine hiç girmeyeceğim. mümkün mertebe jose sosa oynamalı.

veli kavlak: atiba'nun tersine yan pas vermekten imtina ediyor hep ileri dikine oynamaya çalışıyor. aslında bu iyi ama bazen hızlı çıkan bir rakiple karşılaşınca kötü sonuçlar doğuruyor.

necip uysal: fiziğini geliştirdikçe tekniği ve futbol zekası geriliyor. ptt 1. ligde bile kendisinden daha donanımlı futbolcular var.

demba ba: bilic'in sürekli uygulatmak istediği gegenpressing olayından kaçınmak için sık sık ortasahaya geliyor. bu da hem ön tarafı boşaltıyor hem de sanki ilerideki bir hatayı değerlendirme fırsatından alıkoyuyor.

ismail köybaşı: bek olarak beklentileri karşılasa da hala ofansif anlamda bir gram ilerlemişliği yok. frikik atmak gibi, uzaktan şut atmak gibi yetenekleri var. daha acı konuşmak gerekirse ramon motta ile ikisini toplasan beklentileri tam anlamıyla karşılayabilecek bir sol bek çıkmıyor ortaya.

pedro franco: hamleli ve teknik bir bek olmasına rağmen yan toplarda çok kötü.

bütün bunlara ve iki hafta üst üste gelen mağlubiyetlere rağmen umutluyum. takımdaki olumlu şeyleri yazmıyorum, çünkü herkes olumlu konuşunca takım aşırı rehavete giriyor.

ayrıca sağ bek sorununun acil çözülmesi lazım hatta hiç macera aramadan parayı bastırıp şener özbayraklı'yı almak lazım. en az 2 transfer daha lazım ama sağ bek çok acil.
şampiyon oluyorlardı bir ara ama allah allah n'oldu acaba.

(bkz: ya bjk şampiyon oluyordu ne oldu ona)
iki kalecisi de mallık yarışı içinde olan takımım.
son dakikada gol yemeyerek şaşırtmış takımım.
öncelikli ihtiyacı sağ bekten ziyade box to box oynayan bir zebellahtır.
en büyük düşmanları türk hakemleri olduğunu ögreten bütün yabancı hakemlere teşekkür ediyoruz.
Çocukken, bayrağının üzerine elimi koyup, "senden asla vazgeçmeyeceğim" dediğim takım. her ne kadar futbolu takip etmesem de, vazgeçmedim, bozmadım yeminimi, heyt bee!
bugün yine partizan maçında son dakikalarda kanser eden ama sonunda derin bir ohhh çektiren takım.
http://abcspor.com/index.php/besiktasli-olmak/
köy takımı.
köy takımlarına yenilir, köy takımlarını yenince zevkten dört köşe olur.
yugoslavya'nın başkenti belgrad'ın köy olduğunu zannedenleri gözler önüne seren temsilcimiz.
lider oyuncu eksikliği çeken, pırıl pırıl takım. bu haliyle sempatiklikten öteye gidemez. ingilteredeki arsenal gibi. fırsat bu fırsat araya şampiyonluk sıkıştıracaksan devre arası bir iki takviye şart.
© copyright 2005 - 2026