bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı7
- true ile sevişmek5
- habire1216
- hiç fuhuş yaptınız mı3
- sözlüğün aptal kaynaması5
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- cinayeti siz mi işlediniz4
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- 7 yaşındaki çocuğun joker gibi olması2
- tek başına tatil yapmak2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kadir inanır'ın mirası8
- ben gidiyorum arkamdan ağlayın3
- atatürk diyor ki6
- ittihat ve terakki cemiyeti2
- rakı arasında çay içmek6
- mason greenwood2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- vedat muriqi2
- game of thrones taki kerhaneci3
- sıfır atık vakfı11
- fenerbahçe 8 eyüpspor 02
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- kızların çok açık giyinmesi5
- of çok sıkıcı olmanız3
- 0 0 717
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- sözlükteki arap döven kızlar5
- türk düşmanı piçler7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak3
- sünni şii savaşı2
- bilerek ponziye dahil olmak7
- cop318
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- romantizm2
- true ile tatlı sert5
- islam2
- haddini bil otur aşağıya frankyfourfingers2
- era7capone4
- samed ağırbaş7
- amedspor'un süper ligin lideri olması8
- habire'nin fendi kadını yendi4
- platon'un mağara alegorisi ve telefon ekranı2
seneca tarafindan one surulen, gerceklerle paralel bir dusunce.
yavuz çetin'in şarkısında anlattığı düşünce.
benimle yaşamak seni hasta ediyor
hergün söylüyorsun
her şey eskisi gibi pırıl pırıl olsun istiyorsun
yorgun aşkımız ayakta duracak hali yok
neler oluyor anlamıyorum
ama bittiğine hiç şüphe yok
bir gün gelir herkes kendi yoluna gider
her şey nasıl başladıysa öyle biter
benimle paylaştığın günler için
harcanmış zaman diyorsun
güzel olan anıları hatırlamak
artık çok zor diyorsun
yorgun aşkımız ayakta duracak hali yok
neler oluyor anlamıyorum
ama bittiğine hiç şüphe yok
bir gün helir herkes kendi yoluna gider
her şey nasıl başladıysa öyle biter
benimle yaşamak seni hasta ediyor
hergün söylüyorsun
her şey eskisi gibi pırıl pırıl olsun istiyorsun
yorgun aşkımız ayakta duracak hali yok
neler oluyor anlamıyorum
ama bittiğine hiç şüphe yok
bir gün gelir herkes kendi yoluna gider
her şey nasıl başladıysa öyle biter
benimle paylaştığın günler için
harcanmış zaman diyorsun
güzel olan anıları hatırlamak
artık çok zor diyorsun
yorgun aşkımız ayakta duracak hali yok
neler oluyor anlamıyorum
ama bittiğine hiç şüphe yok
bir gün helir herkes kendi yoluna gider
her şey nasıl başladıysa öyle biter
kuruntuların ve karşılıksız duyguların güzel bir arkadaşlığı hızla düşüşe geçirmesini, sonunda arkadaşlığın yalnızca çağrışım olarak devam etmesini ve nihayetinde birbirine çatık kaşla bakan, bizans oyunlarına başvuran iki yabancının şehrin sokaklarında saklanacak yer aramasını ifade edendir.
--spoiler--
her güzel şey bitermiş
aşk nedensiz sevmekmiş
--spoiler--
anlayana...
--spoiler--
her güzel şey bitermiş
aşk nedensiz sevmekmiş
--spoiler--
anlayana...
ülkemizde ki sayılı alternatif gruplarından biri olan manga'nın da dediği gibi;
"mutluluk bile acı veriyor. çünkü sonu var biliyorum."
bir örnek daha, nadir seslerden bir tanesi olan candan erçetin diyorki;
"her aşk bitermiş birgün bildim, her aşk bitermiş öğretildim."
"mutluluk bile acı veriyor. çünkü sonu var biliyorum."
bir örnek daha, nadir seslerden bir tanesi olan candan erçetin diyorki;
"her aşk bitermiş birgün bildim, her aşk bitermiş öğretildim."
başlangıç süreci bile kendi içinde başa ve sona sahiptir. bu yüzden ilk biten başlangıç sürecidir.
her güzel şeyin bir sonu vardır dan çok bu acılar çekilen bu çileler de gün gelir biter çağrışımı insanda daha pozitif duygular uyandıracaktır. karamsar olmamak lazımdır. bi olunursa zordur kurtulması.*
geometrideki ışın kavramı ile çelişen bir önermedir
çünkü ışın bir başlangıcı olup sonsuza giden noktalar kümesi demek
o zaman bu hem sonsuz kavramıyla hem bu başlıkla çelişir
çünkü ışın bir başlangıcı olup sonsuza giden noktalar kümesi demek
o zaman bu hem sonsuz kavramıyla hem bu başlıkla çelişir
tanım: güzel veya kötü, acı ya da tatlı, başlayan herşey isteyerek ya da istemeyerek son bulur.
insanın gücüne giden başlayan şeyin başladığı gibi bitmesidir. arpa boyu yol alamadığını görmek, boşa giden çaba, geçen onca zaman, katlanılan okadar zahmet hepsi yalan olur. konuyu kendimden örnekle açmak istiyorum. * *
enayi kişiliğimden midir yoksa hassas yapımdan mıdır bilinmez ama hayatta en çok önem verdiğim şey hani şu acı veren platonik aşktır. çok uğraşırım, kendimden ödün veririm, gururumu yere sererim tek bir olumlu hareketi için. illa benim olacak, kimseyi sevmeyecek diye bir düşünceye sahip değilim. ya da ondan başkası olmaz vs gibi psikopat türevinde ruh halim de yok, son derece insancıl, kendi içimde büyüyen bir aşktır. tabiki kalbini kazanmak için sayısz girişimlerim oldu. ağlamayı, sızlamayı en sona attım, uğraştım onun için. diğer hedeflerimden vazgeçtim, varımla yoğumla çırpındım ki belki olur diye. bir zaman sonra elde ettim de. elde ettim derken yanlış anlamda demiyorum kalbinde yer edindim. tatlı şeyler yaşadık, paylaştık, yedik, eğlendik, duygulandık. çeşitli sebeplerden dolayı ayrıldık. alışamadı bana diyeyim kısaca. sonuçta bitirdi.
e ne olmuş, herkes platonik aşık olur, sever, terkedilir demeyin. zira ben ekstra birşeyler söylemiyorum. peki niye açtın böyle bir başlık?
dedim ya başlayan herşeyin bitmesi diye. arkadaşlarımın tesellisidir bu cümle bana. güzel ve hak da veriyorum ki kendimi yiyip bitirmiyorum. lakin aynı şekilde bitmesi benim için çok acı geliyor. evet bunu sindiremiyorum konu bu. ilişkideki tempo düşüyor, ben yine çırpınıyorum her zaman olduğu gibi; ama olmuyor. kurtaramıyorum, biliyorum bir sevgi iki kişiye yetmiyor. muhabbet kopuyor, samimi ortam buz kesiliyor ve akabinde paylaştıklarımızın hatrına selam vermesi dahi kesiliyor. ilk zamanki gibi oluyor, başladığı gibi bitiyor. sonuç olarak ben ilk günkü gibi devam ediyorum ki aşık olan taraf olarak o da farkında olmayan platonik sevgili gibi. anlam veremiyorum, ne kadar basit olursa olsun kalbime anlatamıyorum. dost kalmayı da başramıyoruz malesef. ne kadar acı çektiğimi şunun bunun sözleriyle destekleme ihtiyacı duymuyorum. söylüyorum işte; acı çekiyorum.
bir diğer örnekse öss sonucu. malum sınav öğrencileri dersanede sınava girer ve ilk denemede aldığı puan önemlidir. üzerine emek edilir, plan yapılır, hedefler belirlenir. bende bir puan aldım az da olsa. çalıştım bir süre. hırsla, kendimi paralayarak. ta ki seçim yapma ihtiyacı duyana kadar. haklısınız fazla salağım ama pişman değilim.
şunu söyleyebilirim ki öss deki en büyük engel kalbiniz. onlarca kitap açılı, dersane ve özel hoca tam gaz devam eder iken odaklandğınız şey daha önemlidir sizin için. böyle kafam gel-gitlerle tuhaf bir şekilde, sürüne sürüne yılı bitirdim desem yeridir.
gelelim öss gününe. sınava mı girdim, sınav mı bana anlayamadım. sınav bitmişti. tabiki mutlak bir stres boşaldığını söyleyebilirim. kötü geçmişti, dersanedeki denemelerin hepsinden de kötü geçmişti. sonucunu bekledim, herşeyi beklediğim gibi.
yıkılacağım bir sonuç; ilk denemeyle aynı puanı almıştım. inananlar çıkar belki aranızdan ama daha düşük puan alsam üzülmeyecektim. neden bu puan? arpa boyu yol alamadım mı? hiç mi emek etmedim? bu kadar aptal birimiydim diye düşündüm.
ya da yıl sevgili örneğinde olduğu gibi başladım, yaklaştım hedefime, herşeyin yolunda gittiğini sandığım bir anda işler geri sarmaya mı başlamıştı? akabinde başladığı gibi mi bitmişti? bir senede iki kayıp yetti arttı bana. boğuluyorum, kafamda soru işaretlerinin cevabı boş kalıyor.
edit: başlayan şeyin aynı şekilde bitmesini kabullenemiyorum. * *
insanın gücüne giden başlayan şeyin başladığı gibi bitmesidir. arpa boyu yol alamadığını görmek, boşa giden çaba, geçen onca zaman, katlanılan okadar zahmet hepsi yalan olur. konuyu kendimden örnekle açmak istiyorum. * *
enayi kişiliğimden midir yoksa hassas yapımdan mıdır bilinmez ama hayatta en çok önem verdiğim şey hani şu acı veren platonik aşktır. çok uğraşırım, kendimden ödün veririm, gururumu yere sererim tek bir olumlu hareketi için. illa benim olacak, kimseyi sevmeyecek diye bir düşünceye sahip değilim. ya da ondan başkası olmaz vs gibi psikopat türevinde ruh halim de yok, son derece insancıl, kendi içimde büyüyen bir aşktır. tabiki kalbini kazanmak için sayısz girişimlerim oldu. ağlamayı, sızlamayı en sona attım, uğraştım onun için. diğer hedeflerimden vazgeçtim, varımla yoğumla çırpındım ki belki olur diye. bir zaman sonra elde ettim de. elde ettim derken yanlış anlamda demiyorum kalbinde yer edindim. tatlı şeyler yaşadık, paylaştık, yedik, eğlendik, duygulandık. çeşitli sebeplerden dolayı ayrıldık. alışamadı bana diyeyim kısaca. sonuçta bitirdi.
e ne olmuş, herkes platonik aşık olur, sever, terkedilir demeyin. zira ben ekstra birşeyler söylemiyorum. peki niye açtın böyle bir başlık?
dedim ya başlayan herşeyin bitmesi diye. arkadaşlarımın tesellisidir bu cümle bana. güzel ve hak da veriyorum ki kendimi yiyip bitirmiyorum. lakin aynı şekilde bitmesi benim için çok acı geliyor. evet bunu sindiremiyorum konu bu. ilişkideki tempo düşüyor, ben yine çırpınıyorum her zaman olduğu gibi; ama olmuyor. kurtaramıyorum, biliyorum bir sevgi iki kişiye yetmiyor. muhabbet kopuyor, samimi ortam buz kesiliyor ve akabinde paylaştıklarımızın hatrına selam vermesi dahi kesiliyor. ilk zamanki gibi oluyor, başladığı gibi bitiyor. sonuç olarak ben ilk günkü gibi devam ediyorum ki aşık olan taraf olarak o da farkında olmayan platonik sevgili gibi. anlam veremiyorum, ne kadar basit olursa olsun kalbime anlatamıyorum. dost kalmayı da başramıyoruz malesef. ne kadar acı çektiğimi şunun bunun sözleriyle destekleme ihtiyacı duymuyorum. söylüyorum işte; acı çekiyorum.
bir diğer örnekse öss sonucu. malum sınav öğrencileri dersanede sınava girer ve ilk denemede aldığı puan önemlidir. üzerine emek edilir, plan yapılır, hedefler belirlenir. bende bir puan aldım az da olsa. çalıştım bir süre. hırsla, kendimi paralayarak. ta ki seçim yapma ihtiyacı duyana kadar. haklısınız fazla salağım ama pişman değilim.
şunu söyleyebilirim ki öss deki en büyük engel kalbiniz. onlarca kitap açılı, dersane ve özel hoca tam gaz devam eder iken odaklandğınız şey daha önemlidir sizin için. böyle kafam gel-gitlerle tuhaf bir şekilde, sürüne sürüne yılı bitirdim desem yeridir.
gelelim öss gününe. sınava mı girdim, sınav mı bana anlayamadım. sınav bitmişti. tabiki mutlak bir stres boşaldığını söyleyebilirim. kötü geçmişti, dersanedeki denemelerin hepsinden de kötü geçmişti. sonucunu bekledim, herşeyi beklediğim gibi.
yıkılacağım bir sonuç; ilk denemeyle aynı puanı almıştım. inananlar çıkar belki aranızdan ama daha düşük puan alsam üzülmeyecektim. neden bu puan? arpa boyu yol alamadım mı? hiç mi emek etmedim? bu kadar aptal birimiydim diye düşündüm.
ya da yıl sevgili örneğinde olduğu gibi başladım, yaklaştım hedefime, herşeyin yolunda gittiğini sandığım bir anda işler geri sarmaya mı başlamıştı? akabinde başladığı gibi mi bitmişti? bir senede iki kayıp yetti arttı bana. boğuluyorum, kafamda soru işaretlerinin cevabı boş kalıyor.
edit: başlayan şeyin aynı şekilde bitmesini kabullenemiyorum. * *
tersine çevirdiğimizde bizi enteresan bir soruyla başbaşa bırakacak cümle. biten her şey başlar mı?
başlığın bu kadar keskin olmasının altında yatan sebep, yaşayarak bilinmişler ve yediğimiz kazıkların toplamı olan tecrübe ile sabittir.
aşk, sevgi, arkadaşlık, para, dostluk, komşuluk, akrabalık.
daha düşünüp çoğaltılacak bir sürü örnek var bunlar gibi. her şey bitiyor,hayat gibi.
başlığın bu kadar keskin olmasının altında yatan sebep, yaşayarak bilinmişler ve yediğimiz kazıkların toplamı olan tecrübe ile sabittir.
aşk, sevgi, arkadaşlık, para, dostluk, komşuluk, akrabalık.
daha düşünüp çoğaltılacak bir sürü örnek var bunlar gibi. her şey bitiyor,hayat gibi.
lucius annaeus seneca ya ait bir sözdür.
Sen herkesten farklısın dıye baslayan ılıskıler bence sende herkes gıbısın dıye bıter.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar