bugün
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- habire1219
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı8
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- amedspor'un süper ligin lideri olması10
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması2
- mason greenwood4
- vedat muriqi4
- gift emmanuel orban2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- true ile sevişmek5
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- sarışın kızlar2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- sözlükteki sinsi köpekler8
- fatih terim vs okan buruk vs ismail kartal2
- sözlüğün aptal kaynaması5
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- cinayeti siz mi işlediniz4
- aniden gelen istanbula gitme isteği2
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- sıfır atık vakfı11
- kadir inanır'ın mirası8
- atatürk diyor ki6
- türkler karşısında am ve sik demeyin gülerler2
- rakı arasında çay içmek6
- izmir4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- 0 0 717
- ben gidiyorum arkamdan ağlayın3
- uludağ sözlük ölü yazarlar veritabanı2
- ismail kartal9
- kızların çok açık giyinmesi5
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- 7 yaşındaki çocuğun joker gibi olması2
- tek başına tatil yapmak2
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- cop318
- sözlükteki arap döven kızlar5
- bilerek ponziye dahil olmak7
- evrene enerji gönderen müslüman9
- ittihat ve terakki cemiyeti2
- of çok sıkıcı olmanız3
- game of thrones taki kerhaneci3
- türk düşmanı piçler7
- söylemek istedikleriniz2
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek5
tanım: güzel veya kötü, acı ya da tatlı, başlayan herşey isteyerek ya da istemeyerek son bulur.
insanın gücüne giden başlayan şeyin başladığı gibi bitmesidir. arpa boyu yol alamadığını görmek, boşa giden çaba, geçen onca zaman, katlanılan okadar zahmet hepsi yalan olur. konuyu kendimden örnekle açmak istiyorum. * *
enayi kişiliğimden midir yoksa hassas yapımdan mıdır bilinmez ama hayatta en çok önem verdiğim şey hani şu acı veren platonik aşktır. çok uğraşırım, kendimden ödün veririm, gururumu yere sererim tek bir olumlu hareketi için. illa benim olacak, kimseyi sevmeyecek diye bir düşünceye sahip değilim. ya da ondan başkası olmaz vs gibi psikopat türevinde ruh halim de yok, son derece insancıl, kendi içimde büyüyen bir aşktır. tabiki kalbini kazanmak için sayısz girişimlerim oldu. ağlamayı, sızlamayı en sona attım, uğraştım onun için. diğer hedeflerimden vazgeçtim, varımla yoğumla çırpındım ki belki olur diye. bir zaman sonra elde ettim de. elde ettim derken yanlış anlamda demiyorum kalbinde yer edindim. tatlı şeyler yaşadık, paylaştık, yedik, eğlendik, duygulandık. çeşitli sebeplerden dolayı ayrıldık. alışamadı bana diyeyim kısaca. sonuçta bitirdi.
e ne olmuş, herkes platonik aşık olur, sever, terkedilir demeyin. zira ben ekstra birşeyler söylemiyorum. peki niye açtın böyle bir başlık?
dedim ya başlayan herşeyin bitmesi diye. arkadaşlarımın tesellisidir bu cümle bana. güzel ve hak da veriyorum ki kendimi yiyip bitirmiyorum. lakin aynı şekilde bitmesi benim için çok acı geliyor. evet bunu sindiremiyorum konu bu. ilişkideki tempo düşüyor, ben yine çırpınıyorum her zaman olduğu gibi; ama olmuyor. kurtaramıyorum, biliyorum bir sevgi iki kişiye yetmiyor. muhabbet kopuyor, samimi ortam buz kesiliyor ve akabinde paylaştıklarımızın hatrına selam vermesi dahi kesiliyor. ilk zamanki gibi oluyor, başladığı gibi bitiyor. sonuç olarak ben ilk günkü gibi devam ediyorum ki aşık olan taraf olarak o da farkında olmayan platonik sevgili gibi. anlam veremiyorum, ne kadar basit olursa olsun kalbime anlatamıyorum. dost kalmayı da başramıyoruz malesef. ne kadar acı çektiğimi şunun bunun sözleriyle destekleme ihtiyacı duymuyorum. söylüyorum işte; acı çekiyorum.
bir diğer örnekse öss sonucu. malum sınav öğrencileri dersanede sınava girer ve ilk denemede aldığı puan önemlidir. üzerine emek edilir, plan yapılır, hedefler belirlenir. bende bir puan aldım az da olsa. çalıştım bir süre. hırsla, kendimi paralayarak. ta ki seçim yapma ihtiyacı duyana kadar. haklısınız fazla salağım ama pişman değilim.
şunu söyleyebilirim ki öss deki en büyük engel kalbiniz. onlarca kitap açılı, dersane ve özel hoca tam gaz devam eder iken odaklandğınız şey daha önemlidir sizin için. böyle kafam gel-gitlerle tuhaf bir şekilde, sürüne sürüne yılı bitirdim desem yeridir.
gelelim öss gününe. sınava mı girdim, sınav mı bana anlayamadım. sınav bitmişti. tabiki mutlak bir stres boşaldığını söyleyebilirim. kötü geçmişti, dersanedeki denemelerin hepsinden de kötü geçmişti. sonucunu bekledim, herşeyi beklediğim gibi.
yıkılacağım bir sonuç; ilk denemeyle aynı puanı almıştım. inananlar çıkar belki aranızdan ama daha düşük puan alsam üzülmeyecektim. neden bu puan? arpa boyu yol alamadım mı? hiç mi emek etmedim? bu kadar aptal birimiydim diye düşündüm.
ya da yıl sevgili örneğinde olduğu gibi başladım, yaklaştım hedefime, herşeyin yolunda gittiğini sandığım bir anda işler geri sarmaya mı başlamıştı? akabinde başladığı gibi mi bitmişti? bir senede iki kayıp yetti arttı bana. boğuluyorum, kafamda soru işaretlerinin cevabı boş kalıyor.
edit: başlayan şeyin aynı şekilde bitmesini kabullenemiyorum. * *
insanın gücüne giden başlayan şeyin başladığı gibi bitmesidir. arpa boyu yol alamadığını görmek, boşa giden çaba, geçen onca zaman, katlanılan okadar zahmet hepsi yalan olur. konuyu kendimden örnekle açmak istiyorum. * *
enayi kişiliğimden midir yoksa hassas yapımdan mıdır bilinmez ama hayatta en çok önem verdiğim şey hani şu acı veren platonik aşktır. çok uğraşırım, kendimden ödün veririm, gururumu yere sererim tek bir olumlu hareketi için. illa benim olacak, kimseyi sevmeyecek diye bir düşünceye sahip değilim. ya da ondan başkası olmaz vs gibi psikopat türevinde ruh halim de yok, son derece insancıl, kendi içimde büyüyen bir aşktır. tabiki kalbini kazanmak için sayısz girişimlerim oldu. ağlamayı, sızlamayı en sona attım, uğraştım onun için. diğer hedeflerimden vazgeçtim, varımla yoğumla çırpındım ki belki olur diye. bir zaman sonra elde ettim de. elde ettim derken yanlış anlamda demiyorum kalbinde yer edindim. tatlı şeyler yaşadık, paylaştık, yedik, eğlendik, duygulandık. çeşitli sebeplerden dolayı ayrıldık. alışamadı bana diyeyim kısaca. sonuçta bitirdi.
e ne olmuş, herkes platonik aşık olur, sever, terkedilir demeyin. zira ben ekstra birşeyler söylemiyorum. peki niye açtın böyle bir başlık?
dedim ya başlayan herşeyin bitmesi diye. arkadaşlarımın tesellisidir bu cümle bana. güzel ve hak da veriyorum ki kendimi yiyip bitirmiyorum. lakin aynı şekilde bitmesi benim için çok acı geliyor. evet bunu sindiremiyorum konu bu. ilişkideki tempo düşüyor, ben yine çırpınıyorum her zaman olduğu gibi; ama olmuyor. kurtaramıyorum, biliyorum bir sevgi iki kişiye yetmiyor. muhabbet kopuyor, samimi ortam buz kesiliyor ve akabinde paylaştıklarımızın hatrına selam vermesi dahi kesiliyor. ilk zamanki gibi oluyor, başladığı gibi bitiyor. sonuç olarak ben ilk günkü gibi devam ediyorum ki aşık olan taraf olarak o da farkında olmayan platonik sevgili gibi. anlam veremiyorum, ne kadar basit olursa olsun kalbime anlatamıyorum. dost kalmayı da başramıyoruz malesef. ne kadar acı çektiğimi şunun bunun sözleriyle destekleme ihtiyacı duymuyorum. söylüyorum işte; acı çekiyorum.
bir diğer örnekse öss sonucu. malum sınav öğrencileri dersanede sınava girer ve ilk denemede aldığı puan önemlidir. üzerine emek edilir, plan yapılır, hedefler belirlenir. bende bir puan aldım az da olsa. çalıştım bir süre. hırsla, kendimi paralayarak. ta ki seçim yapma ihtiyacı duyana kadar. haklısınız fazla salağım ama pişman değilim.
şunu söyleyebilirim ki öss deki en büyük engel kalbiniz. onlarca kitap açılı, dersane ve özel hoca tam gaz devam eder iken odaklandğınız şey daha önemlidir sizin için. böyle kafam gel-gitlerle tuhaf bir şekilde, sürüne sürüne yılı bitirdim desem yeridir.
gelelim öss gününe. sınava mı girdim, sınav mı bana anlayamadım. sınav bitmişti. tabiki mutlak bir stres boşaldığını söyleyebilirim. kötü geçmişti, dersanedeki denemelerin hepsinden de kötü geçmişti. sonucunu bekledim, herşeyi beklediğim gibi.
yıkılacağım bir sonuç; ilk denemeyle aynı puanı almıştım. inananlar çıkar belki aranızdan ama daha düşük puan alsam üzülmeyecektim. neden bu puan? arpa boyu yol alamadım mı? hiç mi emek etmedim? bu kadar aptal birimiydim diye düşündüm.
ya da yıl sevgili örneğinde olduğu gibi başladım, yaklaştım hedefime, herşeyin yolunda gittiğini sandığım bir anda işler geri sarmaya mı başlamıştı? akabinde başladığı gibi mi bitmişti? bir senede iki kayıp yetti arttı bana. boğuluyorum, kafamda soru işaretlerinin cevabı boş kalıyor.
edit: başlayan şeyin aynı şekilde bitmesini kabullenemiyorum. * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar