bugün
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi7
- sözlükten bir kıza basmak4
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- fondöten sürmek9
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- ona bir şey söyle10
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- hot girl summer3
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin2
- istanbulda hava durumu3
- sinsi3
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar11
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı16
- ankara da kapanması en çok üzen mekanlar2
- kemal kılıçdaroğlu20
- true ile sevişmek5
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu2
- cd devrinin bitmesi6
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- en gıcık olunan insan davranışı7
- bikini günü2
- sandalye9
- velvet48
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- ilişkiyi mesajla bitirmek3
- peygamberin ayak izini öpmek2
- yeni sevgiliden beklentiler6
- neşeli pozitif komik ve tatlı erkek2
- sözlüğümüzün en şekil yazarları2
- pandela 319
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın3
- kürdün 2 vazgeçilmezi2
- deniz göktaş35
- hediye edilen coinleri sevgilime vermem2
- 4 temmuz 2026 istanbul yağmuru3
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet2
- sokuk yazarlar6
- 2 temmuz 2026 mado da kahvemden böcek çıkması2
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası3
- botların biraz bokunu çıkarması2
- kürt hareketinin devşirme olması15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- sikişirken hüzünlenmek6
- aleyna tilki7
- aşk10
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek6
- ciguli kral16
- lamba5
- gustavo alfaro2
Kıymetli malı olanlar bağırmaz..... Domatesçi, zerzevatçı bağırır ama kuyumcu bağırmaz.
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. Düşünen bağırmaz. insan bağırırken düşünemez.
Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. Düşünen bağırmaz. insan bağırırken düşünemez.
Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
karşındaki insanın bilinçaltına direk olarak senin düşman olduğun düşüncesini seninle savaşması ya da kaçması gerektiğini anlatan davranış biçimidir. ses yükseldiği anda ne söylerseniz söyleyin ne kadar yapıcı da olsa söyledikleriniz önemi kalmaz siz artık düşmansınız.
Asosyaller ve coollar dışında bütün herkes bağırır.
her bireyin rahat rahat içini rahatlatabileceği beleş bir stres atma terapisidir.
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
Bazı insanlar için bir şey degıstırmez.
Ses yok konuşurken, çok ince. Bağırınca da aynı mesele...
Şarkı söylerken duyuruyorum Bi, şükür.
Ses yok konuşurken, çok ince. Bağırınca da aynı mesele...
Şarkı söylerken duyuruyorum Bi, şükür.
Laftan anlamayan bir bünyeyi hizaya sokmak için yapılır. Babanın Laftan anlamayan çocuğuna bağırması gibidir, halen işe yaramadıysa sevgi gösterisi yapıla bilir.
Ortamda üstünlük gösterme ve suçluluk psikolojisi olarak da kabul edilir.
Ortamda üstünlük gösterme ve suçluluk psikolojisi olarak da kabul edilir.
kimi zaman gerekli olan bir stres atma yöntemidir,birine değil de,sadece sustuklarına,susmak zorunda kaldığın anlara karşı,uygun bir alanda veya ansızın boşluğa bağırmak iyi gelir.
Eğer bir insan 8 sene, 7 ay ve 6 gün bağırabilseydi (aralıksız), bu bir kahveyi ısıtabilecek olan enerjiye eş bir enerji oluştururdu.
isyan etmek, sesi yükseltmek, birini azarlamak.
sinirliyken yaptığım bir şeydir. sinirliyken sakin konuşan insanlara hep hayran olmuşumdur.
Sinirli olduğunuz insana bağıra çağıra sövmek gibisi yok.
Seks esnasında genellikle hatun kişisinin yaptığı eylem. He arada benim de böğürdüğüm oluyoer.
üzgünüm gidenler için. üzgünüm bitenler için. sadece çok üzgünüm. dargın değilim.
n'olur sen de beni affet. kahır değil bu kıyamet. cezamızı çekiyor gibiyiz belki de nihayet...
bir gün çalınırsa kapımız, tekrar anılırsa adımız, o zaman sarılır kanayan yaramız!
günahlar günahlar günahlar!
gün gelir zaman bizi aklar!
yıkanır ihanetler yıkanır ahlar!
n'olur sen de beni affet. kahır değil bu kıyamet. cezamızı çekiyor gibiyiz belki de nihayet...
bir gün çalınırsa kapımız, tekrar anılırsa adımız, o zaman sarılır kanayan yaramız!
günahlar günahlar günahlar!
gün gelir zaman bizi aklar!
yıkanır ihanetler yıkanır ahlar!
Çoğu zaman bir rahatlayış belki.. Ama insanlarla diyalogda kullanmak acizce kendini ifade etme biçimidir.
insanın içinde büyüyen ünlemlerin oluşturduğu, mutluluk veyahut mutsuzluk hissiyatının, sesli açığa çıkan halidir. Eylem başladığı an,
Durması ve durdurulması, imkansızdır.
Kişinin ses tonu düz ve tiz'dir.
Edit: göz bebekleri de büyümüştür.
Durması ve durdurulması, imkansızdır.
Kişinin ses tonu düz ve tiz'dir.
Edit: göz bebekleri de büyümüştür.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!
Temsili olarak bağırdım.
Temsili olarak bağırdım.
en kötüsü de bağırmaktan nefret eden biri olarak bağıran birine dönüşmek. dönüştürenlerin ta grup koridor.
ingilizcesi shouts 'dur
(bkz: ingilizce öğreniyorum).
(bkz: ingilizce öğreniyorum).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar