bugün
- ne kadar yaşlısın16
- hiç kibir yoksa karakter büyük sıkıntı7
- filistin52
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen20
- fon kurdum para yatırır mısınız15
- yakışıklıksız sözlük erkeklerinin pazar kombileri4
- sigara satışında kimlik şartı tartışması4
- macron adamdır3
- mossat yaptı abi heralde yani9
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi6
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan4
- türklere karınız nasıl diye sormak6
- fransız arabaları9
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması5
- astral seyahat gerçek mi6
- pahalı hediye almak2
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı2
- okulda zil sesinin pavlov etkisi2
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün5
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması6
- şükretmeyen insan8
- birader pazar pazar koşturması2
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı2
- çeyrek depo3
- insanın kendisini olduğundan zeki sanması2
- dinciler piçtir piç kalacaktır2
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- altın fiyatları6
- zeynep bastık'ın minik dudakları4
- 198119813
- cossack3
- galatasaray5
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- karton toplayan çocuk5
- kia stonic3
- borç isteyen arkadaşı terslemek2
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm4
- dinciler4
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması5
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- kamal4
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor3
- fransızlar düşmandır2
- cennete gideceğini sanıp cehenneme gidip göt olmak3
- antipanik'e bir şey söyle22
- pazar sabahı3
- cuckold yaparken birden türkü söylemek2
- anın görüntüsü26
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel10
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar