bugün
- kamal3
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm2
- pazar günü aktiviteleri3
- dinciler2
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması4
- bedelini ödeyen yazarlar17
- filistin37
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- pazar sabahı2
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- ten uyumu vs kafa uyumu4
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- silvermist'e iki şey söyle20
- fon kurdum para yatırır mısınız9
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- arkadaşlar ne yesek8
- seksten önce dua etmek10
- özelden şeftalisini atan yazar14
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- tarhana çorbası12
- israil'i allah cezalandıracak9
- alttaki yazara bir şey söyle24
- nöbetteyim sözlük4
- sözlük kızlarının kombinleri15
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- israil3
- parcalandim toparlanamiyorum323
- sözlük kızlarının tantunici7
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- dua3
- güzelsen koy resmini görelim6
- sapık şarkı sözleri9
- ucan tekme atan hipopotam47
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- redbull5
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- porno entelektüelliği8
- adana lezzet festivali5
- bu kalp seni unutur mu5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükunetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? " diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."
"Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.
Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler