1. 1.
    Tekrarlanması,sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek,usanmak.
    3 ... italiano
  2. 2.
    insanın içinde bulantı yaratan, yapılması istenmeyen, hoşa gitmeyen, insanın canına tak etmesi olayı.
    3 ... asiti kaçmış kola
  3. 3.
    sinir bozucu seyin tekrarlanmasindan dogan olay, bunyede bir patlamayla sonuclanabilir *.
    2 ... billy shears
  4. 4.
    kendisinin olan şeyleri eskisi gibi önemli bulmamak,beğenmemek. kısacası; ''bir şey bizim için gerçekten bir şey olabildiği ölçüde ve sürede bir şeydir'' felsefesi.
    3 ... annabell lee
  5. 5.
    bence ben bu kelimeden ana rahmine düştüğüm andan itibaren haz etmiyorum ama gene de işimi garantiye alıp dinlemeye başladığım ilk günden itibaren haz etmiyorum bu fiilden diyeyim. çünkü etimolojisi yamuk:

    Kaş xi bük-2 usanmak, gına getirmek, kusacak olmak
    Arg xvi bık-
    Kırg bökö-

    bitmedi daha:

    "Muhtemelen kusma ifade eden bığ/böğ/büğ yansıma sesinden."

    kaynak: sözlerin soy ağacı-çağdaş türkçenin etimolojik sözlüğü/sevan nişanyan

    kendime ihtar: yansıma sözcüklere ve bilhassa seslere karşı temkinli ol. sonra başına iş açma. ayrıca bıkma, bıkanları da uyar.
    7 ... oyuncakdunya
  6. 6.
    monoton yaşamın vermiş olduğu duygu hali. usanmak.

    (bkz: intiharın eşiğindeki insan)
    3 ... amputemillitakimi
  7. 7.
    Sesin dudaklarımda fağfur bir Japon tası
    Uzun saçların, bir yaz yağmurunun teması
    Ellerin, semaverden akan çay kadar ılık...

    Sesim odaya giren bir serçe kadar ürkek.
    Ellerim, açık kalan panjuru gösterecek
    Ve saçım, gözlerimin içi gibi karanlık.

    Yağmur gibi doldursan odayı sözlerinle
    içinden konuşacak aynalar gözlerinle
    Ve gün avuçlarından kayan gümüş bir balık.

    Bir koltuğa sinecek sıcaklığın derinden.
    Girecek yaklaşınca başın, kirpiklerinden
    Gözlerime ağaçlı bir yol gibi ayrılık.

    Sabri Esat Siyavuşgil.
    ... ece kscg
  8. 8.
    hayatın sundukları ile kavga etmek, bağirmadan.. sadece azalarak.
    ... ojomo
  9. 9.
    Bir gün gelir, 'Tanrım' diyemezsin artık.
    Toptan bir temizlik zamanıdır.
    Artık 'Sevgilim!' diyemeyeceğin bir gün.
    Çünkü boşunalığı kanıtlanmıştır aşkın.
    Ve gözlerden yaş akmaz.
    Ve ancak kaba işlere yarar eller.
    Ve kuruyup kalır yürek.

    Kadınlar boşuna çalarlar kapını, açmazsın.
    Tek başınasındır, ışıklar söndürülmüş
    ve karanlıkta parlar kocaman gözlerin.
    Belli ki acı çekmeyi bilmiyorsundur artık.
    Ve hiçbir şey istemiyorsundur dostlarından.

    Kimin umurunda yaşlanmak, yaşlılık nedir ki?
    dünyayı taşıyor omuzların
    ve bir çocuğun elinden daha hafif dünya.
    Savaşlar, kıtlıklar evlerde aile kavgaları
    hayatın sürüp gittiğini kanıtlıyor
    ve kimsenin özgür olamayacağını.
    Bu gösteriyi acımasız bulanlar (o yufka
    yürekliler)
    ölmeyi yeğ tutacaklardır.
    Bir gün gelir ölüm de işe yaramaz.
    Bir gün gelir bir komut olur yaşamak.
    Yalnızca yaşamak, hiç kaçış olmadan.

    Carlos Drummond De ANDRADE .
    2 ... makber
  10. 10.
    ders çalışmaktan okumaktan okuyup istediğin yere gelemeyecek olma korkundan aslında hiç bir yere daha gelmemiş olma korkusundan 1. sınıfta son sınıf için koyduğun hedeflerin hiçbirine ulaşamamış olma korkusundan bi sikim olamayışdan bi sikim olamayacak olmaktan korkudan telaşdan stres ten bıkmaktır bıkmak.

    mutlu olmamaktır.
    1 ... mucbir sebep