bugün
- kolye24
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler72
- bileklik11
- kaplan11
- aslan9
- zürafa13
- kalp14
- timsah5
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- queen ravenna büyücülük okulu20
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen35
- kartal3
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- nervio adlı yazara uyarı7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- türkiye15
- sözlüğün tat vermemesi12
- içine cin giren insan nasıl kurtulur4
- güçlü kadın3
- 850 000 000 000 tl3
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- amin güzelmiş diyen tip9
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- yılmaz güney adamlığı12
- akp döneminde gerçekleşmiştir2
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- birilerinden sevgi beklemek4
- exlerle arkadaş kalmak8
- amazon com tr5
- opera tarayıcı2
- sözlükteki bölücüler16
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- tutmayınca entry silmek4
- ağlıyorum sözlük20
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- beşiktaş12
- bibik uyumuş olmalı4
- çakmak ister misin diyen tip2
- platon'un mağara alegorisine bayılma sebebi2
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- cips cola3
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- arap adam olsaydı6
- romanya11
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
içinizin daraldığını hisettiğiniz ve her şeyi arkada bırakıp koşa koşa uzaklaşmak istediğiniz durumdur. bir şeylerden bıktığınız bir anda bu yazıya internette bu yazıyı okursanız durumunuz hakkında açıklayıcı bilgiye kavuşursunuz.
"Bir şeyden bıktıysanız, o şeyi hiç sevmediniz demektir. Bıkmanın iki olası ön koşulu vardır: alışkanlıklar veya zorunluluklar.
Alıştığınız şey, zamanla anlamsızlaşır; çünkü onu sevmemişsinizdir, sadece alışkanlık haline geldiği için koşullanmış bir duygu yaratmışsınızdır. Zaman, sevmediğiniz bir şeyi sevmenizi sağlayamaz; sadece alışırsınız. Sonra, yine zamanla bıkarsınız. Çünkü alıştığınız şeyi, bir süre sonra sorgulama ihtiyacı duyarsınız.
Sizi buna iten başka bir şey de olabilir. Mesela eskiden sevdiğiniz bir şeyin size zarar verdiğini görüp, ondan uzaklaşmak adına yeni bir şeye sarılıp, yapay bir duyguya kapılabilirsiniz. Ne var ki yapay duyguların kullanım süresi sınırlıdır; zamanla anlarsınız ki, siz daha önce sevdiğiniz şeyden vazgeçmek için kendinize başka bir alışkanlık edinmişsiniz. Bunun farkına varıp sevdiğiniz şeyi tekrar değerlendirdiğinizde, güncel alışkanlığınızın sizin için bir 'sabun köpüğü'nden ibaret, sahte bir duygunun ürünü olduğunu görüp, vazgeçmek istersiniz. Vazgeçmek istediğiniz şeyden bıkarsınız veya bıktığınız şeyden vazgeçmek için bahaneler ararsınız; ikisi de aynı.
Öte yandan bir diğer gerekçe, zorunluluklardır. Bu, alışkanlıklar kadar kompleks bir konu sayılmaz; yapmak zorunda hissettiğimiz şeylerden bıkarız zamanla. işyerindeki rutin düzenden, sosyal kurallardan, düzenden, yasaklardan, vs.
Sonuçta insan sevdiği şeyden bıkmaz. Yani 'bıktım' sözünün altında 'seviyordum, ama şimdi artık sevmiyorum' gibi bir anlam yatmaz. Bıkkınlık, ancak ve ancak sevgiden bağımsız - alışkanlık veya zorunluluk haline gelen - bir sürecin sonucu olabilir. Sevdiğiniz bir şeyden vazgeçmenizi sağlayan gerekçeler, çok daha komplekstir. Öte yandan, sevginin bir ahlakı vardır. Bıkmak, sevgiye ait bir tepki değildir, olamaz. Bıkmak, tamamen sevgisizliğin tezahüdür. Hiç sevmediğiniz bir şeye karşı, ruhunuzun ve ahlakınızın istemsiz bir tepkisidir, 'kendini daha fazla kandırma'diye..."
alıntı.
"Bir şeyden bıktıysanız, o şeyi hiç sevmediniz demektir. Bıkmanın iki olası ön koşulu vardır: alışkanlıklar veya zorunluluklar.
Alıştığınız şey, zamanla anlamsızlaşır; çünkü onu sevmemişsinizdir, sadece alışkanlık haline geldiği için koşullanmış bir duygu yaratmışsınızdır. Zaman, sevmediğiniz bir şeyi sevmenizi sağlayamaz; sadece alışırsınız. Sonra, yine zamanla bıkarsınız. Çünkü alıştığınız şeyi, bir süre sonra sorgulama ihtiyacı duyarsınız.
Sizi buna iten başka bir şey de olabilir. Mesela eskiden sevdiğiniz bir şeyin size zarar verdiğini görüp, ondan uzaklaşmak adına yeni bir şeye sarılıp, yapay bir duyguya kapılabilirsiniz. Ne var ki yapay duyguların kullanım süresi sınırlıdır; zamanla anlarsınız ki, siz daha önce sevdiğiniz şeyden vazgeçmek için kendinize başka bir alışkanlık edinmişsiniz. Bunun farkına varıp sevdiğiniz şeyi tekrar değerlendirdiğinizde, güncel alışkanlığınızın sizin için bir 'sabun köpüğü'nden ibaret, sahte bir duygunun ürünü olduğunu görüp, vazgeçmek istersiniz. Vazgeçmek istediğiniz şeyden bıkarsınız veya bıktığınız şeyden vazgeçmek için bahaneler ararsınız; ikisi de aynı.
Öte yandan bir diğer gerekçe, zorunluluklardır. Bu, alışkanlıklar kadar kompleks bir konu sayılmaz; yapmak zorunda hissettiğimiz şeylerden bıkarız zamanla. işyerindeki rutin düzenden, sosyal kurallardan, düzenden, yasaklardan, vs.
Sonuçta insan sevdiği şeyden bıkmaz. Yani 'bıktım' sözünün altında 'seviyordum, ama şimdi artık sevmiyorum' gibi bir anlam yatmaz. Bıkkınlık, ancak ve ancak sevgiden bağımsız - alışkanlık veya zorunluluk haline gelen - bir sürecin sonucu olabilir. Sevdiğiniz bir şeyden vazgeçmenizi sağlayan gerekçeler, çok daha komplekstir. Öte yandan, sevginin bir ahlakı vardır. Bıkmak, sevgiye ait bir tepki değildir, olamaz. Bıkmak, tamamen sevgisizliğin tezahüdür. Hiç sevmediğiniz bir şeye karşı, ruhunuzun ve ahlakınızın istemsiz bir tepkisidir, 'kendini daha fazla kandırma'diye..."
alıntı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar