/636
bir varmış bir yokmuş.
Pi şöyle tanımlamıs aşkı küçük hikayesinde
''sormus pervaneye, sormus ateşini alevlendirirken ejderha melodileriyle . '' ateşim canını acıtır yinede yanar mısın benimle !? ''
''yanarım !! '' demiş pervane ' bir düşün gercekliğinde sevişirim senin ateşinle''. yangını körükleyen meleklerin sevişirken düşürdüğü göz yasları olmus .. daha cok can acıtmış daha cok zarar vermiş pervaneye .. ama yine vazgecmemiş bir uyku sessizliğinde ateşle sevişmeye ''
insanın; bokun içine düştüğü halde, mutlu olduğu anlaşılmaz bir hadisedir.
Anlatılamayacak güzellikte bir duygu.. Herkes en az bir defa tatmıştır..
seni sımsıkı göğsüne bastırdığında, kokusunu duyarak her nefesinde sanki onu içine çekiyormuşsun gibi hissediyorsan ve son nefesinmiş gibi sahiplenerek için titrerken veriyorsan o nefesi üstelik dünya dursa umrunda değilse o anda, huzuru, dostluğu, sahiplenmeyi ve sahiplenilmeyi, gülümsemeleri, göz yaşlarını, tesellileri, avuçlarının sıcaklığı, tüm sevmeleri onunla anlamlı geliyorsa eğer aşıksındır.

Ve evet bir yalnıza özendi çocuk...
her şeye katlanmaya neden oluyorsa aşk, seni bir böcek haline sokuyorsa,
öldür onu yok et. *
suphe yok ki bir bardak genuis birasinin tuzlu su tadindaki kopugu degil biranin kendisidir.
"aşık olunana maruz kalma süresi arttıkça ona olan bağımlılık artar."

adını hatırladığım bir filozof. ama söylemeyeceğim.
insanı yunus balığı yapan duygudur. bir saniye bakarsınız, derin bir nefes alırsınız ve onsuzluğun okyanusuna dalarsınız yine. onsuz her an nefessiz kalmaktır.
hakkında söylenebilecek milyonlarca söz vardır. ancak en güzeli yeri geldiğinde sessiz kalıp onun kendini anlatmasıdır.
sadece türkçe bilenler için;
29 harften 3 harfe inen alfabe.
bazen hayatın anlamı, bazen yaşamak için tek sebebimiz, bazen okulu asma sebebimiz, bazen bir pişmanlık, bazen iyi ki yapmışımcılık, bazen kendini arayış, bazen sadece bir özenti, bazen sevişmek, bazen göz göze saatlerce bakışmak, bazen affediş, bazen tekrar affediş, bazen affedilmek, bazen nefret etmek, bazen hayatta yapmam dediğimiz şeylerin yapılma nedeni, bazen, bazen, bazen, bazen....
aşkın ne olduğunu çözebilen var mı ki, işte aşk budur onu tarif edemessiniz çünkü o kutsaldır, o herşeydir herşeyde ve her yerde o vardır.
işte bütün bu cümlelerin yazılma sebebidir aşk...
seksi bedavaya getirmek isteyenlerin soylemis oldugu yalandir.
#4513586 *
adını kendi seçen çocuktur.
yaşarken kulağına üfleyemezsin adını, ancak uzak zamanlarda, alakasız bir haber, bir kitap, bir mısra, bir eşya titretince içini ve yatamaz olunca yatağında onunla uyuduğun bir zamanlar, o kendi kurar ilk cümlesini hem de teklemeden: "aşk benim adım".
kaybolmaktır.
olsada olur olmasada ama her zaman istenilendir.
Arthur Schopenhauer aşkı aşırı cinsel sevgi olarak tanımlamıştır.
(#4478241)
(bkz: I ve got the magic stick I m a love doctor)
athalantar prensi elthryn oğlu elminster aumar tarafından şöyle dile getirilen kavram;

"dünyada sadece iki tane değerli şey vardır: ilki aşktır; ikincisi ise çok daha gerilerden gelen zeka."
buzda dans etmeye benzer. kayarsın biyerini incitirsin, patenlerin jilet gibidir partnerini delik deşik edebilirsin ve sizi değerlendirmek için hep jüri üyeleri vardır. yıllar geçince partnerinin dizlerine koydun mu kafanı en büyük ödülü almış olursun.*
sürekli bir "kaçık" çorap gerginliği.. olur olmaz yerlerde çivi..
bir duvara tablo asarken çekicin tırnağa vurması; üflendikçe acıyan mor leke; acısı geçince karşısına geçip bakılan tablo, mor yine..
bir insanın hayatında sadece bir kere yaşamasına izin verilen duygu.
© copyright 2005 - 2026