bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali11
- benjamin netanyahu4
- kemal kılıçdaroğlu6
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver3
- sapık7
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- atlantis3
- carlsberg3
- haluk levent vs serdar ortaç5
- helin elveren3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- memduh başgan2
- sözelci5
- gocu nerede8
- kriyonik2
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- christopher nolan3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- siyah carlsberg3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı18
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- allah varsa beni milli yapsın6
- sevgilisini aldatan doktor2
- ted bundy2
- aylık 464 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- mandy muse'nin poposu2
- aldatan karıya nafaka ödemek zorunda kalan erkek2
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- karaburun4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- gocu bak bi2
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- unutulmayan sadakat örnekleri2
- serbest vuruş pro2
- gocu'nun heykeli4
- dünyanın en güzel tatlısı12
- erdoğan'ın fedaisi olmak2
- allah neden cinselliği yarattı3
- mercan köşk dizisi2
- true hanın gazabı2
entry'ler (485)
kitleniyorsun bu şarkıda. her seferinde. resmen basiretin bağlanıyor, tuş basmıyor, geçemiyorsun.
ve hep eve dönüş yolunda oluyor. hep.
"he left no time to regret".
emin değilsin bundan.
pişmanlığın öfkeyi de kırgınlığı da bastırmasını dilediğin zamanlar oldu.
başaramadın.
demek ki doğru.
sana seni rahatlatacak bir pişmanlık bile bırakmadı.
"you went back to what you knew".
aha işte bu. burası. yok hayır ağlayamazsın olmaz, bak makyajın... makyaj diyorum olum bak, o rimel akarsa neye dönersin biliyor musun?
"we only said goodbye with words, i died a hundred times".
mesela son bir kez sarılabilsen bu kadar acımazdı sanıyorsun değil mi?
bok acımazdı.
kandırma artık kendini.
sevişmek yok...kusmak yok...
kusmak yok...sevişmek yok...
ağlamak yok...ağlamak hiç yok...
"you go back to her and i go back to..."
yok artık kadın, bu kadarını da demesen iyiydi.
bu ölümcül oldu, oluyor bak.
in çabuk, koş, kızaran gözlerine dönüp baktı birkaç kişi.
şarkı markı ayağına sıçtın yine kendi ağzına.
ay, ben bu şarkının müsait bir yerinde inebilir miyim?
ve hep eve dönüş yolunda oluyor. hep.
"he left no time to regret".
emin değilsin bundan.
pişmanlığın öfkeyi de kırgınlığı da bastırmasını dilediğin zamanlar oldu.
başaramadın.
demek ki doğru.
sana seni rahatlatacak bir pişmanlık bile bırakmadı.
"you went back to what you knew".
aha işte bu. burası. yok hayır ağlayamazsın olmaz, bak makyajın... makyaj diyorum olum bak, o rimel akarsa neye dönersin biliyor musun?
"we only said goodbye with words, i died a hundred times".
mesela son bir kez sarılabilsen bu kadar acımazdı sanıyorsun değil mi?
bok acımazdı.
kandırma artık kendini.
sevişmek yok...kusmak yok...
kusmak yok...sevişmek yok...
ağlamak yok...ağlamak hiç yok...
"you go back to her and i go back to..."
yok artık kadın, bu kadarını da demesen iyiydi.
bu ölümcül oldu, oluyor bak.
in çabuk, koş, kızaran gözlerine dönüp baktı birkaç kişi.
şarkı markı ayağına sıçtın yine kendi ağzına.
ay, ben bu şarkının müsait bir yerinde inebilir miyim?
kimsenin sabah ereksiyonu mundar olmayacak.
"kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada
kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.
çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil "
bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada
kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.
çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil "
fuzuli'nin beğenmediği çift.
"mende mecnundan füzun aşıklık istidadı var,
aşık-ı sadık menem, mecnun'un ancak adı var".
ne diyeceksiniz buna mecnun bey?
"mende mecnundan füzun aşıklık istidadı var,
aşık-ı sadık menem, mecnun'un ancak adı var".
ne diyeceksiniz buna mecnun bey?
o kadar gülecek ne buluyor, merak ediyoruz, bize de söylesin.
boktur belki de.
bilemeyiz.
bilemeyiz.
bu şiirin iki tarafa aynı şekilde dokunmadığı ilk pazar çok ağır geçer.
tüm neşenizle anlattığınız hikayeyi bölüp " ben seni çok özledim, onu napıcaz?" diyen ses artık çıkmıyorsa, kendini sakınıyorsa, milyonuncu pazar da ağır geçecektir işte. çok hem de.
tüm neşenizle anlattığınız hikayeyi bölüp " ben seni çok özledim, onu napıcaz?" diyen ses artık çıkmıyorsa, kendini sakınıyorsa, milyonuncu pazar da ağır geçecektir işte. çok hem de.
raif kadar güzel bir aşık mı yoksa maria puder kadar güzel bir maşuk mu olsa bilemiyor insan bu kitabı bitirince.
sadece o kadar güzel olmak istiyor. o kadar.
sadece o kadar güzel olmak istiyor. o kadar.
çükü doğrultusunda ilerleyen eski sevgilime ben de öfkemi kaldırdım, onunla aynı doğrultuda ilerliyorum.
vardığımız yer çok tuhaf, eskiden bulunduğum hiçbir yere benzemiyor.
vardığımız yer çok tuhaf, eskiden bulunduğum hiçbir yere benzemiyor.
"kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi, öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an... bozmadım..."
*
*
hayatta geri gelmeyecek tek şey hayattır.
o kadar.
o kadar.
"çok özlemek ve sevmediğini bilmek"
tam burada çok özlediği ve sevdiği günlerde döktüğü gözyaşlarıyla o adamı hatırlarsın, ağlarsın ama yaşın yaşına karışmaz.
işte tam da bu noktada erkeğin ağlayıp ağlamaması anlamsız kalır.
tam burada çok özlediği ve sevdiği günlerde döktüğü gözyaşlarıyla o adamı hatırlarsın, ağlarsın ama yaşın yaşına karışmaz.
işte tam da bu noktada erkeğin ağlayıp ağlamaması anlamsız kalır.
kesinlikle amcık ağızlının önde gideni.
koyuyor.
en çok da "alışamadım sensiz uyumaya yar" kısmı.
onsuz uykuya bile kaçılmıyor, dostum biz bitmişiz.
en çok da "alışamadım sensiz uyumaya yar" kısmı.
onsuz uykuya bile kaçılmıyor, dostum biz bitmişiz.
baştan aşağı bir yalanı yaşadığınıza işaret.
hele, yalan olduğunu bile bile, gözün göre göre acı çekmeye devam etmek ve aksine kendini ikna edememek yok mu, işte o çok ağır.
hele, yalan olduğunu bile bile, gözün göre göre acı çekmeye devam etmek ve aksine kendini ikna edememek yok mu, işte o çok ağır.
bir ege aydan, bir erdal beşikçioğlu koymuş arkadan da pilli bebeği yollamışlar ya, muazzam olmuş.
"olsun demek de zor artık,
çocuk düşlerimiz, yok artık".
"olsun demek de zor artık,
çocuk düşlerimiz, yok artık".