bugün

aşk

Ey insanoğlu, doğaya geri dönüşünde, hemen
öncesinde, belki son nefesinde her şeyi unutacaksın birden
yaşamın anlamını anlayacaksın:

AŞK

diyeceksin, suların tersine aktığı yıl sekizinci günde yarattığı
şey insanın, denizin birden dalgalandığı, cırcırların birden
sustuğu anda her kör laternacıdan kuşkulanmayı artık
kimseye miras bırakmayacaksın, yıldızın kaydığı gökte bir
buluta yepyeni isim bulduğun zaman uykusunda döner
dünya, uykusuzluğunda ay. Sen yağmurun sınırını bulmak
için yıllardır yerkürede koşarken yatağında sayıklıyor dünya,
güneş özenle örtüyor evladının uykusunda açılmış üstünü. e
ne de olsa dünyasının uyurgezer sarsaklığını kolluyor
güneş. O sıra bir ana gözyaşı döküyor dağda kurşunlanmış
oğluna benim diyemeden. Bir sanık sanıyor ki hiç adaletin
terazisinde çiçek açıp dengeyi bozmaz, son idamlık son
görevini yapıyor savcıya, avukata, cellada: teselli ediyor
onları ve barışı biraz daha hak ediyor insanlık, bu denli yakın
o denli uzakken ona, sen yaşamın anlamını anladım derken

AŞK

burcundan demir alıyor dünya, sular korkuyla çekiliyor, bir
balık gümüşlükte yatıyor, birisi güzelliğin peşinde yüzgeç,
unutulmuş fundalıklar oğlakları ağırlıyor, yazık artık kimse
aşk mektubu almıyor, Leyla mecnun’a bakmıyor, herkes
sevdiğini sahipleniyor, öldürüyor aşkı. Herkes her aradığını
nasıl oluyorsa bir kişide buluyor, ne ne aradığından
kuşkulanıyor ne de tükettiği hazinesinden. Ellerin yara bere
yine de hep güller içindesin: hepsini de seviyorsun, hepsi
birbirinden öte çağlı. Sizlere uzun ömür diliyorum de,
bilemiyorum iyiliğinize mi, ki olup bitene tanık olun şu
dünyada, olun ve isterseniz bir gün ayağa kalkın de,
dengeyi bozmuş olsun terazide açan o çiçek:

AŞK

burcun demir atsın sevdiği sevildiği limanlara
sen doğaya, bana geri dönmeden.

i. mısırlıoğlu

kafa karıştırıcı, beyni zorlayıcı, ayın hiç görmediğimiz karanlık yüzünü anlatan ilginç şiir için bakınız:

http://www.izmirizmir.net...lari/yazi.php?yazi_no=182
© copyright 2005 - 2026