bugün
- millette manyak para var10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- cam açık uyumak7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması7
- sözlük kürdü54
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- yogartiksen4
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri4
- kitap okuyamamak3
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- dem partili kezo3
- arkadaş edinme yolları5
- sözlükteki halloween kavgası3
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- demlenmiş chp2
- kemal sunal'ın en kötü filmi2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- ismail kartal25
- rami kütüphanesi4
- çok konuşan insanlarla aramdaki fark2
- türklerin ırkçı olması8
- ultimate korku2
- osman pamukoğlu14
- asgari ücret5
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- hafta sonu2
- flört uygulamalarında algoritma2
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- badoo4
- istanbul13
- annenin ölmesi5
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- hayata dair iç burkan detaylar3
- nev3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- hamile fotoğrafı3
- askerlik anıları5
- istanbul boğazı2
- happn4
- durkheimın intihar teorisi3
- içtim şarabı siktim arabı2
belki de seks kavramını hiç tatmamış ve bilmemiş olsaydık, cinsel dürtümüz olmasaydı aşk dediğimiz kavramı da yaratamazdık. çünkü aşk şehvetsiz, ihtirassız, tutkusuz düşünülemez. şuana kadar sözlükte aşkla ilgili 5645 tane entry girilmiş. bırakın sözlüğü bir sürü sıradan insanın ya da düşünür ve yazarın aşkla ilgili belki de milyonlarca satır tutacak hikayeleri ya da anlatıları mevcut. şairane anlatımla yüreğimizi burkan aşk hikayelerini getirin gözünüzün önünüze. acaba ferhat hiç seksle tanışmamış olsaydı o koskoca dağları deler miydi. ya da shakespeare ihtirasın tadını almamış olsaydı romeo ve juliet'i yaratabilir miydi?
(img:#47229)
aşk kelimesini tanımlamak için içinizde kopan duyguların tamamını konuşarak ya da aktararak yapabilirsiiz. biliniz ki ben bunu yazdığıma göre aşığım.
aşk mı? ne aşkı? aşk ne arar la bu devirde.*
aşka inanmayanların uğrayacağı bir felaket belki de sonsuz mutluluk...
Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen.
Aşk; bazen bir zaman hatasıdır.
Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.
Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.
Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...
Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.
Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen
iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.
Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.
Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi
kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.
Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.
Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.
Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.
Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.
Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.
Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
iclal aydın.
Aşk; bazen bir zaman hatasıdır.
Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.
Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.
Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...
Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.
Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen
iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.
Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.
Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi
kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.
Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.
Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.
Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.
Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.
Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.
Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
iclal aydın.
zangır zangır titreten duygusal olay. korkudan değil aşktan titremek.
somut bir cisim olsa benim tarafımdan tekme tokat dayak iyecek varlıktır.
insanın üzerine yakışmasa da giymeye çalışmasıdır.
hayatın dinamiğidir. ama sadece uzaktan uzağa varolabileceğini düşünüyorum. birleşmek, kavuşmak için sadece bir çekim aracı. sonrasında şehvet ve sevgi birlikte devam eder. şehvet bitince de herşey biter. sevgi mevgi diyip asabımı bozmayın benim. yok öyle birşey. Ama en güzel aşk da ilahi aşktır. lakin mastürbasyondan penisimiz keratin bağlamışken hiçbirimizin o tarafta bezi olduğunu düşünmüyorum. sabah sabah nerden esti bu mevzu bende. ah ulan natalie !!
(bkz: yalan dostum aşk diye birşey yok)
(bkz: yalan dostum aşk diye birşey yok)
''aşka uçma kanatların yanar." (sadi şirazi)
"aşka uçmadıktan sonra kanatlar neye yarar!" (hz.mevlana)
"aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?" (yunus emre)
''aşkın açamadığı kapı kanatlanıp uçamadığı yer mi var'' (demet akalın)
"aşka uçmadıktan sonra kanatlar neye yarar!" (hz.mevlana)
"aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?" (yunus emre)
''aşkın açamadığı kapı kanatlanıp uçamadığı yer mi var'' (demet akalın)
alev alev yakınlaşmak için ona, ondan uzaklaşmak bile güzel bazen...
sanki aşk susmuş dedim.
aşk hiç susar mı dedi.
sen susuyorsun ya dedim.
ben aşk mıyım dedi.
Aşksın dedim.
sustu.
aşk hiç susar mı dedi.
sen susuyorsun ya dedim.
ben aşk mıyım dedi.
Aşksın dedim.
sustu.
her daim acıtandır.
uyku haplarıyla uyumanıza neden olabilir. haplarıyla dedim çünkü bünyeniz domuz gibi güçlüyse çeyreği normal bi insanı 8 saat uyutan ilaçtan 2 tanesi anca yatıştırır sizin kalbinizi...
insanın kendisi için yanıp tutuşmasıdır.
trabzon ekmeğinin köşesini bulabilmektir..
bok gibi bir duygu. yarısında çıktım.
"aşk en sevdiğim orospu benim..
bense onun s.kip attığı son müşterisiyim"
demiş bir yazar..
argo margo ama ne de hoş söylemiş..
bense onun s.kip attığı son müşterisiyim"
demiş bir yazar..
argo margo ama ne de hoş söylemiş..
beceremediğimdir. bi türlü bi insanı sevip onun tarafından da sevilme işini beceremiyorum. neden olmuyor bilmiyorum açıkçası, tahminlerim de yok. kafa yormak da istemiyorum. olacağına varsın. olmayacaksa da olmasın.
altına işemek gibidir aşk...
işersin, herkes görür; ama sıcaklığını yalnız sen hissedersin...
işersin, herkes görür; ama sıcaklığını yalnız sen hissedersin...
inorganik mitokontrik hormon derken çok ciddiydim. mitokontrik mi gerçekten emin değilim. şu an tamamen uyduruyor da olabilirim. ama hormon yani. çikolatada da var diyorlar aynı hormon. zaten mantıklı bir insana aşk mı çikolata mı diye de sorsanız bu soruya asla aşk diye cevap vermez.
aşk ile mantığın yolları ayrılalı çağlar oldu çünkü. aşkla birlikte zeka, hayal gücü karşısında yere serildi adeta. aşk denen illet hayal gücünün de yardımıyla bizi bir yandan sonsuzluğa heveslendirirken bir yandan da imkansızlığa hapsetti.
aşk mı çikolata mı dedik ya. eğer aşk diyorsanız bu soruya, aptalsınızdır demiyorum tamam. şimdi sizi burda türlü hakaretlere maruz bırakırsam entrynin akıbeti pek hoş olmaz. bugünlerde ne yapsam rüyamda acısını çekiyorum zaten. normal insanlar rüyasında takım elbiseli adamlar, teknolojik toplantı odaları, hareketli karikatürler ve menemen görürken, ben görmek istemediğim insanlarla kendimi aynı mekanda sütlaç yerken ve nihat genç dinlerken görüyorum.
aman neyse eğer o soruya aşk diye cevap verme cesaretini kendinizde buluyorsanız, bu mucizevi aldanışa, hayırlı anormalliğe ve sigortalı, tescilli dengesizliğe hazırsınız demektir.
ben çikolatada ısrarcıyım. ama bunların hepsine de hazırım.
velhasılı aşk tuhaf şey. belki kalbimiz yerine aklımıza uysak, bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik.
ama aşk hiçbir çağda güvenli bir heyecan olmadı canlarım. var mı aşkın kendisini manasızlığa kelepçelemesini hatta aşağılayıcı bir uslupla imha etmesini göze alabilen?
yoksa;
dağılabilirsiniz.
aşk ile mantığın yolları ayrılalı çağlar oldu çünkü. aşkla birlikte zeka, hayal gücü karşısında yere serildi adeta. aşk denen illet hayal gücünün de yardımıyla bizi bir yandan sonsuzluğa heveslendirirken bir yandan da imkansızlığa hapsetti.
aşk mı çikolata mı dedik ya. eğer aşk diyorsanız bu soruya, aptalsınızdır demiyorum tamam. şimdi sizi burda türlü hakaretlere maruz bırakırsam entrynin akıbeti pek hoş olmaz. bugünlerde ne yapsam rüyamda acısını çekiyorum zaten. normal insanlar rüyasında takım elbiseli adamlar, teknolojik toplantı odaları, hareketli karikatürler ve menemen görürken, ben görmek istemediğim insanlarla kendimi aynı mekanda sütlaç yerken ve nihat genç dinlerken görüyorum.
aman neyse eğer o soruya aşk diye cevap verme cesaretini kendinizde buluyorsanız, bu mucizevi aldanışa, hayırlı anormalliğe ve sigortalı, tescilli dengesizliğe hazırsınız demektir.
ben çikolatada ısrarcıyım. ama bunların hepsine de hazırım.
velhasılı aşk tuhaf şey. belki kalbimiz yerine aklımıza uysak, bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik.
ama aşk hiçbir çağda güvenli bir heyecan olmadı canlarım. var mı aşkın kendisini manasızlığa kelepçelemesini hatta aşağılayıcı bir uslupla imha etmesini göze alabilen?
yoksa;
dağılabilirsiniz.
vücuda herhangi bir yolla giren virüsten daha tehlikeli olabilir.ruhu esir alır.insanı aptallaştırır,serseme çevirir.karşılıklı olduğunda tadına doyum olmaz.
aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: şahidin yoksa davayı kazanamazsın.
mevlana
mevlana
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar