bugün

/638
varsa da adamını seçiyor olmalı. belki de biz farketmedik.
gecenin bir saati böyle bir entry girmene sebep olandır.
güldüren, ağlatan.
miğde ağrısı yapan.
kelebekler uçurtan.
heyecan yapan.
tecrübe veren.
özleten.
özleten.
özleten...
(bkz: bok)
pencere önünde efsun gibiyim
ufuklar bulutlu,mahsun gibiyim...
sen varsın baktığım her noktada yar,
kayasını bulmuş yosun gibiyim...
aklıma yanık türküler düşüyor,
yakılmadık...
sen varsın her baktığım noktada yar,
sen varsın...
AŞKA dair mısralar dizmekte,
sevdalı gönlüm,
kızar mısın?
duygularım kara sevdanın bestesinde,
kayasını bulmuş yosun gibiyim ,
hayatım son bulur kopartılırsa,
sana, işte öylesine vurgunum....
duygusal,alıngan ve gamlıyım,
ama kara sevdalıyım yar...
gel,gel diye çağıran ,
daveti var gözlerinin...
sen varsın her baktığım noktada yar,sen varsın...
serseri kuşlar gibi serenat söylemekte
yüreğim...
kalbime adını işledim senden habersiz,
kızar mısın?
Bebeğini görmeden kaybeden bir kadın gibi ıssızım şimdi. Karnımda şeffaf bir ağrı... Dün gece kalbimden önce onu, sonra kendimi düşürdüm. Her yanım kan içinde... Sakın kimseye söyleme! Yine doğuramadım aşkı...
aşk; çığlık çığlığa susmaktır.
yavaş mı hızlı mı ayırt edemediğimiz şekilde büyüyorduk. diziler izliyorduk abilerimizi ablalarımız görüyorduk park köşelerinde mahalle kenarlarında özeniyorduk. işte aşkta buydu bizim için merak ettiğimiz hayal ürünü güzel günlerdi.
acısını çektirir. sonra daha güzelini sana yaşatır. *
acıdan başka bi bok vermez. eninde sonunda elinizde sadece acı kalır çünkü.
nike mağazasına girip, şu toplardan alıcaz ama önce denememiz gerekiyor diye mağazada voleybol oynayıp, topu almadan kaçmaktır. * *
siz hiç midenizde gitmek bilmeyen bir yumruk hissi hissettiniz mi?
gecenin bir vakti hayaliyle uyandınız mı, yahut sabah gözünüzü ilk açtığınızda işe geç kalma değil de onu kaybetme korkusyla uyandınız mı?
onun el yazısının olduğu küçük pusulayı bulduğunuzda heyecanlandığınız oldu mu?
çok özlediğinizi farkedip bir yerden buluğunuz resmini açıp baktığınızda gözleriniz buğulandı mı?
telefonu, kapıyı, e-postları ondan geliyor umuduyla açtınız mı?
karşınıza oturmuş sizli-bizli konuşurken yutkundunuz mu?
elleriniz terledi mi? *
her cümlenizde "acaba o şimdi..." diye yüzlerce soruları sorduran düşünceleri iç geçirdiğiniz oldu mu?
şarkıların tınılarını değilde sözlerinin etkisine kapıldığınızı farkettiniz mi?
şiirler kulağınıza daha bir anlamlı gelmeye başladı mı?
onun kokusunu ezberlediniz mi?
akışkan bir konuşmaya sahipken kekelediğiniz oldu mu?
daha bir güzelleştiğinizi hissettiniz mi?
daha önce hiç yaşamadığınız bir ruh haline girdiniz mi?
yeşil daha yeşil, mavi daha mavi, kelebek daha kelebek, bulut daha bulut, deniz daha deniz göründü mü gözünüze?

gibi abuk sorulara subuk cevaplar verdirendir.
dünyanın karşılığını eğer gerçekten alıyorsanız en tatlı duygusu eğer alamıyorsanız dünyanın en acı verici işkence veren bir insan halidir...
--spoiler--

yok hacı aşk maşk. heyecan var sadece. heyecan ile sevgi bir araya gelir. aşk sanarsın. heyecan biter sevgi de biter.

--spoiler--
2 kişiyle başlayan, genelde 3 kişiyle son bulan acınası bir duygu.
aşktır işte, yaşamaktır.
karlı bir cumartesi sabahına, sapanca'da, gölün kenarında sessiz bir odada, yanında uyanmak.
her defasında başıma geldiğinde ayarını kaçırdığım hissiyat. istemiyorum artık. beni beklemediğim zamanlarda, istemediğim kişilere vurma.
aşk dört kişiliktir; bendeki ben, sendeki sen, sendeki ben, bendeki sen.
aşk bir yandan hayata tutunmak.öte taraftan da hayattan kendini soyutlamaktır.
en basit tanımıyla aşk; hoşuna giden bir bedene hayalindeki ruhu yerleştirip ona öylece kapılıp gitmektir. insanı bütün benliğinden koparır. aşık olmadan önce hayatında ne varsa hepsi bir anda yok olup gider gözünde. bütün dünyanı aşık olduğun kişinin etrafında döndürmeye başlarsın. aşık olduktan sonra mantık kavramı artık senin için geçerli bir kavram olmaktan çıkar. kötü olan yanı da bunun farkında olmamandır. bitmeye mahkumdur. ömrü yoktur. bittikten sonra da, bambaşka bir insan olur çıkarsın. hayattaki en güzel tecrübelerden bir tanesidir.
aşk bir aptalın karın ağrısıdır.tek çaresi defi hacet etmek.
--spoiler--
Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında

Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte

Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
--spoiler--
nerede yitirmiştim ki, nerede bulayım?
uzadıkça uzayan sesini, gelirsen eğer avuçlarıma sığdırayım.
lütfen pencereden bakarken sarkma
gölgen, gölgem o an vurgun almakta.
hani beğendiğin bu parmaklar, her unutuşunla hatırlarsın
hatırladığın an sersemliğime doyarsın
yine de yok mu?

mecalin.
(bkz: askin anatomisi)
© copyright 2005 - 2026